12 Ağustos 2011 Cuma

Chelsea Ives'in Sorunu Ne?

Londra'da yaşanan ayaklanmalar sonrası bu sabah İranlı yetkililerden gelen "dilerseniz barış gücü gönderelim?" teklifi kara komedinin artık son noktası diyordum, ki yanılmışım. Günün sonunda birkaç gazete alıp Demirören'in balkonunda akşam çayımı içerken The Sun'ın manşetinde dünya olimpiyatlarında Birleşik Krallığı temsil eden kadın atlet Chelsea Ives ile göz göze geldim. Biraz tuhaf görünüyordu. Henüz 18 yaşında olan bu genç kadın, olayların 24 saat öncesinde Westminster'de verilen şık bir davette eski Arsenal yıldızı Martin Keown ve eski Spor Bakanı Richard Caborn ile objektiflere tebessüm ediyordu. Buraya kadar herşey tamam. Birgün sonra ise aynı genç atleti pembe hırkası ve elinde bir kriko ile sokaktaki polis araçlarını parçalerken izliyorduk... Manidar mı? Manidar.

Şu an gözaltında olan Chelsea Ives'in evinde yapılan aramada 5,500 Sterlin değerinde çalıntı mal ele geçirilmiş. Polis araçlarına ve çevredeki Vodafone mağazasına verdiği zarar ise 8.000 Sterlin civarında. 16 kardeşi olan Chelsea, iki yıl önce iletişim becerileri olan gençler için yerel bir yardım kuruluşunu temsil etmek amacıyla görevlendirilmişti. Chelsea'nin ailesi Adrienne ve Roger Ives çifti gazeteye verdikleri röportajda, televizyonda kızlarını tespit ettiklerinde derin bir şok geçirdiklerini ancak hiç üzüntü duymadıklarını, Chelsea'yi çok sevdiklerini ve kızlarının yaşının henüz çok küçük olduğunu ifade ediyor. 1012 Dünya Olimpiyatlarında Chelsea bir kez daha Birleşik Krallığı temsil edecekti.

Anlaşılan o ki, görüntüler teşhis edilip sweatshirt kapşonlarının altına gizlenen yüzler açığa çıktıkça Londra, sosyopatolojik derinliklerinde çok daha çözümsüz bir bilim kurgulsalıkla yüz yüze kalacak.

Birgün önce;


Birgün sonra;





Hiç yorum yok: