28 Temmuz 2014 Pazartesi

Yahudi draması bitti, kara mizahtayız.



Gün içerisinde 100'ü aşkın sivil katledilirken, üstelik bunların yarısı çocuk ve kadın, bizler hala 'Yahudi hassasiyetlerini' konuşuyorsak, ortada ciddi bir dezenformasyon var demek.

Bunu konuşalım.


Kimliğini taşıdığım devletin 1915'te işlediği soykırımın hesabını, 2015'in siyasilerinin yakasına yapışarak sormaya hazırlanan ben, hafıza kaybı yaşadığımı düşünmüyorum. Bana İkinci Dünya Savaşını hatırlatmanıza hiç gerek yok. Tarihsel meselelerle nasıl hesaplaşılması gerektiğini çok iyi biliyorum. Ben, bu ülkede birçokları..


PKK günde 30 asker öldürürken dahi çıkıp kendi devletime Kürtlere yapılan eziyetin hesabını soran ben, ahlaken çöküntüde olduğuma inanmıyorum. Bana lise düzeyi inkilap tarihi dersi vermenize hiç gerek yok. Güç dengelerinin eşit olmadığı diyarlarda meşru müdafaanın ne anlama geldiğini çok iyi biliyorum. Ben, bu ülkede birçokları..


Vaktinin azımsanmayacak bir bölümünü dış dünyanın dertlerine ayıran ben, kültürel, dini, etnik ya da sınıfsal bir taraflılık içerisinde olduğumu sanmıyorum. Bana 'diğerlerini' işaret etmenize hiç gerek yok. Kimseye aidiyet hissetmediğim Ortadoğu coğrafyasında öteki olmanın ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. Ben, bu ülkede birçokları..


Şimdi aynı ben, aynı birçokları, en evrensel değerleri savunmanın bedelini neyle ödüyoruz? "Kimyasal silah kullanmayın, cesetlere saygılı davranın, bebekleri öldürmeyin, hastaneleri, okulları ve ibadethaneleri vurmaktan vazgeçin, askerlerinizin enselerine nişan aldıkları Filistinli çocukların fotoğraflarını instagram'da paylaşmasını yasaklayın, akademisyenlerinize 'Hamas üyelerinin karılarına ve kız kardeşlerine tecavüz edin' gibi beyanatlar verdirmeyin, hahamlarınızın 'gerekirse tüm Filistinliler katledilmedi' türündeki fetvalarını kınayın, siyasetçilerinizin 'terörist doğurdukları için Filistinli kadınların öldürülmesinde sakınca görmediklerine' dair demeçlerini eleştirin", demenin bedelini neyle ödüyoruz? Tam olarak neyle suçlanıyoruz bugün?


Benim tarihimde antisemitizm yok, benim tarihimde Nazizm yok, benim tarihimde Yahudi düşmanlığına dair hiçbir iz ve ibare yok. Üstelik tüm bir Ortadoğu'nun tarihinde adı geçen bu kavramların yeri yok. Eğer aranacaksa, muhatapları Batı dünyasında aranabilir.


Kolaylıkla bulunabilir.


Buna karşın insan uygarlığının gördüğü en vahşi, en çirkef, en saldırgan terör devleti bebek cesetleri üzerinde tepinirken, benden susmam bekleniyorsa ve ideal olanın sessizliğe gömülmek olduğu savunuluyorsa, şimdi katıksız faşizmi burada ararım. Alman ırkçılarına bile sarfedilemeyen sözler, yıkıntılar arasında bebeğini arayan Filistinli kadına sarfediliyorsa, nankörlüğü burada ararım. Hepi topu bir avuç insan hakları savunucusu tehditle, şantajla, iftirayla dize getirilmeye çalışılıyorsa, tarihin tekerrürünü burada ararım.


Bugün bazı Yahudiler çok utansın dilerim.


Ben nasıl ki, cebimde taşıdığım kimlikten utanıyorsam doğduğum günden beri, bu ülkede birçokları gibi, dilerim bazı Yahudiler de utanmayı öğrenir bugün. Belki böylelikle bir bebeğin hayatını kurtarırız.


Çünkü Yahudi draması bitti.

Ucuz Hollywood senaryolarına doyduk. Kustuk. 
İsrail sayesinde yeni bir döneme geçmiş bulunuyoruz.
Üstelik bu yeni döneme ilk adapte olması gereken, yine Yahudiler.
Yoksa günümüz dünyasında içine düşecekleri durum, kara mizahtan ötesi olmayacak. Kimse onlara gülümsemeyecek. 

Hiç yorum yok: