<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945</id><updated>2012-02-01T06:01:49.832+02:00</updated><title type='text'>Tayfun Serttas</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>335</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-3230730831918757393</id><published>2012-01-30T08:16:00.005+02:00</published><updated>2012-01-30T08:47:23.143+02:00</updated><title type='text'>Foto Galatasaray yazı dizisi 2. Bölüm: Diaspora Komşundu / AKŞAM - Bülent Şanlıkan</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/--45psV0bhm0/TyY3ZYEuSiI/AAAAAAAAEFE/fLm2lLSXV00/s1600/TAYFUN3.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 254px;" src="http://4.bp.blogspot.com/--45psV0bhm0/TyY3ZYEuSiI/AAAAAAAAEFE/fLm2lLSXV00/s400/TAYFUN3.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5703306887209830946" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;DİASPORA KOMŞUNDU&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Türkiye'de 1950'ler ile ilgili kimsenin fikri yok. Sanki 1950'ler burada hiç yaşanmamış...' Bu sözler, İstanbullu Ermeni fotoğrafçı Maryam Şahinyan'ın 1935-1985 yılları arasında Foto Galasaray stüdyosunda çektiği 200 bin siyah beyaz kareyi 3 yıllık teknolojik bir çalışmayla gün ışığına çıkaran sanatçı, araştırmacı yazar Tayfun Serttaş'a ait... Dün AKŞAM'ın 'Ortak Hafızanın Fotoğraf Albümü' haberiyle duyurduğu SALT Galata'daki dev veri bankası da olan sergide aynı zamanda yüzlerce İstanbullu'yu anılarıyla buluşturan genç sanatçı, çalışmasının perde arkasını ve Ermeni soykırımı iddialarından Hrant Dink'e ilişkin pek çok konuda çarpıcı analizlerini paylaştı. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;br /&gt;Bülent ŞANLIKAN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;-  Maryam neden siyah beyaz çalıştı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maryam Birinci Dünya Savaşı'ndan kalan körüklü kamerasını hiç değiştirmedi. Bu tavır artistik okunabilir ama değil. Foto Galatasaray'ı babasından hangi teknik imkanlarla devraldıysa  öyle devam ettirdi.Bu tavrı konservatif kimliğiyle örtüşüyordu. Maryam zamanı askıya almış o stüdyoda, bir bakıma dondurmuş. &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;-  Negatiflerin temizliği, arşivleme aşaması ne kadar sürdü?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üç yıl. 2009'un Ocak ayında çalışmaya başladık. 2011'in Kasım ayında sergi açıldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;-  Sanatın sunumu noktasında yeni bir anlayış mı doğuyor?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet. Özellikle son 10 senede çok şey değişti. Teknoloji bize bazı olanaklar sundu. Proje, birkaç ay içerisinde web üzerinden tüm dünyaya açılacak ve orada Etiyopya'dan Kanada'ya kadar kendi tarihiyle ilgili bir bilgi gören herkes bu sisteme girebilecek ve bu da sonsuza dek orada kalacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;-  Sergi boyunca sizi en çok şaşırtan ne oldu?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beklemediğimiz bir şey oldu. İnsanlar sandıklarından, duvarlarından çerçevelerini söküp bu sergiye geldiler. Yakınlarının fotoğraflarını taradılar. Şok geçirdim. Hepsi  sergiyi bekliyor gibiydi.' &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;-  Sosyolojik açıdan sergiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karelere bakıldığında aynı zamanda toplumsal hafıza ile ilgili pek çok doneyi bulmak mümkün. Ortak belleğin nereye gittiği görebiliyoruz. Bugün artık bu sokağa çıktığınızda 1950'lerle ilgili kimsenin bir fikrinin olmadığını görebiliyorsunuz. Sanki bu topraklarda 1950'ler hiç yaşanmamış gibi.' &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;- Sergiyle amaçlanan küresel veri bankası mı oluşturmak mıydı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalışmayı küresel bir tartışmaya dönüştürebilmek de vardı hedeflerim arasında. Arşivde görülen insanların bugün yüzde 70'i diaspora statüsünde yaşıyor. Bugün İstanbul'da değiller. Atina'da, İsrail'de, Paris'te, Latin Amerika'dalar ama biliyoruz ki İstanbullu olmak üzerinden yine bir aradalar.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;-  Bireysel hafızadan toplumsal sonuçlar elde etmek mümkün mü?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet. Çünkü biz hep yukarıdan dikte edilen bir hafızayı tekrarlıyoruz. Bir taraf diyor ki 'bu bunu yapmış', diğeri diyor ki 'yapmamış' ama bu iki ucun arasında sayısız okuma ve tekst var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;-  Ezberler bozulacak mı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok alışık olduğumuz tekil idealize edilmiş formattaki bilgiyi ve hafızayı yapı bozumuna uğratacaktır.  Ama neyin ezberini bozacak? Maryam'ın arşivinde Ermeniler, Rumlar, Yahudiler var ama onların içinde gay de var, dinsiz de var, evsiz de var. Sayısız sosyal, kültürel, sınıfsal ve politik ayrışma var.' &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;-  Ermeni meselesini hakkında siz ne düşünüyorsunuz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edirne'den çıktığın andan itibaren dünyanın her şehrinde Türkiyeli olmak üzerinden bir araya gelmiş insanlar var. Bu insanlarla 80 yıldır nasıl bir iletişimimiz var? Diaspora demek çok kolay. Diaspora dediğin insan Malatya'da, Sivas'ta, Diyarbakır'da senin arkadaşın, komşun beraber yediğin içtiğin ve orada olmak zorunda olan, haliyle de öfkeli bir kesim. Fakat biraz iletişim kursan, bir süre sonra aynı şiveyi, aynı lehçeyi konuşmaya başladığını göreceksin... Diasporanın ilk gittiği yıllarda biliyoruz kanalizasyon temizliyorlardı bu insanlar. Paris'te hayatta kalabilmek için reva mıdır bu? Ondan sonra o insanlarla hiç iletişim kurma! Sonuç ortada. Ben onlarla siyasi bir dil kurmak istemiyorum. Şimdi soykırım mı, katliam mı bunu tartışıyoruz. İnan bu boyutu beni hiç ilgilendirmiyor. Hukuki terminoloji değil buradaki mesele tamamen insani.'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;PAMUKLARA SARMALIYDIK&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hrant Dink'in öldürüldüğü dönemde tezim için Agos arşivinde çalışıyordum. Cinayetten önce akademiden bir belge almıştım. Dink çok gülmüştü; 'İzne ne gerek var, gel çalış' demişti. Dink'in üniversite öğrencilerine karşı özel bir hassasiyeti vardı. Belki de bu yüzden cinayeti planlayanlar, kendilerini üniversite öğrencisi olarak tanıttı. Bu ülkede hiçbir sorun yoktuysa, Hrant neden vuruldu? Pamuklar içerisinde korumamız gereken değerlerdendi. Dink öldürülmeyecek insandı.'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-cDfTo8pvfhk/TyY8X1jzEuI/AAAAAAAAEFQ/_ukCM2C-5ts/s1600/img091small.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 361px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-cDfTo8pvfhk/TyY8X1jzEuI/AAAAAAAAEFQ/_ukCM2C-5ts/s400/img091small.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5703312358323196642" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: AKŞAM - Bülent Şanlıkan 30.01.2121&lt;br /&gt;Foto Galatasaray yazı dizisi 2. Bölüm: Diaspora Komşundu&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-3230730831918757393?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/3230730831918757393/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/foto-galatasaray-yaz-dizisi-2-bolum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/3230730831918757393'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/3230730831918757393'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/foto-galatasaray-yaz-dizisi-2-bolum.html' title='Foto Galatasaray yazı dizisi 2. Bölüm: Diaspora Komşundu / AKŞAM - Bülent Şanlıkan'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/--45psV0bhm0/TyY3ZYEuSiI/AAAAAAAAEFE/fLm2lLSXV00/s72-c/TAYFUN3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-8086268113079362598</id><published>2012-01-29T20:04:00.009+02:00</published><updated>2012-01-31T21:05:32.717+02:00</updated><title type='text'>Foto Galatasaray yazı dizisi 1. Bölüm: Ortak Hafızanın Fotoğraf Albümü / AKŞAM - Bülent Şanlıkan</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-kTHdy5xOZts/Tyg7WOX-zuI/AAAAAAAAEFc/gTPqIVa0tk0/s1600/Aksam29Oca12FotoGalatasaray2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 296px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-kTHdy5xOZts/Tyg7WOX-zuI/AAAAAAAAEFc/gTPqIVa0tk0/s400/Aksam29Oca12FotoGalatasaray2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5703874181066575586" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;ORTAK HAFIZANIN FOTOĞRAF ALBÜMÜ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbullu Ermeni Maryam Şahinyan'ın bir ömür çektiği fotoğraflar SALT Galata'da sergilendi. 1935-1985 yılları arasındaki dönemi kapsayan dev veri bankasında neler yok ki? Cumhuriyetin ilk yılları, 1942 Varlık Vergisi, 6-7 Eylül 1955 olayları, 1974 Kıbrıs Savaşı, köyden kente göç gibi pek çok toplumsal olayın yanı sıra gündelik hayatın ayrıntıları da fotoğraflarda yer buluyor. 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının inkarını suç sayan yasa tasarısı, Fransız Senatosu'ndan 127 oyla geçerken 1 milyona yakın insanın fotoğrafını çeken Şahinyan'ın arşivi sanatçı, yazar, araştırmacı Tayfun Serttaş'ın dönüştürdüğü sergide geçmişini, yakınlarını arayan insanlarla buluştu. Tarihe not düşen 200 bin siyah beyaz fotoğrafsa, dış politik kavgalardan uzak 'ortak hafıza'ya çağrı yaptı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;br /&gt;Bülent ŞANLIKAN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maryam Şahinyan 1935 ile 1985 yılları arasında yaklaşık 1 milyona yakın insanın hayatından kesitleri Galatarasay Meydanı'nda adını 'Foto Galatasaray' koyduğu stüdyosunda belgeledi. Şahinyan'ın Birinci Dünya Savaşı'ndan kalma körüklü kamerasından yansıyan 200 bin siyah beyaz kareyi, sanatçı Tayfun Serttaş, teknolojiden de faydalanarak dev bir veri bankası haline dönüştürdü. Şahinyan'ın kutuladığı cam negatifler Serttaş ve çalışmasına yardım eden 30'a yakın asistan tarafından 3 yıl süresince teker teker temizlendi, tasnif edildi, dijitalizasyonu yapıldı, işlendi ve aylara, yıllara göre sıralandı. Serttaş bununla da kalmadı. Şahinyan fotoğraflarını, Aras Yayıncılık'tan çıkan 'Foto Galatasaray, Studio Practice by Maryam Şahinyan' adıyla kitaplaştırıldı. 3 yıl süren bu çalışmanın ardından Şahinyan Arşivi, 22 Kasım 2011- 22 Ocak 2012 tarihleri arasında, Karaköy'de, SALT Galata'da meraklılarıyla buluştu. Serginin son gününde, yüzlerce insan 'Maryam'ın objektifine yansıyan kareler arasında acaba, annemi, babamı, dedemi, teyzemi ya da kendimi bulabilir miyim' umuduyla geldi. Aradığını bulan da oldu, bulamayan da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;GEÇMİŞİN İZİNİ SÜRDÜLER &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangi facianın Kurbanları? &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ali Cihanoğlu emekli bir bankacı, Aydın'da yaşıyor. Onu SALT Galata'ya götüren şey 1951'de Şahinyan'ın çektiği anne ve babasının düğün fotoğrafı olmuş. Cihanoğlu'nda fotoğrafın bir benzerinin basılmış hali var. Serginin açıldığını duyunca 'Acaba farklı pozu da bulabilir miyim' diyerek soluğu İstanbul'da alan Cihanoğlu'nun dileği gerçek oldu ve annesi Belkıs'la babası Nihat'ın fotoğrafını arşivde bulabildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cihanoğlu'nun aklını esas kurcalayan fotoğrafsa İzmir'de aile fotoğrafları arasından çıkan ve arkasında 'Bir facianın kurbanıyız' yazılı not bulunan 1940 yılına ait bir aile fotoğrafı.  Fotoğraf acaba kimlere aitti? Ailenin başına ne gelmişti? 1924-1050 yılları arasında Trabzon ve Aydın Milletvekilliği yapan Yüksek Mühendis Mithat Aydın'a gönderilen bu fotoğrafın peşine düştüğünü söyleyen Cihanoğlu, Şahinyan arşiviyle ilgili 'Tarihi belge niteliği taşıyor. Birbirini uzun süre görmeyen insanlar olmayacak bir şeyi bu arşivde bulabiliyor. Babasına, annesine, teyzesine ya da akrabasına ulaşmak heyecan veriyor' dedi.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;YOLU STÜDYODAN GEÇENLER&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimler gelip geçmiyor ki Şahinyan'ın objektifinden. Katolik din görevlileri, Ermeni rahibeler, Bat Mitzvaha (Ergenlik töreni) giren Musevi çocuklar, hatıra fotoğrafı çektiren Rum kızlar, Bolşevik Devrimi'nden kaçıp İstanbul'a sığınan Beyaz Ruslar, opera sanatçıları, eşcinseller, müzisyenler, göçlerle İstanbul'u mesken tutan taşralılar...Ve tanıdık bir isim. Türk sinemasının ilk kadın yönetmeni ve ilk kadın yıldızı Cahide Sonku...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;FOTO GALATASARAY ONUN HAYATIYDI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun yıllar Fransa'da yaşadıktan sonra Türkiye'ye yerleşen Şahinyan'ın yeğeni müzayedeci -galerici Christine Tarpin, teyzesini anlattı: 'Çok küçüktüm.  Her yaz İstanbul'a geliyorduk.  Hikayelerini, yaşadıklarını anlatırdı. Mesleğini çok severdi. Son zamanlarında Parkinson hastalığına yakalanmıştı. Fotoğraf çekemiyordu. Fotoğraf çekilmeyi sevmezdi. Çok az fotoğrafı var. Başkalarını çekmeyi severdi. 1994'te aramızdan ayrıldı. Çocuğu yoktu evlenmemişti. Foto Galatasaray onun hayatıydı.'&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;SERGİNİN FORMATI:&lt;/span&gt; Sergİnİn bir bölümünde Serttaş'ın negatifleri temizlerken kullandığı aparatlar, kimyevi maddeler ve temizlik sırasında kullandığı 200 bin adet pamuğun gösterildiği bir camekan yer alıyor. Karşısındaysa dev ekranda Serttaş ve Aras Yayıncılığın Sahibi Yetvart Tomasyan çalışmanın sosyolojik ve teknik çözümlemeleri anlattığı kısa filmler gösteriliyor. Serginin bir başka interaktif bölümü de dev arşivin insanlar ile buluşmasın olanak sağlayan bilgisayar sistemi. İnsanlar bu sistemde aradıkları fotoğrafları tarıyor. Karanlık odada da ekranlara yansıtılan fotoğrafların slayt gösterimi yapılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;56 YIL ÖNCE ÇEKİLEN FOTOĞRAF&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şahinyan'ın siyah beyaz kareleri arasında zaman yolculuğuna çıkanlardan birisi de özel bir şirkette genel müdürlük yapan 58 yaşındaki Sarkis Çadırcıoğlu'ydu. Çadırcıoğlu yaptığı tarama sonucunda bulduğu çocukluk fotoğrafıyla büyük heyecan yaşadı. O da çocukluğuna dönenler arasında yer aldı. 2 yaşındayken Şahinyan'ın objektifinin karşısına geçen Çadırcıoğlu, başka kareler de bulmak ümidiyle ekrana kilitlendi. Çadırcıoğlu ile Şahinyan akraba. Çocukluk yıllarında Şahinyan'ın kendisini çok sevdiğini anlatan Çadırcıoğlu, '1956 yılına ait bu kare bir dönemi yansıtıyor. Çocukluğum Kurtuluş'ta geçti. Benim de yolum o yıllarda pek çok kişinin geçtiği gibi Foto Galatasaray ile kesişti. Bu unutulmaya yüz tutmuş karelerin tarihin tozlu raflardan çıkarak günümüzü aydınlatıyor olması bizleri mutlu etti' dedi.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;ÇOCUKLUĞUNA DÖNDÜ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şahinyan'ın 1970'li yıllarda düğün sonrası çektiği fotoğraflardan birini ilginç kılan pozda yer alan kız çocuğunun o anın peşine düşmüş olması. 50 yaşındaki Feryal Salehi, fotoğrafta solda duran küçük kız. Sadece kendi fotoğrafını bulmakla kalmadı aynı zamanda yolları Şahinyan ile Büyükada'da kesişen annesiylededesinin de fotoğraflarını buldu. Salehi, Şahinyan'ın Büyükadada oturduğu yıllarda yazlıklarında kiracı olarak bir süre yaşadığını anlatıyor. Salehi, 'Çok özel bir insandı. İşini çok severdi. Profesyoneldi. Stüdyosunda bir tarihe şahitlik etti. Fotoğraflara bakarken 'ne kadar çok değişmiş her şey' diyorsunuz. Bu çalışma tabi” ki son derece detaylı ve zor. Ancak insanların bir zamanlar çekilmiş ve unutulmuş karelerinin yeniden canlandırılmış olması büyük bir tarihi değer taşıyor. Şahinyan'ın fotoğraf kareleri bizlere geçmişten geleceğe ışık tuttu' diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;ZAMAN TÜNELİNE GİRMİŞ GİBİYİM&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği 1'inci sınıf öğrencisi Cansu Ceylan da geçmişin izini sürenlerden. Ceylan, röntgen mütehassısı dedesi Ayhan Berkman'a ait bir fotoğraf aradı. 2001'de hayata gözlerini yuman Berkman'ın gençliği İstanbul Erkek Lisesi'nde geçmiş. Dedesinin yolunun Şahinyan'la kesişmiş olma ihtimali üzerine binlerce fotoğrafın arasından nostaljik bir kare arayan Ceylan, 'Fotoğraflarda Türkiye'nin geniş bir profilini bulmak mümkün. Eskiye gittikçe insanların çok daha kılık kıyafetlerine dikkat ettiklerini hatta özendiklerini görebiliyorum. Günümüz Türkiye'sine baktığımızda ise bu geçmişten eser yok. Sanki zaman tüneline girmiş gibiyim' diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;HEP İYİLİK MELEĞİNİ OYNUYORUZ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısa filmlerden birisinde Aras yayıncılığın sahibi Yetvart Tomasyan şöyle konuşuyor: 'Şahinyan'a kadın gözüyle bakmamızda fayda var. Erkek egemen bir toplumda bu işi yapmayı başardı. Maryam 6-7 Eylül olaylarını gördü, varlık vergisini gördü, Ermeni sanatkarlar ve esnaflar müşterilerine karşı hep iyilik meleğini oynadılar, oynadık,&lt;br /&gt;oynuyoruz. Çünkü biz birinci sınıf vatandaş ve yurttaş değiliz. Bu korku nesilden nesile aktarıldı, öğretilmedi zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-9hXY1x833pk/TyWMpaszCCI/AAAAAAAAEEw/91eQniqOOCY/s1600/img090.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 281px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-9hXY1x833pk/TyWMpaszCCI/AAAAAAAAEEw/91eQniqOOCY/s400/img090.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5703119146304342050" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: AKŞAM - Bülent Şanlıkan 29.01.2121&lt;br /&gt;Foto Galatasaray yazı dizisi 1. Bölüm: Ortak Hafızanın Fotoğraf Albümü&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-8086268113079362598?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/8086268113079362598/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/bulent-sanlkan-yaz-dizisi-1-bolum-ortak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/8086268113079362598'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/8086268113079362598'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/bulent-sanlkan-yaz-dizisi-1-bolum-ortak.html' title='Foto Galatasaray yazı dizisi 1. Bölüm: Ortak Hafızanın Fotoğraf Albümü / AKŞAM - Bülent Şanlıkan'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-kTHdy5xOZts/Tyg7WOX-zuI/AAAAAAAAEFc/gTPqIVa0tk0/s72-c/Aksam29Oca12FotoGalatasaray2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-1196474968708597045</id><published>2012-01-26T04:46:00.002+02:00</published><updated>2012-01-26T04:52:41.690+02:00</updated><title type='text'>HABERTÜRK / 1GÜN</title><content type='html'>26.01.2012 Tarihinde HABERTÜRK'te yayınlanan 1GÜN Programı'nı &lt;a href="http://tvarsivi.com/arastirmaci-yazar-tayfun-serttas-foto-galatasaray-kitabi-hakkinda-konusuyor-26-01-2012-izle-i_2012010688578.html"&gt;BURADAN İZLEYEBİLİRSİNİZ&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-wMzttO3CTk0/TyC_MYIqZAI/AAAAAAAAEEM/-VfGTqk65QI/s1600/Picture%2B1.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 386px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-wMzttO3CTk0/TyC_MYIqZAI/AAAAAAAAEEM/-VfGTqk65QI/s400/Picture%2B1.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5701767347609166850" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-1196474968708597045?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/1196474968708597045/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/haberturk-1gun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/1196474968708597045'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/1196474968708597045'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/haberturk-1gun.html' title='HABERTÜRK / 1GÜN'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-wMzttO3CTk0/TyC_MYIqZAI/AAAAAAAAEEM/-VfGTqk65QI/s72-c/Picture%2B1.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-5661724561381664366</id><published>2012-01-26T01:09:00.005+02:00</published><updated>2012-01-26T01:15:15.108+02:00</updated><title type='text'>YORUMSUZ: Bedri Baykam'dan Rakel Dink'e mektup</title><content type='html'>&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Bedri Baykam'ın 24 Ocak 2012 tarihli Cumhuriyet makalesini kelime virgül oynatmadan paylaşıyorum, yorumsuz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;SN RAKEL DİNK VE AİLESİNE AÇIK MEKTUP&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayın Rakel Dink, size bu satırları Uğur Mumcu’nun ölüm yıldönümünde yazıyorum. Bildiğiniz gibi, rahmetli eşiniz Hrant Dink dışında, öldürülen bir çok yazarımız oldu. Atatürkçü veya farklı kimliklere sahip değerli insanlardı. Bu saldırılardan tesadüfen kurtulan tek isim ben oldum. Bu cinayetler hakkında, hem bir çok arkadaşımı kaybettiğim, hem de hedef olduğum için, uzunca düşünme fırsatım oldu, özellikle sizin “bir bebekten bir katil yaratmak”la ilgili sözleriniz üzerine…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O menfur suikast günü, kara haberi öğrenir öğrenmez Agos gazetesine gelmiştim. Gerek gazetedekilere, gerek basına bu alçak cinayet hakkında tepkimizi kendim ve temsil ettiğim kurumlar adına bildirdim. Fakat ne yazık ki, o gün bazı densizler demeç verirken ve daha sonra cenazede bana laf atmışlardı!. Sanki benim ve temsil ettiğim ideolojinin herhangi bir suçlanacak noktası varmış gibi! İşi büyütmedim, çünkü eşinize son görev yapılırken o ortam, 3-5 haddini bilmezin kuru gürültüsüyle kirletilemezdi. Ürettikleri zavallı dedikodulara gelince, hiçbir zaman eşinizin 301 davasında ona hakaret edenler arasında olmadım. Zaten o davalara gitmedim. Maalesef o davalar vesilesiyle her ulusalcıyı, hatta her Atatürkçüyü aynı sepete atarak karalama merakı o günlerde başladı. Orhan Pamuk yargılanırken bu davanın gereksizliğini anlatmak için yazmış ve onun davasına gitmiştim. Bu farklı verileri istedikleri sahte imajı elde etmek için harmanlayan utanmazların medya kirletme taktiğiydi bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşinizle yakın görüşmüyorduk, ama entelektüel saygılı diyalog çerçevesinde bir ilişkimiz vardı. Atölyem de daha önce bir Ermeni Vakfı binasındaydı ve kendisi orada beni ziyaret etti. Birçok TV tartışmasına katıldık, hepsi son derece uygarca geçti. Hrant yaşasaydı Fransa’nın özürlü anti-demokratik kararına daha önce yaptığı gibi karşı çıkardı. Demokrasi kültürü almış, güzel bir insandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dink davasında hakimin “Örgüt olmadığına” dair kararı, vicdanı olan herkesi isyan ettirdi Rakel Hanım. Eşinizin ölüm yıldönümünde yürüyenler de bu vurguyu doğal olarak yaptılar. Çünkü bu cinayetin her noktası tersini bağırıyordu. Ancak bunun üstüne bir de öyle rahatsız edici bir vurgu yaptılar ki, bu sefer vicdanlar farklı sızladı. Dink cinayetini o anlamsız-belirsiz “Ergenekon” sözcüğüyle birleştirmek, gözümde gerek eşinize, gerek onca başka gerçek aydına bir büyük hukuk tecavüzüydü. Bu cinayette örgüt var demek, önümüze konulacak her gerçekötesi senaryoya “evet” demek olamaz. Akıl var, mantık var. Dinci, aşırı milliyetçi, baskıcı, aşırı sağ gruplarla, onlarla hem siyasi aidiyet, hem ideoloji, hem laiklik, hem yaşam tarzı olarak 100% ters ve hatta karşıt düşen Atatürkçü, sol, ulusalcı gruba ait kişileri aynı kanıtsız dev “Ergenekon” şemsiyesi altında toplamak mümkün mü? Bu gruplar arasında görüntü olarak belki tek ortak payda Türk bayrağını sevmeleri ve çoğunlukla “soykırım” iddialarını kabul etmemeleri. Bunlar üzerinden mantıklı bir insan bu gruplara “ortak” gözlükle bakabilir mi? Samast, Tuncel ve Hayal’in ait oldukları geçmiş, ideoloji, parti nerede, Balbay, Haberal, Özkan, Perinçek gibi isimler nerede?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayın Dink, biraz empati rica ediyorum: Mesela kendinizi biraz da Sayın Gülşah Balbay’ın yerine koyun. Mesela Balbay, Haberal, Özkan, Perinçek, ve Soner Yalçın’ın aileleri, çevrenizdeki insanlar, Sayın Karin Karakaşlı, Dink cinayetinde “Ergenekon” adını telaffuz ettiğinde, ne düşünüyorlardır? Barışı bu ülkede böyle mi tesis edeceğiz? (Eşinizin 301 davasına gelerek aleyhine duruş sergilemiş olarak adı geçenlerin bile, tetikçilerle bağı olduğu bilgisine rastlamadım hiç) Sanki Dink ailesi “yetmez ama evet”çilerin kuşatması altında Rakel Hanım. Onların bugünkü yargıdan şikayetleri size ne derece inandırıcı geliyor bilmiyorum. Çevrenizde bugün yargıya çok güvenen fazla insan var mı? Her fikre inanabilirsiniz. Ama bence eşinizin aziz hatırasını, bu ülkede o referandumdan sonra mahcubiyet içinde yıllarca kıvranmaya devam edecek bir gruba indirgemek çok yetersiz kalır.Son olarak: Aydınlık’ın genel yorumlarından hiç haz etmeyebilirsiniz. Ama çok net ve somut verilerle Dink cinayetinin “F-Tipi Gladyo” ile ilişkisini ortaya koyuyorlar. Naçizane önerim, sizin ve avukatınızın önyargısızca kendileriyle görüşmeleri ve bu ciddi belgelere dikkatle eğilmeleri. Belki bu buluşma, insaf ve mantık duygularını yok eden sözünü ettiğim iddialarla aranıza biraz mesafe koyabilir. Bu ülkede davası ne yazık ki tutarsızlıklarla dolu tek dosya eşinizin ki değil Sn Dink dayanışma, adalet adına beraberce yaşama geçirilmeli. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saygılarımla.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-5661724561381664366?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/5661724561381664366/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/yorumsuz-bedri-baykamdan-rakel-dinke_26.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/5661724561381664366'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/5661724561381664366'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/yorumsuz-bedri-baykamdan-rakel-dinke_26.html' title='YORUMSUZ: Bedri Baykam&apos;dan Rakel Dink&apos;e mektup'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-7346733488537018330</id><published>2012-01-25T02:17:00.005+02:00</published><updated>2012-01-25T02:40:01.609+02:00</updated><title type='text'>MEA / Porsche and Bullet Holes</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Porsche and Bullet Holes / Part 1 - 91X121cm (hologram) 2010&lt;br /&gt;Porsche and Bullet Holes / Part 2 - 40X60cm 2010&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Middle East Airlines@ArtSümer&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-_6rxheFUzE0/Tx9LqTKdyvI/AAAAAAAAEDQ/4RpHFuCdSPQ/s1600/_DSC8499.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 264px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-_6rxheFUzE0/Tx9LqTKdyvI/AAAAAAAAEDQ/4RpHFuCdSPQ/s400/_DSC8499.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5701358843345095410" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-XKH63jeH1HM/Tx9LqBczr0I/AAAAAAAAEDE/h2HOhKA0l6g/s1600/_DSC8497.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 264px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-XKH63jeH1HM/Tx9LqBczr0I/AAAAAAAAEDE/h2HOhKA0l6g/s400/_DSC8497.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5701358838590189378" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-Ia9r6kYykCk/Tx9ORGoq62I/AAAAAAAAED0/bv48MXglGPM/s1600/porsche%2B90x120.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-Ia9r6kYykCk/Tx9ORGoq62I/AAAAAAAAED0/bv48MXglGPM/s400/porsche%2B90x120.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5701361709020277602" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-gpxwIr9x_-8/Tx9OQf5sr0I/AAAAAAAAEDo/5Kr4ed8FDxU/s1600/duvar_porsche%2B90x120%2Btek%2Bdosya.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-gpxwIr9x_-8/Tx9OQf5sr0I/AAAAAAAAEDo/5Kr4ed8FDxU/s400/duvar_porsche%2B90x120%2Btek%2Bdosya.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5701361698622713666" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-bdCnPvQvNZw/Tx9OPlzp_uI/AAAAAAAAEDc/SbMJwM3YIyo/s1600/duvar%2B120x90.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-bdCnPvQvNZw/Tx9OPlzp_uI/AAAAAAAAEDc/SbMJwM3YIyo/s400/duvar%2B120x90.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5701361683028115170" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-FGJWi558NEk/Tx9PIq9uoDI/AAAAAAAAEEA/X5X5WTGeSD8/s1600/porsche_car_final.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 272px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-FGJWi558NEk/Tx9PIq9uoDI/AAAAAAAAEEA/X5X5WTGeSD8/s400/porsche_car_final.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5701362663665082418" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-7346733488537018330?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/7346733488537018330/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/mea-porsche-and-bullet-holes.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/7346733488537018330'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/7346733488537018330'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/mea-porsche-and-bullet-holes.html' title='MEA / Porsche and Bullet Holes'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-_6rxheFUzE0/Tx9LqTKdyvI/AAAAAAAAEDQ/4RpHFuCdSPQ/s72-c/_DSC8499.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-4714752382576352384</id><published>2012-01-25T02:08:00.007+02:00</published><updated>2012-01-25T02:46:27.777+02:00</updated><title type='text'>MEA / Self Portrait</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Self Portrait 70X42X40cm (mixed media sculpture) 2011&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Anti-Lebanon Mountains &lt;br /&gt;22 November 1943&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Middle East Airlines@ArtSümer&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-_GzLs25KiHA/Tx9ImY-u-LI/AAAAAAAAECg/ZbUszfXTLC8/s1600/_DSC8530.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 276px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-_GzLs25KiHA/Tx9ImY-u-LI/AAAAAAAAECg/ZbUszfXTLC8/s400/_DSC8530.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5701355477652142258" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-473JdGwrQMU/Tx9Im82JURI/AAAAAAAAECs/1LR1115Nnp8/s1600/_DSC8531.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 276px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-473JdGwrQMU/Tx9Im82JURI/AAAAAAAAECs/1LR1115Nnp8/s400/_DSC8531.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5701355487279796498" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-PO0P9JatKw4/Tx9InObSjHI/AAAAAAAAEC8/yCte10_R5-I/s1600/_DSC8878.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 239px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-PO0P9JatKw4/Tx9InObSjHI/AAAAAAAAEC8/yCte10_R5-I/s400/_DSC8878.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5701355491998993522" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-4714752382576352384?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/4714752382576352384/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/mea-self-portrait.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/4714752382576352384'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/4714752382576352384'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/mea-self-portrait.html' title='MEA / Self Portrait'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-_GzLs25KiHA/Tx9ImY-u-LI/AAAAAAAAECg/ZbUszfXTLC8/s72-c/_DSC8530.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-8598601840555116328</id><published>2012-01-25T02:00:00.005+02:00</published><updated>2012-01-25T02:14:25.306+02:00</updated><title type='text'>MEA / Raffination</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Raffination&lt;br /&gt;23X10X10cm (2 pieces) 2008-2009&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Middle East Airlines@ArtSümer&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-4bPgzH29HJw/Tx9G6tZNP1I/AAAAAAAAECI/9Xh_085TBTA/s1600/_DSC8506.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 204px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-4bPgzH29HJw/Tx9G6tZNP1I/AAAAAAAAECI/9Xh_085TBTA/s400/_DSC8506.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5701353627706015570" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-6YJPe6S7SoE/Tx9Hih-U_II/AAAAAAAAECU/BuUGem7TgbU/s1600/_DSC8612.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 274px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-6YJPe6S7SoE/Tx9Hih-U_II/AAAAAAAAECU/BuUGem7TgbU/s400/_DSC8612.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5701354311835253890" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-8598601840555116328?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/8598601840555116328/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/mea-raffination.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/8598601840555116328'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/8598601840555116328'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/mea-raffination.html' title='MEA / Raffination'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-4bPgzH29HJw/Tx9G6tZNP1I/AAAAAAAAECI/9Xh_085TBTA/s72-c/_DSC8506.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-6409672915378016872</id><published>2012-01-25T01:21:00.006+02:00</published><updated>2012-01-25T01:26:02.314+02:00</updated><title type='text'>Time Out Live artSümer'de</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-pU1cmF3B09M/Tx89DaBVu_I/AAAAAAAAEBw/VBy0tQ1_pH0/s1600/279f4819-165d-424a-9ee8-3e8cfb365f5a.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 247px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-pU1cmF3B09M/Tx89DaBVu_I/AAAAAAAAEBw/VBy0tQ1_pH0/s400/279f4819-165d-424a-9ee8-3e8cfb365f5a.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5701342782008179698" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Son bir yılda sıkı takibe aldığımız sanatçı, araştırmacı ve yazar Tayfun Serttaş ile 28 Ocak Cumartesi günü 15.00-18.00 saatleri arasında artSümer’deki yeni sergisi ‘Ortadoğu Havayolları’nda buluşuyoruz.  &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Protagonistimiz Tayfun Serttaş son iki yılını adadığı Doğu Akdeniz çalışmaları ile karşımızda olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüz seneyi bulan tarihsel kesintinin ardından Ortadoğu bugün bizlerin hafızasında neyi temsil ediyor? Ortadoğu’ya hiç adım atmayanlar, Ortadoğu kültürünü anahaber bültenlerindeki jenerik haberlerden takip edenler, Ortadoğu ile yeni bir iletişim kurmak üzere çalışanlar için oldukça enteresan bir deneyim olacağı kesin. Her zamanki gibi sizi havaya sokacak sürprizler hazırlamayı da ihmal etmedik, üzerimize düşeni yaptık. Ayın 28’ini ajandanıza kaydedin, artSümer’e bekliyoruz!&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;‘Ortadoğu Havayolları’na dair&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son iki senedir çalışmalarını Doğu Akdeniz üzerine yoğunlaştıran sanatçı; Ortadoğu’nun her daim dönüşen politik dinamiklerinden arkeolojik hazinelerine, post-kolonyalizmin tarihsel çıkmazlarından büyük Ortadoğu projesine uzanan bir çerçevede süregiden araştırmalarını reçetelendiriyor. Ortadoğu Havayolları, sanatçının bu alanda yürüttüğü meşakkatli çalışmalarını Türkiye’de ilk kez sergilemesi açısından önem taşıyor.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Sergide enstalasyon, kolaj, hazır malzeme, desen gibi farklı araçları biraraya getiren Serttaş için Ortadoğu Havayolları aynı zamanda “lineer gerçeklikten, ruhsal gerçekliğine dönmeye çalıştığı bir karşılaşma çabası"nın öyküsü. Sanatçının; kendisi dışında o esnada tüm dünyanın uyuduğuna inandığı bir sabah Anti-Lübnan Dağlarında başlayan öykümüz, yazılmaya devam ediyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanatçının ifadesiyle; “Amin Maalouf’un yarıda kalmış hissi uyandıran “Doğunun Limanları” isimli başyapıtı üzerine bugüne değin hangi işaretleri koyabildik? Ve şimdi her sabah başka gözlerin önüne sereserpe uyanan bu mahrem coğrafyayı üretmeye hangi işaretleri kullanarak başlamalıyız? Daha yalın haliyle, biz içeridekiler için Ortadoğu hangi işaretlerle başlar ve de hangileriyle son bulur? Bu iki hafıza merkezi arasındaki algı katmanları, hangi göstergeler üzerine inşaa edilir? Kısacası, elimizde bu türden bir reçete var mı?” &lt;span style="font-style:italic;"&gt;Tayfun Serttaş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Katılım için: http://www.facebook.com/events/254601581277223  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Time Out daveti için: http://www.timeoutistanbul.com/sanat/etkinlik/26391/Time-Out-Live-artS%C3%BCmerde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;artSümer (0212) 249 10 35 Mumhane Caddesi Laroz Han 67/A, Karaköy. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;www.artsumer.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-6409672915378016872?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/6409672915378016872/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/time-out-live-artsumerde.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/6409672915378016872'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/6409672915378016872'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/time-out-live-artsumerde.html' title='Time Out Live artSümer&apos;de'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-pU1cmF3B09M/Tx89DaBVu_I/AAAAAAAAEBw/VBy0tQ1_pH0/s72-c/279f4819-165d-424a-9ee8-3e8cfb365f5a.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-3703494212509221910</id><published>2012-01-22T16:08:00.031+02:00</published><updated>2012-01-22T17:48:23.550+02:00</updated><title type='text'>Foto Galatasaray'ın son günü üzerine</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-ycfa8eOeKJU/TxwpiIJxiMI/AAAAAAAAEBM/iHZMGLXkCDQ/s1600/DSC_1711.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 252px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-ycfa8eOeKJU/TxwpiIJxiMI/AAAAAAAAEBM/iHZMGLXkCDQ/s400/DSC_1711.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700476894624975042" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Mutlu Tönbekici'nin bugünkü köşesinde Foto Galatasaray için yazdığı son gün yazısını okuyunca hem biraz duygulandım hem de birkaç cümle eklemek istedim. Sergi açıldığı günden itibaren "senkron aralıkları çok kısa, sanki o imajlar biraz daha sabit kalmalı monitörlerde" diyen çok oldu. Takip edemiyorlardı ya da daha çok görmek istiyorlardı. Ben ikinci şıktan yanayım, gerçekten daha uzun bakmak istiyorlardı. Doyamıyorlardı. Bu nedenle serginin üçüncü bölümünü olan karanlık salonda hep bir sıkışma oldu. 3, 4 ve hatta 5 kez aynı imajların loop etmesini bekleyen ve de içeride saatlerce kalanları hep farkettim. Hemen akabinde Sarkis Bey'in mektubu geldi, "Tayfun bey, o fotoğraflar bir evin duvarına asılır ve de bazen onyıllar boyunca yeri hiç değiştirilmeden orada sabit kalır, ama sizin senkronlarınız çok hızlı!" &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serginin orta ayağında arşivde yer alan tüm fotoğrafları dileyenin dilediği kadar izleme, etiketleme, kimliklendirme olanağı olsa da, iki aydır beni en çok ilgilendiren eleştiri oldu bu. Bu eleştiriye hiçbir zaman, arşivin dökümanter olarak sunulduğu diğer mekanı işaret ederek yanıt vermedim. Çünkü bu eleştirinin altında gerçek bir duygusal talep vardı ve de bu doğrudan benim sunumumla ilişkiliydi. 10 monitör için senkron aralıklarını 8 saniye vermiştim. Aslında her bir monitöre, bilinçli olarak 1 saniyeden dahi az zaman tanımıştım ve öğrendim ki, o fotoğrafları ilk kez gören ya da onyıllar sonra bir kez daha görmek isteyenler için benim yaratmaya çalıştığım efektif sunumdan çok daha fazlası vardı içeride. İçeride, kendilerini arıyorlardı. Bunu yaparken başbaşa kalmak istiyorlardı, çok haklılardı. Sonradan daha fazlasını diyenler hep oldu, "bu sergi en az üç yıl kalmalı, o imajların temsil ettiği ruhlar adına yeri hiç değiştirilmemeli, onları her isteyen dilediğince görmeli, kızım baharda Türkiye'ye gelecek sergi hala duruyor olacak mı?"    &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maryam Şahinyan'ın 60 yılını üç senelik çalışmayla eksiksiz ayağa kaldırmak mümkün olmadığı gibi, iki aylık bir sergiyle de göstermenin mümkün olmadığını başından beri biliyorum. Biliyoruz. SALT Galata'nın iki ay boyunca Açık Arşiv mekanında ağırladığı Foto Galatasaray, bizim için kamu ile arşiv arasında bir selamlaşma niteliğinde. Asıl görevimiz hala üzerine çalışmakta olduğumuz web sitesi aracılığıyla arşivin, denizaşırı ülkelere dağılan bütün kahramanlarıyla buluşacağı önümüzdeki aylarda başlıyor. O nedenle bugünü bir veda gibi görmeyelim. Sarkis Bey'in mektubundaki gibi, o fotoğrafları şimdi bambaşka bir mecrada ve de mümkünse sonsuza dek aynı duvarda sabitlemenin peşindeyiz. O tarihi bir daha asla unutmamanın, birbirlerimizi bir daha kaybetmemenin peşindeyiz, derdimiz aynı dert. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Projenin fiziksel sunumuna dayalı bu son gün, başlangıç günü olsun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-3703494212509221910?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/3703494212509221910/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/foto-galatasarayn-son-gunu-uzerine.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/3703494212509221910'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/3703494212509221910'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/foto-galatasarayn-son-gunu-uzerine.html' title='Foto Galatasaray&apos;ın son günü üzerine'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-ycfa8eOeKJU/TxwpiIJxiMI/AAAAAAAAEBM/iHZMGLXkCDQ/s72-c/DSC_1711.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-157709084698000765</id><published>2012-01-22T15:58:00.005+02:00</published><updated>2012-01-22T18:37:28.551+02:00</updated><title type='text'>Tadı damağımda kalan sergi: Foto Galatasaray- Maryam Şahinyan Koleksiyonu / VATAN - Mutlu Tönbekici</title><content type='html'>&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Mutlu Tönbekici&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Tadı damağımda kalan sergi: Foto Galatasaray- Maryam Şahinyan Koleksiyonu&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün son günü. Bu akşam kapanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derim ki... Eğer Pazar gününüzü uyuz uyuz evde veya bir AVM’de geçirmek yerine gidin Karaköy’de geçirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Niye Karaköy? İki nedeni var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biri Maryam Şahinyan öbürü de Dali.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanat biliyorsunuz yorucu bir şeydir o nedenle önce karın doyurmak lazımdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O nedenle sabah kalkın ve Karaköy’deki Namlı’ya gidin. Namlı’da nefis bir kahvaltı yapın. Binbir peynir, salam, zeytin... Üzerine de kavurmalı yumurta.. Ben yiyemiyorum artık öyle yağlı şeyler (malum milföy hastalığı) ama siz hazır sağlığınız yerinizdeyken benim yerine de yiyin. Bu arada garsonlar “sizin yerinize ben hazırlayayım mı bir tabak?” diyeceklerdir ama kanmayın. Sıraya girin ve istediğinizi siz seçin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeterince yedikten ve içtikten sonra oradan çıkın ve Bankalar Caddesi’ne doğru yürümeye başlayın. Çok uzun bir mesafe değil. Ve Osmanlı Bankası binasına gidin. Bankalar Caddesi’ndeki tarihi Osmanlı Bankası binası restore oldu ve geçtiğimiz aylarda kapılarını yeniden açtı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana sorarsanız Türkiye’nin yakın tarihini öğrenmek için daha mükemmel bir fırsat olmaz. Bir kere bina olağanüstü. Türkiye’de gördüğüm belki de en güzel mermer merdivenli giriş. O kadar beyaz, o kadar temiz, o kadar pürüzsüz ki insanın üzerine yatası, okşayası geliyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osmanlı Bankası’nın tarihini ve dolayısıyla Türkiye’nin yakın tarihini anlatan Osmanlı Bankası Müzesi binanın en alt katında. Şöyle bir bakayım dedim ve tam iki saatim orada geçti. Bir bankanın tarihi ne kadar ilginç olabilir ki demeyin sakın. Bir kere çok anlaşılır ve bana göre esprili bir dille anlatılmış her şey. Sonra Türkiye hakkında bilmediğimiz birçok şey öğreniyorsunuz. Mesela bankada bol miktarda kadın çalışan olduğunu, kadın çalışanın yanında birçok kadın müşterileri de olduğunu ve 1920 itibarıyla da “Müslüman Kadın Mudiler servisi”nin başına (demek ki o devirde de Türk kadını para biriktiriyor ve bankaya yatırmayı akıl ediyormuş) Müslüman bir Türk hanımın getirildiğini (Şevket Feride Hanım) öğrendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç bir şey ilginizi çekmese kasa dairesi sizi büyüleyecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Sonra üçüncü kata çıkın. “Bugün son günü” dediğim sergi işte bu katta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1935 ile 1985 arasına Galatasaray’da Foto Galatasaray adında bir fotoğraf stüdyosu varmış. Stüdyonun sahibi Maryam Şahinyan. Bilinen ilk fotoğrafçısı olan Maryam Hanım, babasının Balkan göçmeni bir aileden aldığı ahşap kutulu fotoğraf makinesiyle 50 yıl boyunca binlerce insanın fotoğrafını çekmiş. Makinesini hiç değiştirmediği gibi renkli fotoğrafı felsefi nedenlerle reddetmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müşterileri bir gün o fotoğrafı tekrar bastırmak ister diye de cam negatiflerini atmamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Binlerce insanın fotoğrafını çeken Maryam Hanım’ın ise sadece dört adet, o da vesikalık fotoğrafı olmuş. Hiç evlenmemiş. Öğlenleri sadece bir adet elma yermiş. Yalnış başına yaşamış, yalnız başına kendini emekli etmiş, yalnız başına da ölmüş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arşivi, yıllar sonra bir şekilde Tayfun Serttaş’ın eline geçmiş. Koliler dolusu cam negatif. Tayfun Serttaş, büyük bir titizlikle fotoğrafları yeniden basmış. Dahası nefis bir şekilde tematik olarak tasnif etmiş. Zaten serginin güzelliği de bu. Sergi salonunda sanki fotoğraf çektirecekmişsiniz gibi kara perdenin ardına giriyorsunuz, bir sandalyeye oturuyorsunuz ve gösteri başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tayfun Serttaş hakikaten çok esaslı bir iş çıkartmış. Maryam çektiği fotoğraflar onarlı demetler olarak karşınıza Greta Garbo gibi poz vermiş on kadın, Humphrey Bogard gibi poz vermiş on erkek, on ikiz, on kız kardeş, on topuz da görünsün diye aynaya bakılarak verilmiş poz, on paskalya giysili çocuk, on gelinle damat, on gelinliğinin eteğini yerde yuvarlak yapmış gelin, on asker, on rahip, on izci, on bebek.. Ve hatta on yarı çıplak genç hanım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maryam Hanım kadın olduğu için kadınlar gidip çok daha rahat erotik pozlar vermişler belli ki. Hatta o dönemin geyleri de. Müthiş pozlar vermişler, verebilmişler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fırsatınız varsa gidin derim. 50 yılın modası, halleri, trendleri, aksın gözünüzün önünüzden. “Bu insanlar şimdi kim bilir nerededir.. Çolukları çocukları ne yapıyordur?” diye sormadan edemedik. Serginin bir amacı da bu insanların kim olduğunu bulmak, çocuklarına ulaşmak. İzleyicilere böyle bir imkân da verilmiş. Tanıyorsanız isimlerini yazıyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serginin Aras Yayınlarından çıkmış kitabı da var. Orada hem fotoğrafların bir bölümü hem de Maryam Şahinyan’ın hayatına dair daha detaylı bilgiler var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Adres: Osmanlı Bankası, Bankalar Caddesi, Karaköy. Giriş ücretsiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10:30-18:00 arası açık&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: VATAN - Mutlu Tönbekici / 22.Ocak.2012&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-5xa23uo4-Oo/Txw61gCyctI/AAAAAAAAEBk/VOs2jZD4oyY/s1600/img079.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 61px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-5xa23uo4-Oo/Txw61gCyctI/AAAAAAAAEBk/VOs2jZD4oyY/s400/img079.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700495919153312466" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-157709084698000765?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/157709084698000765/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/foto-galatasaray-maryam-sahinyan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/157709084698000765'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/157709084698000765'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/foto-galatasaray-maryam-sahinyan.html' title='Tadı damağımda kalan sergi: Foto Galatasaray- Maryam Şahinyan Koleksiyonu / VATAN - Mutlu Tönbekici'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-5xa23uo4-Oo/Txw61gCyctI/AAAAAAAAEBk/VOs2jZD4oyY/s72-c/img079.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-721263195888879627</id><published>2012-01-21T19:20:00.004+02:00</published><updated>2012-01-21T19:31:00.057+02:00</updated><title type='text'>MEA / Judith Butler is Lying</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Judith Butler is Lying / 2011, 45x90 cm&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Middle East Airlines@ArtSümer&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-U0QdOG7pkns/Txr1YRLycnI/AAAAAAAAEAo/JFg9ZOSTBOU/s1600/Judith%2BButler%2Bis%2BLying.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 206px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-U0QdOG7pkns/Txr1YRLycnI/AAAAAAAAEAo/JFg9ZOSTBOU/s400/Judith%2BButler%2Bis%2BLying.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700138075669295730" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-_EnAnjZm0iY/Txr1X04vEcI/AAAAAAAAEAc/s8TxVesDITM/s1600/_DSC8519.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 327px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-_EnAnjZm0iY/Txr1X04vEcI/AAAAAAAAEAc/s8TxVesDITM/s400/_DSC8519.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700138068073189826" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-721263195888879627?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/721263195888879627/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/mea-judith-butler-is-lying.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/721263195888879627'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/721263195888879627'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/mea-judith-butler-is-lying.html' title='MEA / Judith Butler is Lying'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-U0QdOG7pkns/Txr1YRLycnI/AAAAAAAAEAo/JFg9ZOSTBOU/s72-c/Judith%2BButler%2Bis%2BLying.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-4188614281973668741</id><published>2012-01-21T19:13:00.004+02:00</published><updated>2012-01-21T19:31:53.412+02:00</updated><title type='text'>MEA / Academia</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Academia / 2011, 45x90 cm&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Middle East Airlines@ArtSümer&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-mqrOQHbEkNI/TxrzbFVDGXI/AAAAAAAAEAQ/A7vGKctO2R4/s1600/academia.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 204px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-mqrOQHbEkNI/TxrzbFVDGXI/AAAAAAAAEAQ/A7vGKctO2R4/s400/academia.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700135925003262322" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-fB2vdwYK-pI/TxrynKjunPI/AAAAAAAAEAA/4xJTwTlgRHk/s1600/_DSC8868.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 380px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-fB2vdwYK-pI/TxrynKjunPI/AAAAAAAAEAA/4xJTwTlgRHk/s400/_DSC8868.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700135033053814002" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-conkMDrZS4A/Txrym9x6bKI/AAAAAAAAD_4/RcPUwk_WHXg/s1600/_DSC8802.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 299px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-conkMDrZS4A/Txrym9x6bKI/AAAAAAAAD_4/RcPUwk_WHXg/s400/_DSC8802.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700135029623647394" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-4188614281973668741?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/4188614281973668741/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/mea-academia.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/4188614281973668741'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/4188614281973668741'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/mea-academia.html' title='MEA / Academia'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-mqrOQHbEkNI/TxrzbFVDGXI/AAAAAAAAEAQ/A7vGKctO2R4/s72-c/academia.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-3413730583029198333</id><published>2012-01-21T14:14:00.033+02:00</published><updated>2012-02-01T06:01:49.845+02:00</updated><title type='text'>MEA / Object Abstraction</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Object Abstraction&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Middle East Airlines@ArtSümer&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-T-FsoBiIfuk/TxqtUNaX1qI/AAAAAAAAD7s/Zwxs3QR6_EM/s1600/_DSC8855.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 353px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-T-FsoBiIfuk/TxqtUNaX1qI/AAAAAAAAD7s/Zwxs3QR6_EM/s400/_DSC8855.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700058841100048034" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ortadoğu Havayolları süresince sergi mekanının siyahla ayrılan bir duvarını boydan boya kaplayan “Object Abstraction” Tayfun Serttaş’ın Doğu Akdenize dair birikimlerinin süregiden hikaye çerçevesinde arkeolojik müze sunumuna dayanarak nesneler üzerinden kurgulanmasından meydana geliyor. İstanbul, Kahire, Bam, Beyrut, Halep, Bodrum ve Şiraz gibi farklı şehirlerden toplanan büyük bölümü arkeolojik buluntu – çalıntı – nesneler, sanatçının deyimiyle “sergi içerisinde, sergi dışı bir mekan” olarak yeniden kurgulanıyor. Bu paralel mekanda (tekil bir yapıttan ziyade) sergiye kaynaklık eden önermelerin, seçilerek doğasından kopartılan nesneler bağlamında bir izdüşümüne yer verilmekte. Finalize edilmiş sanat yapıtı ve sanat pratiği için belirleyici olan sanatçının mutfağı arasında bir karşılaşma alanı olarak Object Abstraction, serginin bütününe referans olarak okunabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...................................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;For the duration of the “Middle East Airlines” exhibition half of one of the walls has been painted black and holds the work “Object Abstraction”.  This work is the result of the composition within the ongoing story of the accumulation of things Eastern Mediterranean by Tayfun Serttaş shown in the format of an archeological museum layout.  According to the artist archeological finds – nicked goods – from such diverse cities as Istanbul, Cairo, Bam, Beirut, Aleppo, Bodrum and Shiraz, are being essembled as “an exhibition alienating itself within an exhibition”. In this parallel space, the propositions that are the resources to this exhibition - rather than a single work of art - are a representation of things which have been chosen and torn away from their environments. As a meeting space between a finished work of art and the artist’s studio, which determines the practice of his art, “Object Abstraction” can be seen as the ultimate reference to the exhibition.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-bd-WhycEWc0/Txqs3i4qdoI/AAAAAAAAD7I/Q45bIbo4_2g/s1600/_DSC8818.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 262px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-bd-WhycEWc0/Txqs3i4qdoI/AAAAAAAAD7I/Q45bIbo4_2g/s400/_DSC8818.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700058348648035970" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-VxuOcHbHmII/TxqxUWx38BI/AAAAAAAAD_E/1EcvzUkKSFQ/s1600/_DSC8672.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 331px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-VxuOcHbHmII/TxqxUWx38BI/AAAAAAAAD_E/1EcvzUkKSFQ/s400/_DSC8672.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700063241661050898" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-ugAaKQU3NLA/Txqs3LKmN1I/AAAAAAAAD6w/BtAo2EzVq28/s1600/_DSC8825.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 265px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-ugAaKQU3NLA/Txqs3LKmN1I/AAAAAAAAD6w/BtAo2EzVq28/s400/_DSC8825.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700058342280804178" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-tD-L9Lg2cM8/TxqwKZ5U43I/AAAAAAAAD-4/jnj78VkdBlc/s1600/_DSC8678.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 293px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-tD-L9Lg2cM8/TxqwKZ5U43I/AAAAAAAAD-4/jnj78VkdBlc/s400/_DSC8678.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700061971187295090" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-VigFqK6VfyI/TxqwKEiA0QI/AAAAAAAAD-s/7W4or-dQX4k/s1600/_DSC8681.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 196px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-VigFqK6VfyI/TxqwKEiA0QI/AAAAAAAAD-s/7W4or-dQX4k/s400/_DSC8681.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700061965452366082" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-d54CAM5gmIQ/TxqwJqAUfJI/AAAAAAAAD-k/_VSyTYXiii0/s1600/_DSC8689.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 354px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-d54CAM5gmIQ/TxqwJqAUfJI/AAAAAAAAD-k/_VSyTYXiii0/s400/_DSC8689.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700061958331726994" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-KBRLGxtzGYc/Txqs3X3i0aI/AAAAAAAAD64/qNBitjgnmBg/s1600/_DSC8822.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 265px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-KBRLGxtzGYc/Txqs3X3i0aI/AAAAAAAAD64/qNBitjgnmBg/s400/_DSC8822.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700058345690550690" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-f3lxS1fMs2M/TxqwI9nQAsI/AAAAAAAAD-I/wlXDKsBCeRI/s1600/_DSC8692.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 339px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-f3lxS1fMs2M/TxqwI9nQAsI/AAAAAAAAD-I/wlXDKsBCeRI/s400/_DSC8692.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700061946415416002" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-TDSmvZA5OKI/TxqwJGsbuiI/AAAAAAAAD-U/gm86dIeL7HM/s1600/_DSC8690.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 234px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-TDSmvZA5OKI/TxqwJGsbuiI/AAAAAAAAD-U/gm86dIeL7HM/s400/_DSC8690.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700061948853074466" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-AfRiJkSUMgU/TxqveUHO7XI/AAAAAAAAD98/DNAHikzCe-8/s1600/_DSC8699.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 339px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-AfRiJkSUMgU/TxqveUHO7XI/AAAAAAAAD98/DNAHikzCe-8/s400/_DSC8699.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700061213720767858" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-LxF0sJIMUGU/Txqt_6yxMQI/AAAAAAAAD8Y/02OD2HOVVP4/s1600/_DSC8751.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 229px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-LxF0sJIMUGU/Txqt_6yxMQI/AAAAAAAAD8Y/02OD2HOVVP4/s400/_DSC8751.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700059592016343298" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-PxkC82nv3OI/Txqvd0HOqkI/AAAAAAAAD9w/0nbXQtAM8Uc/s1600/_DSC8717.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 326px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-PxkC82nv3OI/Txqvd0HOqkI/AAAAAAAAD9w/0nbXQtAM8Uc/s400/_DSC8717.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700061205130816066" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-3tsMIS7ppfg/TxqvdhLf-dI/AAAAAAAAD9k/NxjQJ_Q9NXI/s1600/_DSC8721.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 244px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-3tsMIS7ppfg/TxqvdhLf-dI/AAAAAAAAD9k/NxjQJ_Q9NXI/s400/_DSC8721.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700061200048454098" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-49ANIukcK8o/TxqvdNfotWI/AAAAAAAAD9c/FVXBpHOl6UU/s1600/_DSC8723.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 316px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-49ANIukcK8o/TxqvdNfotWI/AAAAAAAAD9c/FVXBpHOl6UU/s400/_DSC8723.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700061194764203362" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-kLA8jy6_Sjo/TxquAgGoMUI/AAAAAAAAD80/zXpXQsnJtKU/s1600/_DSC8740.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 254px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-kLA8jy6_Sjo/TxquAgGoMUI/AAAAAAAAD80/zXpXQsnJtKU/s400/_DSC8740.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700059602031751490" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-UaZk9sr6B2c/Txqvc22BdAI/AAAAAAAAD9M/50g46LJFj2s/s1600/_DSC8733.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 321px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-UaZk9sr6B2c/Txqvc22BdAI/AAAAAAAAD9M/50g46LJFj2s/s400/_DSC8733.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700061188684084226" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-CHxbtMT9_2Y/TxquBctngCI/AAAAAAAAD9A/FZ73Q9aH0ic/s1600/_DSC8737.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 257px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-CHxbtMT9_2Y/TxquBctngCI/AAAAAAAAD9A/FZ73Q9aH0ic/s400/_DSC8737.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700059618301411362" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-ceKHMLUk9tQ/TxquAH8-aII/AAAAAAAAD8o/opGYYTH1Rhc/s1600/_DSC8745.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 233px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-ceKHMLUk9tQ/TxquAH8-aII/AAAAAAAAD8o/opGYYTH1Rhc/s400/_DSC8745.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700059595548813442" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-m1Vsbyq_oFU/Txqt_uyz9II/AAAAAAAAD8Q/KzA1UeUPfMU/s1600/_DSC8806.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 251px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-m1Vsbyq_oFU/Txqt_uyz9II/AAAAAAAAD8Q/KzA1UeUPfMU/s400/_DSC8806.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700059588795298946" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-4BmPG32ft3U/TxqtUmDz02I/AAAAAAAAD8E/N2xTaiFs6IY/s1600/_DSC8861.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 294px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-4BmPG32ft3U/TxqtUmDz02I/AAAAAAAAD8E/N2xTaiFs6IY/s400/_DSC8861.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700058847716299618" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-hm0KG6XyidQ/Txqs4USTIPI/AAAAAAAAD7U/krSmVAFBxzs/s1600/_DSC8816.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 191px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-hm0KG6XyidQ/Txqs4USTIPI/AAAAAAAAD7U/krSmVAFBxzs/s400/_DSC8816.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700058361908895986" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-ySU3USOf4Zs/TxrxT1y1zfI/AAAAAAAAD_s/19zZE_TwUq8/s1600/_DSC8860.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 359px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-ySU3USOf4Zs/TxrxT1y1zfI/AAAAAAAAD_s/19zZE_TwUq8/s400/_DSC8860.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700133601550913010" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-XZxv4cKjESc/Txqs4v12AqI/AAAAAAAAD7k/Yo3So74iVwM/s1600/_DSC8814.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 275px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-XZxv4cKjESc/Txqs4v12AqI/AAAAAAAAD7k/Yo3So74iVwM/s400/_DSC8814.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700058369305739938" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;.artSümer&lt;br /&gt;kemankeş mah. mumhane cad.&lt;br /&gt;laroz han no:67&lt;br /&gt;karaköy 34425&lt;br /&gt;istanbul turkey&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;t.+90 212 249 1035&lt;br /&gt;f.+90 212 249 1036&lt;br /&gt;m.+90 532 233 6300&lt;br /&gt;m.+90 531 347 5686&lt;br /&gt;info@artsumer.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-3413730583029198333?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/3413730583029198333/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/middle-east-airlines-context.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/3413730583029198333'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/3413730583029198333'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/middle-east-airlines-context.html' title='MEA / Object Abstraction'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-T-FsoBiIfuk/TxqtUNaX1qI/AAAAAAAAD7s/Zwxs3QR6_EM/s72-c/_DSC8855.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-1970203407318092931</id><published>2012-01-19T19:20:00.006+02:00</published><updated>2012-01-19T21:41:52.971+02:00</updated><title type='text'>Karin Karakaşlı’nın Agos Gazetesi önünde yaptığı konuşmanın tam metni</title><content type='html'>19 Ocak bir anma günü değil. Hiçbir zaman da olmadı. Zaten bu topraklarda ayrı ayrı yaşatılmış ne kadar acı varsa, hiçbirinin anma günü olmadı. Herkes acısının yaşatıldığı o tarih geldiğinde, kendince, bir başına kahroldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra 23 Ocak günü geldi. Bundan beş yıl önceydi. ‘Türklüğü tahkir ve tezyif’ten mahkûm edilen, Türk düşmanı ilan edilen bir Ermeni gazetecinin cenazesi hepimizi buluşturdu. Çünkü Hrant Dink bu ülkenin bütün acılarının dermanına talipti. Onu güpegündüz, şimdi durduğumuz bu kalabalık Halaskargazi Caddesi üzerinde sırtından vurdular. Hepimizi de o cinayete görgü tanığı kıldılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O cenaze gününde 1915′i, Dersim’i, Maraş’ı, Çorum’u, tekmil faili meçhulleri, ihtilalleri, olağanüstü halleri, bitmek bilmez darbe girişimlerini buluşturduk. Kompartıman usulü ayrı ayrı yaşamamız buyrulmuş ne varsa, bir kıldık. Büyük oyunu onun birleştirici ruhuyla bozduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onu bir kez de öldürmediler sevgili canlar. Önce Sabiha Gökçen haberi üzerine Genelkurmay’ın bildirisiyle öldürdüler. İstanbul valiliğinde MİT mensuplarınca tehdit edilirken öldürdüler. Hrant Dink’i, barış yolunu gösteren yazılarından cımbızladıkları, cümlelerle "Türk düşmanı” ilan ederek öldürdüler. Her yazıya, her söyleşiye nefes tüketir, kendini izaha mecbur hissederken öldürdüler. Agos’un önünde “Hrant Dink bundan sonra bütün öfkemizin ve nefretimizin hedefidir” diye bağırırlarken öldürdüler. Mahkemeden mahkemeye koşturtur, bilirkişi raporuna rağmen ısrarla mahkûm ederken ve o mahkûmiyeti onaylamakta beis görmezken öldürdüler. Kendisi yetmezmiş gibi oğlunu ölümle tehdit ederken ve kimbilir daha ona, bizlere hiç söylemediği neler neler yaşatırken öldürdüler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerisi de çorap söküğü gibi geldi. Silinen telefon görüşmeleri, karartılan deliller, gizlenen bilgiler, imha edilen raporlar, başlatılmayan ya da kapatılan soruşturmalar, zamanaşımından aklanan istihbarat memurları birbirini izledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başta Veli Küçük ve Kemal Kerinçsiz olmak üzere Ergenekon sanığı pekçok ismin daha Hrant Dink sağken, mengeneye dönüşen yargı süreci ve linç kampanyalarını hazırladıkları biliniyordu. Derken Kafes eylem planı da ortaya çıktı. Gel gör ki, bu davanın Ergenekon ile bağlantısı bir türlü kurulamadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dört yanımızdan yalanlarla sardılar sarmaladılar bizi. Tam beş yıldır böyle bu. En sonunda iki kişi verdiler elimize. Bununla yetinin dediler. Yeter de artar hepinize.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortada zaten silahlı terör örgütü olmadığına göre onun yöneticisi ve üyeleri de yok. Ve beraat eden Erhan Tuncel’in hemen o akşam tahliyesi öyle büyük bir aciliyet ki, telaşta bir sanıkla ilgili hüküm kurmayı unutmuşlar. Tuncel şimdi ilim irfana adanmak üzere taze bir üniversite adayı. Böyle gözümüze baka baka, yangından mal kaçırır gibi verdiler bu kararı. Müdanaasızlığı da onun arkasındaki devasa korkuyu da gördük. Devlet çıplak dedik. Devlet çıplak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyelik eki kolay kullanılmıyor. Burası benim ülkem de bu devlete benim devletim diyebilir miyim? Cumhurbaşkanım, Başbakanım, Bakanlarım, Hükümetim, Muhalefetim, Meclisim… Böyle diyebilmek için tek bir seçeneğim var. Bu kepazeliğe bir son verin artık. Yargıtay, cinayete giden süreçteki rolüne inat, bir kez de adalet adına temyiz mekânı olsun. Bunları yapmak borçtur, yükümlülüktür, şarttır. Çünkü bize yaşatılan ‘ayıptır, zulümdür, günahtır.’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hrant Dink’i hepimiz kaybettik ama biz  Ermeniler için onun kaybı takdir edersiniz ki başka bir yoksunluk. 1915′te Anadolu’da kafilelerce insan aç-susuz çölün ortasına sürülmeden önce bir Nisan günüyle 250′ye yakın Ermeni aydın Haydarpaşa Garı’ndan trenlere konup Ayaş’a sürgüne gitti. İçlerinden sadece birkaçı geri dönebildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlayacağınız önce sesimizi aldılar elimizden. Bu insanlar Osmanlı Meclisinde mebustu, yazardı, gazeteciydi, çevirmendi, doktordu, avukattı. Ermeni halkına hizmet kadar Osmanlılığa inanır, Meşrutiyet sonrası bayram geleceğini sanırdı. Öyle olmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün burada içlerinden birkaçının adını anacağım. İsmi çağrılan duyar, gelir, ‘Burada’ der: Rupen Sevag, Siamanto, Taniel Varujan, Diran Kelekyan, Yerukhan, Rupen Zartaryan, Hampartsum Boyacıyan, Sımpad Pürad, Khyan Parsekhyan, Krikor Zohrab…  Hrant Dink bu aydınların son halkasıdır. O yüzden de 2007, 1915′e geri ışınladı hepimizi. Demek hâlâ hakkıyla Ermeni ve bir o kadar da yurtsever olan bir insanı öldürmek bu kadar kolaydı. Bu kadar mübahtı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarihi inkâr ede ede geldik bu noktaya dayandık. Şu kaldırıma dikilen taş, Hrant Dink kadar diğer bütün susturulmuş aydınların ve isimsiz mezarsız kurbanların da simgesi olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu son kararla birlikte şimdi bir kez daha 19 Ocak 2007 cinayet günündeyiz. Hrant Dink operasyonlarla daraldığımız, komplolarla bunaldığımız bugünlerde özellikle yanyana görmek isterdi hepimizi. Anlaşılan o ki koca bir devlet böyle bir Ermeni vatandaşının yaşamıyla da ölümüyle de ne yapacağını bilemedi. Şimdi biz ona öğreteceğiz hep birlikte demek ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dosya kapandı diyorlar bize. Kapandı mı bu dosya? Hrant Dink dosya değil ki kapatasın, o bir yara… Artık köprüden önceki son çıkıştayız. Oradan hakkıyla geçmeden tamamlanacak ödeşme, kurulacak düş, inanılacak adalet, yaşanacak memleket yok.  Öbür türlüsü sadece yalan olur ve bir gün başımıza yıkılır. Altında kalırız hep birlikte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yüzden gün, sadece söz söylemek değil söz vermek zamanı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söz verelim mi birbirimize? Bu dava daha bitmedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söz verelim mi birbirimize? İnsanlık daha ölmedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söz verelim mi birbirimize? Devlet daha hesabını vermedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözümüz söz olsun. Bu adaletsizlikle yaşamak hepimize haramdır. Aksi için uğraşan hepimize helal olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19.01.2012&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-1970203407318092931?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/1970203407318092931/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/karin-karakaslnn-agos-gazetesi-onundeki.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/1970203407318092931'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/1970203407318092931'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/karin-karakaslnn-agos-gazetesi-onundeki.html' title='Karin Karakaşlı’nın Agos Gazetesi önünde yaptığı konuşmanın tam metni'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-2959805803248691975</id><published>2012-01-19T18:21:00.004+02:00</published><updated>2012-01-19T18:36:06.460+02:00</updated><title type='text'>Meta-Data ve Meta-Data / Reha Ülkü</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Önbilgi: Bu metin, Tayfun Serttaş’ın derlediği ve Stüdyo Galatasaray’ın 200.000 karelik arşivinin sergisini gezdikten sonra yazdığım bir dizi metinden birisidir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-dx20gZ0wyeo/TxhGSrZxo6I/AAAAAAAAD28/B6xX7htvyLA/s1600/23.003.filed%2Bbox.10x15.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 352px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-dx20gZ0wyeo/TxhGSrZxo6I/AAAAAAAAD28/B6xX7htvyLA/s400/23.003.filed%2Bbox.10x15.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5699382615139787682" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Meta-data’nın 2 anlamı olabilir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir: Öte-veri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki: Mal-veri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu 2 anlam, 1950-2010 dünyasının 2. Sanayileşme döneminde, her 2 anlamı da ve birbirine karşıt olarak içerebilmesi açısından, ilginç bir moment olarak kayda geçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genelde G-8 ülkelerinde somutlaşan, (Rusya ile ABD’yi aynı kefeye koyarak) zamanın Mao’sunun 2 dünya kuramını parçalı olarak doğrular biçimde, bilgi döneminin temel metası olan veri üzerinden süren hegemonyayı gergefler bu 2 anlam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte-veri, üst-metin, hiper-tekst biçimlerinde de olarak, ‘Mülksüzler’deki Shevek’in yaptığı biçimde bize, yaşamımızı dönüştürecek bilgiyi bedava verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa diğer yanın hegemonyası, veriyi meta kılarak, bize onu satarak, ona tüketim bağımlısı kılarak, onun anlamını aşmamızı ve onu bir epistem kılmamızı engeller.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Satmak-satmamak ikilemi, 1. Sanayileşme’den devralınan, romantik bir kahramanın savaş sonu hezeyanlı ölümü gibi, bir imaj kakalar bize. Yani, onu pas geçmek daha uygundur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa bilgiyi bilgi kılmak, veriyi veri kılmak asıl açmazdır. Çünkü kitle 5.000 yıldır bırak öte-bilgiyi edinmeyi, etkin okuryazar olmayı bile reddeder konumdadır. Dolayısıyla, 2. ve n’ince okumalar ve meta-data edinimleri kitlenin işi değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İronik olan, eski dönemin uzmanlarının ve iktidar seçkinlerinin işi de değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir zamanlar eleştirmenin aşırı yorumla bir metne kattıkları gibi, örneğin Kafka’nın varsayılan öngörümleri gibi, aşırı yorumda bulunacak disiplinlerarasıcıların işidir bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuçta bugün sanatın, bilimin ve düşünün 10’ar temel alanında, üniversite 1-2 bilgisine sahip olmak, ne de olsa uzmanların imkansız saydığı bir şeydir ama mümkündür aslında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl ki çöpler hammaddeye geri dönüştürülebiliyorsa, metalaştırılmış veriler de, öteleştirilmiş verilere dönüştürülebilir aşırı yorumla. Yaptığımız da budur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benjamin bize gündelik yaşamın kültürolojisini imledi ama ‘Berlin İnsanları / Mektupları’nı derlerken, sıradan insanların mektuplarına başvurmadı. Üstelik, o da hala feodal dönemin artığı olan romantizme dolaylı olarak bağlıydı. Ölüm biçimi bile, tek başına bunu doğrulamaya yeter.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz onun temel verilerini alıyoruz. Murdoch’un etnoloji ve sosyoloji için yaptığı, Dewey kodu gibiki 1.000’lik (3 rakamlı) kavramsal çerçeveye oturtuyoruz. Böylelikle, her verinin öteleme vektörü tek başına çerçevede ortaya çıkıyor, artı-değer bilgi olarak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onları alıp yeni birden çok çerçeve tasarlıyoruz, gelecekbilim olarak. Diğer bir deyişle, evrimin gelecekteki gidişini, geçmişteki yok olmuş türler de çizer. Benjamin’in romantikçe geçmişin küllerine aşıktı, biz yalnızca geleceğin ateş bilgisini, öte-veriyi onun içinde saklamak için gereksiniyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte, öte-veri budur: Geleceğe hediye edilmiş, kaybolmuş yollarda bulunan, izlek düşünceler atlası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reha Ülkü'nün aynı başlıklı yazısı &lt;a href="http://www.naberler.com/Blog.aspx?Web=yevmiye&amp;CID=9377"&gt;BURADA&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-2959805803248691975?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/2959805803248691975/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/meta-data-ve-meta-data-reha-ulku.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/2959805803248691975'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/2959805803248691975'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/meta-data-ve-meta-data-reha-ulku.html' title='Meta-Data ve Meta-Data / Reha Ülkü'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-dx20gZ0wyeo/TxhGSrZxo6I/AAAAAAAAD28/B6xX7htvyLA/s72-c/23.003.filed%2Bbox.10x15.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-4129019214948924362</id><published>2012-01-19T16:54:00.028+02:00</published><updated>2012-01-19T21:36:30.571+02:00</updated><title type='text'>19 Ocak 2012</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-n8f-pgxOteQ/Txg35pALjwI/AAAAAAAAD2w/RMT17M795O4/s1600/408791_10150580161561928_638946927_11124529_1302833643_n.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 146px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-n8f-pgxOteQ/Txg35pALjwI/AAAAAAAAD2w/RMT17M795O4/s400/408791_10150580161561928_638946927_11124529_1302833643_n.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5699366791836045058" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Galiba bir umut var, bugün hissettim. Yürürken, insanların yüzlerine derin derin bakarken, kalabalık arttıkça farkında olmadan sevinirken, bedenime işleyen soğuğun içimi ısıttığını düşünürken hissettim bugün, Karin'in sesinde, saat üçü beş geçe, arkamdaki kadının yakasındaki karanfilde, önümde korkmadan hıçkıran bir lise öğrencisini gördüğümde anladım bugün, galiba bir umut var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir süredir diyorlar ki bize; "&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;ya bu deveyi güdeceksiniz ya da bu diyardan gideceksiniz!&lt;/span&gt;" Hiç olmadığı kadar yüksek sesle söylüyorlar bunu bir süredir. Son bir senedir, mazlumun zulmüdür altında kaldığımız harabe... Tüm hazinelerimizi buraya istiflemişken, kültürel köklerimiz burada kördüğüm olmuşken, geleceğimizi yalnızca burada görürken, bütün gıdamızı bu ekolojiden çıkarırken, önümüze serilen sayısız tercihe rağmen bu topraklarda nefes almayı arzulayan herkese yapıyorlar bunu. Son bir senedir, hiç olmadığı kadar yalnız hissediyor birçokları. Birçokları, göç edemeyecek kadar yaşlı, göç edemeyecek kadar geç, göç edemeyecek kadar zamansız, göç edemeyecek kadar bağlı, göç edemeyecek kadar aldatılmış halde bugün... Bunu bugün diyorlar bize. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halbuki 2007'de aynı Başbakan değil miydi, "beni de öldürmek istiyorlar!" diyen, o köşkte oturan aynı Cumhurbaşkanı değil miydi Orhan Pamuk'un kulağına eğilip "herşeyi biliyoruz ama zamanı değil, biraz sabır" diye öğütleyen, aynı Dışişleri değil miydi "bu dava Türkiye'nin uluslararası onur davasıdır, kanı yerde kalmayacak" diye feryat eden... Peki ne oldu? Neden bu kadar acımasız oldunuz bir anda ve de biz kendimizi böylesi bir çözümsüzlüğün içinde nasıl bulduk? Zaten hergün vurulurken aynı kaldırımda, üzerine aldatılmayı hakedecek ne yaptık? Biz sizin değerlerinize böyle mi yaptık? Yapmadık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geleceğe dair son aylarda hiç olmadığım kadar pişman, hiç olmadığım kadar umutsuz, hiç olmadığım kadar çaresiz hissederken buldum bu sabah kendimi o kalabalığın içerisinde. Bir umut doğdu. Hafifce Nihan ve Gülay'ın kulağına eğilip "işte bu kadarız" dedim. Bugün bu kadarız, gördüğünüz kadar, akşam haberlerinde tam rakamını vereceğiniz kadar. Bence o kalabalığa iyi bakın, çünkü şu saniyeden sonra başınıza ne iyilik gelirse o kalabalıktan gelecek. Hrant arkasında onbinleri bulan sessiz bir kalabalık bıraktı size, birşey anlatmak isteyen. Geriye kalan son umudun fotoğrafı olsun o kalabalık. Sizin de umudunuz olsun. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz bugün tüm sözleri bir kez daha verdik birbirimize, bugüne kadar birbirimize verdiğimiz tüm sözleri tutmanın sağladığı bilinç ve güvenle. Siz ise bize verdiğiniz sözlerin hiçbirisini tutamadınız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bilinç size ibret olsun, umudunuz bu ibretten doğsun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-4129019214948924362?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/4129019214948924362/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/19-ocak-2012.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/4129019214948924362'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/4129019214948924362'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/19-ocak-2012.html' title='19 Ocak 2012'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-n8f-pgxOteQ/Txg35pALjwI/AAAAAAAAD2w/RMT17M795O4/s72-c/408791_10150580161561928_638946927_11124529_1302833643_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-5671809371376460612</id><published>2012-01-18T13:01:00.040+02:00</published><updated>2012-01-18T16:42:43.939+02:00</updated><title type='text'>Artık "Yalnızca Hrant için!"</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-UpBSgf-nqNQ/TxbNmoXao2I/AAAAAAAAD2M/UVYjeq3mdHQ/s1600/hranticin.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 345px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-UpBSgf-nqNQ/TxbNmoXao2I/AAAAAAAAD2M/UVYjeq3mdHQ/s400/hranticin.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5698968442038297442" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sene 2012. Derinliklerinde asılı kaldığım Ortaçağ karanlığını düşündükçe, inanasım gelmiyor. Sahiden ben 2012'nin dünyasının vatandaşı mıyım? Bu özgüvenle mi yürüyorum sokaklarda? Pek emin değilim... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ülkenin en son vurulacak düşünce adamı da vurulalı tam 5 yıl oldu. Buna rağmen, hayal kırıklığından yaşlanan ifadesiyle Fethiye Çetin'in sözleri arasına iliştirdiği gibi dün, HERŞEYE RAĞMEN, "çok önemli bir şans daha vardı" önlerinde. Biz koymuştuk o şansı önerine. Biz kan davası gütmemiştik. Biz elimize silahlar alıp onların kışkırttığı metodlarla direnmemiştik. Biz kimseye karşı suikastler planlamamıştık. Biz sadece susmuş, sadece sabretmiş ve de en çok adalet istemiştik. Adalete güvenmiştik. İçerisinde yaşadığımız çağın gereğini yapmıştık biz. Adaletten gelecek bir tecelliydi, bizi bu topraklara son bir nedenle bağlayacak olan şey. Son bir "şans" daha vardı, ellerinin tersiyle ittikleri dün. 1915'den bugüne, hiçbirşeyin değişmediğine bir kez daha ikna ettiler bizi dün. Bir kez daha, onlar kaybettiler. Hrant, belki de hiç öldürülemediği kadar öldürülmek istendi dün, hepimizin gözleri önünde, o korkunç mimarili adalet sarayında yaşanan akıl tutulmasıyla, çöktü adalet...(!) Nutkumuz tutularak izledik. Kendilerimizi değil, onları. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu benim sefaletim değil. O nedenle dün yaşananlarla katiyen ilişkilenmiyorum. Böylesi bir hukukun üstünlüğünü sahiplenmiyorum. Bu saatten sonra da bu ne yedüğü belirsiz sisteme dolaylı dolaysız daha fazla "yardımcı" olmayı düşünmüyorum. Şu ana kadar bu ülkenin vizyonuna bilinçli - bilinçsiz verdiğim bir katkı varsa, haram olsun. Hakkımı helal etmiyorum. Hrant'ın öldürüldüğü tarihten bugüne, bu ülkede "örgüt şüphesiyle" tutuklanmayan adam kalmadı. Dıraşıda adam KALMADI! En nihayetinde bir tek Hrant'ın katilleri örgüt şüphesinden Beraat Etti. Ettiler. Ettirildi. Ettirildiler. Bir kez daha aynı yalana inanmamız istendi, dün... Değil 5 sene, 95 sene geçse inanmayacağım! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İNAN(A)MIYORUM!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu saatten sonra Dink davasından öte bir sorumluluğun var Türk Adaleti! Türkiye kamuoyuna derhal örgütü tanımlamak zorundasın. Bize örgütü, bugüne değin tanımladığın gibi tanımlamak zorundasın, açık seçik beyan etmek zorundasın, hepimizi ikna etmek zorundasın, ilkokul çocuğuna anlatır gibi bizi karşına alıp anlatmak zorundasın; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Örgütün hukuki tanımı nedir? &lt;br /&gt;* Hangi ilişkiler örgüt çerçevesinde değerlendirilir? &lt;br /&gt;* Örgüt üyesi kime denir? &lt;br /&gt;* Örgütsel suç nasıl işlenir? &lt;br /&gt;* Hangi suçlar bu kapsamın içerisindedir?    &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce bu çok basit dört beş soruya açık ve net bir yanıt vermek zorundasın. Çünkü ya bizde ciddi bir aksaklık var, gerizekalıyız algılayamıyoruz, ya da bu ülkede bir takım kavramların içi bizzat hukuk yoluyla öylesine boşaltılmış ki, düpedüz aldatılıyoruz. O halde en büyük hatayı bu ülkenin adaletine güvenerek yapıyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat yine de bize örgütü tanımlamak zorundasın Türk Adaleti! Örgütü, bugüne değin tanımladığın gibi tanımlamak zorundasın. Düne kadar çoculuğun çocuğun yakasına örgüt şüphesiyle nasıl yapıştıysan, bu faşist katillerin yakasına da aynen yapışmak zorundasın. Konu faşistler olduğunda tanımlayamıyorsan şayet örgütü, senden ala örgüt yok, puştun adaletisin! İtin köpeğin tetiğine en büyük garantisin.   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugüne değin "Hrant için, Adalet için" dedik. Bu noktada Adalet de bitmiştir, geriye Hrant kaldı. Bugünden sonra, yalnızca Hrant için(!) diyeceğim. Hrant'ın maneviyatı 5 sene değil 95 sene daha yapışır kalır yakanda, sen o esnada "örgüt"ü tanımlayadur bakalım yüce Türk Adaleti! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Var mı Adaletin?&lt;br /&gt;Neyin Temelisin?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-5671809371376460612?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/5671809371376460612/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/sadece-hrant-icin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/5671809371376460612'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/5671809371376460612'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/sadece-hrant-icin.html' title='Artık &quot;Yalnızca Hrant için!&quot;'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-UpBSgf-nqNQ/TxbNmoXao2I/AAAAAAAAD2M/UVYjeq3mdHQ/s72-c/hranticin.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-2844958091686836194</id><published>2012-01-17T16:57:00.006+02:00</published><updated>2012-01-18T16:20:05.770+02:00</updated><title type='text'>Foto Galatasaray - SALT Galata</title><content type='html'>&lt;iframe width="421" height="284" src="http://www.youtube.com/embed/CDv-M_QDuHE" frameborder="0" allowfullscreen&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-2844958091686836194?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/2844958091686836194/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/foto-galatasaray.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/2844958091686836194'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/2844958091686836194'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/foto-galatasaray.html' title='Foto Galatasaray - SALT Galata'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/CDv-M_QDuHE/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-5602795163522047859</id><published>2012-01-15T23:44:00.021+02:00</published><updated>2012-01-16T14:59:46.179+02:00</updated><title type='text'>Middle East Airlines Opening</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Middle East Airlines Opening / ArtSümer &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Friday the 13th"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-bsELlKJip38/TxNQpoRIyGI/AAAAAAAAD1o/FbC9fQJ7C8I/s1600/DSC_3720.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 268px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-bsELlKJip38/TxNQpoRIyGI/AAAAAAAAD1o/FbC9fQJ7C8I/s400/DSC_3720.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697986629667965026" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-pGajiWSMOSM/TxNQpT0dY6I/AAAAAAAAD1c/48AbpljxaaE/s1600/DSC_3735.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 268px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-pGajiWSMOSM/TxNQpT0dY6I/AAAAAAAAD1c/48AbpljxaaE/s400/DSC_3735.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697986624178971554" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-UnWVaG4Uiro/TxNOiIGz4xI/AAAAAAAAD0Y/vUcuKleV7XQ/s1600/DSC_3694.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-UnWVaG4Uiro/TxNOiIGz4xI/AAAAAAAAD0Y/vUcuKleV7XQ/s400/DSC_3694.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697984301752378130" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-k481YMkRgls/TxNOhmpikXI/AAAAAAAAD0Q/sZ9zyWvzGG8/s1600/DSC_3696.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 259px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-k481YMkRgls/TxNOhmpikXI/AAAAAAAAD0Q/sZ9zyWvzGG8/s400/DSC_3696.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697984292771238258" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-ZWGW4V6t89Q/TxNOg2gL4MI/AAAAAAAAD0E/n5IyoaCsv28/s1600/DSC_3698.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-ZWGW4V6t89Q/TxNOg2gL4MI/AAAAAAAAD0E/n5IyoaCsv28/s400/DSC_3698.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697984279847100610" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-d4mdGAFhvH8/TxNOgovIWVI/AAAAAAAADz4/v_qPsqNQ0o0/s1600/DSC_3701.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 334px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-d4mdGAFhvH8/TxNOgovIWVI/AAAAAAAADz4/v_qPsqNQ0o0/s400/DSC_3701.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697984276151687506" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-kfF6IvFryJw/TxNOgW4YDDI/AAAAAAAADzs/kj8JewH454c/s1600/DSC_3705.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-kfF6IvFryJw/TxNOgW4YDDI/AAAAAAAADzs/kj8JewH454c/s400/DSC_3705.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697984271358626866" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-o4jDs9EAhaw/TxNOL9CW8XI/AAAAAAAADzg/LZv3q86J_y4/s1600/DSC_3706.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 292px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-o4jDs9EAhaw/TxNOL9CW8XI/AAAAAAAADzg/LZv3q86J_y4/s400/DSC_3706.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697983920823791986" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-pqjrsuCiVQI/TxNOLXlN0EI/AAAAAAAADzU/vTsQv2IoTOc/s1600/DSC_3709.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 263px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-pqjrsuCiVQI/TxNOLXlN0EI/AAAAAAAADzU/vTsQv2IoTOc/s400/DSC_3709.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697983910769446978" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-vC8abXwbUsQ/TxNOLDRR5uI/AAAAAAAADzI/thSllBkiIFM/s1600/DSC_3710.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-vC8abXwbUsQ/TxNOLDRR5uI/AAAAAAAADzI/thSllBkiIFM/s400/DSC_3710.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697983905317119714" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-eYpnQWXppF0/TxNOKf8dbJI/AAAAAAAADy8/r-V7vblMap4/s1600/DSC_3711.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 259px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-eYpnQWXppF0/TxNOKf8dbJI/AAAAAAAADy8/r-V7vblMap4/s400/DSC_3711.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697983895834553490" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-PlLpTJ2nf2w/TxNOKEoLobI/AAAAAAAADyw/9_towHq36zs/s1600/DSC_3714.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-PlLpTJ2nf2w/TxNOKEoLobI/AAAAAAAADyw/9_towHq36zs/s400/DSC_3714.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697983888501744050" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-dtDGHJTrfN0/TxNN0MCMhlI/AAAAAAAADyk/5W4xOLdxhlQ/s1600/DSC_3721.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-dtDGHJTrfN0/TxNN0MCMhlI/AAAAAAAADyk/5W4xOLdxhlQ/s400/DSC_3721.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697983512532780626" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-HE9Zze052xE/TxNNz5kuJLI/AAAAAAAADyY/XqqArHgdmdw/s1600/DSC_3722.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-HE9Zze052xE/TxNNz5kuJLI/AAAAAAAADyY/XqqArHgdmdw/s400/DSC_3722.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697983507577316530" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-847j0ZehvK8/TxNNzQA9n0I/AAAAAAAADyQ/uF3wMBam2X0/s1600/DSC_3724.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 261px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-847j0ZehvK8/TxNNzQA9n0I/AAAAAAAADyQ/uF3wMBam2X0/s400/DSC_3724.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697983496421482306" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-A8BHh9bMg0g/TxNNyw4-cKI/AAAAAAAADyA/UH4j4NU90eY/s1600/DSC_3726.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-A8BHh9bMg0g/TxNNyw4-cKI/AAAAAAAADyA/UH4j4NU90eY/s400/DSC_3726.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697983488066482338" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-NqrTCGRcbRU/TxNNyhaeEQI/AAAAAAAADx0/Cec3q0vYCrs/s1600/DSC_3728.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-NqrTCGRcbRU/TxNNyhaeEQI/AAAAAAAADx0/Cec3q0vYCrs/s400/DSC_3728.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697983483911999746" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-64TbB4UzfB0/TxQcMDBhunI/AAAAAAAAD10/4_yaGWTv5IY/s1600/DSC_3854.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 278px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-64TbB4UzfB0/TxQcMDBhunI/AAAAAAAAD10/4_yaGWTv5IY/s400/DSC_3854.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5698210421826239090" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-QeGYxyo-jhM/TxNNWmMyQfI/AAAAAAAADxk/BxYQwO1ZYxc/s1600/DSC_3729.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 276px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-QeGYxyo-jhM/TxNNWmMyQfI/AAAAAAAADxk/BxYQwO1ZYxc/s400/DSC_3729.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697983004160442866" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-WNq8XWfTqg4/TxNNWKzGzNI/AAAAAAAADxY/lj5mIjcHR34/s1600/DSC_3733.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-WNq8XWfTqg4/TxNNWKzGzNI/AAAAAAAADxY/lj5mIjcHR34/s400/DSC_3733.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697982996804979922" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-ru_BVEhoqHU/TxNNVYmAhFI/AAAAAAAADxM/UuiP5clRsuc/s1600/DSC_3736.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-ru_BVEhoqHU/TxNNVYmAhFI/AAAAAAAADxM/UuiP5clRsuc/s400/DSC_3736.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697982983328269394" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-PpH4MNNlqjU/TxNNU5QFNWI/AAAAAAAADw8/-TiiKr3lasQ/s1600/DSC_3737.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-PpH4MNNlqjU/TxNNU5QFNWI/AAAAAAAADw8/-TiiKr3lasQ/s400/DSC_3737.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697982974914803042" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-7odHTJKwARQ/TxNNU3_wT7I/AAAAAAAADw0/oAbTXbmxLn8/s1600/DSC_3742.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-7odHTJKwARQ/TxNNU3_wT7I/AAAAAAAADw0/oAbTXbmxLn8/s400/DSC_3742.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697982974577889202" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-iAqa_bW8oE4/TxNM4BNY7rI/AAAAAAAADwo/FuJm5imfTXo/s1600/DSC_3747.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-iAqa_bW8oE4/TxNM4BNY7rI/AAAAAAAADwo/FuJm5imfTXo/s400/DSC_3747.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697982478834790066" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-EV3ZMqCa0rM/TxNM3k70_xI/AAAAAAAADwc/zPQbgP6bbb8/s1600/DSC_3750.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-EV3ZMqCa0rM/TxNM3k70_xI/AAAAAAAADwc/zPQbgP6bbb8/s400/DSC_3750.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697982471244939026" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-mdkNyTvF3-o/TxNM3XAPd5I/AAAAAAAADwQ/FBngqBFj7uo/s1600/DSC_3751.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-mdkNyTvF3-o/TxNM3XAPd5I/AAAAAAAADwQ/FBngqBFj7uo/s400/DSC_3751.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697982467505354642" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-bcj983Z0gzE/TxNM2s355XI/AAAAAAAADwE/QOuZlutiPzE/s1600/DSC_3755.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-bcj983Z0gzE/TxNM2s355XI/AAAAAAAADwE/QOuZlutiPzE/s400/DSC_3755.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697982456196097394" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-IJuL87XpMZQ/TxNM2dRtsWI/AAAAAAAADv4/4aKytosQDqM/s1600/DSC_3756.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-IJuL87XpMZQ/TxNM2dRtsWI/AAAAAAAADv4/4aKytosQDqM/s400/DSC_3756.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697982452009382242" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-2UWip82nCmQ/TxNMcCp-UCI/AAAAAAAADvs/6gD9yuNMJMA/s1600/DSC_3764.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 308px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-2UWip82nCmQ/TxNMcCp-UCI/AAAAAAAADvs/6gD9yuNMJMA/s400/DSC_3764.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697981998186778658" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-3b9LB-ODJUc/TxNMb6Q7VxI/AAAAAAAADvY/-zkC-vCg_NI/s1600/DSC_3766.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-3b9LB-ODJUc/TxNMb6Q7VxI/AAAAAAAADvY/-zkC-vCg_NI/s400/DSC_3766.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697981995934242578" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-JmYZSlI-DZI/TxNMbsOCXPI/AAAAAAAADvQ/xgF5TTPdeKg/s1600/DSC_3769.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-JmYZSlI-DZI/TxNMbsOCXPI/AAAAAAAADvQ/xgF5TTPdeKg/s400/DSC_3769.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697981992164023538" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-va8IohFAPGw/TxNMa4beZsI/AAAAAAAADvE/qS2mKlUuSWA/s1600/DSC_3770.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-va8IohFAPGw/TxNMa4beZsI/AAAAAAAADvE/qS2mKlUuSWA/s400/DSC_3770.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697981978261743298" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-QVpi-t1rdK8/TxNMak6jrGI/AAAAAAAADu4/-ybZeKqE48M/s1600/DSC_3772.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-QVpi-t1rdK8/TxNMak6jrGI/AAAAAAAADu4/-ybZeKqE48M/s400/DSC_3772.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697981973023403106" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-drtJUj2s9i4/TxNL4jxlKlI/AAAAAAAADus/mHznHdvSqIk/s1600/DSC_3777.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-drtJUj2s9i4/TxNL4jxlKlI/AAAAAAAADus/mHznHdvSqIk/s400/DSC_3777.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697981388601764434" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-9SiDSwaWCD4/TxNL4YTUTcI/AAAAAAAADug/X0wN8Zcr4QA/s1600/DSC_3780.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 265px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-9SiDSwaWCD4/TxNL4YTUTcI/AAAAAAAADug/X0wN8Zcr4QA/s400/DSC_3780.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697981385522040258" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-H3-OxWWPg5o/TxNL3QOHgmI/AAAAAAAADuU/ZZMkPLRQjlY/s1600/DSC_3782.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 273px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-H3-OxWWPg5o/TxNL3QOHgmI/AAAAAAAADuU/ZZMkPLRQjlY/s400/DSC_3782.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697981366172877410" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-XjOjNJNxMJ8/TxNL3IBSmGI/AAAAAAAADuE/rLNsRltbIyM/s1600/DSC_3790.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 270px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-XjOjNJNxMJ8/TxNL3IBSmGI/AAAAAAAADuE/rLNsRltbIyM/s400/DSC_3790.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697981363971594338" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-lNfTDiwsun4/TxNL3Omu79I/AAAAAAAADt8/joC4PhehYIM/s1600/DSC_3792.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-lNfTDiwsun4/TxNL3Omu79I/AAAAAAAADt8/joC4PhehYIM/s400/DSC_3792.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697981365739253714" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-ukiFJbV91ro/TxNLUJXv0yI/AAAAAAAADts/vA-3dHaTMzE/s1600/DSC_3793.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-ukiFJbV91ro/TxNLUJXv0yI/AAAAAAAADts/vA-3dHaTMzE/s400/DSC_3793.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697980763038798626" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-z_-ojG5HCu8/TxNLTwypl6I/AAAAAAAADtg/VX9Q_Slh0Dg/s1600/DSC_3802.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-z_-ojG5HCu8/TxNLTwypl6I/AAAAAAAADtg/VX9Q_Slh0Dg/s400/DSC_3802.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697980756440749986" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-BZX21PL70fw/TxNLSxY3XdI/AAAAAAAADtY/BZDScGUvD6Y/s1600/DSC_3806.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 267px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-BZX21PL70fw/TxNLSxY3XdI/AAAAAAAADtY/BZDScGUvD6Y/s400/DSC_3806.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697980739421167058" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-PigDJwESXTo/TxNLShqPdrI/AAAAAAAADtE/NRo0sulm5p8/s1600/DSC_3807.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-PigDJwESXTo/TxNLShqPdrI/AAAAAAAADtE/NRo0sulm5p8/s400/DSC_3807.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697980735199082162" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-7mLUAWW_fQo/TxNLSR1p1GI/AAAAAAAADs8/k4E7E12MKhI/s1600/DSC_3811.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-7mLUAWW_fQo/TxNLSR1p1GI/AAAAAAAADs8/k4E7E12MKhI/s400/DSC_3811.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697980730951980130" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-re4_bzfzHjU/TxNKprelZGI/AAAAAAAADsw/VeToSyr9_SE/s1600/DSC_3812.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 277px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-re4_bzfzHjU/TxNKprelZGI/AAAAAAAADsw/VeToSyr9_SE/s400/DSC_3812.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697980033459905634" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-AkUshN0OJ78/TxNKpPNC3HI/AAAAAAAADsk/GVtFMGNiuas/s1600/DSC_3815.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-AkUshN0OJ78/TxNKpPNC3HI/AAAAAAAADsk/GVtFMGNiuas/s400/DSC_3815.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697980025870146674" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-ZbAjKU_ZZE4/TxNKoMq2LLI/AAAAAAAADsY/hKyVAV0LXgg/s1600/DSC_3817.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 285px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-ZbAjKU_ZZE4/TxNKoMq2LLI/AAAAAAAADsY/hKyVAV0LXgg/s400/DSC_3817.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697980008009968818" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-Ve8OV6ORbLk/TxNKoLeD2VI/AAAAAAAADsI/g3zeAT8hI8c/s1600/DSC_3819.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-Ve8OV6ORbLk/TxNKoLeD2VI/AAAAAAAADsI/g3zeAT8hI8c/s400/DSC_3819.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697980007687903570" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-rSvnC0S8sH0/TxNKn6j5vxI/AAAAAAAADsA/cA2Mn3RyuDQ/s1600/DSC_3821.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-rSvnC0S8sH0/TxNKn6j5vxI/AAAAAAAADsA/cA2Mn3RyuDQ/s400/DSC_3821.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697980003149004562" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-XGTkXAvM6s4/TxNKJUgQsAI/AAAAAAAADrw/fvW-jrOAQcE/s1600/DSC_3825.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-XGTkXAvM6s4/TxNKJUgQsAI/AAAAAAAADrw/fvW-jrOAQcE/s400/DSC_3825.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697979477537107970" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-tTpMeYkPQBQ/TxNKIfG-cDI/AAAAAAAADrk/EtSMXLQn54M/s1600/DSC_3827.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-tTpMeYkPQBQ/TxNKIfG-cDI/AAAAAAAADrk/EtSMXLQn54M/s400/DSC_3827.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697979463203975218" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-DcEf31Vo4B8/TxNKII2xzII/AAAAAAAADrY/GnlsVltVPt8/s1600/DSC_3832.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-DcEf31Vo4B8/TxNKII2xzII/AAAAAAAADrY/GnlsVltVPt8/s400/DSC_3832.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697979457230457986" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-Pk9055FROdA/TxNKHZzTI0I/AAAAAAAADrQ/gQv9GOUEGUM/s1600/DSC_3834.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 256px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-Pk9055FROdA/TxNKHZzTI0I/AAAAAAAADrQ/gQv9GOUEGUM/s400/DSC_3834.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697979444599399234" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-h2JbqbTjUh4/TxNKHH6hI6I/AAAAAAAADrA/mkO4R770Wg0/s1600/DSC_3835.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-h2JbqbTjUh4/TxNKHH6hI6I/AAAAAAAADrA/mkO4R770Wg0/s400/DSC_3835.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697979439797838754" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-2_nWzoozvEk/TxNJyKQWBFI/AAAAAAAADq0/gJf1uk6wEYk/s1600/DSC_3836.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-2_nWzoozvEk/TxNJyKQWBFI/AAAAAAAADq0/gJf1uk6wEYk/s400/DSC_3836.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697979079649002578" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-edWy2-qojrw/TxNJxThNXXI/AAAAAAAADqo/Qc652Qlvkxg/s1600/DSC_3837.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-edWy2-qojrw/TxNJxThNXXI/AAAAAAAADqo/Qc652Qlvkxg/s400/DSC_3837.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697979064955788658" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-ezhwXC_Q42w/TxNJwKaNHfI/AAAAAAAADqc/LdQK-q9IpjA/s1600/DSC_3845.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-ezhwXC_Q42w/TxNJwKaNHfI/AAAAAAAADqc/LdQK-q9IpjA/s400/DSC_3845.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697979045330623986" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-rPB0msKqBQ8/TxNJv9bwXuI/AAAAAAAADqM/ViZH_jnUfdE/s1600/DSC_3859.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-rPB0msKqBQ8/TxNJv9bwXuI/AAAAAAAADqM/ViZH_jnUfdE/s400/DSC_3859.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697979041847467746" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-nGQJhAxOwPI/TxNJvu_ifdI/AAAAAAAADqE/zFa21wnlIIA/s1600/DSC_3867.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-nGQJhAxOwPI/TxNJvu_ifdI/AAAAAAAADqE/zFa21wnlIIA/s400/DSC_3867.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697979037971021266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ortadoğu Havayolları - Middle East Airlines&lt;br /&gt;January 13 Ocak - February 18 Şubat 2012&lt;br /&gt;Opening: 13 Ocak, Cuma 18:00 / January 13, Friday 6 pm&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-5602795163522047859?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/5602795163522047859/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/middle-east-airlines-opening-friday.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/5602795163522047859'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/5602795163522047859'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/middle-east-airlines-opening-friday.html' title='Middle East Airlines Opening'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-bsELlKJip38/TxNQpoRIyGI/AAAAAAAAD1o/FbC9fQJ7C8I/s72-c/DSC_3720.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-2221347640536328060</id><published>2012-01-07T10:39:00.007+02:00</published><updated>2012-01-07T12:06:19.569+02:00</updated><title type='text'>Ortadoğu Havayolları / Middle East Airlines</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-KKfYvdBsbd8/TwgFuEeOeqI/AAAAAAAADps/4nWIDKXgMK4/s1600/tayfun-serttas-e-viteLR.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 212px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-KKfYvdBsbd8/TwgFuEeOeqI/AAAAAAAADps/4nWIDKXgMK4/s400/tayfun-serttas-e-viteLR.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5694808017842633378" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;ArtSümer&lt;br /&gt;Ortadoğu Havayolları - Middle East Airlines&lt;br /&gt;TAYFUN SERTTAŞ&lt;br /&gt;January 13 Ocak - February 18 Şubat&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Opening: 13 Ocak, Cuma 18:00 / January 13, Friday 6 pm&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ArtSümer, Tayfun Serttaş’ın “Ortadoğu Havayolları”isimli solo sergisine ev sahipliği yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son iki senedir çalışmalarını Doğu Akdeniz üzerine yoğunlaştıran sanatçı; Ortadoğu’nun her daim dönüşen politik dinamiklerinden arkeolojik hazinelerine, post-kolonyalizmin tarihsel çıkmazlarından büyük Ortadoğu projesine uzanan bir çerçevede süregiden araştırmalarını reçetelendiriyor. Ortadoğu Havayolları, sanatçının bu alanda yürüttüğü meşakkatli çalışmalarını Türkiye’de ilk kez sergilemesi açısından önem taşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sergide enstalasyon, kolaj, hazır malzeme, desen gibi farklı araçları biraraya getiren Serttaş için Ortadoğu Havayolları aynı zamanda “lineer gerçeklikten, ruhsal gerçekliğine dönmeye çalıştığı bir karşılaşma çabasının öyküsü”. Sanatçının; kendisi dışında o esnada tüm dünyanın uyuduğuna inandığı bir sabah Anti-Lübnan Dağlarında başlayan öykümüz son bulmamak üzere, yazılmaya devam ediyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-6wHHu-Jtx-Q/TwgH44TM6UI/AAAAAAAADp4/NeDHflYa7LI/s1600/mea%2Btek%2Blayer%2Brgb.small.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 166px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-6wHHu-Jtx-Q/TwgH44TM6UI/AAAAAAAADp4/NeDHflYa7LI/s400/mea%2Btek%2Blayer%2Brgb.small.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5694810402576984386" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ArtSümer will be hosting the first solo show of Tayfun Serttaş at the gallery between 13 January -18 February.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Middle East Airlines” will consist of the artist’s works of the last two years that have concentrated on the eastern Mediterranean region. Serttaş’s ongoing research within this framework extends to the larger Middle East Project and encompasses the ever-changing political dynamics of the region, its archeological treasures, and historical post-colonial quandary. “Middle East Airlines” is an important exhibition in that it is his first exhibition to be held inTurkey to include this ongoing and complex project.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Researcher and artist Tayfun Serttaş brings together different art forms as collage, installation, photography, found material and drawing in this exhibition. He expresses that Middle East Airlines is the story of “a forced meeting wherein linear truth transforms into psychic reality. The story, which began on the Anti-Lebanon mountains on a morning when the artist believed everyone in the world other than himself was asleep, will be going on...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ArtSümer (0212) 2491035&lt;br /&gt;Mumhane Cad. Laroz Han 67/A, Karaköy&lt;br /&gt;Pazar, Pazartesi hariç hergün 11:00-19:00 arasında açık&lt;br /&gt;www.artsumer.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-2221347640536328060?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/2221347640536328060/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/orta-dogu-havayollar-middle-east.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/2221347640536328060'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/2221347640536328060'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/orta-dogu-havayollar-middle-east.html' title='Ortadoğu Havayolları / Middle East Airlines'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-KKfYvdBsbd8/TwgFuEeOeqI/AAAAAAAADps/4nWIDKXgMK4/s72-c/tayfun-serttas-e-viteLR.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-4946565486609186860</id><published>2012-01-05T18:28:00.004+02:00</published><updated>2012-01-05T18:39:36.293+02:00</updated><title type='text'>VOGUE Türkiye - Bir Zamanlar Beyoğlu'nda...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-pcCcaa9j9uQ/TwXRCJZBbhI/AAAAAAAADpc/msdUmd6nVWE/s1600/img073.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-pcCcaa9j9uQ/TwXRCJZBbhI/AAAAAAAADpc/msdUmd6nVWE/s400/img073.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5694187138690674194" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-zl-0MPOkFNY/TwXQqUZp89I/AAAAAAAADo4/50F3OA2T8VE/s1600/img075.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 303px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-zl-0MPOkFNY/TwXQqUZp89I/AAAAAAAADo4/50F3OA2T8VE/s400/img075.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5694186729329259474" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-W2OxwBYvsp8/TwXQq15VgwI/AAAAAAAADpE/JcAj_RLkchI/s1600/img074.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 298px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-W2OxwBYvsp8/TwXQq15VgwI/AAAAAAAADpE/JcAj_RLkchI/s400/img074.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5694186738320507650" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-SIexkO5ZSz0/TwXQobvQTJI/AAAAAAAADow/SvbILZe8ANA/s1600/img076.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-SIexkO5ZSz0/TwXQobvQTJI/AAAAAAAADow/SvbILZe8ANA/s400/img076.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5694186696939162770" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-BPGTaeTumt4/TwXQnRBYl5I/AAAAAAAADog/07h5apGjzb4/s1600/img077.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 304px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-BPGTaeTumt4/TwXQnRBYl5I/AAAAAAAADog/07h5apGjzb4/s400/img077.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5694186676882544530" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-7jH5tGlRzaQ/TwXQmkUrWAI/AAAAAAAADoU/czvogY0iaiA/s1600/img078.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 302px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-7jH5tGlRzaQ/TwXQmkUrWAI/AAAAAAAADoU/czvogY0iaiA/s400/img078.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5694186664883869698" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: VOGUE Türkiye / Ocak 2012 - Bir Zamanlar Beyoğlu'nda &lt;br /&gt;Sayfa: 180, 181, 182, 183, 184, 185&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-4946565486609186860?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/4946565486609186860/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/vogue-turkiye-bir-zamanlar-beyoglunda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/4946565486609186860'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/4946565486609186860'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/vogue-turkiye-bir-zamanlar-beyoglunda.html' title='VOGUE Türkiye - Bir Zamanlar Beyoğlu&apos;nda...'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-pcCcaa9j9uQ/TwXRCJZBbhI/AAAAAAAADpc/msdUmd6nVWE/s72-c/img073.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-2106804902736856121</id><published>2012-01-05T17:36:00.010+02:00</published><updated>2012-01-05T17:59:00.002+02:00</updated><title type='text'>Kültürün Tozu Olsa / Time Out İstanbul - Merve Arkunlar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-L77fOTw4XsE/TwXFK84RhcI/AAAAAAAADn8/OeKsY6aM0I0/s1600/01.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 297px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-L77fOTw4XsE/TwXFK84RhcI/AAAAAAAADn8/OeKsY6aM0I0/s400/01.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5694174095811380674" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Geçtiğimiz ay, SALT Galata’da bir çırpıda gezemeyeceğiniz, bu toprakların belki de bugüne kadar anlatılan en güzel hikâyesiyle bizi buluşturan isimden övgüyle bahsetmenin şimdi -artSümer’de açılan bu ayki yeni sergisi ve SALT Galata’da devam eden ‘Foto Galatasaray’ sergisi vesilesiyle- tam sırası. Kültürün tozu olsa... aklıma gelen tek bir isim var bu deyişi yakıştırdığım: Bir toz bulutu içinde üreten araştırmacı, yazar ve sanatçı Tayfun Serttaş’ın ta kendisi.&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Merve Arkunlar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“... Son yüzyıldır bu coğrafyada hatırlamamak üzerine kurulu bir düzeneğin içerisine hapsedilmiş halde yaşıyoruz.” Tayfun Serttaş’ın röportajlarından birinden aklıma kazınan bir cümle. Bize dair birçok şeyi özetleyen bu söz, tarihe-kültüre tekel bakışımıza da bir gönderme yapıyor aslında. Bu görüşün yanına inci inci dizebileceğimiz bize dair şunlar da var: toplum olarak görsellikle yaşadığımız genel sorun, görsel tarihe yabancılığımız, bilgiyi görsel bir malzemeden söküp alabilme yetisinden yoksunluğumuz... Bir anlatıcı kalmadıkça hikâyeyi göremez oluyoruz. Ezberciliğimizin de aslen sebebi bu aslında. Tüm bunları Serttaş sanatçı kişiliğinin ötesinde araştırma merakı ve antropoloji kökenleri ile kapısını araladığı sanatın öykündüğü, kapısı herkese açık fotoğraf stüdyolarıyla, bilginin peşinde belgeliyor. İlk projesi ‘Stüdyo Osep’ten beri bu bizim de izleyici olarak alışkanlıklarımızdan biri haline geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SALT Galata’da ‘Açık Arşiv’ üst başlığı ile açılan ilk arşiv projesi ‘Foto Galatasaray’ Serttaş’ın bir önceki fotoğraf stüdyosu projesi ‘Stüdyo Osep’ ile aslında içerik, teknik özellikleri bakımından taban tabana zıt bir proje. ‘Stüdyo Osep’ projesinde Osep (Minasoğlu) hayatta, elinde fotoğraf arşivinin yangından kurtardığı bir bölümü ile Serttaş’ın karşısında duruyorken, İstanbul’un hatta Türkiye’nin ender kadın stüdyo fotoğrafçılarından Maryam Şahinyan, Serttaş onun arşivine Yetvart Tomasyan’ın deposunda 25 yıllık bir gömüde ilk elini sürdüğünde, paralel bir evrende kimbilir kimleri görüntülüyordu. Hayatta değildi ve hakkında bilinen çok az şey vardı. Ardında bıraktığı arşiv ise İstanbul Beyoğlu’nun 1935-85 yılları arasında demografik yapılar hakkında inanılmaz bir bilgi kaynağı oluşturuyordu. Serttaş, iki yıl boyunca tek gün aksatmadan bu külliyatın antropolojik kazısına adadı kendini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serttaş’ın projedeki rolünü ‘Foto Galatasaray’ kitabında ‘Arşiv Bekleyemez’ adlı önsözünde Vasıf Kortun üstüne tek bir kelime edilemeyecek kadar güzel açıklıyor; “Serttaş, projenin ana muhatabı olarak birkaç rol üstlendi: İki yıl boyunca asistanlarıyla birlikte negatifleri temizleyen, sabitleştiren, dijitalleştiren ve dijital olarak onaran bilimci restoratör; Maryam Şahinyan’ın hayatı ve yaşamış olduğu zamanla ilgilenen araştırmacı; imgelere bakarak sergi için yeni sahneler icat eden ve kurgulayan sanatçı; İstanbul’un kaybolan topluluklarının kahredici hikâyelerinin anlatılması için bu imgelerin gücünü harekete geçiren aktivist”.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabır, hürmet ve tek bir doz azalmadan heyecan ve merakın sürüklediği iki yılın ardından arşiv kamuya açıldı. Sonuç tek kelimeyle inanılmaz. Her biri teker teker görselleştirilen 1139 film kutusu dolusu 200.000’e yakın film... Orijinal haliyle aile isimleriyle sınıflandırılmış, neredeyse tamamı kronolojik bir İstanbul ütopyası var karşımızda. Cumhuriyet sonrası yaşamı fısıldayan bir sivil anlatı... Akıl almaz mizansenler var. Şahinyan’ın takip ettiği aileler, din adamları, travestiler, masonlar, öğrenciler, zenciler... Adeta bir kentin geçirdiği tüm kültürel dönüşümler, bir film şeridi gibi akıyor gözlerimizin önünden. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ay kendinize bir iyilik yapın ve bu sergide gözlerinizi açın. Yakın tarihinize dair kültürel dönüşümleri, bir başka yerde okuyamayacağınız, bir anlatıcının size aktaramayacağı gerçek İstanbul kesitleriyle bu arşiv ile buluşun, ‘boşluklarınızı’ doldurun. Hiçbir yönlendirmeye ihtiyacınız yok. İlgi alanlarınız neyse, siz kimseniz, ne taraftarıysanız, nelerden çekiniyor, nelere sempati duyuyorsanız tüm bunlar doğrultusunda göreceksiniz bu sergiyi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serttaş’ın bu ay şehirdeki ikinci sergisi ‘Orta Doğu Havayolları’ ise artSümer’de 2012’nin ilk 13. Cuma’sında açılıyor. Sergi odağına Serttaş’ın son iki yılını Maryam’ın arşivinin yanı sıra adadığı Doğu Akdeniz çalışmalarını yerleştiriyor; bir Lübnan yolculuğunun ardından sık sık yenilenen Beyrut-İstanbul seferleriyle Serttaş’ın bu üç yıla dair biriktirdikleri kolaj, enstalasyon, hazır malzeme, desen, bulunmuş nesneler gibi farklı anlatım biçimleriyle bu sergide bir araya geliyor. Foto Galatasaray’ın dolu dolu üç seneyi bulan hazırlanma sürecine paralel olarak gelişen sergi, Serttaş’ın rastlantısallıklar üzerine kurduğu Beyrut-İstanbul hattında vuku bulan bir deneyimler dizisi olarak okunabilir. Sanatçının “kendimden, kendime doğru bir yolculuk” olarak tariflendirdiği süreç, Şahinyan arşivi üzerinde çok yoğun bir pratiği yerine getirirken buradan doğan yeni pratikler üzerine kurulu. Bu nedenle Foto Galatasaray’ın hemen akabinde ‘Ortadoğu Havayolları’nın kamuya açılması tesadüfi değil.   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Ortadoğu Havayolları’nın öyküsü, Serttaş’ın aynı isimli uçakta kendi aralarında konuşan iki hostesi anladığını farketmesiyle yolculuğun ilk saniyelerinde başlıyor. Çok yakın bir döneme kadar aynı alfeyi paylaştığımız Ortadoğu kültürü ve Cumhuriyet sonrası daha çok Ortadoğu’da süregiden Osmanlı yaşantısının farklı katmanları arasında adeta arkeolojik bir kazıya girişiyor sanatçı. Hatırlamamak üzerine kurulu düzenimizin önemli bir parçası olan bu topraklar, postkolonyalizmin tarihsel çıkmazlarında sıkışan, sürekli değişen politik dinamiklerin yer yer inceltip kalınlaştırdığı ama her daim dengesizleştirdiği dönüşüm, Ortadoğu dendikçe ilk akla gelen büyük Ortadoğu projesi ve arkeolojik hazineleri içine alan büyük bir kazanda kaynıyor. Serttaş’ın yine araştırmacı, sanatçı ve yazar kimliğiyle süzgeçten geçirdiği bir proje olarak karşımıza çıkıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Ortadoğu Havayolları’na dair:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Amin Maalouf’un yarıda kalmış hissi uyandıran ‘Doğunun Limanları’ isimli başyapıtı üzerine bugüne değin hangi işaretleri koyabildik? Ve şimdi her sabah başka gözlerin önüne sereserpe uyanan bu tekinsiz coğrafyayı üretmeye hangi işaretleri kullanarak başlamalıyız? Daha yalın hali ile, biz içeridekiler için Ortadoğu hangi işaretlerle başlar ve de hangileriyle sonlanır? Döngüsel ise eğer, mutlaklığı nerede vuku bulur? Bu iki hafıza merkezi arasındaki algı katmanları, hangi göstergeler üzerine inşaa edilir? Kısacası, elimizde bu türden bir reçete var mı?” - Tayfun Serttaş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Açık Arşiv 1 - ‘Foto Galatasaray’&lt;br /&gt;&gt; 22 Ocak &lt;br /&gt;SALT Galata (0212) 3342222&lt;br /&gt;Bankalar Caddesi 11, Karaköy&lt;br /&gt;Pazar, Pazartesi hariç hergün &lt;br /&gt;12:00-20:00, Pazar 10:30-18:00 arasında açık&lt;br /&gt;www.saltonline.org&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Ortadoğu Havayolları’&lt;br /&gt;13 Ocak &gt; 18 Şubat&lt;br /&gt;artSümer (0212) 2491035&lt;br /&gt;Mumhane Cad. Laroz Han 67/A, Karaköy&lt;br /&gt;Pazar, Pazartesi hariç hergün &lt;br /&gt;11:00-19:00 arasında açık&lt;br /&gt;www.artsumer.com&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-Lu3SDhlzaMI/TwXEQsT6VfI/AAAAAAAADnw/oNN2MgrwHCU/s1600/img072.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 297px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-Lu3SDhlzaMI/TwXEQsT6VfI/AAAAAAAADnw/oNN2MgrwHCU/s400/img072.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5694173094931486194" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-mrsjIz7Zu8E/TwXEQD9TfaI/AAAAAAAADnk/t7FUDZLly8U/s1600/img071.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 301px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-mrsjIz7Zu8E/TwXEQD9TfaI/AAAAAAAADnk/t7FUDZLly8U/s400/img071.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5694173084099247522" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-LvC1J8uX3Ps/TwXIVDsp85I/AAAAAAAADoI/GWmsDBSKAnU/s1600/img071.ilanjpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 157px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-LvC1J8uX3Ps/TwXIVDsp85I/AAAAAAAADoI/GWmsDBSKAnU/s400/img071.ilanjpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5694177567975273362" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: Merve Arkunlar - Time Out İstanbul&lt;br /&gt;Sayı: Ocak 2012-1 Sayfa: 110-111&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-2106804902736856121?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/2106804902736856121/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/kulturun-tozu-olsa-time-out-istanbul.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/2106804902736856121'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/2106804902736856121'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/kulturun-tozu-olsa-time-out-istanbul.html' title='Kültürün Tozu Olsa / Time Out İstanbul - Merve Arkunlar'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-L77fOTw4XsE/TwXFK84RhcI/AAAAAAAADn8/OeKsY6aM0I0/s72-c/01.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-1692760253286605928</id><published>2012-01-05T16:45:00.003+02:00</published><updated>2012-01-05T16:54:45.636+02:00</updated><title type='text'>Foto Galatasaray / SALT Galata</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-70AUqEs3KGk/TwW5Hv2PiGI/AAAAAAAADnY/tjovibmyqNk/s1600/Picture%2B1.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-70AUqEs3KGk/TwW5Hv2PiGI/AAAAAAAADnY/tjovibmyqNk/s400/Picture%2B1.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5694160846634059874" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-WGJi9oFJ-Qg/TwW5HSjkflI/AAAAAAAADnM/Lye2Ryxl4_w/s1600/Picture%2B2.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-WGJi9oFJ-Qg/TwW5HSjkflI/AAAAAAAADnM/Lye2Ryxl4_w/s400/Picture%2B2.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5694160838771113554" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-3dgiePkRu4Q/TwW5GgNRw7I/AAAAAAAADnE/Wkl4sAJkzyo/s1600/Picture%2B3.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 269px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-3dgiePkRu4Q/TwW5GgNRw7I/AAAAAAAADnE/Wkl4sAJkzyo/s400/Picture%2B3.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5694160825255838642" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-AEEmNMEIjuM/TwW5GHxjZlI/AAAAAAAADm0/xhAW7XT6Quc/s1600/Picture%2B4.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-AEEmNMEIjuM/TwW5GHxjZlI/AAAAAAAADm0/xhAW7XT6Quc/s400/Picture%2B4.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5694160818697102930" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-NVcjtQKuKBs/TwW4f21p8-I/AAAAAAAADmo/TczCzM4jx7I/s1600/Picture%2B5.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 269px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-NVcjtQKuKBs/TwW4f21p8-I/AAAAAAAADmo/TczCzM4jx7I/s400/Picture%2B5.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5694160161315877858" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-4IbNqbLGJgM/TwW4fYT-rdI/AAAAAAAADmc/LCyslNosqVw/s1600/Picture%2B7.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 262px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-4IbNqbLGJgM/TwW4fYT-rdI/AAAAAAAADmc/LCyslNosqVw/s400/Picture%2B7.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5694160153121566162" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-CtQqZifr3Rs/TwW4e9bXIOI/AAAAAAAADmQ/_TWce4uuXVM/s1600/Picture%2B8.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 273px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-CtQqZifr3Rs/TwW4e9bXIOI/AAAAAAAADmQ/_TWce4uuXVM/s400/Picture%2B8.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5694160145904771298" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-LMM__CX8tJg/TwW4epwAtrI/AAAAAAAADmE/WaTL02dk1lM/s1600/Picture%2B9.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-LMM__CX8tJg/TwW4epwAtrI/AAAAAAAADmE/WaTL02dk1lM/s400/Picture%2B9.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5694160140622673586" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-qMpCOvLJTwM/TwW4eemkN7I/AAAAAAAADl4/uufdqsj955Y/s1600/Picture%2B10.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 265px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-qMpCOvLJTwM/TwW4eemkN7I/AAAAAAAADl4/uufdqsj955Y/s400/Picture%2B10.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5694160137630267314" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-uA7jAb0VvmI/TwW39tHQ4LI/AAAAAAAADls/9Hn96NLfRLU/s1600/Picture%2B11.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 269px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-uA7jAb0VvmI/TwW39tHQ4LI/AAAAAAAADls/9Hn96NLfRLU/s400/Picture%2B11.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5694159574589825202" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-BYa1p4Vmogs/TwW387KBSeI/AAAAAAAADlg/_cA3lv5MKhk/s1600/Picture%2B12.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-BYa1p4Vmogs/TwW387KBSeI/AAAAAAAADlg/_cA3lv5MKhk/s400/Picture%2B12.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5694159561179613666" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-0LEdlRLFWmY/TwW38Kwe9LI/AAAAAAAADlU/QzqCoFbIVH8/s1600/Picture%2B13.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 177px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-0LEdlRLFWmY/TwW38Kwe9LI/AAAAAAAADlU/QzqCoFbIVH8/s400/Picture%2B13.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5694159548187604146" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Installation Photographs by Serkan Taycan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SALT Online'ı Google+ çevrelerinize ekleyerek, SALT'ın geçmiş ve güncel sergilerinden fotoğrafları görüntüleyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Add SALT Online to your Google+ circles, view photos of SALT's past &amp; present exhibitions and more.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-1692760253286605928?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/1692760253286605928/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/blog-post.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/1692760253286605928'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/1692760253286605928'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/blog-post.html' title='Foto Galatasaray / SALT Galata'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-70AUqEs3KGk/TwW5Hv2PiGI/AAAAAAAADnY/tjovibmyqNk/s72-c/Picture%2B1.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-8540405675015910816</id><published>2012-01-05T09:37:00.012+02:00</published><updated>2012-01-05T10:16:28.848+02:00</updated><title type='text'>Tayfun Serttaş ile Röportaj; Maryam Şahinyan ve Foto Galatasaray / FOTORİTİM - Berna Akçam</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-GuOPjrbmLnY/TwVUJ-YzfBI/AAAAAAAADlE/c8R_aFZ2ZB8/s1600/03.1936.13x18cm.glass%2Bplate.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-GuOPjrbmLnY/TwVUJ-YzfBI/AAAAAAAADlE/c8R_aFZ2ZB8/s400/03.1936.13x18cm.glass%2Bplate.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5694049834222451730" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Berna Akçam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Sanatçı kimliğinizin yanında, fotoğraf üzerine araştırmalar da yapıyorsunuz. Bunlardan söz edebilir misiniz?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Burada bir şeyin altını iyi çizmek gerekiyor. Sanatçı kimliğimle fotoğraf üzerinde fotografik kriterler üzerinden çalışmıyorum. Bu nedenle fotoğraf daha çok benim inşaa etmeye çalıştığım ara disiplin açısından konteyner işlevi görüyor. Fotoğrafın aktarım gücü üzerinden peşine düştüğüm tartışmalar daha çok günümüz sanatının üzerine odaklandığı konular. İlk etapta ben yalnızca medium’u dönüştürüyorum gibi bir kanıyla yaklaşabiliriz. İkinci etapta ise onları sosyal bilimlerle ilişkilendiriyorum. Bu bağlamda fotoğraf benim için fotografik bir tartışma olmaktan tümüyle çıkıp, barındırdığı imgesellik bağlamında devreye giriyor. Fotoğrafın, modern zamanların en kuvvetli hafızası olduğuna inanıyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuya bu sergi bağlamında bakacak olursak bambaşka bir yaklaşımı daha koymak gerekir. Foto Galatasaray özelinde her bir fotoğraf öncelikle verili birer data. Serginin merkezindeki tag sistemini de inşaa ederken, meta-data boyutu üzerinden hareket ettik. 1012’nin ortasından itibaren tüm imajları aynı zamanda web üzerinden dolaşıma sokacağız. Böylelikle dünyanın çok farklı noktalarından dileyen herkes bu imajlara eşit olarak ulaşabilecek ve o süreçte kimliklendirmeye geçeceğiz. Maryam Şahinyan’ın stüdyosuna gidip gelen müşterin çok büyük bir bölümü bugün diaspora statüsünde yaşıyor. O insanlarla arşiv üzerinden yeni bir network oluşturarak fotoğrafı aynı zamanda kendi tarihini üretebilen bağımsız bir mecra olarak kullanacağız.      &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Bu muhteşem arşivi bir tesadüf ile buldunuz. Bize bunu ve neler hissettiginizi anlatır mısınız?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arşivi ben bulmadım aslında arşiv beni buldu. Çok tuhaftı, 90’lı yılların başında o depoya kapanıyor ve neredeyse 20 yıla yakın bir süre de kimse tarafından dokunulmuyor. Aynı zamanda benim yayinevimin de sahibi olan Yetvart Tomasyan’ın koruyuculuğunda bugüne ulaşan olağanüstü bir malzeme. İlk gördüğüm andan itibaren çok etkilendim ve işte 3 senedir o etkiden çıkabilmiş değilim... İlk etapta beni endişeye düşüren tek şey tüm arşivin filmlerden meydana gelmesiydi, neredeyse hiç baski yoktu elimizde ve filmler üzerinden bir arşivin içeriğini anlayabilmek hiç kolay değil. Bu nedenle ilk dört ay boyunca kendime arşiv ile tanışmak için zaman tanıdım. Bu süre geçip, arşivin beklentilerimi karşıladığını gördüğümde çalışmaya profesyonel olarak başladım. Böylelikle iki buçuk senelik bir yeniden görselleştirme serüveni başlamış oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;50 yıllık bir dönemi kapsayan bu fotoğraflara baktığınızda o günlerdeki stüdyo fotoğrafçılığı, müşteri profili, fotoğrafın hayat içindeki önemi nasılmış?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“O günler” olarak tariflendirmeye çalıştığımız dönem de çok göreceli aslında. Aynı caddeyi paylaşan beş farklı fotoğraf stüdyosunu inceleseniz beş farklı analize ulaşabilirsiniz. Çünkü o stüdyonun koşullarını belirleyen şey dönemden ibaret değil. Aynı zamanda fotoğrafçının kim olduğu, mesleki yaşamı boyunca nasıl bir network yarattığı, ne gibi teknik imkanlara sahip olduğu gibi, çok uzun bir liste aslında... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin benim bir önce çalıştığım Studio Osep, Foto Galatasaray ile aynı caddeyi paylaşmasına rağmen Beyoğlu’nun bambaşka bir yüzüne hitap ediyordu. Koca Osep arşivinden tek bir düğün ve çocuk fotoğrafı çıkmadı neredeyse desem inanır mısın? Çünkü semtin şov dünyasıyla, Yeşilçamla, arka sokaktaki genelevde çalışan hayat kadınlarıyla, yeraltıyla çalışan bir stüdyo Osep. Foto Galatasaray ise aynı caddenin bir başka yüzü. Bu kez olağanüstü demografik bir malzeme ile karşı karşıyayız. Tümüyle aileler, belli cemaatler, o cemaatlerin seremonileri üzerine belirliyor Maryam Şahinyan kitlesini. Kadın olması stüdyoya çok özel bir ayrıcalık katıyor, neredeyse bir erkek fotoğrafına karşı on kadın fotoğrafı ile karşı karşıyayız. Teknik donanımlarını hiç değiştirmemesi, 1985’e kadar siyah beyaz tabaka film kullanamya devam etmesi, stüdyo dekorunda 50 sene boyunca hiçbir yenilenmeye gitmemesi ve Birinci Dünya Savaşından kalan körüklü kamerasıyla adeta zamanı askıya alıyor ve yakın tarihe direniyor aslında Maryam Şahinyan. Bu açıdan, kendi gibi konservatif bir network yaratıyor. Buradan doğru anlamaya ve okumaya çalışıyoruz o tarihi. Fakat Foto Galatasaray’a da bakıp, tüm bir dönemi bu stüdyo üzerinden analiz etmeye kalkışmak problemli olabilir çünkü bir yan sokakta Stil var örneğin, semtin kalbur üstü sakinleriyle çalışan oldukça pahalı ve her dönemde kendi modasını yaratmış bir mekan. İşte biraz daha ilerid Osep var, Galata tarafında Belman var, yalnızca Musevilerle çalışıyor diyebiliriz, tipik bir cemaat fotoğrafçısı, tüm bu mekanla arasında çok özel bir konumu var Foto Galatasaray’ın. O İstanbul’un belki de en nostaljik yüzü fakat bir o kadar sert okuyabiliriz aynı tarihi bugün.  &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;Bu arşivi nasıl saklıyorsunuz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bildiğin gibi filmler oldukça kısa ömürlüdür ve gerçekte 15 seneyi geçmiş her film risk altındadır. Cam negatifler ve tabaka filmlerin korunması hayli maliyetli ve zor bir iş. Karanlıkta, ultraviyole ışık altında, sıfır derecede ve sıfır nem oranında korunmaya alınması gerekiyor. Deyim yerindeyse dondurularak uyutulması gerekiyor. Böyle bir düzeneği kişisel olarak kurmam ne yazik ki mümkün değil. Sonrasında arşivlerin korunması genellikle kurumlar aracılığıyla oluyor. Ben bu yetkiyi kurumlara tanıyorum ve bu nedenle özellikle bu konuda uzmanlaşan kurumlarla iletişim halinde oluyorum.     &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Üç yıllık bir araştırma ve hazırlama süreciniz olmuş. Bize biraz bu hazırlık aşamasından, sergi hazırlıklarında bahseder misiniz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;On seneye yakındır fotoğraf arşivleri ile çalışmama rağmen şu ana kadar bu sayıda bir cam negatif koleksiyonuyla karşı karşıya kalmamıştım. Özellikle bu aşamada Beyrut – İstanbul arasında mekik dokudum diyebilirim. Merkezi Beyrut’da bulunan Arab Image Foundation tüm Ortadoğu stüdyo arşivleri ile çalışan çok büyük bir merkez. Benim bireysel merakım ve sanatçı pozisyonumla yaptığım şeyi, onlar kurumsal olarak yapıyorlar. Bu konuda oradan çok şey öğrendim. Serginin enformatik bölümünde Arab Image Foundation ile yaptığım çalışmalarda öğrendiğim tekniklerin de bir sunumuna yer verdim. Fimlerin temizliğinden, tasnifine, görselleştirilen imajların scann değerlerinden, dijital restorasyonuna kadar çok zahmetli ve dikkat isteyen bir iş.   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk günden itibaren bizim için şu prensip çok önemliydi. Bu arşivde hiçbir seçkiye gitmeyecek ve ne gördüysek, kutuların içerisinde ne varsa, ne kadar varsa hepsini kullanacaktık. 200 bine yakın filmin tamamının yeniden görselleştirilmesi gibi hayli ciddi bir sorumluluk bu, o nedenle proje üç yıla yayıldı. Projenin sunumunu da buna göre tasarladık. Sergide tek bir basılı fotoğraf görmenizin imkanı yok. Herşeyi bugünün teknolojisinin bize sunduğu imkanlar dahilinde tasarladık. Bir veri tabanı üzerinden izleyiciye açıyoruz sergiyi ve burada ziyaretçiler kendi ilgi alanlarına göre hangi imaj gruplarıyla ilgilenmek istiyorlarsa oraya yöneliyorlar. Dilerlerse kronolojik olarak da incelemeri mümkün. Imajlarin tümünü görmek ise ortalama 5 ay gerektiren bir ciddi mesayi istiyor.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Sergiye gelen tepkiler ve sizin izlenimleriniz nelerdir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim Stüdyo Osep döneminden beri arşiv çalışmalarımı yakından takip eden kemik bir izleyicim var. Onlar benim ne yapmaya çalıştığımı, bunu neden yaptığımı, buradan ne gibi analizlere varabileceğimi çok iyi biliyorlar. O grup açısından Foto Galatasaray zirve oldu. Benim şu an daha çok ilgilendiğim ise bu tip projelerle ilk kez deneyim kuran genç jenerasyon. Onların meraklarına, o merakları gidermeye gerçekten bayılıyorum. Foto Galatasaray sürecine paralel olarak ortaya çıkan en hayret verici tepki ise o sergiye insanların bireysel arşivleriyle gelmeye başlamaları. Sergi açıldığı günden beri aileler, ellerinde albümlerle geliyorlar. Ben Foto Galatasaray’in hiç bilmediğim ve de göremediğim baskılarını sergi açıldıktan sonra gördüm. Maryam Şahinyan ne tip kağıtlar kullanırmış, baskı kontraslarını nasıl ayarlarmış, ne boyutlarda basarmış imajları yeni yeni öğreniyorum. Yoktu çünkü. Onun yakın dostları, tanıyanları, stüdyonun müdavimleri, hatta Paris’de yaşayan ve açılış gecesinde bize çok büyük bir sürpriz yapan akrabaları benim tek başıma yaratmamın imkansız olduğu bir değer kazandırıyorlar sergiye. İnan biz bu kadarını beklemiyorduk, kendiliğinden oldu ve bir anda sanki o insanlar kozalarından çıkıp projenin birer parçasına dönüştüler... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hergün böyle insanlar geliyor artık, duyan geliyor, çantalarında Maryam Şahinyan tarafından çekilmiş fotoğraflarla. Benim yaptığım işin hayatta çok derin bir karşılığı var. Bunu hep söyledim ama kanıtlayamıyordum. Çünkü orada anonim olarak izlediğimiz tüm fotoğraflar birilerinin hafızasında gerçekliğe tekabül ediyor. Evlerinde, odalarının duvarlarında asılı belki o insanların. Çerçevesiyle duvardan çıkartıp getiren de oldu, işte bu Foto Galatasaray’ın aynı zamanda nasıl bir toplumsal gerçekliğe dayandığının en büyük göstergesi. Proje şimdiden nefes alıp veren organik bir yapıya büründü diyebiliriz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Sergi önümüzdeki dönemlerde başka yerlerde de yapılacak mı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıkçası henüz bunun üzerine oturup düşünmeye fırsatımız olmadı, şimdiden bazı davetler var, bunlar içerisinde Yerevan ve Beyrut bu proje bağlamında beni çeken şehirler. Ancak Foto Galatasaray’ı aşina olduğumuz anlamda normatif bir sanat sergisi olarak düşünmemek lazım. Röportajlarda adına her ne kadar sergi desek de bu bir açık arşiv projesi. Ben görüşmelerde bilinçli olarak bu detayın üzerinde durmuyorum çünkü alışık olduğumuz bir dil var ve de nihayetinde evet bir sergi de söz konusu. Fakat konuya profesyonel açıdan baktığımızda bir açık arşivin önceliklerini, bir serginin öncelikleriden ayırmak gerekiyor. Konunun sanatsal olduğu kadar arşivsel bir boyutu ve başka bağlamları var burada. Fiziksel arşivi sergileme kısmı işin en sembolik yönü diyebilirim. Arşivin web üzerinden tüm dünyaya açılmasıyla, çok engin bir bilgi havuzu oluşmaya başlayacak. Mekansal kurulumlara ihtiyaç duymaksızın arşivin tüm dünyada erişilebilir olması şu an bizler için çok daha çekici bir çalışma nedeni. Sergilemek tek başına ulaşılabilirlik açısından yeterli değil. Düşünelim, bu ilk gösterim 22 Kasım – 22 Ocak arası İstanbul’da olan yada bu tarihler arasında yolu İstanbul’a düşen bir grup şanslı izleyiciye açık aslında. Halbuki günümüz teknolojisi özellikle bu tip malzemelerde bize olağanüstü fırsatlar sunuyor. Meselemiz bu arşivi gerçek anlamda kamuya açmak ve erişilebilir kılmak ise klasik sergileme tekniklerinden ötesini düşünmeliyiz. Şu sıralar daha çok işte buna kafa yoruyoruz.          &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Eski fotoğraflara baktığınızda duygusal olarak neler hissediyorsunuz? Orada gördüğünüz insanlar ve onarlın bilinmedik hikayeleri….&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seriler üzerinden tanıyorum ve tanımlıyorum bir süredir arşivi. Şaşıracaksın belki ama onbinlerce imaj içerisinde artık beni tek başına etkileyen özel bir kare yok. İki yıl boyunca neredeyse her gün yeni bir kareye hayran olarak yaşadım. Bir fotoğraf görüyor, “tamam işte favorim bu, buldum!” diyordum, hemen akabinde geliyordu ondan kat be kat etkileyicisi.  Son radde de sanırım hepsini unuttum. O kadar büyük ki, her mizansen ailesinden binlerce birikmeye başladığında tek bir imaj üzerinden düşünemiyorsun. Gruplar üzerinden gidiyorum bazen, bazen içerikler üzerinden. Bunlar arasında bence son dönem ilginç, 1970 sonrası iç göçün stüdyoda hissedilmeye başlanması. 1980’lerle birlikte 40’ların kentli Foto Galatasaray’ı adeta bir taşra stüdyosuna dönüşüyor. Haçlı kolyelerin yerini beşi bir yerdeler, breton şapkaların yerini başörtüleri, döpiyeslerin yerini şavlarlar alıyor. Ailelerdeki çocuk sayısı bir anda katlanıyor, mizansenler dönüşüyor, kadınlar arka planda ayakta, erkekler önde otururken izliyoruz artık aileleri. Böylesi bir dönüşüme tanıklık etmek, arşiv kronolojisi içinde bunu bu kadar keskin izlemek benim için hayret vericiydi. Ne oldu(?) sorusuna buradan yanıt vermeye başlayabiliriz sanırım. Maryam Şahinyan’ın stüdyonun son 20 senesine nasıl katlandığı ise apayrı bir soru.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Biraz da kitaptan bahseder misiniz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Basımı Aras Yayıncılık tarafından gerçekleşen “Foto Galatasaray – Studio Practice by Maryam Şahinyan” projenin bir diğer ayağı oldu. Bu çalışma aracılığıyla öncelikle benim seçkim olan 1.000’e yakın imaji ilk ve tek kez basılı olarak kullandım. Vasif Kortun ve Karin Karakaşlı’nın yazılarıyla katkı verdiği çalışma iki yazınsal, iki albüm olmak üzere toplam dört temel bölümden oluşuyor. İlk bölümde biyografik olarak Maryam Şahinyan’ı tanıyoruz ve onun yaşamından kısa kesitlerle küçük bir yakın tarih okuması yapılıyor. Bu bölümün akabinde, kadın, Ermeni ve Hıristiyan olarak Maryam Şahinyan’ın kimliğinin stüdyoya nasıl etki ettiği inceleniyor. Normatif kriterler üzerinden bir Foto Galatasaray haritası diyebiliriz bu bölüm için. Serbest Okumalar başlıklı ikinci bölümde ise bu kez kimlik, kültürel temsiliyet, toplumsal cinsiyet, moda, göç ve değişme gibi daha teorik başlıklar üzerinden Foto Galatasaray’ı mercek altına alıyorum. Aslında bu proje üzerinden daha ne gibi projeler inşaa edilebileceğine dair bir açıklıkla arşivi sosyolojik ve tarihsel boyutu üzerinden tartışıyorum. Belirli kavramlarla arşiv arasında bir iletişim kurmanın yöntemlerini deniyorum. Böylelikle arşivi günümüz tartışmalarına eklemlemeye çalışıyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitabin son iki bölümünü meydana getiren albümler Özdeşler ve Aynadan Bakanlar başlığını taşıyor. Özdeşler, aralarında hiçbir fiziksel - genetik - aynılık olmaksızın aynı şeyleri giyip, aynı saç modellerini kestirip, aynı aksesuarları kullanarak kamera karşısında bir tür ikizlik oyunu oynayanlara dair. Tüm arşiv içerisinden yaptığım geniş bir Özdeşler koleksiyonu paylaşıyorum bu bölümde. İkinci albüm ise daha çok Maryam Şahinyan’ın estetik anlayışını gözler önüne seren çok daha özel bir koleksiyondan meydana geliyor. Maryam Şahinyan mesleki yaşamının tümü boyunca bazı müşlerilerini ayna yansımalarıyla birlikte fotoğraflıyor. Kendisini ve kamerasını 45 derecelik bir açıyla kadrajın dışarısında saklayarak ürettiği bu olağanüstü fotoğraflar hiçbir stüdyo arşivinde karşılaşamayacağımız türden. Grafik değerleri üzerinden bakıldığında aslında burada da bir ikizlik var. Bir önceki imajlarda farklı bedenler üzerinden izlediğimiz ikiliği bu kez aynı insanın aynadaki yansımasıyla birlikte çekilen fotoğrafı üzerinden izliyoruz. Foto Galatasaray kitabı, alışık olduğumuz nostaljik fotoğraf albüm kitaplarından oldukça ayrıksı, günümüz sorunsalları üzerinden bu malzemeye farklı bir içerik kazandırmak üzere hazırlandı. Bu açıdan kendi alanında - Türkçe olarak - emsalsiz diyebilirim. Fotoğrafın, arşivler üzerinden hiç tartışmadığımız bir yönünü tarışmaya açıyoruz burada.     &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Bu tür eski dönem fotoğrafları internette kolleksiyonerlerce alınıp satılıyor, bu piyasa hakkında bize biraz bilgi verebilir misiniz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıkçası işin bu kısmı hiç dikkatimi çekmedi. Sahaftan seçip beğenerek fotoğraf almışlığım çoktur. Hatta bireysel olarak tüm bu projeler dışında küçük bir fotoğraf koleksiyonuna da sahibim. İnternet üzerinden bu satışlar nasıl gerçekleşiyor incelemedim. Bahsini ettiğin fotoğraflar sanırım daha çok antika değeri üzerinden alınıp satılıyor. Ben daha yakın dönemle, Cumhuriyet sonrası ile ilgiliyim zaten ve de şu an için antika değerinde diyebileceğimiz hiçbir fotoğrafa sahip değilim. Bilemiyorum gerçekten.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Bu tür başka araştırmalar da yapıyor musunuz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırma dediğiniz süreç içerisine girdiğiniz an bir daha çıkmanızın hayli zor olduğu bir sarmal. Yaşam formuna dönüşüyor bir süre sonra. Araştırma hep devam ediyor diyebiliriz benim için. Yeni arşivler de var, bazı görüşmeler oluyor fakat burada ayır edici olan nitelik. Ben bu işi kurumsal değil bireysel inisiyatifimle yürütüyorum. O nedenle hiçbir zaman, örneğin Arab Image Foundation gibi bir süreklilikle çalışmayacağım. Zaten öyle olmadığı için, en çokta bir “sanatçı pratiği” olarak tatmin edici geliyor bana bu iş. Bundan da şu doğuyor, gerçekte ben karşıma çıkan tüm fotoğraf stüdyolarının arşivlerini görselleştirmek gibi bir iddia içerisinde değilim. Kendi bireysel tarihimle örülü bir seçicilik içerisinden yaklaşıyorum arşivlere. İstanbul’da önüme yüz ayrı arşivi kapsayan bir liste serilseydi, inan bunlardan ilk ikisi yine Stüdyo Osep ve Foto Galatasaray olurdu. Bu bağlamda arşiv, beni heyecanladırabilmeli. Çünkü başına çok ciddi bir dert alıyorsun aslında ve yıllar boyunca sayısız farklı işe harcayabileceğin enerjini tek bir şey için harcıyorsun. Geri dönüşü çok uzun zaman istiyor ve aşırı zahmetli. Pragmatik açıdan bir karşılığı görünmediğine göre, iş yine her halükarda benim bilinçaltıma dönüyor. O arşivi arzulamalıyım, arzularsam neden olmasın. Sabrın sırrı onu gerçekten arzulamakta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Link: http://www.fotoritim.com/yazi/tayfun-serttas-ile-roportaj--maryam-sahinyan-foto-galatasaray&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-8540405675015910816?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/8540405675015910816/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/tayfun-serttas-ile-roportaj-maryam.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/8540405675015910816'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/8540405675015910816'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/tayfun-serttas-ile-roportaj-maryam.html' title='Tayfun Serttaş ile Röportaj; Maryam Şahinyan ve Foto Galatasaray / FOTORİTİM - Berna Akçam'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-GuOPjrbmLnY/TwVUJ-YzfBI/AAAAAAAADlE/c8R_aFZ2ZB8/s72-c/03.1936.13x18cm.glass%2Bplate.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-7373149088173879224</id><published>2012-01-03T02:04:00.001+02:00</published><updated>2012-01-03T02:28:05.492+02:00</updated><title type='text'>01.01.2012</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-CD0hm3Y1IJY/TwJLjtalVNI/AAAAAAAADk4/UXqck22xrFU/s1600/IMGP3074.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 268px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-CD0hm3Y1IJY/TwJLjtalVNI/AAAAAAAADk4/UXqck22xrFU/s400/IMGP3074.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5693195955808326866" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-7373149088173879224?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/7373149088173879224/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/01012012.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/7373149088173879224'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/7373149088173879224'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2012/01/01012012.html' title='01.01.2012'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-CD0hm3Y1IJY/TwJLjtalVNI/AAAAAAAADk4/UXqck22xrFU/s72-c/IMGP3074.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-7101560061164189664</id><published>2011-12-31T15:40:00.002+02:00</published><updated>2012-01-15T21:28:23.686+02:00</updated><title type='text'>Sanatçı arka bahçe eki midir? / Ali Akay</title><content type='html'>SANATÇI ARKA BAHÇE EKİ MİDİR?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;ALİ AKAY&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçişleri Bakanı Sayın Şahin’in bir şahin grubu için sarf ettiği kelimeler ve önermeler Terörizmi değil de sanki bir Terör konuşmasını ifade etmekte. Sanatın ve sanatçıların özgürce ve inandıkları demokrasi anlayışı içinde eser verdikleri ve kendi doğrularını ifade yollarına başvurdukları tarihi bir olgudur. Tarih boyunca sanat yapanlar, bilimle uğraşanlar kendi doğrularını veya buluşlarını her zaman var olan kanıya veya inanca karşı üretmişlerdir. Bazen karşı gruplar tarafından da eleştirildiği söz konusu olmuştur; ancak bir toplumun her zaman sözcüleri olmuş olan düşünürleri aynı zamanda o ülkelerin tarihi gururları haline gelmiştir sonunda. Bugün Fransa’daki yasa tasarısına karşı çıkılırken de Voltaire’den söz etmekteyiz. İnsan Haklarının ve ifade özgürlüğünün önemine değinmekteyiz. Bilindiği üzere De Gaulle Fransız filozof ve edebiyatçı Jean-Paul Sartre’dan söz ederken ve Sartre’ın De Gaulle dönemi politikalarına karşı çıktığı bir sırada De Gaulle ‘’Sartre konuşabilir, O Fransa’dır’’ cevabıyla iktidarın akıl dolu bir şekilde cevaplar da üretebildiğinin güzel örneklerinden birisini tarihe kazandırmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanatçıların eserlerinin terörün ‘arka bahçesi’olduğu savı ise gerçek olamayacağı gibi bir totolojik itham olarak durmaktadır; sanat yapanın, şiir yazanın hukukla aykırı davrandığı gibi bir bakışın hukuk devletiyle bağdaşamayacağı da aşikar değil midir ? Hukuk devleti diye bir kavramın sayesinde sanatçılar ve düşünürler özgürce düşündüklerini doğru veya yanlış ne olursa olsun ifade etmek hakkına sahip olmaktadırlar. Doğru olmadığı zamanlar da neden doğru olmadığına dair bir tartışmanın kamuya açılması da demokratik ortamların düşünce egzersizlerinden biri olarak durmaktadır. Sanatçılarda kural olmadığını söylemek sanatçı ismine yapılan bir yanlış olarak durmaktadır: Sanatçı belirli bir tarihe, sanat tarihine ve siyaset tarihine yaslanarak ve de sanatın kurallarına göre sanatını icra etmektedir. Hukukta da kural vardır, sanatta da ( 20. yüzyılın ünlü Fransız Sosyolog Pierre Bourdieu’nün bir kitabının adı ‘’Sanatın Kuralları’’dır). İyiyi kötüden ayırt etmek sanatın kurallarından bir tanesidir. Hoş, güzel ve yüce kavramlarına dokunarak düşünen estetik dalının evrensel isimlerinden Kant’ın bakışının ne kadar uzağında olursak olalım, yine de estetik değerlerin kurallarının ne kadar farkında olduğumuzu düşünmek durumundayız. Sayın Bakan Şahin’i bu anlamda Kant’ın evrensel estetik kurallarına bakmaya davet etmek isterim. Bilmemek değil öğrenmemek diye öğretmişlerdi bizlere büyüklerimiz biz okullu öğrenci olduğumuz sıralarda. Hayat öğrenmekle geçen bir süreçte anlam kazanmakta ve öğrenmenin vereceği hoşnutluğun keyfi hayatı daha güzel kılmakta değil midir ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanatçıların belki kandırılmışı olabilir, ama sanatçı ismini taşıyanlar kandırılmakla değil, inandıklarıyla eser verenlere verilen isimdir. Kandırılanlar da elbette olmuştur, ama onlara tarih sanatçı isminden çok ideolog diye bir ad koymuştur. İdeoloji ise sıklıkla dile getirildiği gibi bir yanılsamadır, perdenin arkasında duran çarpıtılmış bir gerçektir; ve sanatlar özellikle modern diye adlandırılan sanatlar ideolojiden uzak bir şekilde nesnelerin gerçeğine, yanılsama üzerine kurulu perspektifin ötesine, temsiliyetin dışına çıkmaya uğraşmıştır. Sanat o bakımdan kandırılan bir şey olmaktan çok daha fazla gerçekliğe yaslanan ve itinayla temsiliyetin tuzaklarından kurtulan bir düzenleme olarak ele alınmıştır. Sanatçı psikolojik eser veren birisi değildir ve hiç bir zaman da olmamıştır; onu yapanlar ideologlar ve propagandacılardır ki, bunlara bugün sanatçı ismi verilmemektedir, artık. Sanatçı doğru olduğuna bütün kalbiye inanmış kimsedir ve ideolojiler tarafından ele geçirildiklerini anladıklarında da, bazen intihara kadar giden bir vicdan meselesiyle berberce yaşamayı tercih eden insanlar olmuşlardır. Teröristin tam tersidir. Kimi zaman tepeden terör ve aldan terör kavramları siyaset dünyasının kavramları arasında sayılabilse bile sanatçının bu iki tür terörle ve de hele hele psikolojik terörle asla ilişkisi tarih boyunca olmamış kimsedir. Etikası olan bir isimdir sanatçı, siyaseti değil, siyasetin yanılsatıcı boyutuna ters bakan birisine sanatçı denilmektedir . Propagandayı genelde yönetenler yapmaktadır, sanatçıların zaten böyle bir gücü de yoktur, sanat zayıflık ve güçsüzlük üzerine kuruludur; sanatın ifadesidir güçlü olan. Bakanın ‘arka bahçe ‘ diye adlandırdığı kurumlar ise tam tersine ifadenin özgürlüğünün ve kurallarının kendisi tarafından belirlenmiş olduğu alanlardır; disiplinlerine göre kendi iç yöntemleri, kuralları olan alanlardır; üniversiteler, kürsüler, derneklerin de kendi tüzükleri vardır ve bunlar yasallık, bilimsel ve demokratik kurallar üzerine yerleşmişlerdir. Bu alanların ülkeleri veya şehirleri de yoktur, her yer sanatçının çalışma alanı olabilmektedir, araştırma alanı olabilmektedir, konuşma ve ders yapma alanı olabilmektedir. Üniversiteler genelde şehirlerdedir, ama kolokyumlar bazen kırsal alanlarda da düzenlenebilmektedir; ‘’Abant Toplantıları’’ veya Fransa’daki ‘Royaumont Toplantıları’’ gibi yerlerde de oluşabilmektedir. Terörün sızdığı alanlarda sanata yer yoktur, bilime de yer yoktur. Bunlar tam tersine akıl ve aklın araçlarının çalıştığı alanlardır. Yok etmek değil, üretmek üzerine yapıcı yerlerdir. Yapıcılık, Konstrüktivizm, düşüncenin 20. yüzyıldaki adlarından birisidir. Sanat bir zehir ve panzhir, tabii, olabilir, ama Eczacılığın mesleği zaten bu değil midir ? Pharmakon adını vermekteydi ünlü bir filozof, Jacques Derrida.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanatçı ‘arka bahçe’deki değil, bahçenin kendisinde oturandır. Kendisini mekanda var edendir. Öznelliği ise oturduğu yerdeki yersizyurdsuzlaştırdığı dildedir; ifadesindedir, biçimindedir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-7101560061164189664?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/7101560061164189664/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/sanatci-arka-bahce-eki-midir-ali-akay.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/7101560061164189664'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/7101560061164189664'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/sanatci-arka-bahce-eki-midir-ali-akay.html' title='Sanatçı arka bahçe eki midir? / Ali Akay'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-3835085420152040038</id><published>2011-12-30T14:21:00.009+02:00</published><updated>2011-12-30T21:31:40.347+02:00</updated><title type='text'>Yalnız bir kadının gizli imzası / HÜRRİYET - Ertuğrul Özkök</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-TdLHmPDeIj0/Tv2ub2INcAI/AAAAAAAADkU/GEOO6oThL0E/s1600/512_800.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-TdLHmPDeIj0/Tv2ub2INcAI/AAAAAAAADkU/GEOO6oThL0E/s400/512_800.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5691897297475825666" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Ertuğrul Özkök&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;KURTULUŞ’ta oturuyordu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnız yaşıyordu. Hiç evlenmemişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalıştığı yer Galatasaray’daydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her sabah evinden çıkar, yürüyerek işine gider, akşama kadar çalışır, yine yürüyerek dönerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün size bu yalnız kadını anlatacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha doğrusu bu yalnız kadının karanlık odasını...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;MARYAM’LA BABAMIN HAYATI  NEREDE KESİŞTİ?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adı Maryam Şahinyan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1911 yılında Sivas’ta doğmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir Ermeni’yseniz ve Anadolu’da yaşıyorsanız; dünyaya gelmek için en şanssız yıllar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babası farklı bir Ermeni. 1915’teki o büyük insanlık trajedisi başladığında, çoğu Ermeni başka ülkelere kaçarken, o İstanbul’a geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kader, babasını İstanbul’da, benim babama benzer biriyle karşılaştırıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Balkan Savaşı’nın büyük insanlık trajedisinden kaçan bir göçmen Türk’ten, kaçarken getirdiği körüklü ahşap fotoğraf makinesini satın alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra Galatasaray’da bir fotoğraf stüdyosu açıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O ölünce, yerini kızı Maryam alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;EVLİ KADINLARIN TEŞHİR DUYGUSU&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O fotoğraf stüdyosu, 1985 yılına kadar, İstanbul’daki azınlıkların, gayrimüslimin aile albümü oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O stüdyodan, o karanlık odadan kimler geçiyor kimler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dönemin insanları. Aileler, damatlar, gelinler, çocuklar, ikizler, sporcular, kadınlar, gay’ler, zenneler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkes rahatça poz veriyor. Güzel kadınlar içlerindeki teşhir duygusunu orada tatmin ediyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü hepsi, bu yalnız ve tutkulu kadına güveniyor. Her şeyin o karanlık odada kalacağından eminler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O nedenle orada gerçek insanları, gerçek halleriyle seyrediyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maryam Şahinyan 1996 yılında ölüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;BİR MİLYON İNSAN 200 BİN NEGATİF CAM VE 4 VESİKALIK&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra tutkulu bir Türk fotoğrafçısı çıkıyor. Adı Tayfun Serttaş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aras Yayıncılık’ın sahibi Yetvart Tomasyon’ın sakladığı bu filmleri tek tek temizliyor. Yıllar süren, çok zor ve sabır isteyen bir işi gerçekleştiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve Maryam Şahinyan’ın dünyasını gözümüzün önüne getiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu fotoğraflar şimdi Karaköy’deki SALT Galata’da sergileniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem Şahinyan’ın hem de Serttaş’ın yaptığı işe bakınca bir kere daha anlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevmek;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tutkudur, arzulamaktır, kıskançça sahiplenmektir, itinadır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve gerektiğinde fedakârlığı göze alabilmektir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bunlardan geriye kalan hüzünlü bir hakikat daha var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maryam Şahinyan 50 yıla yakın fotoğraf çekti. Stüdyosundan 1 milyona yakın insan geçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;200 binden çok cam negatif bıraktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama kendinden geriye kala kala 4 vesikalık fotoğraf kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nedir bu saklanmak? O karanlık odada yapayalnız kalmayı mı seçmektir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;SİYAH BEYAZ YALAN BİR DÜNYA İSTİYORUM!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖNCEKİ gece avaz avaz haykırıyordum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Biri bana yalan söylesin. Yalan bir dünya istiyorum...”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç saat önce Karaköy’de bir binada 3 saat geçirmiş ve eve dönmüştüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlattığım bina, Doğuş Holding’e ait Osmanlı Bankası’nın merkezine kurulan SALT Kültür Merkezi’ydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bina 19’uncu yüzyılda yapılmış ve Fransız mimar Alexander Vallaury tarafından tasarlanmış. Doğuş Grubu burayı restore ederek bir kültür merkezi haline getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benzerlerine ancak New York, Paris, Londra gibi metropollerde rastlanabilecek güzellikte bir kültür merkezi olmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu olağanüstü kültür yatırımı için başta Ferit Şahenk olmak üzere bütün Doğuş Grubu’na teşekkür ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu binada önceki gün Maryam Şahinyan’ın fotoğraflarından oluşan harikulade sergiyi gezdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece eve gelince, bir başka Ermeni fotoğrafçı, Ani Çelik Aravyan’ın “Agos” gazetesinde, onun hakkında yazdığı olağanüstü yazıyı okudum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elli yıl boyunca çekilen fotoğraflardaki sosyolojik zenginliği ve hazzı neyin verdiğini daha iyi anladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Modeller kendi evlerinde gibi rahat. Bütün eşyalar sade, fotoğraf çektiren insanların kendi evleri sanki oraya taşınmış gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Stüdyonun bu dekoru 60 yıl boyunca hiç değiştirilmemiş. Nesiller, hep aynı dekorun önünde poz vererek, her şeyin yıkılıp gittiği bir hayatta, tutunabilecek bir yer bırakmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Aravyan, hiç değişmeyen bu dekor için, “Maryam Şahinyan’ın gizli imzası” diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Renkli fotoğraf teknolojisi geliştiği halde, Şahinyan hep siyah beyaz çekmiş. Neden?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Aravyan, “Çünkü renk gerçek hale getirir. Siyah beyaz ise gerçeklikten uzaklaştırır” diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Yani “siyah beyaz daha etkili yalan söyler”...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu fotoğraflar karşısında yaptığım olağanüstü meditasyondan sonra, bir uykusuz geceye daha hazırlanırken, kulaklarımda hâlâ Aravyan’ın sözleri vardı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Siyah beyaz daha etkili yalan söyler...”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugünlerde tam ihtiyacım olan şey işte buydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü yalana ihtiyacım var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni bugünün katı gerçeklerinden, içimde biriken öfkelerden, şu anki, yakın gelecekteki gerçeklerden, çirkinliklerden koruyacak güzel yalanlara...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü, hakikati değiştiremiyorsam, iltica edebileceğim tek ülke, siyah beyaz bir yalan dünyadır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Kaynak: Ertuğrul Özkök / HÜRRİYET - 30 Aralık 2011&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-bYgaFVMZMeM/Tv4RTgud06I/AAAAAAAADkg/yABQLSZjw-Q/s1600/img070.small.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 399px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-bYgaFVMZMeM/Tv4RTgud06I/AAAAAAAADkg/yABQLSZjw-Q/s400/img070.small.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5692006005942899618" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-3835085420152040038?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/3835085420152040038/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/yalnz-bir-kadnn-gizli-imzas-hurriyet.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/3835085420152040038'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/3835085420152040038'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/yalnz-bir-kadnn-gizli-imzas-hurriyet.html' title='Yalnız bir kadının gizli imzası / HÜRRİYET - Ertuğrul Özkök'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-TdLHmPDeIj0/Tv2ub2INcAI/AAAAAAAADkU/GEOO6oThL0E/s72-c/512_800.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-1802031405589887953</id><published>2011-12-29T21:15:00.007+02:00</published><updated>2011-12-29T21:33:49.844+02:00</updated><title type='text'>Kürtlere, Karlara ve Katırlara...</title><content type='html'>&lt;iframe width="410" height="308" src="http://www.youtube.com/embed/oRUAP50KNTg" frameborder="0" allowfullscreen&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Sarhoş Atlar Zamanı&lt;/span&gt;; Irak, Türkiye, İran sınırında yaşamlarını kaçakçılıkla idame ettiren Kürt göçerlerin çıplak hikayesidir. İranlı yönetmen Bahman Ghobadi'nin 2000 senesinde gerçek aktörleri kullanarak çektiği film, Kürtlerin katır sırtında süregiden hayatlarının en dramatik kanıtıdır... Bugün "o dağlarda ne işleri vardı?" diyenler, uzun uzun izlesin dilerim, aynı dağları. Kürtler öyle yaşarlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Yönetmen Bahman Ghobadi, filminde rol verdiği çocukların, karın yağmasıyla birlikte kapanan yollarda tekrar katır taşımacılığına başlayacaklarını söyler...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-1802031405589887953?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/1802031405589887953/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/kurtlere-karlara-ve-katrlara.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/1802031405589887953'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/1802031405589887953'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/kurtlere-karlara-ve-katrlara.html' title='Kürtlere, Karlara ve Katırlara...'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/oRUAP50KNTg/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-3402696272947374202</id><published>2011-12-28T20:31:00.002+02:00</published><updated>2011-12-28T20:32:33.501+02:00</updated><title type='text'>Karin Karakaşlı, Tayfun Serttaş ve Vasıf Kortun Söyleşisi - SALT Galata</title><content type='html'>&lt;iframe src="http://player.vimeo.com/video/34291780?title=0&amp;amp;byline=0&amp;amp;portrait=0" width="400" height="225" frameborder="0" webkitAllowFullScreen mozallowfullscreen allowFullScreen&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://vimeo.com/34291780"&gt;Karin Karakaşlı, Tayfun Serttaş ve Vasıf Kortun Söyleşisi&lt;/a&gt; from &lt;a href="http://vimeo.com/saltonline"&gt;SALT Online&lt;/a&gt; on &lt;a href="http://vimeo.com"&gt;Vimeo&lt;/a&gt;.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-3402696272947374202?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/3402696272947374202/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/karin-karakasl-tayfun-serttas-ve-vasf.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/3402696272947374202'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/3402696272947374202'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/karin-karakasl-tayfun-serttas-ve-vasf.html' title='Karin Karakaşlı, Tayfun Serttaş ve Vasıf Kortun Söyleşisi - SALT Galata'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-3764662561201361389</id><published>2011-12-28T00:35:00.004+02:00</published><updated>2012-01-26T05:12:49.515+02:00</updated><title type='text'>A HABER / SON DURAK</title><content type='html'>27.12.2011 Tarihinde A HABER'de yayınlanan SON DURAK Programı'nı &lt;a href="http://tvarsivi.com/tayfun-serttas-ile-foto-galatasaray-projesi-hakkinda-konusuluyor-27-12-2011-izle-i_2012010063490.html"&gt;BURADAN İZLEYEBİLİRSİNİZ&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-fdYTHd6xdCE/TyDEAFvrO5I/AAAAAAAAEEY/7Z546onFmQI/s1600/Picture%2B1.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 380px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-fdYTHd6xdCE/TyDEAFvrO5I/AAAAAAAAEEY/7Z546onFmQI/s400/Picture%2B1.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5701772634072234898" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-3764662561201361389?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/3764662561201361389/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/o.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/3764662561201361389'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/3764662561201361389'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/o.html' title='A HABER / SON DURAK'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-fdYTHd6xdCE/TyDEAFvrO5I/AAAAAAAAEEY/7Z546onFmQI/s72-c/Picture%2B1.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-9179915681766206207</id><published>2011-12-27T14:51:00.013+02:00</published><updated>2011-12-27T18:07:19.600+02:00</updated><title type='text'>Tüm Kaybettiklerimizin Tanığı Foto Galatasaray / TARAF - Serdarhan Aksoy</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-t2EILc_zAk4/TvnDZhHbxlI/AAAAAAAADjw/LiPNO8IFr4I/s1600/11.040.filed%2Bbox.10x15.glass%2Bplate.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 389px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-t2EILc_zAk4/TvnDZhHbxlI/AAAAAAAADjw/LiPNO8IFr4I/s400/11.040.filed%2Bbox.10x15.glass%2Bplate.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5690794447313028690" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Galatasaray’daki stüdyosunda 50 yıl fotoğrafçılık yapan Maryam Şahinyan’ın 200 bin imajlık arşivini SALT Galata’da görebilirsiniz.&lt;/span&gt;  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul Galatasaray’da 1935’ten 1985’e kadar mütevazı stüdyosunda on binlerce fotoğraf çekti Maryam Şahinyan. Bu süre içinde Türkiye; Varlık Vergisi’ni, 6-7 Eylül Olayları’nı, 27 Mayıs Darbesi’ni, 12 Mart Muhtırası’nı, 1980 Darbesi’ni yaşadı. O, fotoğraf çekmeyi sürdürdü. 1964’te Türkiye ve Yunanistan arasındaki iskân anlaşmasının Türkiye tarafından tek taraflı bozulmasına da İsrail’in kurulmasına da şahitlik etti, hem de I. Dünya Savaşı yıllarından kalma körüklü makinesiyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanatçı Tayfun Serttaş’ın SALT Galata’nın açılış sergilerinden olan Foto Galatasaray ve Aras Yayıncılık’ın eş zamanlı olarak aynı adla yayımladığı kitap, Maryam Şahinyan’ın 50 yıllık meslekî kariyerinde özenle düzenlediği arşivi üzerinden İstanbul’un geçirdiği değişimi gözler önüne seriyor. Açık Arşiv projesi olan ve arşivdeki tüm fotoğrafların dijital ortama aktarıldığı sergiyi 22 ocak gününe kadar gezebileceğinizi hatırlatıp, bu noktada sözü sanatçı Tayfun Serttaş’a ve arşivi hayli ilginç bir hikâyeyle alan Yetvart Tomasyan’a bırakalım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Serdarhan Aksoy&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Maryam Şahinyan arşivinde 200 bin imaj var. Herhangi bir tasnife ya da seçkiye başvurdunuz mu? Mesela kitapta 400 kadar fotoğraf var?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Fotoğraflar arasında, kitap için seçtiğim fotoğraflar dışında, hiçbir seçkiye gitmedik. Foto Galatasaray projesinin en belirgin özelliği bu; Maryam Şahinyan arşivindeki her şeyi, olduğu gibi, olduğu şekliyle göstermek ve arşiv üzerinden yapılacak tüm seçkileri bizzat izleyicilerin inisiyatifine bırakmak. Biz başından itibaren şuna inandık: Eğer bu arşive 10 farklı sanatçı yaklaşırsa 10 farklı seçkiye, 10 farklı tarihçi yaklaşırsa 10 farklı seçkiye gidebilirdi. Ya da bir Ermeni incelese farklı, bir modacı tasnif etse farklı bir seçki oluşturabilirdi. Bizim amacımız, arşivi tüm izleyicilerin ilgisine açmaktı, bunun da en sağlıklı yolu arşivin kapsadığı imajların tamamını kullanmaktan geçiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Eğitim, sergi, kitap tüm bu proje ne kadar zaman aldı? &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Üç yıl kadar sürdü tamamlamak Foto Galatasaray'ı. 2009 yılının ocak ayında arşivi taşıdım. Bütün arşiv negatiflerden oluştuğu için dört aylık bir deneme dönemimiz vardı akabinde kesintisiz olarak proje başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Deneme döneminde neler yaptınız?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Foto Galatasaray'ın arşivi bize dokuz koli ve 1139 film kutusuna bölünmüş olarak geldi. Öncelikle ben rastlantısal olarak bütün kutulardan bazı filmleri seçip onları pozitife çevirerek arşiv hakkında genel bir kanıya ulaştım. Çünkü eldeki verilerle Yetvart'ın söyledikleri de bir noktaya kadar arşivle örtüşmüyor olabilirdi. Çünkü Yetvart Tomasyan bilemezdi o kutuların içinde ne olduğunu, ne kadarının karıştığını, kronolojik olup olmadığını, ne kadarının Maryam'a ait olup olmadığını... Tüm incelemeler yapıldıktan sonra 2009'un ortalarında bunu bir projeye dönüştürmeye kesin olarak karar verdik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Teknik kısmını nasıl çözdün işin? Kaç kişi çalıştı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu deneme sürecinin akabinde bir tanışma toplantısı yaptım; projeyle ilgili. Toplantıdan sonra da kalktım Beyrut'a gittim; Arab Image Foundation'a. Arab Image Foundation, elinde devasa koleksiyonlar bulunduran çok önemli bir merkez. Ben özellikle cam negatifler konusunda bütün teknik ve lojistik bilgileri oradan aldım. Çünkü birçok metot ve teknik vardır. Ancak elimizde 1940'lardan, 1950'lerden negatifler vardı ve bunlara canımızın istediği gibi dokunamazdık. Açıkçası onların bilgi paylaşımından çok faydalandım. Her zaman Arab Image Foundation'la iletişim halinde oldum. Süreç böyle devam etti, projenin toplamında 30'a yakın asistanla çalıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Aras Yayınları'ndan çıkan Foto Galatasaray kitabına gelirsek biraz...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kitap, arşivin en sembolik biçimde temsil edildiği, aslında fotoğrafları da ilk kez baskı halinde gördüğüm(üz) alan. Kitap dışında elimizdeki herşey dijital. Kitapta dört temel bölüm var. Bu dört bölüm, iki yazınsal ve iki albümden meydana geliyor. Metinsel bölümlerin ilkinde, Maryam Şahinyan'ın hayatını kısaca, literatüre girecek kadar tartıştıktan sonra; “kadın kimliği”, “dinsel aidiyet” ve “Ermeni kültürü” bağlamında olmak üzere üç normatif bağlamda, Maryam'ın stüdyosunu tanımlamaya çalışıyoruz. Bu normatif kategorinin ardından ikinci bölüm olan “sebest okumalar”da bu arşivden daha ne gibi okumalar çıkarabileceğimizi ortaya koyuyoruz. Zaten kitap da bu arşivden daha ne gibi projeleri ortaya çıkarabileceğimizi göstermek için kurgulanmış bir şey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Albüm bölümünde neler var?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Albüm bölümünde, “özdeşler” ve “aynadan bakanlar” adlı iki kategori var. “Özdeşler”de aralarında hiçbir genetik benzerlik olmaksızın aynı şeyleri giyen, aynı şekilde poz veren, aynı takıları takan ve bir araya gelen insanlar. “Aynadan bakanlar”da da aslında bir özdeşlik görüyoruz. Bunda da grafik olarak bir ikilik var, tabii aynı insanın aynadan yansıması olarak. “Özdeşler” tamamen benim seçiciliğimle oluştu, “aynadan bakanlar” ise doğrudan Maryam Şahinyan'ın estetik kriterlerinin belirlemesi açısından projenin ilk gününden itibaren ayrı bir dosya içerisinde toplanmaya başladı. İstanbul'daki hiçbir stüdyoda “aynadan bakanlar” gibi bir seri yok ve bu grup bence, Maryam'ın estetik anlayışının zirve noktası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Maryam'ın kadın olması, senin de dediğin gibi kadın, genelde “bakan özne” değil, “bakılan nesne” konumunda fotoğraf tarihinde. Kadın olmak nasıl bir konum sağlıyor ona?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maryam'ın kadın olması hasebiyle müşteri portföyünü hazırlamak için ekstra bir şey yapmasına gerek yoktu. Mesela evinden “Ben Osman'a fotoğraf çektirmeye çıkıyorum” diye çıkamayacak bir kadın, “Ben Maryam'a gidiyorum” diye çıkabiliyordu. Bu yüzden de Maryam'ın stüdyosu bir sosyalleşme mekânıydı. Aynı zamanda bütün sosyal çevresini FotoGalatasaray üzerinden kuruyor. Bu yüzden, bir ayrıcalığı var tabii Maryam'ın. Öte yandan, ben Maryam'ın feminist anlayışına yeni bir yön vermek ya da kadınların mesleki hayatta ne kadar daha aktif olabileceklerini göstermek gibi bir iddiası olduğuna da inanmıyorum. Dönemin muhafazakar koşullarıyla tam bir uyumluluk yakalıyor aslında. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Maryam'la ilgili bilgilere nasıl ulaştınız?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fotoğrafçının yaşamıyla ilgili elimizdeki bilgiler oldukça kısıtlı. Birçok insan tarafından tanınıyor Maryam Şahinyan, çalışma süresince toplanan tüm verileri belirli bir süzgeçten geçirdik ve 10 sayfalık bir biyografi dışında daha derine inmedik hayatı konusunda. Maryam’ın öz kardeşi Vruyr Şahinyan İstanbul’da yaşıyor. Maryam'ın elimizde kalan sadece dört vesikalık fotoğrafı da hayattaki tek kardeşinin arşivinden. Fakat daha fazlası üzerine konuşmak istemiyor Vruyr Şahinyan. Onun içinde bulunduğu ruh halini anlamak gerekiyor. Herşeye belirli bir mesafe içerisinde yaklaşıyor, bu mesafeyi iyi anlamalıyız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Peki Türkiye tarihindeki kırılmaları noktalarını gözlemleyebiliyor muyuz?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Maryam Şahinyan'ın stüdyosundan demografik süreçleri izlemek çok kolay. 1964 senesinde Yunanistan ile Türkiye arasındaki ikamet anlaşmasının Türkiye tarafından tek taraflı kaldırılmasının ardından, buradan 200 bin Rum'un gitmesini çok net izliyoruz. Ama 6-7 Eylül'ü izlemek mümkün değil mesela. Çünkü Maryam'ın stüdyosu Çiçek Pasajı'nda korunaklı bir yerde ve sadece camı kırılıyor. Onun dışında darbeleri görmek mümkün değil. Varlik Vergisi gibi bir süreci de, stüdyo fotoğrafından izleyemeyiz. Maryam Şahinyan belge fotoğrafçısı değil, o idealize edilmiş gerçekliği yansıtıyor. Bu açıdan travmaya tanıklığı daha uzun vade de, o gerçekliğin dönüşmesine tanık olunca ortaya çıkıyor.   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Travma derken, biraz daha açmanı isteyeceğim? 1935 – 85 yılları arası İstanbul sayısız olayla yüzyüze kaldı, bu yarım asırlık tanıklık bize neyi gösteriyor?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birgün arkadaşım Aret Gıcır ile yürürken, “iyi bak, işte sonrası böyle oluyor” demişti bana. İstiklal Caddesindeydik, derinlemesine baktım; kalabalık, umursamazlık, toz duman... Sonrasındaydık. Cumhuriyet sonrası İstanbul, tüm Türkiye’de azınlıklar için adeta bağımsız bir ülke işlevi gördü. Herkes bu şehre toplantı, Anadolu’nun farklı noktalarında kalan, kalmayı başarabilen son aileler, son yetimler, son yaşlılar. Küçük bir kısmı kaldı, daha büyük kısmı ise 80’li yıllara kadar İstanbul üzerinden Batı’ya göç etti. Foto Galatasaray’ın bu sürece olan tanıklığı beni en derinden etkileyen boyutudur bu projenin. Sonrasını izliyoruz o stüdyoda, o perdenin önüne dizilen yorgun ruhların bu şehirdeki son hareketlerini. Başka türlü de izleyemiyoruz onları. Bu açıdan elimizde kalan son büyük kanıttır Foto Galatasaray. O arşivde gördüğünüz yüzlerin çoğu bugün diaspora statüsünde yaşıyor, yaşamaya mecbur. Oradaki ayakkabısı delik çocuk, bebeği ile poz veren kadın, gelinlerin eteklerine sarılan küçük medimeler, komünyon duasını eden oğlanlar işte diaspora. Çok iyi bakmak lazım onların gözlerinin içine, gözlerindeki ışığa. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-7ac8hD03Nq0/TvnGzvccubI/AAAAAAAADj8/jghAfemCnAs/s1600/img065.yetvartjpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 230px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-7ac8hD03Nq0/TvnGzvccubI/AAAAAAAADj8/jghAfemCnAs/s400/img065.yetvartjpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5690798196370749874" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;SARKİS USTA: "Ne Laf Anlamaz Adamsın Yahu!"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Serdarhan Aksoy: Maryam Şahinyan arşivini nasıl buldunuz? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yetvart Tomasyan: Benim aile dostum, bu vesileyle rahmetle de analım, Sarkis Çerkezyan. Kimilerinin Sarkis Varbed, kimilerinin Sarkis Usta dediği marangoz Sarkis, benim yakınımdı. Her gün olmasa da gün aşırı benim dükkana uğruyordu. Bir uğradığında Maryam Şahinyan'dan bahsetti. Maryam'ın dükkanı devrettiği çocukların da dükkanı kapatıklarını, alanların da başka iş yapacaklarını söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;S.A: Dükkanı devralanları tanıyor muydunuz?&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Y.T: Taniyorum tabii, hala da görüşürüz. Dükkanı İsa Barkev Avşar ve Fikri Çalış'a devrediyor. Sonra üç sene kadar birlikte çalışıyorlar. Matmazel zamanla onlara işi öğretiyor. Sonra onlar da dükkanı devredince arşiv ortada kalıyor. Sakis Usta, bir 10-15 gün geldi gitti, geldi gitti. Sonunda o gün geldi, çok sert konuştu. "Ulan, ne laf anlamaz adamsın. Al şunları diyorum. Kapının önüne koydular. Yarın çöpçüler götürecek. Bugün son gün" dedi. Ben de bunun üzerine, Skoda bir kamyonetimiz vardı, içine 15-20 tane koli koydurdum. İki de arkadaş görevlendirdim. 90 senesiydi. Kadıköy'e gittiler. 15 koliye doldurdular, bantladılar, getirdiler. Eh işte, 18 sene depoda durdu.    &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;S.A: Başka arşiv var mı böyle elinizde? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Y.T: Böyle arşiv yok. Ama ben 40 senedir gazete küpürü topluyorum. Genellikle sanat haberleriyle ilgili olarak - ağırlıklı olarak resim, heykel, müzik, dans - 40 yıllık gazete küpürleri var. Bir de programları topluyorum. Etkinlik programları; konserlerden önce dağıtılır ya. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: Serdarhan Aksoy / TARAF - 27.Aralık.2011&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-zTbJ8njSmsk/TvnCGEaqvXI/AAAAAAAADjk/_itYjEnDp2o/s1600/img065.small.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 381px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-zTbJ8njSmsk/TvnCGEaqvXI/AAAAAAAADjk/_itYjEnDp2o/s400/img065.small.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5690793013679930738" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-9179915681766206207?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/9179915681766206207/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/tum-kaybettiklerimizin-tang-foto.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/9179915681766206207'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/9179915681766206207'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/tum-kaybettiklerimizin-tang-foto.html' title='Tüm Kaybettiklerimizin Tanığı Foto Galatasaray / TARAF - Serdarhan Aksoy'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-t2EILc_zAk4/TvnDZhHbxlI/AAAAAAAADjw/LiPNO8IFr4I/s72-c/11.040.filed%2Bbox.10x15.glass%2Bplate.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-2955719142380862660</id><published>2011-12-23T13:34:00.004+02:00</published><updated>2011-12-23T13:46:47.252+02:00</updated><title type='text'>Bir Maryam Şahinyan Projesi / AGOS - Ani Çelik Arevyan</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-VnIzXLQw8Yo/TvRpC8vPanI/AAAAAAAADjM/RuTBfJWly_o/s1600/06.079.filed%2Bbox.10x15.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 309px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-VnIzXLQw8Yo/TvRpC8vPanI/AAAAAAAADjM/RuTBfJWly_o/s400/06.079.filed%2Bbox.10x15.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5689287728660703858" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Fotoğraf sanatçısı Ani Çelik Arevyan, Salt Galata’daki Foto Galatasaray sergisinden izlenimlerini Agos için kaleme aldı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;br /&gt;ANİ ÇELİK AREVYAN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Salt Galata’nın ihtişamlı mimarisiyle karşılayan beyaz mermer merdivenleri ve aydınlık girişinin, üçüncü kattaki Maryam Şahinyan’ın fotoğraflarının “karanlıkoda”sıyla olan tezatlığının uyumu, ilk etapta beni etkileyen unsurlardan biriydi. Slideshow’u seyretmek üzere girilen siyah kadife perdedeyle bölünmüş oda, tam da Maryam’ın kullandığı 1. Dünya Savaşı’ndan kalma körüklü fotoğraf makinesinin siyah örtüsü gibiydi. Zaten fotoğraf kartları ve cam negatif kutuların camekânlardaki sergisi, insanı adeta bir karanlıkodaya, bir stüdyoya hazırlıyor gibiydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Karanlıkoda”daki slideshow’un oval açısı ve ortadaki 3-4 sandalyeyi gördüğümde, Maryam’ın dünyasına aralanmış bir sahneyi seyretmek için kendimi zaman tüneline girmiş gibi hissettim ve fotoğrafları odada tek başıma seyretmek istedim. Bir müddet bekledikten sonra kısa bir yalnızlık anı yakaladım ve gösteri derinlemesine içine aldı beni... İmajların akışı harikaydı. Hem film şeridi gibi akan görüntülerin bütününü kaçırmak istemiyordum hem de fotoğraflara daha detaylı bakmak istiyordum. Önceleri tanıdık bir yüz aramaya başladım, fotoğrafların birçoğu dönemin gayrimüslim kesimini belgeleyen, evimde oldukça çok bulunan türdendi. Sanki hepsini daha önce görmüş gibiydim ve bazen albümlerine baktığıma sorardım anneme ve kayınvalideme, “Hepiniz aynı stilde mi giyinirdiniz ve hep aynı pozlar mı verirdiniz?” diye...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;Fotoğrafçı insanları birbirine benzetiyor&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben evdeki fotoğrafların aile fertlerine ait oldukları için birbirine benzediğini düşünürdüm, oysa bu sergide şunu hissettim ki, aslında biraz da fotoğrafçı insanları birbirine benzetiyor... Dönemine ait olan tek bir fotoğrafa veya 2-3 fotoğrafa baksaydım, “modelin” kişiliği hakkında bir fikir edinebilirdim, ama bütün portrelerin aynı, bütün ikizleri aynı, bütün rahibelerin aynı.... çekilmiş olduklarını görünce, o zaman kişilerin kimliklerine ya da hikâyelerine değil de, fotoğraflara Maryam’ın bir projesiymiş gibi odaklandım. Kıyafetlerin, duruşların, ışıkların, benzerliklerini izlediğim zaman, onlar kendi karakteristiğinden uzaklaşıp, hepsini aynı şablondan çıkmış gibi görmeme sebep oldu. Tıpkı büyük bir lavanta tarlasına ait olan tek bir lavantaya bakar gibi. Bütünün lavanta tarlası olduğunu algılarız ama bir lavantanın tek başına, kendi-sinin özelliklerini değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk bakışta fotoğrafların, bir dönemi yansıtması ve doğrudan bir topluluğu bugüne taşıyıp göstermesi, bir dönem insanının kılık kıyafetleriyle ve toplumsal konumlarıyla belgelenmesi gözüyle bakarken, aslında, fotoğraftaki kişiler hakkında çok da bilgi vermediğini, yani, gelen insanların kişiliklerinden, elekt-riğinden doğan yorumların fotoğrafa yansımasını, fotoğrafçıya hissettirdiğini değil de, fotoğrafçının kalıplarında çekilmesi, kişiye yönelik fotoğraf olmaktan çıkıp fotoğrafçının kurguladığı kişilikler oluyorlardı... Üstelik 60 yıllık bir zaman dilimini kapsamasına rağmen, “modellerin” duruş ve stil olarak neredeyse hiç değişmemesi, seriler halinde hep aynı pozlarda olmaları, hep aynı ışığın kullanılması, fotoğrafı çekilen kişilerden çok, adeta, fotoğraf tarzı ile, fotoğrafçının portresinin oluştuğu hissini verdi.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;Fotoğraflar modelden çok fotoğrafçıyı gösteriyor&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O pozun ruhuna uygun olsun olmasın “modellerin” hep aynı şekilde durdurulmak istenmesi, belki de fotoğrafçının kişileri kendi kalıbına koymak istemesinden kaynaklanıyor olabilir. Örneğin sadece portre olarak çekilmiş genç kadınlar serisinde, bir müddet sonra, dikkatli bakmazsanız, hep aynı kişiler olduğunu zannedebilirsiniz. Rahibeler, ikizler, askerler, gelinler... kendi portreleri, fotoğrafları olmaktan çok, fotoğrafçının kimliği, figürleri olmuşlar adeta. Bu nedenle fotoğraflar, daha çok fotoğrafçıyı, Maryam’ı görmeme sebep oldu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maryam da kendi projesini oluşturmuş bir anlamda, yani sıradan insanları projesine model yapmış. Bloklar halinde, seriler halinde gösterilmesi, kişilerin kendi mimikleriyle, jestleriyle, duruşlariyle değil de fotoğrafçının net ve belirgin olarak aynı kategoriye aynı pozları verdirerek çekmesi, Maryam’ın farklı başlıklar altında yürüttüğü bir proje çalışması gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fotoğraflarda dikkatimi çeken bir diğer şey, Şahinyan’ın “modelleri” kendi evlerindeymiş gibi hissettirmesi... Halı, perde, saksı, ahşap sandalye... O dönemin tarzıyla insanların evlerinde çokça kullandıkları objeler. Sade ortamlar, günlük yaşanan mekânlar tasarlaması, sonuçta planlanarak çekilse de tüm fotoğraflara bir samimiyet duygusu veriyor. Ve üstelik yine 60 yıllık süreçte bu dekoratif objeleri hiç değiştirme gereği duymadan… Özel olarak hazırlandıkları ve o güne randevulu poz verdikleri halde, aynı karelerin, ikiz çocuklar, genç kızlar, aynı şekilde şablon halinde çekilmesi, tekrarlanmasına rağmen, yine de fotoğraflar sanki kişilerin doğal halleriymiş hissini veriyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Gizli imza&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fotoğrafçının aynı noktadan, aynı açıdan, aynı dekoratif malzemeleri kullanması; aynı perde, sandalye ve bazen aynı kostüm gibi değişmeyen bu unsurlar, bir anlamda da Maryam’ın gizli imzası gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şahinyan’ın 60 yıl boyunca sadece siyah beyaz fotoğraf çekmesi, dönemi renkli fotoğrafı yakalasa bile, bunu bilinç olarak reddetmişe benziyor. Bu da fotoğraflardaki pozların tektipliliğiyle çok iyi bir paralellik oluşturuyor aslında. Pozlardaki bu benzerlik ve tektiplilik nasıl bir anlamda onları görsel olarak eşitliyorsa, siyah beyaz oluşları da aynı amaca hizmet ediyor bence... Fotoğraflarındaki siyah-beyaz ısrarı, teknolojiye kapalı olmasından çok, şablonumsu çekimlerin bir desteği gibi... Siyah-beyaz fotoğrafları renkli fotoğraftan ayıran en önemli özellik, renkliyken daha gerçek olan görüntünün, siyah-beyazda, karakteri gereği, gerçeğinden uzaklaşmasıdır. Teknik olarak da, biraz daha etkili yalan söyler, yani fotoğraftakinin kumral mı esmer mi olduğunu anlayamadığımız gibi, kırmızı mı siyah mı giydiğini de anlayamayız. Fotoğrafların tamamının siyah-beyaz oluşu sanki Maryam’ın hayat felsefesinden ipuçları veriyor gibi. Her öğlen sadece elma yemesi ve ömrünü bir anlamda yanlız tamamlayarak, aile olmanın getirdiği hareketliliğe ve karmaşaya izin vermemesi gibi...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;Güçlü bir ifade&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mayram’ın portresini görmeden, gözümde canlandırdığım fiziği tam tahmin ettiğim gibiydi. Zayıf vücudu, sade yüz hatları ve bakışlarındaki güçlü, kararlı ifade... Döneminde bir kadın fotoğrafçı olarak profesyonelce çalışmasında da aynı güçlü ve kararlı duruş hissediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maryam Şahinyan’ın hayatı boyunca kendisini adadığı mesleği, kişiliğiyle bir bütün olmuş profesyonel yaşantısı ve ardında bıraktığı bu hazineyi büyük bir titizlikle ortaya çıkaran Tayfun Serttaş’ı kutlamak isterim. Maryam’ın işlerinin taşıdığı anlam ve boyut, böylesine bir düzen ve arşivleme sistemi, fazlasıyla takdire değer bir durum. Adeta ailesi, çocuğu gibi yaşamış bunlarla hayatını ve Salt’in görkemli binasında, yine eski İstanbul’da hayatını özetlemiş... Araştırması ve fotoğraflarıyla oldukça başarılı hazırlanmış kitabın basımından dolayı Aras Yayıncılık’ı da ayrıca kutlamak gerek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sergiden ayrılırken sizi yakalayan Tayfun Serttaş’ın videosu, verdiği bilgiler ve akıcılığıyla adeta olduğunuz yerde alıkoyuyor sizi. Böylesine özel bir gerçek hikâyeyi bilmekten dolayı büyük bir mutlulukla ayrıldım Salt’tan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şahinyan’ın 60 yıl boyunca sadece siyah beyaz fotoğraf çekmesi, dönemi renkli fotoğrafı yakalasa bile, bunu bilinç olarak reddetmişe benziyor. Bu da fotoğraflardaki pozların tektipliliğiyle çok iyi bir paralellik oluşturuyor aslında. Pozlardaki bu benzerlik ve tektiplilik nasıl bir anlamda onları görsel olarak eşitliyorsa, siyah beyaz oluşları da aynı amaca hizmet ediyor bence...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Foto Galatasaray üzerine konuşulacak&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23 Aralık Cuma günü saat 19.00’da Salt Galata Oditoryum’da, Tayfun Serttaş’ın hazırladığı ‘Foto Galatasaray’ sergisi ve Aras Yayıncılık tarafından yayımlanan ‘Foto Galatasaray - Studio Practice by Maryam Şahinyan’ adlı kitaba paralel olarak, Karin Karakaşlı, Tayfun Serttaş ve Vasıf Kortun’un katılacağı, ‘Yerlerine Konulması Unutulan Filmler’ başlıklı bir söyleşi yapılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serginin ‘gizli öznesi’ Maryam Şahinyan bağlamında, İstanbul’un gerektiği yere konulması unutulan tarihsel ve kültürel katmanlarının konu edileceği söyleşiye, Foto Galatasaray arşivinin bugüne ulaşmasını sağlayan Aras Yayıncılık’ın sahibi Yetvart Tomasyan, Şahinyan ailesinin bireyleri ve Maryam Şahinyan’ın arkadaşları da izleyici olarak katılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: AGOS - Sayı: 818 / Ani Çelik Arevyan - 16.Aralık.2011 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-woJ2IIFNGTQ/TvRpiwh0KuI/AAAAAAAADjY/SXUj7QPVGBA/s1600/AGOS%2BSAYFA%2B18.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 284px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-woJ2IIFNGTQ/TvRpiwh0KuI/AAAAAAAADjY/SXUj7QPVGBA/s400/AGOS%2BSAYFA%2B18.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5689288275138980578" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-2955719142380862660?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/2955719142380862660/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/bir-maryam-sahinyan-projesi-agos-ani.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/2955719142380862660'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/2955719142380862660'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/bir-maryam-sahinyan-projesi-agos-ani.html' title='Bir Maryam Şahinyan Projesi / AGOS - Ani Çelik Arevyan'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-VnIzXLQw8Yo/TvRpC8vPanI/AAAAAAAADjM/RuTBfJWly_o/s72-c/06.079.filed%2Bbox.10x15.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-2440743482702743682</id><published>2011-12-22T11:59:00.005+02:00</published><updated>2011-12-22T12:12:41.220+02:00</updated><title type='text'>İstanbulluları Hüzne Boğabilir / NOR MARMARA - Lara Fresko</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-AhCHmkI29jU/TvMCOvnXn5I/AAAAAAAADjA/DH6bk98fv5o/s1600/img063.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 176px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-AhCHmkI29jU/TvMCOvnXn5I/AAAAAAAADjA/DH6bk98fv5o/s400/img063.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5688893206622085010" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: Lara Fresko / NOR MARMARA - Sayı: 458 16.Aralık.2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-2440743482702743682?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/2440743482702743682/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/istanbullular-huzne-bogabilir-nor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/2440743482702743682'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/2440743482702743682'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/istanbullular-huzne-bogabilir-nor.html' title='İstanbulluları Hüzne Boğabilir / NOR MARMARA - Lara Fresko'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-AhCHmkI29jU/TvMCOvnXn5I/AAAAAAAADjA/DH6bk98fv5o/s72-c/img063.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-5197371266999611875</id><published>2011-12-20T13:26:00.005+02:00</published><updated>2011-12-21T01:00:54.794+02:00</updated><title type='text'>Yerlerine Konulması Unutulan Filmler / Film I Forgot to Put Back in Place</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Söyleşi / In conversation: Karin Karakaşlı, Tayfun Serttaş, Vasıf Kortun&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;23.12.2011, 19:00&lt;br /&gt;SALT Galata Bankalar Caddesi No: 11&lt;br /&gt;Oditoryum / Auditorium&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-XTXDGb5SMtQ/TvByLRd2b5I/AAAAAAAADio/q1O36HbmiwE/s1600/-3.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 267px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-XTXDGb5SMtQ/TvByLRd2b5I/AAAAAAAADio/q1O36HbmiwE/s400/-3.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5688171867361669010" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;FOTO GALATASARAY: “Yerlerine Konulması Unutulan Filmler”&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fotoğrafçı Maryam Şahinyan’ın yarım asırlık stüdyosu Foto Galatasaray’ın arşiviyle kurduğu ilişkiye dair kendi kaleminden çıkan tek bilgiydi, “Yerlerine Konulması Unutulan Filmler”... Stüdyo arşivinin yaratıcısı ve öznesi Şahinyan, FORTE marka bir film kutusunun üstünde kendi çalışma disiplininden ilk kez söz etmiş ve bu kutuyu “Yerlerine Konulması Unutulan Filmler” olarak isimlendirmişti. Farklı tarih ve ebatlardan yerlerine konulması unutulan filmlerin bir araya toplandığı bu ayrıksı kutu, arşivin rastlantısal bir kesitini sunmakla birlikte, fotoğrafçının mesleğini nasıl bir titizlik ve disiplin içerisinde yürüttüğünün en büyük kanıtıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarihsel katmanların içerisinde tüm bir Foto Galatasaray arşivinin gerektiği yere konulmasının unutulduğuna şahit olan üç isim; Karin Karakaşlı, Tayfun Serttaş ve Vasıf Kortun, SALT’ın ilk Açık Arşiv sergisi olan Foto Galatasaray’ın gizli öznesi Maryam Şahinyan bağlamında bir araya geliyor. SALT Galata’da 22 Kasım 2011-22 Ocak 2012 tarihlerinde izlenime sunulan "Foto Galatasaray" sergisi üzerine yapılacak söyleşide, Aras Yayıncılık tarafından yayımlanan "Foto Galatasaray - Studio Practice by Maryam Şahinyan" kitabının üç yazarı, İstanbul’un gerektiği yere konulması unutulan tarihsel ve kültürel katmanları hakkında konuşacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Foto Galatasaray arşivinin bugüne ulaşmasını sağlayan Aras Yayıncılık’ın sahibi Yetvart Tomasyan, Şahinyan ailesinin bireyleri ve Maryam Şahinyan’ın arkadaşlarının da izleyici olarak katılacağı söyleşide, arşivin muntazam kronolojisinden hareketle fotoğrafçının bireysel tarihine paralel olarak İstanbul tarihinde iz sürmenin olası yöntemleri de tartışılacak.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;Karin Karakaşlı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1996-2006 yıllarında, Türkçe-Ermenice yayımlanan haftalık Agos gazetesinde editör, yazı işleri müdürü ve köşe yazarı olarak görev yaptı. Günay Göksu Özdoğan, Füsun Üstel ve Ferhat Kentel ile birlikte hazırladığı "Türkiye’de Ermeniler: Cemaat, Birey, Yurttaş" adlı araştırma kitabı 2009’da yayımlandı. Yeditepe Üniversitesi Çeviribilim Bölümü’nde öğretim görevlisi ve Getronagan Ermeni Lisesi’nde Ermenice edebiyat öğretmenidir. Hâlen Radikal 2’de köşe yazarlığı yapmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Tayfun Serttaş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanatçı ve yazar Tayfun Serttaş, "Foto Galatasaray" projesinin araştırmacısı, "Foto Galatasaray - Studio Practice by Maryam Şahinyan" (2011) kitabının editörü ve yazarlarındandır.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;Vasıf Kortun&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SALT Araştırma ve Programlar Direktörü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;FOTO GALATASARAY: “Film I Forgot to Put Back in Place”&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The only first-hand information concerning the relationship between photographer Maryam Şahinyan and the archive of her fifty-year-old studio, Foto Galatasaray, is a label on a box of FORTE film reading “Film I Forgot to Put Back in Place”. Belonging to Şahinyan, the creator and subject of the studio archive, the box is a collection of film from different dates and of varying sizes. It presents a random cross-section of the archive, while at the same time attesting to the incredible meticulousness and discipline with which the photographer carried out her work.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karin Karakaşlı, Tayfun Serttaş and Vasıf Kortun, all witnesses to the fact that the Foto Galatasaray archive was forgotten — that is has yet to be returned to its proper place within the layers of history — come together on the occasion of SALT’s first Open Archive exhibition to discuss the studio’s hidden subject, Maryam Şahinyan. "Foto Galatasaray" is open at SALT Galata from November 22, 2011 to January 22, 2012. In the context of the conversation, the authors of "Foto Galatasaray – Studio Practice by Maryam Şahinyan" (Aras Publishing, 2011) will also address issues of displacement in İstanbul’s historical and cultural layers.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yetvart Tomasyan, owner of Aras Publishing and the individual responsible for preserving the Foto Galatasaray archive to this day, along with members of the Şahinyan family and Maryam Şahinyan’s friends, will be among the conversation’s audience, where possible methods of tracing İstanbul’s history in tandem with the personal history of a photographer will be discussed in light of the archive’s impressive chronology.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;Karin Karakaşlı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;From 1996 to 2006, Karakaşlı worked as editor, editor-in-chief and columnist at Agos, a weekly newspaper published bilingually in Turkish and Armenian. She co-edited "Armenians in Turkey: Community, Individual, Citizen" (2009) with Günay Göksu Özdoğan, Füsun Üstel and Ferhat Kentel. Karakaşlı is a faculty member in Yeditepe University’s Department of Translation Studies; she also teaches Armenian literature at Getronagan Armenian High School. Currently, she is a columnist for Radikal 2.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Tayfun Serttaş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tayfun Serttaş is an artist and author. He is the researcher of the "Foto Galatasaray" project, and editor and co-author of "Foto Galatasaray – Studio Practice by Maryam Şahinyan" (2011).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Vasıf Kortun&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Director of Research and Programs, SALT&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-5197371266999611875?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/5197371266999611875/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/yerlerine-konulmas-unutulan-filmler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/5197371266999611875'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/5197371266999611875'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/yerlerine-konulmas-unutulan-filmler.html' title='Yerlerine Konulması Unutulan Filmler / Film I Forgot to Put Back in Place'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-XTXDGb5SMtQ/TvByLRd2b5I/AAAAAAAADio/q1O36HbmiwE/s72-c/-3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-4770192707120630300</id><published>2011-12-20T00:53:00.038+02:00</published><updated>2012-01-08T14:54:23.308+02:00</updated><title type='text'>Semt-e Veda</title><content type='html'>İstanbul'un onca semti sokağı dururken, neden senle yaşarım şimdi bunu bir çırpıda izah etmem çok zor. Say ki sen düşenin dostuydun ya hani bu acımasız şehirde, düşenleri de sevdiğimden olsa gerek, bir sabah ansızın görünce sökülmüş kapıların pencelerin, bir sancağı düşmüş gibi geldi istanbul'un, düşündüm, sen düşünce kim olacak dostun diye? Kaybettim gibi geldi, arka balkonumdan bir semtin tüm uzuvlarının teker teker sökülüşüne tanık olurken... İstanbul diye bir şehir varsa, sen vardın diye var, gibi geldi bugün. Bu gece senin için bir şarap seçtim en koyusundan, yağmura aldırış etmeden vedalaşasım geldi, leopar bornozumla, çıkıp ağlayasım arka balkonumdan. Son kez hazırlandım sana. Gözlerimin önünde düpedüz yok olurken şimdi sen, karşı kıyında geriye bir tek ben kalmışım gibi geldi. Çok yalnız hissettim bugün, çok yağmalanmış. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halbuki ben daha Tarlabaşı'nı yazacaktım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asla unuttuğumdan değil, yaralı, yorgun, karmaşık, değişken ve derin oldukları için hiçbir zaman tam kavranamayan insanlar, için için benzemekten çok korktuğumuz karanlık geçmişli bir aile ferdi, karşılıklı çok fazla hırpalanmış eski sevgililer gibi, Tarlabaşı'nı ancak ona karşı biraz mesafe edindikten sonra değerlendirebilecektim. Karşı kıyısında bir derin mola verecektim, daha... Sanki ona hiçbirşeycikler olmazmış gibi. 6 Eylül 1955 sabahından beri semtin duvarlarından temizlenemeyen savaş izlerini, Dalan dönemiyle kalbine hançer vurulan bu eski sokakların ana karadan ayrılıp bir vahaya dönüşünü, o vahanın sultanlarını, saltanatını, saraylarını yazacaktım. Bir semtin üzerinden yükselen dumanların ve sokakları arasına gerilen çamaşırların nasıl olup da post-modern zamanların en tutkulu efsanesine dönüştüğünü, Viyana Otel'in arasındaki penceresinden tüm şehrin yeni yetmelerine ot servis eden namı değer Hala'yı, Şaşı Gül'ün birbirinden cengaver façalı yosmalarını, Biricik Anne'nin güzellik salonunda saçlarımın yarısını kaybettiğim geceyi, Kanat Anne'nin 6 yaşındaki oğlunu nasıl sobada yaktığını, Bahriyelin alt katında çalarken Alevi Türkücü avaz avaz boynuma sarılıp bir öpücük konduran zenci güzelini, Sakız Apartmanı'nın sabahı hiç gelmeyen ikindilerini, tenhalarında Kürtçe ağlayan oğullarını, içi kan ağlayanları, kapkaçcı Cemal'in travesti genelevine düşen sevgilisi Beyaz Hafize'yi, Ali Bey Apartmanı'nın duvarlarında senin uğruna kırdığım bira şişelerini, Osep'in 45 kediyle paylaştığı o odayı, biricik köpeğini oduncu sevgilisine bırakıp ölüm yolculuğuna çıkan Vera'yı, sonra o köpeğin nasıl bir sabah benim kapımdan girdiğini, Beyoğlu'nun pahalı sokaklarındaki ihtişamlı hayatlarını bırakıp buraya döndüğünü iddia eden diğer fahişeleri, Madi Canan'ın 50 yıldır değiştirmediği meçini hangi perukçudan satın aldığını, en iyi torbacımın bir sabah nasıl aniden paketlendiğini, bu olayın gerçek müsebbiplerini, her gözgöze gelişimizde bana göz kırpan Kadın Çıkmazı'nın köşesindeki polisi, birgün aynı polisi "günde 100 yarrak yiyorum oğlum ben, sen kimi sikmekle tehdit ediyorsun!" diye sokağın ortasında dövüveren Japon Aysel'i, dişsiz taksicinin bir apartmanın terasında gizlice topladığı bakırları, o bakırları gerçekte kimin çaldığını, Kör Ekrem'in gözünü şişleyen çete mensuplarını, Mark'ın Sakızağacı için yaptığı Almanca blogu, semt pazarını mesken belleyen beyaz örtülü kadınları, o kadınların bana zorla isot biberi aldırdıklarını, tüm semtin hafızasını köhne dükkanında toplayan eskici Osman'ı, Osman'ın metresini, diğer metresleri, pezevenkleri, orospu çocuklarını, kapkaçcıları, tinercileri, ibneleri, gavatları, zürafaları, vebalarını, frengilerini, virüslerini, torbacılarını, tombalacılarını yazacaktım daha senin. Kendisini en çok senin sokaklarında güvende hissedenleri, hane belledikleri o mahrem sokakları dışarıdan bakanların neden hiç anlayamadıklarını. Oturup bir bir anlatacaktım, sana sığınanları.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra hepsi terkettiler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşı kıyıdan izlerken hayalet silüetini, koca bir savaş meydanından geriye kalmış son asker gibi, ürkeğim şimdi. Senin hafriyatlarında bu şehrin son büyük cenazesi kalkacakmış gibi, sen bitince bitecek gibi geldi bugün, bir şehrin efsanesi. Çok derin alıp verdim nefesimi, yetmedi, hava yok gibi geldi, yağmur bedenimi deliyor gibi, sonra tekrar içeriye kapattım kendimi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalakaldım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-4770192707120630300?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/4770192707120630300/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/semt-e-veda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/4770192707120630300'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/4770192707120630300'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/semt-e-veda.html' title='Semt-e Veda'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-5634147504291813237</id><published>2011-12-19T16:42:00.003+02:00</published><updated>2011-12-19T16:49:44.666+02:00</updated><title type='text'>mola</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-4F7F8_U30tg/Tu9Oqmdd__I/AAAAAAAADic/j0H66b5Z1NA/s1600/DSC_3636.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 267px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-4F7F8_U30tg/Tu9Oqmdd__I/AAAAAAAADic/j0H66b5Z1NA/s400/DSC_3636.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5687851348177846258" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-5634147504291813237?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/5634147504291813237/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/mola.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/5634147504291813237'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/5634147504291813237'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/mola.html' title='mola'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-4F7F8_U30tg/Tu9Oqmdd__I/AAAAAAAADic/j0H66b5Z1NA/s72-c/DSC_3636.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-2345628171580404908</id><published>2011-12-14T14:26:00.008+02:00</published><updated>2011-12-14T18:00:26.743+02:00</updated><title type='text'>levon ile osep</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-bpfQr4Z7SLQ/TuiYd3k5o6I/AAAAAAAADiA/QEpW1GAi7Dw/s1600/DSC_3513.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 144px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-bpfQr4Z7SLQ/TuiYd3k5o6I/AAAAAAAADiA/QEpW1GAi7Dw/s400/DSC_3513.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685962168457601954" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Aynı tarihlere tanık olmak güzeldir, ruh kardeşi yapar insanı, bilmeden. Hani derler ya sanatçılar birbirleriyle aynı şeyleri yaptıklarında pişti olurlar diye, bu üslupta çalışanlar için o komik bir yalan. Van Leo ile Osep Minasoğlu aynı kadrajda yalnızca daha bir güzeller. Aynı tarihin başka şehirlere savurduğu çocuklarıyla, bugünün düzleminde göz göze gelmek hiç olmadığı kadar emsalsiz, Kahire'de ve de İstanbul'da.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-2345628171580404908?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/2345628171580404908/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/levon-ile-osep.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/2345628171580404908'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/2345628171580404908'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/levon-ile-osep.html' title='levon ile osep'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-bpfQr4Z7SLQ/TuiYd3k5o6I/AAAAAAAADiA/QEpW1GAi7Dw/s72-c/DSC_3513.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-4096464806296133465</id><published>2011-12-14T12:42:00.010+02:00</published><updated>2011-12-14T13:34:21.560+02:00</updated><title type='text'>AFTER THE END by Akram Zaatari</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;AFTER THE END&lt;br /&gt;By Akram Zaatari&lt;br /&gt;SALT Beyoğlu - İstanbul&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Studio photography is a phenomenon of the 20th century. It is a work tradition that has marked people's lives for more than 150 years, leaving a wealth of descriptions of people's faces, postures and attitudes. What can be done with this material? How valuable is it? In this presentation, Akram Zaatari will discuss aspects of studio photography in relation to geographic specificity, showing samples of his work on the studio Van Leo, Cairo, and Studio Shehrazade, Saida, Lebanon.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaatari’s practice is tied to the practice of collecting. He is a co-founder of the Arab Image Foundation (Beirut, 1997) and has been since researching photographic practices in the Middle East, examining how photography has shaped notions of aesthetics, postures and social codes. Interested in looking at the present through a wealth of past photographic records, since 1999, Zaatari has been focusing on the archive of Studio Shehrazade, studying, indexing and presenting the work of photographer Hashem el Madani (b. 1928) as a register of social relationships and photographic practices.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-aFAuuZzJIKk/Tuh-NTcaSUI/AAAAAAAADdQ/MrkJ8NwlgRs/s1600/DSC_3465.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 261px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-aFAuuZzJIKk/Tuh-NTcaSUI/AAAAAAAADdQ/MrkJ8NwlgRs/s400/DSC_3465.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685933296578087234" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-BGAUpgk-bD0/Tuh-NiNxLyI/AAAAAAAADdY/Wv6pjnw4H0M/s1600/DSC_3469.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 275px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-BGAUpgk-bD0/Tuh-NiNxLyI/AAAAAAAADdY/Wv6pjnw4H0M/s400/DSC_3469.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685933300543205154" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-UPMyREP39G0/Tuh-NgXQdJI/AAAAAAAADdo/l7EDnczz5vE/s1600/DSC_3477.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 259px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-UPMyREP39G0/Tuh-NgXQdJI/AAAAAAAADdo/l7EDnczz5vE/s400/DSC_3477.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685933300046132370" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-hJJWWqDJ0i8/Tuh-OrgNbVI/AAAAAAAADd0/HhSgISBuhEU/s1600/DSC_3490.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 269px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-hJJWWqDJ0i8/Tuh-OrgNbVI/AAAAAAAADd0/HhSgISBuhEU/s400/DSC_3490.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685933320216341842" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-cfjWyrr3XsI/Tuh-PSMVVeI/AAAAAAAADeA/lWmyPrGX81M/s1600/DSC_3493.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 358px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-cfjWyrr3XsI/Tuh-PSMVVeI/AAAAAAAADeA/lWmyPrGX81M/s400/DSC_3493.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685933330601956834" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-ps0nBki_P_A/TuiAvYWGQ5I/AAAAAAAADfA/RjdDLJ2ifek/s1600/DSC_3507.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 294px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-ps0nBki_P_A/TuiAvYWGQ5I/AAAAAAAADfA/RjdDLJ2ifek/s400/DSC_3507.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685936081032594322" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-L0fGwe1AKoU/TuiAu4kL0fI/AAAAAAAADeo/z4OztBwQ-qQ/s1600/DSC_3502.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-L0fGwe1AKoU/TuiAu4kL0fI/AAAAAAAADeo/z4OztBwQ-qQ/s400/DSC_3502.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685936072501744114" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-xdfTzlCgjHE/TuiAvHA3GmI/AAAAAAAADe0/XxXL1e0Oeyk/s1600/DSC_3504.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 283px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-xdfTzlCgjHE/TuiAvHA3GmI/AAAAAAAADe0/XxXL1e0Oeyk/s400/DSC_3504.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685936076380117602" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-bZ6xrabWlKg/TuiAuD1spcI/AAAAAAAADeg/aKSdy1MM-JA/s1600/DSC_3499.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 256px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-bZ6xrabWlKg/TuiAuD1spcI/AAAAAAAADeg/aKSdy1MM-JA/s400/DSC_3499.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685936058348119490" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-JI5_vePM-dc/TuiAt8Rl81I/AAAAAAAADeQ/_EmkkuL90-c/s1600/DSC_3495.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 257px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-JI5_vePM-dc/TuiAt8Rl81I/AAAAAAAADeQ/_EmkkuL90-c/s400/DSC_3495.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685936056317637458" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-I4bMq_m05Sc/TuiDDW5DAvI/AAAAAAAADfQ/m1QAemwHQWY/s1600/DSC_3512.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-I4bMq_m05Sc/TuiDDW5DAvI/AAAAAAAADfQ/m1QAemwHQWY/s400/DSC_3512.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685938623262950130" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-kmrJLYNhN50/TuiDDrt_XiI/AAAAAAAADfc/UNF4fn8oSFI/s1600/DSC_3513.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 267px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-kmrJLYNhN50/TuiDDrt_XiI/AAAAAAAADfc/UNF4fn8oSFI/s400/DSC_3513.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685938628853718562" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-oSJ5MudEgNI/TuiDF3IWmpI/AAAAAAAADgA/y5p0mJmcTlk/s1600/DSC_3523.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 258px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-oSJ5MudEgNI/TuiDF3IWmpI/AAAAAAAADgA/y5p0mJmcTlk/s400/DSC_3523.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685938666276821650" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-QSGSpu-wM04/TuiDFXktyFI/AAAAAAAADf0/DJVzCNVovkw/s1600/DSC_3519.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 262px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-QSGSpu-wM04/TuiDFXktyFI/AAAAAAAADf0/DJVzCNVovkw/s400/DSC_3519.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685938657805846610" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-R55HHCC4TgQ/TuiDEUMJC8I/AAAAAAAADfo/XPOIgZlGNq0/s1600/DSC_3518.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 254px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-R55HHCC4TgQ/TuiDEUMJC8I/AAAAAAAADfo/XPOIgZlGNq0/s400/DSC_3518.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685938639717600194" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-0pas9ym-Tbo/TuiHdg_ACZI/AAAAAAAADgQ/BlHNrmEugCE/s1600/DSC_3529.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 258px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-0pas9ym-Tbo/TuiHdg_ACZI/AAAAAAAADgQ/BlHNrmEugCE/s400/DSC_3529.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685943470695385490" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-6bofXeBn85I/TuiHd4S6pwI/AAAAAAAADgc/yEZW-pTtg1M/s1600/DSC_3535.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 236px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-6bofXeBn85I/TuiHd4S6pwI/AAAAAAAADgc/yEZW-pTtg1M/s400/DSC_3535.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685943476952934146" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-5qDWNNQWDfg/TuiHepX7dJI/AAAAAAAADgo/yZ5OH77AbIY/s1600/DSC_3538.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 264px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-5qDWNNQWDfg/TuiHepX7dJI/AAAAAAAADgo/yZ5OH77AbIY/s400/DSC_3538.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685943490127295634" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-FBP0cG7VlgI/TuiHfD472jI/AAAAAAAADg0/eVlj2cuGQAM/s1600/DSC_3545.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 222px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-FBP0cG7VlgI/TuiHfD472jI/AAAAAAAADg0/eVlj2cuGQAM/s400/DSC_3545.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685943497245055538" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-plHxpvCC20A/TuiHf0jtzoI/AAAAAAAADhA/58cOM4wmnxE/s1600/DSC_3549.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 302px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-plHxpvCC20A/TuiHf0jtzoI/AAAAAAAADhA/58cOM4wmnxE/s400/DSC_3549.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685943510309392002" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-qaIljS2ZiK8/TuiICodMWYI/AAAAAAAADhM/Ia4CFcdnpKA/s1600/DSC_3550.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 298px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-qaIljS2ZiK8/TuiICodMWYI/AAAAAAAADhM/Ia4CFcdnpKA/s400/DSC_3550.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685944108356229506" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-TxtPy2Yrjac/TuiIDvzlB1I/AAAAAAAADhY/bWVbRjc98Y8/s1600/DSC_3553.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 310px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-TxtPy2Yrjac/TuiIDvzlB1I/AAAAAAAADhY/bWVbRjc98Y8/s400/DSC_3553.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685944127509038930" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-dcBbBK1ryA8/TuiIEYx2UtI/AAAAAAAADho/n-bUqtywi0Q/s1600/DSC_3555.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 290px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-dcBbBK1ryA8/TuiIEYx2UtI/AAAAAAAADho/n-bUqtywi0Q/s400/DSC_3555.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685944138507637458" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-_cJTeaZRv4w/TuiIF-Ax7wI/AAAAAAAADhw/cqhAB8Fq4A0/s1600/DSC_3558.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 298px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-_cJTeaZRv4w/TuiIF-Ax7wI/AAAAAAAADhw/cqhAB8Fq4A0/s400/DSC_3558.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685944165682245378" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-4096464806296133465?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/4096464806296133465/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/after-end-by-akram-zaatari.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/4096464806296133465'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/4096464806296133465'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/after-end-by-akram-zaatari.html' title='AFTER THE END by Akram Zaatari'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-aFAuuZzJIKk/Tuh-NTcaSUI/AAAAAAAADdQ/MrkJ8NwlgRs/s72-c/DSC_3465.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-8039139711305550732</id><published>2011-12-14T12:07:00.003+02:00</published><updated>2011-12-14T12:18:09.138+02:00</updated><title type='text'>İstanbulluları hüzne boğabilir / RADİKAL - Lara Fresko</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-FMBzqktKw58/Tuh3oPv23XI/AAAAAAAADdE/_V1VsVrmN1w/s1600/DSC_3159.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 259px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-FMBzqktKw58/Tuh3oPv23XI/AAAAAAAADdE/_V1VsVrmN1w/s400/DSC_3159.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685926062860983666" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Salt Galata'daki 'Foto Galatasaray' sergisi, 1935-1985 arasında kadın fotoğrafçı Maryam Şahinyan'ın stüdyosundan geçmiş azınlıkların hikâyelerini gözler önüne seriyor. Sergiyi hazırlayan Tayfun Serttaş, "Bu arşiv bir mucize" diyor.&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Lara Fresko&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tayfun Serttaş yıllarca emek verip temizlediği, taradığı ve arşivini tasnif ettiği Foto Galatasaray arşivini Salt Galata’nın ilk sergilerinden birinde kamuya açıyor. Serttaş, sergiden sonra çevrimiçi olarak da kamuya açılacak olan fotoğraflar sayesinde İstanbul’un azınlık tarihine dair katılımcı bir veri bankası oluşturmayı tasarlıyor. Kendisiyle çalışma sürecinden, Foto Galatasaray’ın fotoğrafçısı Maryam Şahinyan’dan ve bu arşivin anlamından bahsettik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Salt Galata’da açılan ilk sergilerden biri Maryam Şahinyan ve Foto Galatasaray. Biraz bu projeden bahseder misiniz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul’un bir elin parmaklarını geçmeyen kadın stüdyo fotoğrafçıları arasından arşivi bugüne eksiksiz olarak ulaşabilen bir kadın stüdyo fotoğrafçısı Maryam Şahinyan. Foto Galatasaray, 1935’ten 1985 yılına kadar kentin göbeğinde, Beyoğlu Galatasaray’da gözlerden ırak halde süregiden bir tanıklığın bugüne kalan mucizesi... Bu açıdan hem bir ilk hem de son çünkü ondan bir tane daha yok. &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;Maryam Şahinyan, 1930’ların ortasından 1980’lere kadar Beyoğlu’nda stüdyo fotoğrafçılığı yapan bir kadın. Cumhuriyet’in ve İstanbul’un neredeyse her safhasına şahit olmuş. Bu şahitliği bir fotoğraf makinesiyle yapmış olmasının önemi nedir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maryam Şahinyan İstanbul tarihinin gördüğü en mutevazı kadınlarından birisi olmalı. Yarım asır boyunca bir gün dahi aksatmadan Şişli’deki evinden yürüyerek gidip geliyor stüdyoya, her öğlen yalnızca bir kırmızı elma yiyor, siyah iş önlüğünü ve kolçaklarını hiç çıkartmadan, 1. Dünya Savaşı’ndan kalma körüklü kamerasıyla, 1985’e dek siyah beyaz fotoğraf çekmeye devam ederek, sessizce, fark edilmeden sürdürüyor bu işi... Tarihin uzak coğrafyalarda unuttuğu bir bilge gibi Maryam Şahinyan. Onun gerçek olduğuna inanamıyorsunuz. Böyle bir titizlik arşivdeki, hiç evlenmemiş, hiç çocuğu olmamış fakat diğer yandan onun annelik içgüdülerini seziyorsun arşiv kutularının üzerinde. Ben çok fotoğraf arşivi gördüm ama böyle çeyiz dizer gibi her birisi tek tek numaralandırılmış, aralarına pelür kâğıtları serilmiş, yarım asır boyunca dokusunda tek bir değişiklik olmayan arşiv görmedim. Onun kadın kimliği stüdyonun kimliğini de belirleyen öncelikli etmen. Bir diğer etmen kuşkusuz Ermeni olması. Aynı zamanda inançlarına bağlı yapısından dolayı stüdyonun tutucu bir havası olduğunu da unutmamak lazım. Tüm bunlar aslında onun tanıklığının perspektifini belirliyor. Maryam bize bir pencere açıyor. Aslında en çok Cumhuriyet sonrası orta sınıf gayrimüslim kadınların İstanbul’unu izliyoruz bu arşivde. Bu kültürel dokunun hangi koşullar altında korunmaya çalışıldığı, hangi tarihlerde dönüştüğü, hangi tarihlerde neredeyse tümüyle ortadan kalktığını izliyoruz. Büyük travmaların geride bıraktığı küçücük bir kesimin son dönemde verdiği varoluş mücadelesini izliyoruz. Sene 1970’ler, Maryam’ın stüdyosuna girince kazaklarının altında sakladıkları haçlı kolyelerini göğüslerinin üzerine çıkartıyor, saçlarını döküyor, omuzlarını açıyor bu kadınlar. Foto Galatasaray içerisi, orayı içeri yapan Maryam’ın ta kendisi. İşte burada biz ‘içeriyi’ izliyoruz. Çok buruk, çok kırılgan, çok zarif, benim hâlâ kalbim sızlıyor izlerken. &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;Sizi aslen bir sanatçı ve araştırmacı olarak tanıyoruz, bu sergideki rolünüzü anlatır mısınız?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Foto Galatasaray’ın bir proje olarak bugüne taşınmasının en büyük destekçisi ve de sürecin en yakın tanığı Vasıf Kortun, sergiye paralel olarak Aras Yayıncılık tarafından basılan ‘Foto Galatasaray/ Studio Practice by Maryam Şahinyan’ kitabı için yazdığı ‘Arşiv Bekleyemez’ isimli önsözde benim rolümü şöyle açıklıyor: “Serttaş, projenin ana muhatabı olarak birkaç rol üstlendi: İki yıl boyunca asistanlarıyla birlikte negatifleri temizleyen, sabitleştiren, dijitalleştiren ve dijital olarak onaran bilimci restoratör; Maryam Şahinyan’ın hayatı ve yaşamış olduğu zamanla ilgilenen araştırmacı; imgelere bakarak sergi için yeni sahneler icat eden ve kurgulayan sanatçı; İstanbul’un kaybolan topluluklarının kahredici hikâyelerinin anlatılması için bu imgelerin gücünü harekete geçiren aktivist”. Buna bir şey eklememe gerek var mı bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat şu çok açık, ben bu işe her ne kadar sanatçı pozisyonumla girsem de, o filmler üzerinden sanat yapabilmem için dahi, önce o 200 bin kareyi tek tek görselleştirip pozitif olarak görmem gerekiyordu. Her kareye 1 dakikamı ayırsam, 200 bin dakika ediyor, sadece bu neredeyse 5 ay demek... 2009’dan beri üzerinde bir gün aksatmadan çalıştığım projenin ‘sanatsal’ tarafıyla yalnızca son birkaç aydır ilgilenebiliyorum desem yalan olmaz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Maryam Şahinyan’la aranızda nasıl bir yaratıcı paylaşım var?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maryam o imajları fiziksel olarak üretmekten sorumluydu, ben ise onlar üzerinden yeni görme biçimleri icat etmenin peşindeyim. Maryam Şahinyan çocuk bedenleri üzerinden kurgulanmış o çıplak mizansenleri üretirken, aklında toplumsal cinsiyet tartışmalarına yeni bir boyut getirmek yoktu. O yalnızca kendisinden isteneni yaptı ve de bunu yaparken aslında tarihsel katmanlar içerisinde gizli kalan bir grubun muntazam bir haritasını çıkarttı. Ben bu haritayı dolaşıma sokuyorum, o noktadan sonra bitiyor rolüm. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Bu ortaya çıkarıp sergilediğiniz ikinci fotoğraf stüdyosu arşivi. Sizin için bu arşivlerin ortaya çıkmasının, önemi nedir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fotoğraf sanatı içerisinde dahi, antika değeri bulunmadığı sürece stüdyo fotoğrafına atfedilen bir değerden söz edemiyoruz. Benim ilgilendiğim Cumhuriyet sonrası dönemin kimse için cazibesi yoktu. Fakat artık şartlar değişti ve geriye dönüp baktığımızda stüdyo fotoğrafının bize sayısız envanterin yazılı olarak sunduğundan çok daha açık veriler ortaya koyduğunu saptıyoruz. Türkiye gibi kültürel ve tarihsel kesintilerin derinden hissedildiği coğrafyalarda stüdyo fotoğrafı başka bir misyon daha üstleniyor. Kültürel tarihin görsel aktarımına aracılık ediyor ve de bunu en demokratik yollarla yapıyor. Aslında bize bir önceki dönemde neye benzediğimizi, neleri yitirip, yerine neleri koyduğumuzu haritalandırıyor. Bu açıdan, bir Parisli için 1950’lerden kalma bir stüdyo fotoğrafı pek bir anlam ifade etmeyebilir. Fakat bir İstanbulluyu ya da Beyrutluyu günlerce hüzne boğabilir. Bunun nedeni bireysel tarihimizle olan ilişkimiz. Ne yazık ki son yüzyıldır hatırlamamak üzerine kurulu bir düzeneğin içerisine hapsedilmiş halde yaşıyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Bu arşivi tamamen kamuya açmak ne anlama geliyor?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu süreç sergi bittikten sonra, başlıyor aslında. Serginin hemen akabinde kurmakta olduğumuz bir web sitesi aracılığıyla dijital arşiv tüm dünyaya açılacak ve herkes için ulaşılabilir olacak. Foto Galatasaray’ın asıl mucizesi bu noktada başlayacak. Arşivin kimliklendirme sürecinde bireyler bu fotoğraflara ilişkin diledikleri kadar veri girebilecekler, böylelikle katılımcı bir bilgi bankası oluşacak. Bu stüdyoda fotoğraflananların çok büyük bir kısmı (veyahut çocukları) bugün diyaspora statüsünde yaşıyor. Cemaat kurumları aracılığıyla öncelikle bu insanlara ulaşmaya çalışacağız ve arşivi işlemeyi ve tanımlamayı bizzat kendilerine bırakacağız. Bu amaçla ilk günden itibaren arşivi bir veritabanı olarak şekillendirdik. Bu arşiv özelinde fotoğrafın ‘fotografik’ sorunsallarıyla hiç ilgili değiliz, derdimiz ışık kontrast ayarları ya da Maryam’ın iyi bir fotoğrafçı olup olmadığı meselesi değil. O imajların içerisinde saklı olan bilginin peşindeyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-UAq3oIsCBMw/Tuh1svEKlYI/AAAAAAAADc4/y9E1plZL558/s1600/img061.small.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 385px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-UAq3oIsCBMw/Tuh1svEKlYI/AAAAAAAADc4/y9E1plZL558/s400/img061.small.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685923940963882370" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: LARA FRESKO / Radikal - 13.Aralık.2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-8039139711305550732?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/8039139711305550732/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/istanbullular-huzne-bogabilir-radikal.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/8039139711305550732'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/8039139711305550732'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/istanbullular-huzne-bogabilir-radikal.html' title='İstanbulluları hüzne boğabilir / RADİKAL - Lara Fresko'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-FMBzqktKw58/Tuh3oPv23XI/AAAAAAAADdE/_V1VsVrmN1w/s72-c/DSC_3159.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-6961044303177015028</id><published>2011-12-12T20:07:00.080+02:00</published><updated>2011-12-14T05:08:16.485+02:00</updated><title type='text'>Vaka-i Necmiye</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;ENTELEKTÜEL BASİRETSİZLİK ÜZERİNE BİRKAÇ EDİT&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eleştirel düşünceye sahip olmakla, kör kütük kötücüllük arasında derin bir fark var. Entelektüel anlamda aktivist olmakla, müzmin muhalif olmak arasında açık ara bir uçurum var. İletişimsizlik harmanında öğütülmüş cehaletle, günümüzün bilgi araçlarını harekete geçirerek sözünü söylemek arasında büyük bir tezatlık var. Sapla samanın birbirine karıştırılmaya çok müsait olduğu memleketimde, tüm bu dengeleri birbirine eklemleme riski var. Bu nedenle yazmaya gerek görüyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendi üç paralık iktidarını kaybetmemek pahasına bu ülkenin gelişim tarihini tıkamaya dünden razı olanların sırada beklediği bir arenanın ortasındayız. Nerede bir başarı hikayesine tanık olsalar, burada kendi başarısızlıklarını görüp tüm hiddetleriyle çevresindekilere saldıranların aramızda beklediği bir arena bu. Cehaletin ve kötücüllüğün bu arenadaki en arkaik sentezi olsa gerek; Necmi Sönmez. Onun nefret dolu yazılarına tanık olmayan, psikolojik problemleriyle profesyonel yaşantısını adeta çorbaya çevirerek her yöne savurduğu iftiralardan nasibini almayan, sanat dünyasında onun adına üzülmeyenimiz yoktur sanıyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necmi Sönmez bir kez daha yememiş içmemiş hatta bana kalırsa tuvalete dahi gitmemiş ve nasıl oluyorsa bir açılışın ertesi sabahına kıskançlık, öfke ve hata dolu bir yazıyı daha web sitelerine yetiştirmiş... Bu ne hız, bu ne gündem sarhoşluğu, bu nasıl bir kısa günün karı, muhasebesini ben yapamayacağım. Fakat bu yöntem bana, 6 Eylül 1955 sabahı, İstanbul’da henüz bir günde o sayıda gazeteyi basacak matbaa dahi yok iken ve de normalde 20 bin basılan İstanbul Ekspress’in “Atamızın Evi Bombalandı!” manşetiyle bir saat içerisinde 290 bin basılıp sokaklara saçılma öyküsünü anımsatmadı değil. Belli ki yazının ruhsal hazırlık süreci oldukça eskiye dayanıyor. Muhtemelen büyük bir bölümü açılış öncesinde yazılıp hazırlanılmış, aynı gece de bu öfke kusan yazıya açılışta yaşanan kısacık deneyimler eklenerek üzerine gerçeklik maskesi geçirilip hızla pazara sürülmüş. Oltaya ne gelirse artık... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutmadan bu öfke niye, kime, neye diye merak edecek olursanız, bu öfke İstanbul’un dünyanın en saygın sanat kurumlarından birisini daha kazanmış olmasına, bu öfke, yakın döneme kadar Doğu Avrupa’da herhangi bir periferi olarak konumlanan bu kentin uluslararası sanat gündemine yeni bir yüzle taşınacak olmasına, bu öfke, sanatı karşılıksız olarak destekleyen kurumların gün be gün güçleniyor olmasına, bu öfke, yazının başında da belirttiğim gibi bu ülkenin gelişim tarihine... Altını kalın kalemle çiziyorum, eleştiri değil öfke bunun adı. Eleştiri bir süreç ve deneyim işidir, eleştiri tahamül ve zaman gerektirir, henüz açılalı saatler olmuş bir kurumu, algılayamadığı kurumsal kimliği üzerinden karalamaya çalışmak eleştiri dışında çok başka alakaların sonucudur.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trajikomik olan ise bu yersiz öfkenin bir kez daha “&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Sanattan Nefret Eden Sanat Adamı Necmi Sönmez&lt;/span&gt;”den çıkıyor olması. Ortada ciddiye alınacak bir eleştiri olmadığı için, karşı bir eleştiri getirip onun yazısını yüceltmeye gerek görmüyorum. Hatta ilk kez, yanıt verdiğim bir yazının orjinalini burada dahi paylaşmayacağım. Paylaşılacak bir tarafı yok. Yalnızca belirli editler yapacağım ve de sanıyorum bu editler öncelikle kendisinin hangi yörüngede olduğunu kavramaya yetecek. Böylelikle, eleştiri sanarak sağda solda yayınladığı gerçek dışı yazısını önce oturup bir güzel editlemesini de önermiş olacağım.   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;İstanbullu Olarak Editim; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazınızın başında 18. yüzyıl estetiği üzerinden tariflendirdiğiniz ve üstüne basa basa tarihlendirdiğiniz yapı, geç 19. yüzyıl eseridir Necmi Bey ve Osmanlı’nın 20. yüzyılını karşılamak üzere inşaa edilmiştir. Ortalama bir eğitimden geçmiş her İstanbullu bu binanın hangi yüzyıla ait olduğunu iyi bilirken, sizin gibi dahiyane bir uzmanın İstanbul mimarisinin 18. yüzyılda henüz ne aşamada olduğundan dahi bir haber olması, yazınızın ilk paragrafında iddia ettiğiniz gibi, bizzat sizin okuyucularınızın ne derece “büyük bir sorunun içine düştüklerinin” kanıtıdır. En azından yapının mimari ve Sanayi-i Nefise Mekteb-i’nin (bugünkü adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi bilmiyor olabilirsiniz) kurucularından olan Alexandre Vallaury’nin bahsini ettiğiniz yüzyılda yaşamadığını hatırlayarak daha ilk cümlenizde böyle bir gafletin içerisine düşmeyebilirdiniz, fakat maksat şıklık olsun, bu tip detayların nasıl olsa önemi yok değil mi? Unutmadan, bahsini ettiğiniz yüzyılda henüz Osmanlı Bankası’da kurulmamıştı ne yazik ki... 1856’da kuruldu. Diyeceksiniz şimdi ne farkeder bu kadar kaliteli bir yazının içerisinde ha 19. yüzyıl, ha 139. yüzyıl, konu bu değil ki... Benim de takıldığım şeye bak! Birinci Dünya Savaşı hangi yüzyılda olmuştu bu arada? 13. Yüzyıl(?) &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;İzleyici Olarak Editim;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merdiven altına atılmakla mahkum ettiğiniz Gülsün Karamustafa’nın yapıtına o merdivenin farklı açılarından döne döne bakmanızı dilerim. Bahsini ettiğiniz merdiven altı, birçok galeri ve müzenin sergileme salonundan daha geniştir. Yerleştirmenin taşıdığı grafik değerlerle, binanın ana merdiveninin yapıtın tüm açılardan izlenmesine sunduğu katkıyı aynı anda düşünebilme kabiliyetine sahip olsaydınız, böylesine titiz ve bilinçli bir kararın neden verildiğini kavramanız – ortalama bir izleyici gözüyle dahi – çok zor olmayacaktı. Aynı zamanda yukarıdan, aynı zamanda üst çapraz açılardan, aynı zamanda aşağıdan görülmesi gereken bir yerleştirmedir Gülsün Karamustafa’nın eseri. Bir küratör olarak bilmeniz gerekir ki öylesine çok boyutlu bir yapıtı bir salonun tam ortasına yerleştirirseniz herkes bir heykel görür, eserin ancak % 30’u izlenebilir, eğer bahsini ettiğiniz noktaya kurarsanız herkes bir yerleştirme görür, eser %100 olarak izlenir. İzleyebilene... Ayrıca bu yapıtın yerinin müze kurulumuyla kamusal mekan sunumları arasında nasıl bir tartışmayı alevlendirdiğini görmeyi de, işini ciddiyetle yapan başka küratörlere bırakıyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada hazır merdiven altı konusu açılmışken, direktörü olduğunuz, neon ışıklarıyla aydınlatılan Tarlabaşı Hostel estetiğindeki Art Center’in 1 buçuk metrekarelik merdiven altlarına kapattığınız sanaçılar üzerinde durmanızı ayrıca çok dilerim. Küçücük bir binanın merdiven altında kalan boşluklarını alçıpan ile kapatıp, depo kapısı kadar kapıların ardında, ancak sanaçıların sandalyelerinin sığabildiği mekanlarda onlara residency hizmeti verdiğinizi iddia ediyorsunuz. Üstelik bunun için o gencecik insanlardan para talep ediyor, eserlerinin bir kısmına el koyuyor, kapıya güvenlikler - bekçiler diziyor ve Hostel estetiği ile Auschwitz yasalarını birleştiren bir deneyim yaratıyorsunuz. Ben bu koşullar altında çalışmaya çalışan ve stüdyo diye kiraladığınız merdiven altlarına çantası dahi sığmadığı için, içeriye ancak laptopunu alıp dizinin üstünde bekleyen insanlar gördüm orada. 170 cm’lik tuvali içeriye girmediği için koridorlarda resim yapan sanatçılarla karşılaştım. Bu deneyimin sırrı nedir, birbuçuk metrekarelik, penceresi dahi olmayan merdiven altlarına kapattığınız sanatçılardan nasıl bir üretim beklentisi içerisindesiniz, klostrofobi üzerine mi? Bir ara şu Art Centre olarak isimlendirdiniz Centre’i elinizi vicdanınıza koyarak bir yazın derim. Hatta o mekana SALT Galata’nın kapısından girdiğiniz kadar pis niyetlerle de girmeyin, hatta çok ama çok övün orayı, yeter ki bir yazın, yazın ki merdiven altlarına kapatarak ruhlarını kemirdiğiniz genç sanatçılara da bir yanıt hakkı doğsun. &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;Kullanıcı Olarak Editim; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendiniz henüz 15 tane kitabı bir rafa dizip kamuya açamamış iken, Türkiye’nin en büyük ve de dünyanın sayılı özel sanat kütüphanelerinden birisine “yetersiz” diye saldırmanız gülünç olmaktan öte, o esnada şuurunuzun yerinde olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor. İnsan düşünmeden edemiyor, bu yazıda hangi kütüphaneden bahsediliyor? Öğrencilik yıllarımdan beri raflarının arasında büyüdüğüm o kütüphaneden mi? O halde o kütüphanenin müdavimlerinden birisi olarak söyleyeceklerim var... Sanıyorum o kütüphanede doğrudan sanat üzerine 100 bini aşkın basılı eser ve 1 milyon’u aşkın dijital belgenin olduğundan haberdar değilsiniz, sanırım uluslararası kaynaklardan da kütüphane kompleksi içerisinde yer alan sanatçı dosyalarının dünyanın en geniş güncel sanatçı arşivi olduğunu hiç duymadınız ve de sanıyorum bu merkezin tüm Türkiye’de kamuya açık olan en büyük özel kütüphaneye sahip olduğundan da bir habersiniz... Üstelik görmekte yetmemiş size. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açılışın hemen akabinde –kütüphanenin en kullanılamayacağı anlar- orada görevli olan arkadaşı bir köşeye sıkıştırıp tuhaf sorular sormanız ve kendisinden aldığınız yanıtları kütüphanenin yetersizliğine dair kanıtlarmış gibi oturup yazmanızın altında yatan kompleksle empati kurmam çok güç. Ancak orada bahsini ettiğiniz kişi sosyal hayatımda da zaman geçirdiğim yakınlarımdan birisi. Kendisiyle yazınızdan sonra özel olarak görüştüm. Açılış yoğunluğu dolayısıyla -o esnada içeride binlerce konuk varken- kütüphaneyi kullanmaya çalışıyorsunuz. Çok zor durumda kalıyor çünkü o kalabalık ve gürültüde okuma yapmak mümkün olamayacağı için daha müsait bir güne randevu vermeye çalışıyor. Israrla Nil Yalter’i soruyorsunuz, yeni sergisinden dolayı Nil Yalter arşivinin güncellenmekte olduğunu, eklemeler dolayısıyla o anda herşeye ulaşmanın mümkün olmadığını belirtiyor. Sanatçının kişisel arşivi konusunda çok kapsamlı bir web sitesine sahip olduğunu söyleyerek o anda sizi web arşivine yönlendiriyor. Haliyle sizin hangi kötü niyetlerle kendisini sıkıştırdığınızı bilmiyor, üstelik sizi tanımıyor, tüm iyi niyetiyle işinizi kolaylaştırmanın yollarını formülize ediyor, ayaküstü. Siz ise kalkıp buradan bir kütüphane metaforu yaratıyorsunuz kendinize ve okuyucularınıza. Ne diyeyim, çok yaratıcı bravo! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstelik kütüphaneden ayrılırken arkadaşıma dönüp “biraz Batılı olun artık” deme küstahlığını gösteriyorsunuz. “Biraz Batılı olmak” ne demek(?) derin mevzu, fakat bizler sizin anladığınız anlamda bir Batılılaşma kompleksini 19.yüzyılın sonlarında bıraktık Necmi Bey. Yani sizin gibi Batılı ve entelektüel görünmek için ipek fular falan takmıyoruz, takmaya gerek görmüyoruz, kimseye gözlüklerimizin üzerinden bakmıyoruz, Almanya’nın köylerini kalkıp İstanbul gibi bir metropolle mukayese etmiyoruz artık. Biz önce buralı olmayı, buranın dilini konuşmayı, buranın hakkını vermeyi, buradaki gerçekliğimizle barışmayı öğreniyoruz ve de son yıllarda hiç olmadığı kadar iyi yapıyoruz bunu. Ben bu yazıyı yazarken BBC'de İngiltere Başbakanı David Cameron Avrupa Birliğinden ayrılma noktasına geldiklerini açıklıyor, böyle bir günde hangi Batılılık, hangi Avrupalılık bize önerdiğiniz? Üçüncü kuşak Al(a)mancı egonuzla bu şehre empoze etmeye çalıştığınız nasıl bir kültürel hayat? Açın bu Batılı olma işini bana kalırsa, bizde öğrenelim nereliymişiz, nereli gibi olmalıymışız... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutmadan, hayatınızın uzun bir bölümü Almanya’nın çeşitli kasaba ve köylerinde geçmiş, Batılılığı bilmem ama ben size şiddetle Protestan ahlakı öneririm. Onca sene bu ahlaktan bir parça nasiplenmiş olsaydınız, belki bu derece küstahlaşmaz, belki iğnenin diğer ucunu da kendinize batırmayı öğrenirdiniz. Diğer türlü şark kurnazlığı ile ipek fular yanyana gelmiş oluyor ki, bu kombinasyon bizim coğrafyamızda son yüzyıldır fena halde mide bulandırıyor. Benden uyarması. &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;Açılış Gecesinin Konuğu Olarak Editim;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açılış gecesinde elinde kazma kürekle etrafta dolaşan işçiler gördüğünüzü iddia ediyorsunuz ve bu banallikten çok rahatsız olduğunuzdan bahsediyorsunuz. Hem 21 Kasım gecesi hem 22 Kasım gecesi gerçekleşen açılışlarda ilk saatlerden itibaren oradaydım. Bahsini ettiğiniz gibi elinde kazma kürekle dolaşan işçiler görmedim etrafta, sanıyorum iki gecenin toplamında mekanı gören toplam 5 bine yakın konuk arasında da sizin dışınızda böyle bir kareye tanıklık eden olmamıştır. Gelelim işin, “varsayalım öyle olsun” tarafına. Velev ki, binanın içinde o esnada bir vinç var, bir yanda kum torbaları, diğer köşede badanacılar, harç karılıyor bir taraftan... Bu neye işaret eder peki ve de bir küratör olarak size ne hissettirir? Siz elit ev hanımı mısınız Necmi Bey, işçi görmekten korkuyorsunuz bu derece? Ne yapacak o işçiler size? Ayrıca ne zamandan beri sanat kurumlarının vizyonunu içeride tesadüfen karşılaştığımız inşaat işçileri üzerinden tartışır olduk? Tesadüfen o akşam tuvalette öpüşen bir çift görseydiniz ne diyecektiniz, SALT Galata'yı ahlaksız bir kurum olarak mı niteleyecektiniz? Göre göre o koca gecede işçiyi nerede buldunuz ve de gördünüz, aranızda nasıl birşey geçti de o işçilerle, bu derece aklınız onlarda kaldı bilemiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatırlatayım, sanat mekanları tarihlerinin yarısını deconstruction olarak geçirirler. 50 metrekarelik bir mahalle galerisine dahi ayda en az bir kez onlarca işçi ve usta girer, boyanır, yıkılır, yapılır, harcı karılır, olmadı bir daha... Bir sanat mekanında böylesi bir kare ile karşılaşmak, sanat hayatının içerisinde olan bir insan için çiçekçide kırık saksı ile karşılaşmak kadar doğal olsa gerek. Binanın bir noktasında işçi gördüğünüz için aşırı derecede tedirgin olduğunuz mekanın toplam hacmi 15 bin metrekare hatırlatırım ve eminim sizin 3-5 metrekalik residency stüdyolarınızdan çok daha büyük bir hassasiyetle hayata geçmiştir. Sizin de yazınızda teyit ettiğiniz gibi aynı zamanda bir mimari başarı öyküsü var iken orada, hangi işçiyi gördünüz, size hangi işçi ne yaptı ve nasıl oldu da buradan “bir mekanı ya açarsınız ya açmazsınız” noktasına geldiniz anlayabilmiş değilim. Halüsinatif.  &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;Sanatçı Olarak Editim;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öfke dolu yazınızın ciddi bir bölümünü de mekanın açılış sergilerinden olan benim projem Foto Galatasaray’a ayırmış ve de bir güzel (afedersiniz) saçmalamışsınız. Açık Arşiv’de Maryam Şahinyan’ın çok fazla ön plana çıkartıldığına takılıp kalan bu yazıya ne cevap vereceğimi bilememekle beraber bazı şeylerin altını çizmeyi gerekli görüyorum... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necmi Bey, siz ya o kata çıkıp sergiyi hiç görmediniz ya da Stüdyo Osep ile Foto Galatasaray’ı fena halde birbirine karıştırıyor yorgun hafızanız. Foto Galatasaray sergisinin toplamında ve de hiçbir noktasında Maryam Şahinyan’a dair en küçük bir imge, onun yaşamına dair tek bir belge, onunla ilgili hiçbir veriyle karşılaşma olasılığınız yok. Sergi açıldığı günden itibaren benim en çok maruz kaldığım soru, neden bu arşivde Maryam Şahinyan’ın kayıp olduğu üzerine... Maryam Şahinyan, Foto Galatasaray projesinin gizli öznesi, orada Şahinyan’ın hayatına dair hiçbir dökümana yer vermiyoruz, üstelik bilinçli olarak yapıyoruz bunu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim video sunumumdaki 5-6 dakikalık anlatı ve Yetvart Tomasyan’ın hatıraları dışında da serginin toplamında Maryam Şahinyan adı geçmiyor. Web sitesi üzerinden dolaşıma giren 3 paragraflık biyografi, onun lüteratüre girmesi üzerine... O kadar. Aramızda olmayan bir insanın hayatı üzerine daha fazla söz söylemek benim çalışma disiplinime ayrıkırı olmakla birlikte, Şahinyan’ın yaşantısına dair belgelerin de çok kısıtlı olması nedeniyle onun biyografisi konusunda özel bir hassasiyetimiz vardı ilk günden itibaren. Osep Minasoğlu gibi hayat hikayesiyle ön plana çıkan ve projede öncelikle fotoğrafçının biyografik olarak incelendiği bir zemin yok Foto Galatasaray’da. O nedenle tam aksi bir istikametteyiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaldı ki biyografiler üzerine çalışmak, hele ki bu bireysel tarihler üzerinden yakın tarihi tartışmak hiç sorunlu değil benim prensiplerim açısından. Çünkü ben aynı zamanda böyle de çalışan birisiyim. Fakat fotoğrafçının hayat hikayesinin bilinçli olarak arka planda bırakıldığı bir projede çıkıp sizin o sergide Maryam Şahinyan’dan başka hiçbir şey yok demenize müsade edemem. Çünkü hem sergide Maryam Şahinyan yok hem de Maryam Şahinyan dışında herkesle ve herşeyle karşılaşma imkanınız var iken orada... Bir fotoğrafçı olarak Maryam Şahinyan’ın hayatta 4 kare vesikalık dışında fotoğrafı dahi bulunmadığını, kendi fotoğrafının çekilmesinden bile hoşlanmayan bir karakteri olduğunu, onunla ilgili elimizdeki verilerin ne yazik ki çok yetersiz olduğunu başından beri avazım çıktı kadar haykırıyorum ayrıca. Nerede gördünüz orada Maryam Şahinyan’ı? Açılış gecesi elinde kazma kürekle içeride gezen işçiler mi gösteriyor yoksa size bunları? Hayaletini mi gördünüz, anlamıyorum gerçekten... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim videomun boyutundan da rahatsız olmuşsunuz. Serginin enformatik bölümüne grafik ve mimari olarak bakarsanız videonun boyutunun o mekanda neyi karşıladığını görürsünüz. Neden oraya sizin bir videonuzu değil de kendi videomu koyduğum noktasına gelince; farketmiş olmanız gerekir ki ben o video da sanatçı olarak yokum. Ben orada arşivin en yakın tanığı olarak varım. Çünkü Maryam Şahinyan’ın vefatinin ardından o arşiv ile benden daha yakın ve uzun süre ilişkiye giren kimse olmadı. Bizim oradaki açık meselemiz, bir bölümü Cumhuriyetin erken periyodunda kapanmış olan o kutuların yarım asırlık bir bekleyişin ardından bir el tarafından açılmaya başlaması ve o elin sürece olan tanıklığı. Ben orada kendimi anlatmıyorum, ben orada Maryam’ı da anlatmıyorum iddia ettiğiniz kadar, keşke başından sonuna dek izleseniz, ben orada iki yılı tariflendirmeye çalışıyorum. Ne video art yapıyorum, ne video performance ne de video picture... Karşımda bir kamera, konuşuyorum çünkü tanığım. Enformatik o bölüm, altını ayrıca çizerim ve eğer o arşivle Maryam Şahinyan’ın ardından en yakın ilişkiye giren kişi siz olsaydınız, inanın oraya sizi koyardım. Fakat ben bu iş için ayrıca birisini görevlendirmeye gerek görmedim, tüm sürecin en uzun süreli tanığı oldum ve bizzat kendimi koydum ama görmeniz gerekirdi ki konu hiç kendimle ilgili değil. Fakat siz o videoyu bir "Tayfun Serttaş Belgeseli" zannetiyseniz ve de o gözle izlediyseniz buna diyecek sözüm yok, oradaki temsili masayı tabut sanan da vardır elbet.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ermenilere ve kadınlara karşı ne gibi bir husumetiniz var bilemiyorum. Yazınızda neden surekli olarak Maryam Şahinyan’ın kadın ve Ermeni olduğu bilgisinin belirtilmesinin sizde rahatsızlık yarattığını yineliyorsunuz onu da anlayabilmiş değilim. Siz değil misiniz sürekli olarak Almanya’nın çeşitli köylerinde yaşadığınız için Batılı olmaktan bahseden, bir residency sanatçınız Avusturya’dan geldiğinde Avusturyalı sanatçı demiyor musunuz ona, kadın konusu hiç mi üzerine tartışılmayan bir case günümüz sanat ortamında? Bu kişinin adı Maryam Şahinyan, milliyeti Ermeni, cinsiyeti kadın olunca mı başlıyor rahatsızlığınız?  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakın Necmi Bey, beni yakından tanımanıza hiç gerek yok, bu ülkede benim ne yaptığımla ilgilenmek için 15 dakikasını ayıran herkes pro Ermeni olduğumu görür. O nedenle Maryam’ın ruhunu bir rahat bırakıp tartışmaya benle devam edin isterim. Ben hayatımda ilk kez böyle bir iş yapmıyorum, hayatımda ilk kez arşiv açmıyorum, hayatımda ilk kez ağzıma 1915’i almıyorum. Bu üslubu nasıl kuracağımı da sizden öğrenmeyeceğim. Kaldı ki ben çıkıp bu konuda çok açık siyasette yapabilirim, yapmadıysam bir nedeni var. Maryam’ın ruhunu bu köhne tartışmalara esir etmemek için o monitörde verdiğim vicdani bir mücadele var, onun ışığına gölge düşürmemek adına... Çünkü yeri orası değil. Benim bu çalışmadaki tüm titizliğime rağmen, siz neden özellikle konuyu oraya çekmeye çalışıyorsunuz peki? Çok mu merak ediyorsunuz bu konuda ne düşündüğümü? Evet Maryam Ermenidir, evet Maryam kadındır, evet 1915 Soykırımdır benim lügatımda. Bir önceki Devlette öz dedesi parlamento üyesi olan Maryam'ın, bir sonraki Devlette öz babası mahalle fotoğrafçısıdır. Maryam Şahinyan'ın gözlerini dünyaya açtığı Sivas'ın en görkemli yapısı Şahinyan Konağı, 30 tane köy, 5 tane un fabrikası, burada listeleyemeyeceğim kadar gayrimenkul, sayısız büyükbaş ve küçükbaş hayvan 1915'in öncesinde kalmıştır. Böylesine vahim bir kırılma noktası var iken ailenin tarihinde ve ben projenin toplamında bu sürece belirli bir mesafeden yaklaşmaya çalışırken, siz hangi 1915'in altını doldurmaktan bahsediyorsunuz bana? Hangi tarihi 1915'ten başlatmaktan? Sizin dedeniz milletvekili oldu mu hiç Meclis-i Mebusan'da? Çok değil 10 sene sonra babanız Harbiye'de bir apartman dairesine sığınıp çocuklarının geçimini sağlayabilmek için birkaç kuruşa fotoğraf çekmek zorunda kaldı mı peki? Sizin dünyaya geldiğiniz konak kamusallaştırılarak PTT İL Binası olarak mı kullanılıyor şu anda? Bu kavramların altını ben sizle doldurmadım, sizle boşaltmayacağım. Fakat beni bu şekilde birilerine hedef göstermeye kalktığınız noktada, sanmayın ki ben sus pus olup oturacağım...  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Stüdyonun yüzyıl başında açılıp, 1940'lı yıllara kadar faliyet gösterdiğini belirtiyorsunuz yazınızda. Acaba yanlışlıkla hangi metni okuyup geldiniz oraya? Eleştiriyor olduğunuz bir serginin konu edindiği stüdyonun hangi tarihler arasında faaliyet gösterdiğinden dahi bir haber olmak sizin gibi bir entelektüele yakışıyor mu? Üstelik ipek fularınız bile var sizin. O sergiye gelen herkes biliyor ki, Foto Galatasaray 1935 senesinden 1985 yılına kadar faaliyet gösteriyor, yani sizin verdiğiniz periyod içerisinde yalnızca 5 senesi var stüdyonun. Nasıl olup 1940'lı yıllarda kapatıverdiniz stüdyoyu? Gerçi Nil Yalter'in de 1970 yıllarda Türkiye'de harem konusunu işleyen ilk sanatçı olduğunu iddia etmişsiniz geçenlerde bir panelde. Unutmadan, dünya sanat tarihinde harem konusunun 18. yüzyıla kadar inen bir gerçekliği var, edebiyattan resime, şiirden gravüre kadar şimdi bir harem tarihi tarışmasına girmeyeceğim sizinle. Biraz şu tarihleri ve bahsini ettiğiniz tarihlerin neye tekabül ettiğini aklınızda tutmaya çalışsanız ya da yazarken en azından wikipedia gibi kolay ulaşılabilir bilgi kaynaklarını kullansanız, bu iş çözülecek aslında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konumuza dönelim, serginin sosyolojik araştırma zemini mi eksik? Eksikmiş size göre. Keşke kafayı Maryam’ın kadınlığı ile, Ermeniliği ile, 1915 ile bozup rüyalara dalmaya ayırdığınız zamanı açık arşivin niteliğini incelemeye ayırsaydınız. Zaten orada görebileceğiniz herşey, eksik olduğunu idda ettiğiniz sosyolojik araştırma zeminini üretmek üzerine. Örneğin her bir imaj teker teker tagleniyor iki yıldır, bizler aynı zamanda zinet eşyası sayıyoruz o arşivde, aynı zamanda düğünden komünyona, bar-mitzva’dan sünnet törenine kadar tüm imajları kültürel referansları üzerinden kategorilere bölüyoruz, her bir modelin üzerinde taşıdığı tüm dress code’ları işaretliyoruz, bütün imajları temsil ettikleri demografik yapı üzerinden grupluyoruz. Bunu neden yapıyoruz biliyor musunuz? Örneğin bir araştırmacı gelip 200 bin kare içerisinde düğün töreninde poz veren inci küpeli ve de tayyör etekli bir kadını aradığında, bu verileri sisteme girdiği takdirde tüm arşiv içerisindeki düğün topluluklarında poz veren inci küpeli ve tayyör etekli hanımlar önüne dökülebilsin diye.... Farklı ilgili alanları üzerinden tüm araştırmacılara eşit çalışma imkanını en hızlı biçimde sunabilmek için. Siz hiç böyle bir veri merkezi gördünüz mü, kronolojik izleme imkanının yanı sıra bini aşkın tag ile serüvenine başlayan? Üstelik eğer bizim gözümüzden kaçan bir tag varsa, bunu sisteme sizde ekleyebiliyorsunuz. Biz yalnızca papyon deyip geçmiş olabiliriz, puantiyeli papyonları taglemek size kalıyor. Bunun sosyal tarih açısından nasıl bir bilimsel karşılığı olduğundan haberdar olduğunuza emin olduğum için uzatmayacağım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki 200 bine yakın imaji kapsayan tüm bir arşivin 2012 senesinin ortasından itibaren web aracılığıyla dünya kamuoyuna açılacağını biliyor musunuz? İşin bu ciddi boyutunun sizi samimiyetle ilgilendirmediğinin farkındayım ancak kurumlar aracılığıyla, kurumların mail listleri üzerinden bu arşivin öncelikle tüm diasporada dolaşıma gireceğinden de emin olun. Bunu neden yapıyoruz biliyor musunuz? O fotoğraflarda insanlar kendilerini, ailelerini, yakınlarını, komşularını, eski sevgililerini bulup kimliklendirebilsin diye... Arşivi tüm dünyada eşit ulaşıma öncelikle bunun için açıyoruz, üstelik web üzerinden tüm katılımcılara fotoğrafları dilediklerince yorumlama olanağı sunuyoruz. Çünkü bu tür tarihsel ve sosyolojik açılımlı fotoğraf arşivlerinden nasıl bir sonuç alacağımızı çok iyi biliyoruz. İki yıldır bu arşivle ilgili olarak yurtiçinden ve yurtdışından gelen geri dönüşlerle programlı olarak çalışıyoruz. Bu arşiv kendi networkunu oluşturmaya araştırmanın ilk aylarından itibaren başladı; kaybettiğimiz bir kentin tarihini, gerçek aktörleri ve onların hikayeleriyle başbaşa bırakabilmek üzere... Bugün anonim diye baktığınız tüm o silüetleri ete kemiğe büründürmek üzere çalışıyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o noktada, ne Maryam Şahinyan, ne Tayfun Serttaş, ne SALT Galata kalacak... Sizin kin ve öfkeniz muhtemelen çok değişik hedeflere yönelmiş olacak. O noktada Foto Galatasaray kendi bilgisini üretebilen, kendi tarihini yazan, kendi komünitesi ile buluşmuş, nefes alıp veren organik bir bilgi havuzuna dönüşecek. Biz konteynerlar çoktan devreden çıkmış olacağız o noktada. O tarihe, o tarihin tanıkları müdahele ediyor olacak, müdahale etmek istediklerince, bizzat. O noktada sizde olmayacaksınız, o tarihin içinde hiç kendizi görmek istemediğiniz gibi... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben, mümkünse hiç olmayın derim, hiçbir tarihin içinde.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-6961044303177015028?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/6961044303177015028/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/entelektuel-basiretsizlik-ve-vaka-i.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/6961044303177015028'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/6961044303177015028'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/entelektuel-basiretsizlik-ve-vaka-i.html' title='Vaka-i Necmiye'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-5259720917007757792</id><published>2011-12-12T00:55:00.006+02:00</published><updated>2011-12-12T01:07:27.868+02:00</updated><title type='text'>Zamanı bekleyen fotoğraflar / RADİKAL - Karin Karakaşlı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-fLm7IplRm8I/TuU17UhX3VI/AAAAAAAADcg/Rd7L7RmRs80/s1600/14.006.filed%2Bbox.9x14.glass%2Bplate.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 269px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-fLm7IplRm8I/TuU17UhX3VI/AAAAAAAADcg/Rd7L7RmRs80/s400/14.006.filed%2Bbox.9x14.glass%2Bplate.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685009397862358354" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Maryam Şahinyan'ın 1935'ten 1985'e Foto Galatasaray'da çektiği fotoğraflar, İstanbul'un olduğu kadar Türkiye'nin de değişim hikâyesini anlatıyor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;br /&gt;Karin Karakaşlı&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deli lodoslu, hafif puslu bir İstanbul günü. Gökyüzünde aydınlatmaktan çok gölgelemeye yarayan grimsi beyaz bir ışık... Yine koca şehrin bir yerlerinden bir yerlerine sürükleniyorum. Aynı gün içinde misal, Kayışdağı, Sefaköy, Taksim, Cihangir ve Karaköy hattından geçiyorum. Varlığından haberdar olmadığım okullar, devasa siteler, otobanlar var. Artık tanımadığım, bilmediğim yerleri çok fazla İstanbul’un. İçim üşüyor cam boyu akan yollarda. Gözümü kapatıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir göz kırpımlık anda önümde siyah-beyaz, yabancı ama tanıdık bir dünya var. Bu dünyayı eski Osmanlı Bankası binasında açılan SALT Galata’nın üçüncü katındaki Foto Galatasaray açık arşivinde buldum. Sonra da bir daha hiç kaybetmemek için Aras Yayıncılık’tan çıkan, Tayfun Serttaş’ın Foto Galatasaray kitabını da yanıma aldım. Artık İstanbul’a Maryam Şahinyan’ın fotoğraflarından bakıyorum. Gözlerim kapalı.&lt;br /&gt;“Geride hiçbir kanıtın kalmadığı durumlarda devreye girer fotoğraf. Sonra bu kitabın sayfalarında tanıklık edeceğiniz gibi olur. O dünya unutulurken, biz büyüyor oluruz. Sonra aniden bir yerlerde, onu buluruz. Ne diyeyim?” Bu sözlerle anlatıyor sanatçı, yazar, araştırmacı Tayfun Serttaş, beklenmedik bir anda elinde buluverdiği 200 bin fotoğraftan oluşan Maryam Şahinyan arşivini. Bir gözünüzün önüne getirmeye çalışın. 1935’ten 1985’e kesintisiz 60 yılda İstanbul’a küçük bir stüdyodan tanıklık etmek, ne demektir? Aslında tam da Tayfun’un dediği gibi geriye izi, kanıtı, varlığını anımsatacak hiçbir şeyi kalmamışken sanki gaipten bir fotoğraf aracılığıyla dile gelir geçmiş hayat. Ve geçmemiş olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meclisi Mebusan’ın Sivas mensubu Agop Şahinyan Paşa’nın 1915 sonrası bütün varlığını ve koca hayatını geride bırakarak göçtüğü İstanbul’da mütevazı bir apartman dairesinde, tarihin dayattığı bir hayat mücadelesi ile başlıyor Maryam Şahinyan’ın hikâyesi. Babası Mihran Şahinyan’ın sadece bir gençlik hevesi olarak hobi niyetine ilgilendiği fotoğrafçılık da bu can havliyle göç edilen şehirde ekmek teknesine dönüşüyor. En büyük çocuk Maryam işte böyle başlıyor işe ve ömrünü adadığı koca arşiv, dükkânı devredişi sonrası imhaya ramak kala önce Yetvart Tomasyan tarafından kurtarılıyor, 20 yıl sonra da Tayfun Serttaş’la buluşuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sakın tesadüflerden bahsetmeyelim. Aslında Maryam’dan Tayfun’a uzanan yolda bir hayat döngüsü tamamlanıyor ve şehir kendini bir kez daha sil baştan anlatıyor. Hiç susmamacasına, siyah-beyaz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Bir sandalyeye yansıyan şehir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;50 yıl boyunca Maryam Şahinyan’ın I. Dünya Savaşı’ndan kalma körüklü kamerasından gelip geçenlerin sayısı kadar çeşitliliği de çarpıyor insanı. Dışarda İstanbul en dramatik değişimlere, dönüşümlere tanık olurken bu stüdyonun pufu, ahşap sandalyesi hiç ama hiç değişmiyor. Böyle olunca da, o puf ve sandalye hayatın enlem ve boylamını tanımlayan bir koordinata dönüşüyor. “Foto Galatasaray’ın demografik olarak neredeyse her on yılda bir dönüşen müşteri profiline karşın, eski günlerden birer hatıraymışçasına hiç değişmeksizin korunan stüdyo dekorasyonu, tek başına bireylerin bıraktığından çok daha belirgin izler bırakır izleyici üzerinde” diye anlatmış bu çelişkili durumu Tayfun Serttaş. Bebekler ya o sandalyeye oturmuş ya da üzerinde ayakta durmuşlar. Kadınların bir kısmı ilişmiş, erkeklerin bir kısmı kaykılmış. Kalabalık ailelerde yanyana dizilenler arasında görünmez olmuş sandalye. Ama hep öyle durmuş, zamana inat. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Yokluğun kaydı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maryam belli ki kimseleri yargılamamış. O yüzden herkes, her nasılsa o haliyle bu kadının karşısına geçmiş. Şehrin en şık kadınları, gayrimüslim aileleri, Bolşevik Devrimi’nden kaçıp İstanbul’a sığınan Ruslar, tiyatro grupları, müzisyenler, subaylar, vaftizlik ve sünnetlik çocuklar, transeksüeller, düğün günündeki çiftler, iç çamaşırlarıyla kadınlar ve iki yandan tuttukları etekleriyle kendilerini kelebek yapan küçük kızlar... Herkes burada, tam karşımızda. Stüdyonun kayıt defterleri kayıp, ne bir isim var elde ne bir not. O belirsizliğin içinden önümüzdeki yıl boyu el yordamı ilerleyip eş dost, aile arayacağız birlikte. Açık arşiv olarak düzenlenen serginin en büyülü yanlarından biri de bizi tarihe katılmaya, onu bugünde paylaşılır kılmaya davet etmesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir göçler şehri olan İstanbul 70’li yıllardan başlarak yeni yüzünü Maryam Şahinyan’ın objektifine de sunuyor elbette. Bir yerden sonra haçlı kolyelerin yerini beşi bir yerdeler alıyor. Fötr şapkalar, kürk paltolar, ipekli satenli kıyafetler, tüller, etoller yerini bayramlıklara, allı güllü basmalara, kasket ve başörtüsüne bırakıyor. Maryam her şeyi sessizce kaydediyor bizler için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tayfun Serttaş’ın ‘Aynadan Bakanlar’ olarak adlandırdığı ve haklı olarak fotografik dilin izlerini yakaladığı koca bir seride ise en çok da kadınları aynadaki akisleriyle yüzleştiriyor Maryam Şahinyan. Kimi zaman aynadan doğruca bize bakıyor, kimi zaman iki kez bizden ve kendilerinden kaçıyor bu kadınlar. İfadeler gelip geçiyor. Bir yerden sonra hepsini tanırmış gibi hissediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa yoklar. En çok da yokluklarının kaydı zaten bu fotoğraflar. Tam da Tayfun’un dediği gibi: “Foto Galatasaray’ın anlattığı gibi hatırlayabilenler için, artık İstanbul diye bir şehir de yoktur. Adı İstanbul kalsa da, geride size İstanbul’da olduğunuzu hissettirebilecek bir dil duyulamamaktadır. Bu hikâyenin sonunda, yitiren İstanbul olur. Sivil diyaloğun kaybolduğu şehirde, doku kaynaşması henüz tamamlanamamıştır. Belki de bu gerçekliğe inat, zamanın gerektirdiği tüm ‘yeni,’ ihtiyaçlara rağmen 1985’e dek I. Dünya Savaşı’ndan kalma körüklü kamerası ve siyah-beyaz tabaka filmleriyle fotoğraf üreteren Şahinyan, bir bakıma zamanı askıya almaktadır. Onun tarihinde askıya alınan İstanbul’da, zaman başka bir anlam kazanır. Geriye dönmek isteriz.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önümüzde yılgın bir sonsuzluğa uzanan günlük hayat rutinin içinden bu askıya alınan zaman, farklı bir hayat olasılığı olarak göz kırpar bize. 200 bin fotoğrafa karşın kendinden topu topu dört vesikalık bırakmış bir kadın, yokluğu içinden konuşur. İstanbul diye yitirdiğimiz her şeyi yerli yerine koyar. O zaman anlarız ki boşa gitmez, unutulmaz hiçbir şey. Sadece ama sadece zamanını, bir de insanını bekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Foto Galatasaray sergisi, 22 Ocak 2012 tarihine kadar SALT Galata’da görülebilir. Tel: 0212 334 22 00&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Kaynak: Karin Karakaşlı / Radikal - 12.Aralık.2011 &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-SJv_mVenGVk/TuU3fATbaEI/AAAAAAAADcs/lvHOHt2E4LY/s1600/img054.small.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 279px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-SJv_mVenGVk/TuU3fATbaEI/AAAAAAAADcs/lvHOHt2E4LY/s400/img054.small.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685011110422079554" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-5259720917007757792?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/5259720917007757792/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/zaman-bekleyen-fotograflar-radikal.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/5259720917007757792'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/5259720917007757792'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/zaman-bekleyen-fotograflar-radikal.html' title='Zamanı bekleyen fotoğraflar / RADİKAL - Karin Karakaşlı'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-fLm7IplRm8I/TuU17UhX3VI/AAAAAAAADcg/Rd7L7RmRs80/s72-c/14.006.filed%2Bbox.9x14.glass%2Bplate.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-2068106370816987297</id><published>2011-12-11T15:14:00.005+02:00</published><updated>2011-12-11T15:24:47.840+02:00</updated><title type='text'>Tayfun Serttaş opens artistic, sociological treasure to public / TODAY'S ZAMAN - Rumeysa Kiger</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-uJsY0uYKc1U/TuSumMskbPI/AAAAAAAADcU/jkLOgg9CNWw/s1600/art.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 200px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-uJsY0uYKc1U/TuSumMskbPI/AAAAAAAADcU/jkLOgg9CNWw/s400/art.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5684860600914832626" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Photo: Turgut Engin&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;A new exhibition by Tayfun Serttaş at the recently opened SALT Galata art center in İstanbul's Karaköy district offers a fascinating visual exploration of five decades of life in mid-20th century İstanbul from the perspective of a Beyoğlu photo studio.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Rumeysa Kiger&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The exhibition, titled “Open Archive 1: Foto Galatasaray,” is a collection of photos from the archive of Armenian studio photographer Maryam Şahinyan. Şahinyan learned the art of photography from her father and worked at her own studio, Foto Galatasaray, for 50 years. She took black and white pictures for hundreds of people with a wooden bellows camera. When she retired from her studio at the age of 74, some 200,000 of her glass negatives were transferred to a storage space owned by Yetvart Tomasyan, the owner of Aras Publishing House. The archive of Foto Galatasaray remained untouched in boxes at Hıdilyav Palas for several years before researcher and artist Serttaş embarked on an ambitious project to organize the entire archive. The results of his efforts are now on display on the third floor of SALT Galata.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The centerpiece of the exhibition is a curtained area in which 10 of Şahinyan's images are displayed on screens and arranged by theme. These images change every five seconds. “This part of the exhibition is helpful for quickly understanding the general character of the show. If you see ten naked babies photographs on the cloth, that means there are 1,000 similar images in the whole archive. There are also images of little boys dressed in cowboy costumes, which was very popular after the 1970s because of the influence of Western movies,” Serttaş explains in an interview with Sunday's Zaman, adding that the material is “extremely important for the sociology of everyday life.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;While the photographs feature a diverse collection of portraits of people, the archive is a particularly rich resource for exploring the lives of women. The artist notes that female models felt comfortable in Şahinyan's studio because she was also a woman. “If you think about the conservative atmosphere of the time, Şahinyan's gender was very important. Many women came here and let down their hair, showed their neckline, their underwear or their naked bodies because the photographer was a woman. Around 90 percent of the photographs feature women,” he adds.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;In 2009 Serttaş displayed another archival project titled “Studio Osep” which delved into the biography of Armenian studio photographer Osep Minasoğlu via remaining photographs from his archive. For Serttaş, these archives are very important because they comment on many things that are still being discussed in contemporary art. “The angle from which you approach photography is the important thing here. I am neither an archivist nor a photographer; I am freeing these archives from the narrow framework of photography and bringing them to a more independent artistic sphere,” he emphasizes.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;For Serttaş it was important to make the exhibition available to the audience on their own terms. “The archives enable you to draw a cultural map of a city. A filmmaker, a gay person, or a fashion designer would all approach this material from entirely different angles,” he notes. The exhibition facilitates this diversity of perspectives by providing computers on which viewers can navigate the archive on their own, rather than merely observing the material through the artist's chosen framework.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serttaş also plans to upload the archive to the Internet next year in order to allow people to identify the subjects in Şahinyan's photographs. “The sons and daughters of most of the people we see here are not in İstanbul anymore, they are mainly spread throughout the Turkish diaspora. If the people in the photographs are properly identified on the Internet, it will be more convenient to reach them,” he says, adding: “We do not know which photographs are more important than the others and we will only learn this in time. We do not know who these people are. Right now we are looking at some people and they are looking at us, but we have not yet been introduced.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The opportunity to engage with such intimate documentation of so many human lives presented in Şahinyan's archive was bound to catch Serttaş's attention as he was a student of social anthropology at the İstanbul University. He also wrote his master's thesis “Photography and Minorities in İstanbul in the Context of Modernism and Cultural Representation” at the Yıldız Technical University art and design faculty. Beyond this academic background, Serttaş has also sought instruction on the technical aspects of glass negatives in a workshop at the Arab Image Foundation in Beirut, where he learned how to correctly handle archival materials. He subsequently cleaned the entire archive, plate by plate. This painstaking process is documented in a video by the artist that is included in the show, along with two other videos: One features Tomasyan explaining how he came to own Şahinyan's archive, and another features several of Serttaş's assistants as they helped him to sort, clean, digitize, digitally restore, categorize and preserve the archives during the last two years.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aras Publishing has also released a bilingual book titled “Foto Galatasaray: Studio Practice by Maryam Şahinyan” alongside the exhibition, with an introduction by author Karin Karakaşlı and curator Vasıf Kortun, who is SALT's director of research and programming. The book features writings by Serttaş and 950 photographs from the archive.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Texts by Serttaş include Şahinyan's biography and the history of the studio, and analysis of the archive with several articles about Armenian culture, female and religious identity, cultural representation, gender, migration and fashion, among other topics.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Open Archive 1: Foto Galatasaray” will run through Jan. 22. For more information on the artist, visit www.tayfunserttas.com and tayfunserttas.blogspot.com.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Ongoing exhibits at SALT&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Modern Essays 3 Modernity Unveiled/Interweaving Histories,” by Gülsün Karamustafa at SALT Galata&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Scramble for the Past: A Story of Archaeology in the Ottoman Empire, 1753-1914” at SALT Galata&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Modern Essays 2 Istory” by Hrair Sarkissian at SALT Beyoğlu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Becoming İstanbul” at SALT Beyoğlu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;SALT Research&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Featuring nearly 40,000 books on art, architecture, design, urbanism and social and economic history, SALT Research is located in the 650-square-meter central atrium of SALT Galata. “Designed by Şanal Architecture Planning, this space was specifically developed to respond the demands of its users. We are planning to advance its content with the participation of the users,” explained Sezin Romi, from SALT Research and Programs, adding that it is not like a standard library in which a holy silence is expected.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“In the entrance, periodicals and new publications greet the users. Right after these, we see the heart of SALT Research: the files of more than 200 contemporary artists together with curator, institution and exhibition archives. We are conducting serious research in order to build an artistic memory in Turkey. We are planning to stretch all the way back to the 1970s and 1980s. Right now we are working on a book project from the writings of Nilgün Özayten, art historian and former manager of the Atatürk Cultural Center's gallery between 1985 and 2000,” Romi adds.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SALT Research includes many physical and digital documents, including the Ottoman Bank archive, the Hüseyin Bahri Alptekin archive, the Italian Embassy archives, the Saint Pierre archive, the Sedad Hakkı Eldem archive, and the World Council of Churches archive. It also features an area for viewing, production and sharing, where visitors are invited to edit multimedia art works and conduct group work on a reservation basis.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SALT research is open to everyone between Tuesday and Saturday and all its services are free of charge. For more information, visit www.saltonline.org.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Kaynak: Today's Zaman / Rumeysa Kiger - 11.Aralık.2011&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-4RnyCgLE98Y/TuSuNr7mqKI/AAAAAAAADcI/nfTAOh96ezQ/s1600/img056.small.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 224px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-4RnyCgLE98Y/TuSuNr7mqKI/AAAAAAAADcI/nfTAOh96ezQ/s400/img056.small.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5684860179802663074" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-2068106370816987297?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/2068106370816987297/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/tayfun-serttas-opens-artistic.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/2068106370816987297'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/2068106370816987297'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/tayfun-serttas-opens-artistic.html' title='Tayfun Serttaş opens artistic, sociological treasure to public / TODAY&apos;S ZAMAN - Rumeysa Kiger'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-uJsY0uYKc1U/TuSumMskbPI/AAAAAAAADcU/jkLOgg9CNWw/s72-c/art.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-1627526318577537784</id><published>2011-12-10T13:34:00.007+02:00</published><updated>2011-12-10T14:33:15.498+02:00</updated><title type='text'>Kendi Tarihimizi Okur Gibi / CUMHURİYET - Ayşegül Özbek</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-hDfB8Y8zpQ8/TuNRIgQb_cI/AAAAAAAADb8/sA03oVbbGEU/s1600/tayfun_serttas.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 287px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-hDfB8Y8zpQ8/TuNRIgQb_cI/AAAAAAAADb8/sA03oVbbGEU/s400/tayfun_serttas.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5684476361211379138" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Fotoğraf: Vedat Arık&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Maryam Şahinyan'ın Foto Galatasaray Stüdyosu'nun 50 yıllık fotoğraf arşivi SALT Galata'da sergileniyor. Arşiv 2012'nin ortasından itibaren tam anlamıyla yaşamaya başlayacak ve katılıma açılacak. Fotoğraflar web üzerinde tüm dünyadan ulaşılabilir hale geldiğinde insanlar, kendilerine ait fotoğrafları bulup kareleri isimlendirebilecek, etiketleyebilecekler. Şahinyan'ın stüdyo arşivine tekrar hayat veren Serttaş'ın gözünde Foto Galatasaray gerçeküstü bir mekan. "&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Bu fotoğrafları kendi tarihimizi okur gibi okumalıyız&lt;/span&gt;" diyen Serttaş, tarihle yüzleşmenin bu 50 yıllık arşivle de olabileceğini söylüyor.&lt;/span&gt;   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Ayşegül Özbek &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şişli Hanımefendi Sokak'taki evinden her sabah Galatasaray - Çiçek Pasajı'ndaki fotoğraf stüdyosuna yürüyerek giden Maryam Şahinyan'ı hatırlıyor musunuz? Belki de 1996'da yaşamını yitiren Şahinyan'ın, 1935-85 yılları arasında Foto Galatasaray isimli stüdyosunda çektiği binlerce kare içinde sizin de bir fotoğrafınız vardır... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;50 yıl boyunca makinelerini değiştirmeden, renkli fotoğrafa geçmeden, bir aile kurmadan tutkuyla gittiği gittiği o stüdyoda çektiği yaklaşık 200 bin fotoğraf Aras Yayıncılık'ın sahibi Yetvart Tomasyan'ın deposunda 20 yıl beklemede kalıyor; ta ki üç yıl önce Tayfun Serttaş'ın eline geçene kadar. Serttaş ve ekibi, aralarında cam negatiflerin de olduğu binlerce filmin bakımını yapıyor, filmler dijital ortama aktarılıyor ve SALT Galata'da Açık Arşiv projesi kapsamında bir sergiye dönüşüyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arşiv 1012'nin ortalarından itibaren tam anlamıyla yaşamaya başlayacak ve katılıma açılacak. Fotoğraflar web üzerinde tüm dünyadan ulaşılabilir hale geldiği zaman insanlar, kendine ait fotoğrafları bulup kareleri isimlendirerek etiketleyebilecekler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şahinyan'ın çektiği fotoğraflarda neler mi görüyoruz? 50 yıllık İstanbul tarihini, değişimi, toplumsal panoramayı... Bayram kıyafetli çocuklardan aile fotoğraflarına, din adamlarından 40'lı yılların trans bireylerine, 70 sonrası göçle gelen değişimin yüzlerine, yeni doğan bebeklerin şaşkın bakışlarına... Özetle, İstanbul'da yaşayan her milletten insana. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Foto Galatasaray stüdyosunu "gerçeküstü" olarak tanımlayan ve arşive yeniden hayat veren Serttaş, İstanbul'la bağları 40'lara kadar uzanan herkesin kendini bu fotoğraflarda aradığını söylüyor. Öyle ki sergiyi gezerken 60'larında Ermeni bir çifte rastlıyorsunuz. Size bakan binlerce yüz arasından yıllar önce Foto Galatasaray'da çektirdikleri fotoğraflarını arıyorlar. Bir yandan da Şahinyan'ın titizliğinden söz ediyorlar. "Bu fotoğrafları kendi tarihimizi okur gibi okumalıyız" diyor Serttaş. "Bir Ermeni bu arşivde kendi tarihini görür, bir Türk kaybettiği kültürel değerleri, kaybettiği öteki'nin kültürel tarihini görür".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sivaslı Ermeni bir bürokrat torunu Maryam Şahinyan. Serttaş, Şahinyan'ın İstanbul'da aynı evde yıllarca müzmin bekar hayatı yaşadığı kardeşine ulaşıyor. "Sivas'ta fabrikaları olan güçlü bir ailenin çocukları. Sahip olduklarını 1915 döneminde kaybediyorlar. Sivas'taki konaklarını terk edip Harbiye'de bir apartman dairesine sığınıyorlar. Bir burjuva hobisi olan fotoğraf çekmek, Maryam Şahinyan'ın babası için geçim kaynağı oluyor. Parasızlıktan sadece erkek çocukları okutuyorlar. Maryam babasıyla çalışıyor". &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fotoğraf stüdyolarının melez mecralar olduğunu, bir taraftan sanata öykündüğünü ama sanatın da onu küçümsediğini söyleyen Serttaş, "Aynı caddeyi paylaşan beş stüdyonun arşivini izlerken birinin sadece turistleri, ötekinin yeraltını, diğerinin de elit kesimi çektiğini görebilirsiniz. Maryam'ın ise artistik bir kaygısı yoktu. O esnaftı" diyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Numaralandırılan kutuların arasında Şahinyan'ın kendi el yazısıyla "yerine konulması unutulan filmler" cümlesi gözüne çarpıyor Serttaş'ın. Maryam'ın bu arşivde yerine koymayı unuttuğu filmler gibi, biz de kendi tarihimizin unutulanlarını yerine koyabilecek miyiz? Geçmişle yüzleşebilecek miyiz? "6-7 Eylül Olayları sonrası gayri-müslim nüfustaki azalmayı, 80 Darbesi ve göç gibi pek çok toplumsal olayı bu fotoğraflardan izliyoruz. Anı nesnesi olarak üretilen bir tarihi biz karşılaşma imgeleri olarak yeniden ürettik. Bu çok sert ve samimi bir karşılaşma. Genç kuşak hafızası yerinden oynamış bir tarihin üzerinde yaşıyor. Dünyanın başka bir yerinde bir adama 50'lerden bir kare gösterin, orada sadece nostaljiyi görür. Oysa biz travmayı görüyoruz". &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Ailesinden kareler de var. &lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serginin Aras yayıncılık tarafından bir de kitabı çıktı. Kitapta yer alan Şahinyan'ın çektiği yaklaşık 900 fotoğrafın arasında Şahinyan'ın ailesinden kareler de var. Kitapta Serttaş'ın kaleminden hem Şahinyan'ın hayat hikayesini hem de onun çektiği fotoğrafların kadın kimliği, dinsel aidiyet ve Ermeni kültürü bağlamında çözümlemelerini okuyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Sergi 22 Ocak'a kadar SALT Galata'da) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-KBJuaw3OQi4/TuNQT51I41I/AAAAAAAADbw/e-Rl6bO7drw/s1600/img050.small.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 398px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-KBJuaw3OQi4/TuNQT51I41I/AAAAAAAADbw/e-Rl6bO7drw/s400/img050.small.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5684475457543136082" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: CUMHURİYET / Ayşegül Özbek - 10 Aralık 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-1627526318577537784?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/1627526318577537784/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/kendi-tarihimizi-okur-gibi-cumhuriyet.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/1627526318577537784'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/1627526318577537784'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/kendi-tarihimizi-okur-gibi-cumhuriyet.html' title='Kendi Tarihimizi Okur Gibi / CUMHURİYET - Ayşegül Özbek'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-hDfB8Y8zpQ8/TuNRIgQb_cI/AAAAAAAADb8/sA03oVbbGEU/s72-c/tayfun_serttas.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-4193647764735970674</id><published>2011-12-10T12:43:00.006+02:00</published><updated>2011-12-12T01:15:55.072+02:00</updated><title type='text'>Maryam Yarım Asırdır İçimizde / YENİ ŞAFAK - Aysel Yaşa</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-CV_d9an2TWo/TuM7dEz8mnI/AAAAAAAADbY/RdqMw1UXWQE/s1600/img045.small.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 308px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-CV_d9an2TWo/TuM7dEz8mnI/AAAAAAAADbY/RdqMw1UXWQE/s400/img045.small.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5684452525365566066" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Fotoğraf: Vural Yazıcıoğlu&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;1930 - 1985 yılları arasında İstanbul'un kozmopolit yapısını kareleriyle günümüze ulaştıran Maryam Şahinyan'ın arşivi artık emin ellerde. Tayfun Serttaş tarafından bir açık arşive dönüştürülen kareler, SALT Galata'da sanatseverlerle buluştu. Serttaş üzerinde 3 yıl boyunca çalıştığı projeyi "Fotoğraflarla yüz yüze kalmak psikolojimi derinden etkiledi ama sonucunda açık arşiv nasıl olmalı sorusuna iyi bir yanıt vermiş olduk" cümleleriyle kuruyor. &lt;/span&gt;  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Aysel Yaşa&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Ben değil Maryam beni buldu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Ermeni fotoğrafçı Maryam Şahinyan'ın 200 bine yakın fotoğrafını bir açık arşive dönüştüren Tayfun Serttaş, "Ben değil, Maryam ve onun fotoğrafları beni buldu" şeklinde konuşuyor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sene 1930... Çiçek Pasajı'nın tek kadın fotoğrafçısı Maryam Şahinyan, 1. Dünya Savaşı'dan kalma fotoğraf makinesinin başında... Hem müşterilerinin birbirinden özel karelerini çekiyor hem de farkında olmadan, bir döneme ufacık dükkanında tanıklık ediyor. Çektiği tüm kareleri yıllara ve aylarına ayırarak kutularına kaldırıyor. Ve o kutular sene 2011 olduğunda yani vakti geldiğinde yine bir sanatçı tarafından açılıyor. Bu arşivin peşine düşen isim Tayfun Serttaş. Daha önce Stüdyo Osep sergisini açan ve başarılı bir çalışmaya imza atan Serttaş, bu sergide Maryam Şahinyan'ın dünyasına giriyor ve onun çektiği 200 bin kareyi bir açık arşive dönüştürerek ilgililerinin merakına sunuyor. Sanatçının yaptığı çalışma bugünlerde Salt Galata'da görücüye çıktı. Serginin girişinde enformatik bir bölüm bulunuyor. Serttaş'ın iki yıl boyunca yapılan çalışmalarının özeti var burada. Sergiyi dolaşırken Serttaş'a Maryam'la yollarınız nasıl kesişti diye soruyorum. Aldığım cevap enteresan: "Stüdyo fotoğrafçılığıyla ilgili çalışmayı tek elden yürüttüğüm için, arşivi elinde bulunduran Aras Yayıncılık'ın sahibi Yetvart Tomasyan bu fotoğrafları ellerime teslim etti. Yani ben Maryam'ı hiç aramadım, o beni buldu."&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;ARŞİVİN TAMAMINI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9 sandıkla devralan Serttaş, "İlk dört aylık süreçte ne olduğunu anlamaya çalıştım. İlk aşamada laborant gibi proje üzerinde çalıştım. Filmleri temizledik. Dijitale aktardık, katalogladık. Akabinde farklı misyonlar edinip çalışmayı bu aşamaya getirdik" diye özetliyor geçen 3 yıllık süreyi. Tabii bu arada filmleri yıkama sürecinde birçok suretle karşılaşan sanatçı fotoğraflarla yüz yüze kalmanın çok ağır olduğunun altını çiziyor: "Maryam 1930'ların malzemeleriyle o kutuyu kapatmış ve sen 2011'de yeniden açıyorsun. O kareler pozitif olarak karşına dikildiğinde yüzleşmek ağır oluyor. Bir milyona yakın insanla yüz yüze kalmak konuya teknik bakmadığın sürece psikolojik olarak yıpratıcı bir şeydi."&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;KİMLİKLENDİRME DE YAPILACAK&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maryam Şahinyan'dan sonra Fikri Kevork Çalışlar'a oradan da Yetvart Tomasyan'ın korumasında bugüne gelen arşivin en önemli kısmını bilgisayarlara yüklenmiş açık arşiv bölümü oluşturuyor. Burada fotoğraflara çeşitli etiketler verilmiş. Yani siz fular takan erkekleri aradığınızda anahtar kelimeleri girmeniz yeterli oluyor. Tabii çalışma bu kadarla da bitmiyor. Sergilenen fotoğraflarla bir ağ oluşturulacak ve zamanla fotoğraflar üzerinde kimliklendirme çalışmasına gidilecek. Sergi aslında işin temsili tarafı. Serttaş bu konuyla ilgili, "Bu çalışma açık arşiv nasıl olur sorusuna cevap. Bu bir fotoğraf sergisi ama basılı tek bir kare yok. Derdimiz de fotografik tartışma değil. Biz onların içinde çok başka bir şeyin peşindeyiz. Bir dönemi, İstanbul'u, o dönemin insanlarını tahlil edebilme imkanı sunmaya çalışıyoruz" şeklinde konuşuyor. Arşive hangi alanla ilgili yaklaşırsanız ona dair çok geniş bir envantere sahip oluyorsunuz. Bir sinemacı olarak yaklaşan yığınla hikaye, dansçı olarak gelenin ise aklına gelmeyecek koreograflarla dönmesi kuvvetle muhtemel. Serginin en son bölümünde 10 tane LCD ekranda 950 tane fotoğraf dönemlerine ve konularına ayrılmış şekilde sergileniyor. Maryam'ın hayatında önemli roller oynayan herkes bu karelerde. Rahibeler, kadınlar, çocuklar hepsinin farklı duruşları Maryam'ın gözünden fotoğrafa dönüşmüş ve ileriki günlerde sahibini bulması için titiz bir şekilde yine Maryam tarafından arşivlenmiş. Kronoloji bugüne yaklaştıkça kentlilik ve taşralılık arasındaki dengenin alt üst olduğuna şahit oluyorsunuz. Kent bilinci bağlamında bir ilkele dönüş var ve bunu Şahinyan'ın çektiği karelerden anlamak da oldukça kolay. Stüdyonun havası da değişmiş tabii bu dönemde. Sanki önünüzde 12 ciltlik bir ansiklopedi var. Karıştırdığınız her sayfa size darbeye, şehre, insanlara dair bilgiler veriyor. Hayatı boyunca evlenmeyen, çocuğu olmayan Maryam'ın kendi fotoğrafları bu arşivde yok. Zaten fotoğraf çektirmekten de hoşlanmıyormuş. Üzerinde titizlikle çalışılmış bu sergi 22 Ocak tarihine kadar açık kalacak. Arşiv daha sonra dijital ortamda meraklılarına sunulacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Demografik dönüşüm de var&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul'un geçirdiği demografik dönüşüm de Maryam'ın arşivinde karşınıza çıkıyor. 1970 sonrası sanayileşme dönemi, iç göçün başlaması, gidenlerin yerine koyduklarımız olanca açıklığıyla göz önüne seriliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-nZIyE_Zhge8/TuM7db7p01I/AAAAAAAADbk/2UG1zUCafUY/s1600/img048.small.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 394px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-nZIyE_Zhge8/TuM7db7p01I/AAAAAAAADbk/2UG1zUCafUY/s400/img048.small.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5684452531571905362" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: Yeni Şafak / Aysel Yaşa - 10 Aralık 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-4193647764735970674?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/4193647764735970674/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/maryam-yarm-asrdr-icimizde-yeni-safak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/4193647764735970674'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/4193647764735970674'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/maryam-yarm-asrdr-icimizde-yeni-safak.html' title='Maryam Yarım Asırdır İçimizde / YENİ ŞAFAK - Aysel Yaşa'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-CV_d9an2TWo/TuM7dEz8mnI/AAAAAAAADbY/RdqMw1UXWQE/s72-c/img045.small.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-7754045973394880438</id><published>2011-12-09T14:38:00.003+02:00</published><updated>2011-12-09T15:09:19.157+02:00</updated><title type='text'>İlk kadın stüdyo fotoğrafçılardan Maryam Şahinyan / VATAN - Sanem Altan</title><content type='html'>&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Sanem Altan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki haftayı geçti sanırım açılalı ama ilk günden beri merak ettiğim Salt Galata’yı ancak geçtiğimiz gün gezebildim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul’da yaşayanlar bilir eğer yaşantınız Karaköy civarında değilse sadece adını duymuşsunuzdur Bankalar Caddesi’nin ve o caddeden geçmeden bir ömür bile geçirseniz aslında o caddeyi, o caddedeki büyük binaların içlerini hep bi merak edersiniz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da en azından ben öyleyim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce Bankalar Caddesi’nde hiçbir binanın içine girmemiştim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve çocukluğumdan beri o caddeden her geçişimde o binaların içini merek eder dururdum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayaller kurardım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eski Osmanlı Bankası’nın binası renovasyondan sonra harika bir kültür sanat merkezi Salt Galata olunca çocukluk hayalimi gerçekleştirmek için hiç vakit kaybetmedim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19. yüzyılda inşa edilen Fransız mimar Alexander Vallaury’nin imzasını taşıyan, ön cephesi neorönesans, arka cephesi oryantalist esintili bina gerçekten o sokağın en etkili binalarından.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bankalar Caddesi’ne bu adın verilmesinin muhtemelen en büyük sebeplerinden heybetli Osmanlı Bankası binası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam yanında müthiş heybetiyle Merkez Bankası var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam beş yılda bitmiş çalışmalar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2006 yılında başlanmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2007’de mimari çizimleri yapılmış projenin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2009 yazında Anıtlar Kurulu’ndan alınan izinle beraber restorasyon çalışmaları başlamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2011’de de bitmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Binanın yeni hali gerçekten etkileyici olmuş...Tam ortasında özel bir bilgisayar sistemiyle çalışan günışığı panelleri var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En üst katta Tayfun Serttaş’ın hazırladığı ‘Foto Galatasaray’ sergisi son derece çarpıcı, görsel bir roman gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açık Arşiv’in ilk projesi Foto Galatasaray.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1935’ten 1985’e kadar Galatasaray’daki stüdyosunda aralıksız fotoğrafçılık yapmış olan Maryam Şahinyan’ın tüm mesleki arşivi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk kadın stüdyo fotoğrafçılarından..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk, Nur Çintay yazdığında öğrenmiştim bu arşivin varlığını...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Foto Galatasaray sergisinin ve kitabının yaratıcısı Tayfun Sertaş’tan alıntı yaptığında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tayfun şöyle anlatmış: ‘İstiklal Caddesi’ndeki Hıdivyal Palas’ın ikinci katında topu topu 15 metrekarelik bir deponun zemininde, üzerine kitap kolileri yığılmış halde, 20 yıla yakın süredir, dokuz büyük koli içerisinde, 1139 kutu dolusu negatif film bekliyordu beni. Unutulduğu yerde, kaybolmuş halde, son bırakıldığı biçimde. Hiçbir karşılaşmanın tesadüfi olmadığına çoktan ikna olmuştum. Şimdi geriye tesadüf olmayan o buluşmaların doğuracağı sonuçlara ikna olmak kalıyordu. İlk andan itibaren tek çıkar yol olduğu açıktı; ya onlara dokunacak -ve de son güne kadar sadece ben dokunacak- ya da onları görmemiş olacak, gördüğüm yerde unutacaktım, unutulduğu biçimde. Öylesi manevi bir yükü sırtlamaya hazırlanmanın yol açtığı vicdani kaygı ve aniden tüm gelecek programları iptal edecek olmanın yarattığı mantık muhasebesini hesaba katmazsak, düşünmem pek uzun sürmedi. O ilk kesişmenin ardından hiçbir şey bana, koliler dolusu İstanbul’dan daha cazip gelmedi. Biz aslında o ilk görüşte birbirimize çoktan tav olmuş, rüyalarımızda başlamıştık bile hikayeyi tersten sarmaya,’.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tayfun henüz 29 yaşında ama yaptıklarını öğrenince insan gerçekten hayranlık duyarak şaşırıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açık arşiv projelerinin ilki ‘Stüdyo Osep’miş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul’un yaşayan en eski stüdyo ve set fotoğrafçılarından Osep Minasoğlu’nun 80 yıllık hayatı ve 60 yıllık fotoğraf tarihini canlandırmıştı Tayfun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sefer de, Beyoğlu’nda 50 yıl kesintisiz fotoğraf çeken hayatını fotoğrafa adamış olmasına rağmen, kendi fotoğrafının çekilmesinden hiç hoşlanmayan, sadece dört tane vesikalığı ve bir aile fotoğrafı bulunan bir kadın: Maryam Şahinyan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babasından devr aldığı işi ölünceye kadar yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fotoğraflar gerçekten inanılmaz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maryam Sahinyan’ın arşivini görünce Türkiye’de fotoğrafçılık Maryam Şahinyan’la ‘bitmiş’ diye düşündüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abartılı bir ifade olduğunu biliyorum bunun ama fotoğrafları gördüğüzde bu abartının çok abartılı olmadığını anlayacaksınız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tek bir fotoğraf koca bir hayat anlatıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sergi 22 Ocak’a kadar açık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitabı da Aras Yayınlarından çıkmış...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nur Çintay’dan okudum yine, Maryam Şahinyan, gösterişten uzak, tevazu içinde bir kadınmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğle yemeğinde evden getirdiği bir kırmızı elma yiyormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçine kapalı, yalnız biriymiş,hiç evlenmemiş.Çocuğu yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müşterileriyle asgari düzeyde konuşurmuş.Kendisine soru sorulmasını sevmezmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sergiden çıktığımda iki şey düşünüyordum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maryam Şahinyan harika bir roman kahramanı olur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maryam Şahinyan’ın hayatı harika bir film olur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O fotoğrafları görün...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Kaynak: VATAN / Sanem Altan - 09.Aralık.2011&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-2dCecWugRhk/TuIH78WQQGI/AAAAAAAADbM/GBNaSaWqL0Y/s1600/img044.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 76px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-2dCecWugRhk/TuIH78WQQGI/AAAAAAAADbM/GBNaSaWqL0Y/s400/img044.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5684114406088130658" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-7754045973394880438?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/7754045973394880438/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/ilk-kadn-studyo-fotografclardan-maryam.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/7754045973394880438'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/7754045973394880438'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/ilk-kadn-studyo-fotografclardan-maryam.html' title='İlk kadın stüdyo fotoğrafçılardan Maryam Şahinyan / VATAN - Sanem Altan'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-2dCecWugRhk/TuIH78WQQGI/AAAAAAAADbM/GBNaSaWqL0Y/s72-c/img044.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-3518183827054653079</id><published>2011-12-08T00:02:00.002+02:00</published><updated>2011-12-08T00:06:41.506+02:00</updated><title type='text'>cruising</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-Bi7Cjum9p9U/Tt_i1DHCS9I/AAAAAAAADa0/Mrw6N70r8LM/s1600/DSC_3385.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-Bi7Cjum9p9U/Tt_i1DHCS9I/AAAAAAAADa0/Mrw6N70r8LM/s400/DSC_3385.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5683510655760616402" /&gt;&lt;/a&gt;the wet forest&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-3518183827054653079?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/3518183827054653079/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/cruising.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/3518183827054653079'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/3518183827054653079'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/cruising.html' title='cruising'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-Bi7Cjum9p9U/Tt_i1DHCS9I/AAAAAAAADa0/Mrw6N70r8LM/s72-c/DSC_3385.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-493811259549386276</id><published>2011-12-07T23:05:00.005+02:00</published><updated>2011-12-07T23:21:50.996+02:00</updated><title type='text'>Aras Yayıncılıktan üç yeni kitap / NOR MARMARA - Rober Haddeciyan</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-eaFBLZg7Cu8/Tt_VuwHYntI/AAAAAAAADao/jJly8wRtJ2A/s1600/foto%2Bgalatasaray%2Bmarmara%2B01.12.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 277px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-eaFBLZg7Cu8/Tt_VuwHYntI/AAAAAAAADao/jJly8wRtJ2A/s400/foto%2Bgalatasaray%2Bmarmara%2B01.12.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5683496253931429586" /&gt;&lt;/a&gt;Kaynak: Nor Marmara / Rober Haddeciyan - 01.Aralık.2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-493811259549386276?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/493811259549386276/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/nor-marmara-aras-yaynclktan-uc-yeni.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/493811259549386276'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/493811259549386276'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/nor-marmara-aras-yaynclktan-uc-yeni.html' title='Aras Yayıncılıktan üç yeni kitap / NOR MARMARA - Rober Haddeciyan'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-eaFBLZg7Cu8/Tt_VuwHYntI/AAAAAAAADao/jJly8wRtJ2A/s72-c/foto%2Bgalatasaray%2Bmarmara%2B01.12.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-1715401810045474869</id><published>2011-12-07T20:45:00.007+02:00</published><updated>2011-12-08T00:28:22.507+02:00</updated><title type='text'>... ve Akram Zaatari SALT'da!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-KuqnJBCaBZs/Tt_oX_GpHGI/AAAAAAAADbA/W2shur4_97o/s1600/612_300.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 393px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-KuqnJBCaBZs/Tt_oX_GpHGI/AAAAAAAADbA/W2shur4_97o/s400/612_300.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5683516753538784354" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;SALT Beyoğlu İstiklal Caddesi No: 136&lt;br /&gt;Tuesday, 13 December 2011&lt;br /&gt;19:00 - 20:00&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;SONDAN SONRA&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Stüdyo fotoğrafçılığı bir 20. yüzyıl fenomenidir. 150 yılı aşkın bir zamandır insan yaşamını etkileyen bir pratik olarak, tarihe insan yüzleri, duruşları ve tavırlarına ilişkin tanımlardan oluşan bir servet bırakmıştır. Peki, bu malzeme ile ne yapılabilir; ne kadar değerlidir? Açık Sinema’daki konuşmasında stüdyo fotoğrafçılığının coğrafi özgünlük ile ilişkili yönlerini ele alacak olan Akram Zaatari, Kahire’deki Studio Van Leo ile Sayda’daki (Lübnan) Studio Shehrazade üzerine işlerinden örnekler de gösterecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaatari’nin pratiği, toplama pratiğiyle birebir ilişkilidir. Arap Görsel Malzemeler Vakfı’nın (Beyrut, 1997) kurucu ortaklarından olan Zaatari, fotoğrafın estetik, duruş ve toplumsal kodlara dair kanıları nasıl şekillendirdiğini incelemekte ve Orta Doğu’daki fotoğrafçılık uygulamalarını araştırmaktadır. Şimdiki zamana geçmiş fotografik kayıtların mirası üzerinden bakmakla ilgilenen Zaatari, 1999’dan bu yana toplumsal ilişkiler ile fotoğraf uygulamalarının bir kaydı olarak fotoğrafçı Haşim el Madani’nin (d. 1928) işlerini kataloglayıp sunmakta ve Studio Shehrazade’ın arşivi üzerine odaklanmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaatari’nin işleri Centre Georges Pompidou, Tate Modern, Kunstverein Munich, Haus der Kunst (Münih), MUSAC (Leon), Kunstnernes Hus (Oslo), Lisson Gallery ve Sfeir-Semler Gallery’de (Beyrut/Hamburg) uluslararası çapta sergilenmiştir. Torino Trienali (2008) ile İstanbul (2011), Venedik (2007), Gwangju, Sydney ve São Paolo (2006) bienallerine katılmıştır. "Nature Morte" (2008), "In this House" (2005), "This Day" (2003) ve "All is Well on the Border" (1997) dâhil 40’tan fazla video çalışması bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuşma dili İngilizce’dir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fotoğraf bilgisi:&lt;br /&gt;Akram Zaatari’nin 2006 tarihli "Objects of Study" adlı işinden.&lt;br /&gt;Bayan Baqari’nin bir portresini gösteren çizik bir negatiften baskı.&lt;br /&gt;Fotoğraf: Haşim el Madani (1959)&lt;br /&gt;© Zaatari / AIF&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;________________________________________&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;AFTER THE END&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Studio photography is a phenomenon of the 20th century. It is a work tradition that has marked people's lives for more than 150 years, leaving a wealth of descriptions of people's faces, postures and attitudes. What can be done with this material? How valuable is it? In this presentation, Akram Zaatari will discuss aspects of studio photography in relation to geographic specificity, showing samples of his work on the studio Van Leo, Cairo, and Studio Shehrazade, Saida, Lebanon.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaatari’s practice is tied to the practice of collecting. He is a co-founder of the Arab Image Foundation (Beirut, 1997) and has been since researching photographic practices in the Middle East, examining how photography has shaped notions of aesthetics, postures and social codes. Interested in looking at the present through a wealth of past photographic records, since 1999, Zaatari has been focusing on the archive of Studio Shehrazade, studying, indexing and presenting the work of photographer Hashem el Madani (b. 1928) as a register of social relationships and photographic practices.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaatari’s works have been shown internationally at Centre Georges Pompidou; Tate Modern; Kunstverein Munich; Haus der Kunst, Munich; MUSAC, Leon; Kunstnernes Hus, Oslo; Lisson Gallery; and Sfeir-Semler Gallery, Beirut/Hamburg. He participated in the Torino Triennale (2008), and the İstanbul (2011), Venice (2007), Gwangju, Sydney and São Paolo (2006) biennials. He is the author of more than 40 videos, including "Nature Morte" (2008), "In this House" (2005), "This Day" (2003) and "All is Well on the Border" (1997).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The talk will be held in English.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;From A. Zaatari's "Objects of Study". 2006&lt;br /&gt;A print of a scratched negative showing a portrait of Mrs. Baqari.&lt;br /&gt;Photo by Hashem el Madani, 1959&lt;br /&gt;© Zaatari / AIF&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-1715401810045474869?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/1715401810045474869/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/ve-akram-zaatari-saltda-after-end.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/1715401810045474869'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/1715401810045474869'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/ve-akram-zaatari-saltda-after-end.html' title='... ve Akram Zaatari SALT&apos;da!'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-KuqnJBCaBZs/Tt_oX_GpHGI/AAAAAAAADbA/W2shur4_97o/s72-c/612_300.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-7134847204476487544</id><published>2011-12-05T17:07:00.016+02:00</published><updated>2011-12-06T21:37:16.989+02:00</updated><title type='text'>SALT Galata'da 3 Yeni Sergi / Ekavart.TV</title><content type='html'>&lt;object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="420" height="315"id="http://www.ekavart.tv/swf/shell.swf" align="middle"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.ekavart.tv/swf/shell.swf" /&gt;&lt;param name="menu" value="true" /&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true" /&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always" /&gt;&lt;param name="flashvars" value="setup=http://www.ekavart.tv/handlers/presets/playlist/sharesetup.xml&amp;playlist=http://www.ekavart.tv/handlers/presets/playlist/play.ashx?pagelink=1758&amp;player=http://www.ekavart.tv/swf/osmf.swf" /&gt;&lt;!--[if !IE]&gt;--&gt;&lt;object type="application/x-shockwave-flash" data="http://www.ekavart.tv/swf/shell.swf"width="420" height="315"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.ekavart.tv/swf/shell.swf" /&gt;&lt;param name="menu" value="true" /&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true" /&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always" /&gt;&lt;param name="flashvars" value="setup=http://www.ekavart.tv/handlers/presets/playlist/sharesetup.xml&amp;playlist=http://www.ekavart.tv/handlers/presets/playlist/play.ashx?pagelink=1758&amp;player=http://www.ekavart.tv/swf/osmf.swf" /&gt;&lt;!--&lt;![endif]--&gt;&lt;script src="http://www.ekavart.tv/js/video.js" type="text/javascript"&gt;&lt;/script&gt;&lt;script src="http://www.ekavart.tv/js/VidSet.js" type="text/javascript"&gt;&lt;/script&gt;&lt;link href="http://www.ekavart.tv/css/video-js.css" rel="stylesheet" type="text/css" /&gt;&lt;div class="video-js-box"&gt;&lt;video id="example_video_1" class="video-js" width="420" height="315" controls="controls" preload="auto" poster="http://www.ekavart.tv/handlers/Resim.ashx?Id=1758"&gt;&lt;source src="http://data.ekavart.tv/ekav/temp/temp/mp4/2011/11/29/1758.mp4" type='video/mp4; codecs="avc1.42E01E, mp4a.40.2"' /&gt;&lt;/video&gt;&lt;/div&gt;&lt;!--[if !IE]&gt;--&gt;&lt;/object&gt;&lt;!--&lt;![endif]--&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-7134847204476487544?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/7134847204476487544/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/blog-post_05.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/7134847204476487544'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/7134847204476487544'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/blog-post_05.html' title='SALT Galata&apos;da 3 Yeni Sergi / Ekavart.TV'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-5468219093827629382</id><published>2011-12-05T15:22:00.009+02:00</published><updated>2011-12-05T16:43:20.139+02:00</updated><title type='text'>Şahane bir fotoğraf arşivi / SABAH - Nur Çintay</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-or1OOFzHU6A/TtzIZnmaVBI/AAAAAAAADZs/YOrQWPLLsQ8/s1600/08.047.filed%2Bbox.13x18.glass%2Bplate.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 283px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-or1OOFzHU6A/TtzIZnmaVBI/AAAAAAAADZs/YOrQWPLLsQ8/s400/08.047.filed%2Bbox.13x18.glass%2Bplate.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682637172287099922" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;50 yıl boyunca Beyoğlu'nda fotoğrafçılık yapan Maryam Şahinyan'ın olağanüstü arşivi, Tayfun Serttaş sayesinde SALT Galata'da sergileniyor. Her bir fotoğraf karesi üstüne ne cümleler kurulur; sadece ilişkiler, modalar, pozlar değil, tebessümler de değişmiş. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Nur Çintay&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstiklal Caddesi'ndeki Hıdivyal Palas'ın ikinci katında Elios diye bir balık lokantası var. Fena değil. Yunan usulü midyeli saganaki yapıyor, kağıt inceliğinde kabak kızartıyor. Fakat aynı Hıdivyal Palas'ın yine ikinci katında muazzam bir başka dünya varmış meğer, yeni öğrendim: "Hıdivyal Palas'ın ikinci katında, topu topu 15 metrekarelik bir deponun zemininde, üzerine kitap kolileri yığılmış halde, 20 yıla yakın süredir, dokuz büyük koli içerisinde, 1139 kutu dolusu negatif film bekliyordu beni. Unutulduğu yerde, kaybolmuş halde, son bırakıldığı biçimde. Hiçbir karşılaşmanın tesadüfi olmadığına çoktan ikna olmuştum. Şimdi geriye tesadüf olmayan o buluşmaların doğuracağı sonuçlara ikna olmak kalıyordu. İlk andan itibaren tek çıkar yol olduğu açıktı; ya onlara dokunacak -ve de son güne kadar sadece ben dokunacak- ya da onları görmemiş olacak, gördüğüm yerde unutacaktım, unutulduğu biçimde. Böylesi manevi bir yükü sırtlamaya hazırlanmanın yol açtığı vicdani kaygı ve aniden tüm gelecek programları iptal edecek olmanın yarattığı mantık muhasebesini hesaba katmazsak, düşünmem pek uzun sürmedi. O ilk kesişmenin ardından hiçbir şey bana, koliler dolusu İstanbul'dan daha cazip gelmedi. Biz aslında o ilk görüşte birbirimize çoktan tav olmuş, rüyalarımızda başlamıştık bile hikayeyi tersten sarmaya," diyor Tayfun Serttaş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;'STÜDYO OSEP'DE ONUN İŞİYDİ.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tayfun Serttaş, 1982 doğumlu bir sanatçı, yazar ve araştırmacı. 'Kent Antropolojisi', 'Modernizm ve Kültürel Temsiliyet Olguları Bağlamında İstanbul'da Fotoğraf ve Azınlıklar' konulu tez çalışmaları, azınlıklar temalı pek çok yazı dizisi var. Enstalasyonları Londra'dan Beyrut'a, Paris'ten Frankfurt'a birçok kentte sergilenmiş. Açık arşiv projelerinin ilki 'Stüdyo Osep'ti. O çalışmada, İstanbul'un yaşayan en eski stüdyo ve set fotoğrafçılarından Osep Minasoğlu'nun 80 yıllık hayatı ve 60 yıllık fotoğraf tarihi gözler önüne serilmiş, Minasoğlu'nun külliyatı kendisi hayattayken yeniden üretilmişti. Bu defaysa, 50 yıl kesintisiz fotoğraf çektikten sonra, geride İstanbul'un en benzersiz görsel arşivlerinden birini bırakıp 1996'da hayata gözlerini yuman biri, arşivi gün ışığına çıkarılan. Hayatını fotoğrafa adamış olmasına rağmen, kendi fotoğrafının çekilmesinden hiç hoşlanmayan, sadece dört tane vesikalığı ve bir aile fotoğrafı bulunan, fevkalade mütevazı bir kadın: Maryam Şahinyan.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;MERAKTAN GEÇİM KAYNAĞINA... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şahinyanlar'ın kökü Sivas'a dayanıyor. Maryam Şahinyan'ın dedesi Agop Şahinyan Paşa, Tayfun Serttaş'ın siyasi tarihin en renkli, en kozmopolit meclisi diye anlattığı (üçte bir oranında gayrimüslim milletvekili) 1877 Meclisi Mebusan'ında Sivas mebusu. 1915 baharıyla birlikte tarihin en zor günleri başlıyor. Sivas'ın en güçlü ailelerinden Şahinyanlar, sahip oldukları 30'a yakın köy, beş un fabrikası ve sayısız gayrımenkulu geride bırakıp İstanbul'a göçüyor, Harbiye'de kendi halinde bir apartman dairesine yerleşiyorlar. Maryam Şahinyan'ın babası Mihran Şahinyan'ın fotoğraf merakı Sivas yıllarından. Ama önce bir burjuva genç hevesi olarak başlayan bu hobi, yeni ve zor hayat şartlarıyla geçim kaynağına dönüşüyor. Galatasaray Lisesi'nin köşesindeki handa bulunan Foto Galatasaray'ın hisseleri alınıyor ve Mihran Şahinyan, 1933'te fotoğrafçılık yapmaya başlıyor. Yedi çocuğunun en büyüğü olan 1911 doğumlu Maryam, zaten babaya yardım edip işin inceliklerini öğrenmekte, 1937'den itibaren stüdyoyu tek başına işletmeye başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;ÖĞLE YEMEĞİ BİR KIRMIZI ELMA&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Foto Galatasaray'ın zirve yılları Çiçek Pasajı'nda geçiyor. Dönemin muhafazakar şartlarında kadın fotoğrafçı, kadın müşteriler için avantaj. Ayrıca bütçesi dar olandan ya az para alıyor ya hiç almıyor Maryam Şahinyan. Gösterişten uzak, tevazu içinde bir kadın. Öğle yemeğinde evden getirdiği bir kırmızı elma yiyor. İçine kapalı, yalnız biri. Hiç evlenmiyor, çocuğu yok. Müşterileriyle asgari düzeyde konuşuyor, kendisine soru sorulmasını sevmiyor. Fakat çektiği fotoğraflarla dünyalar kuruyor, dünyaları anlatıyor. 1986'da Foto Galatasaray'ı devrediyor Şahinyan. Arşiv, imha olmasına ramak kala Yetvart Tomasyan tarafından kurtarılıyor. 20 yıla yakın korunuyor. Sonrasında Tayfun Serttaş'ın meşakkatli çalışması geliyor. Ve sonuç, Bankalar Caddesi'nde yeni açılan SALT Galata'da. Muazzam kareler. Yüzlerce. 50 yılın İstanbul'unun aileler, ilişkiler, ifadeler resmigeçidi gibi. Nice yazıdan daha manalı, uzun uzadıya onca laf kalabalığından daha aydınlatıcı. 'Foto Galatasaray' sergisi 22 Ocak'a kadar açık. Kitabı da var, Aras Yayınları'ndan çıkmış, baskısı da çok güzel, alınır. Hatta kapital yazmalı bir kere daha: ALINIR.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-zL9CkBnj3jQ/TtzXimUo52I/AAAAAAAADZ4/i2naJKRPhHU/s1600/SABAH%2B-%2BFOTO%2BGALATASARAY-2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 366px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-zL9CkBnj3jQ/TtzXimUo52I/AAAAAAAADZ4/i2naJKRPhHU/s400/SABAH%2B-%2BFOTO%2BGALATASARAY-2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682653819237361506" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: SABAH / Nur Çintay - 04.Aralık.2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-5468219093827629382?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/5468219093827629382/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/sahane-bir-fotograf-arsivi-sabah-nur.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/5468219093827629382'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/5468219093827629382'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/sahane-bir-fotograf-arsivi-sabah-nur.html' title='Şahane bir fotoğraf arşivi / SABAH - Nur Çintay'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-or1OOFzHU6A/TtzIZnmaVBI/AAAAAAAADZs/YOrQWPLLsQ8/s72-c/08.047.filed%2Bbox.13x18.glass%2Bplate.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-5506074982319461460</id><published>2011-12-05T14:57:00.004+02:00</published><updated>2011-12-05T15:02:05.835+02:00</updated><title type='text'>Foto Galatasaray / Açık Radyo - Söyleşi</title><content type='html'>Açık Radyo - Açık Dergi Programı, Gözde Kazaz ve İlksen Mavituna ile Foto Galatasaray üzerine şöyleşi; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="640" height="26" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000"&gt;&lt;param value="true" name="allowfullscreen"/&gt;&lt;param value="always" name="allowscriptaccess"/&gt;&lt;param value="high" name="quality"/&gt;&lt;param value="true" name="cachebusting"/&gt;&lt;param value="#000000" name="bgcolor"/&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.archive.org/flow/flowplayer.commercial-3.2.1.swf" /&gt;&lt;param value="config={'key':'#$aa4baff94a9bdcafce8','playlist':[{'url':'TayfunSerttas-fotoGalatasaray.mp3','autoPlay':false}],'clip':{'autoPlay':true,'baseUrl':'http://www.archive.org/download/FotoGalatasaray-TayfunSerttasSoylesi/'},'canvas':{'backgroundColor':'#000000','backgroundGradient':'none'},'plugins':{'audio':{'url':'http://www.archive.org/flow/flowplayer.audio-3.2.1-dev.swf'},'controls':{'playlist':false,'fullscreen':false,'height':26,'backgroundColor':'#000000','autoHide':{'fullscreenOnly':true},'scrubberHeightRatio':0.6,'timeFontSize':9,'mute':false,'top':0}},'contextMenu':[{},'-','Flowplayer v3.2.1']}" name="flashvars"/&gt;&lt;embed src="http://www.archive.org/flow/flowplayer.commercial-3.2.1.swf" type="application/x-shockwave-flash" width="640" height="26" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" cachebusting="true" bgcolor="#000000" quality="high" flashvars="config={'key':'#$aa4baff94a9bdcafce8','playlist':[{'url':'TayfunSerttas-fotoGalatasaray.mp3','autoPlay':false}],'clip':{'autoPlay':true,'baseUrl':'http://www.archive.org/download/FotoGalatasaray-TayfunSerttasSoylesi/'},'canvas':{'backgroundColor':'#000000','backgroundGradient':'none'},'plugins':{'audio':{'url':'http://www.archive.org/flow/flowplayer.audio-3.2.1-dev.swf'},'controls':{'playlist':false,'fullscreen':false,'height':26,'backgroundColor':'#000000','autoHide':{'fullscreenOnly':true},'scrubberHeightRatio':0.6,'timeFontSize':9,'mute':false,'top':0}},'contextMenu':[{},'-','Flowplayer v3.2.1']}"&gt; &lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-5506074982319461460?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/5506074982319461460/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/blog-post.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/5506074982319461460'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/5506074982319461460'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/blog-post.html' title='Foto Galatasaray / Açık Radyo - Söyleşi'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-8607171001095426460</id><published>2011-12-03T20:50:00.003+02:00</published><updated>2011-12-05T16:42:35.980+02:00</updated><title type='text'>Galatasaray'ın bütün insanları bu sergide / AKŞAM - Eyüp Tatlıpınar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/--oYwQXBUS2U/TtpvlFkXzGI/AAAAAAAADZg/uETxLKKHkm8/s1600/87597.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 267px;" src="http://4.bp.blogspot.com/--oYwQXBUS2U/TtpvlFkXzGI/AAAAAAAADZg/uETxLKKHkm8/s400/87597.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5681976562821876834" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Karaköy'deki yeni sanat galerisi Salt Galata'nın açılış sergilerinden olan 'Foto Galatasaray'da, 1935-1985 arasında stüdyosunda on binlerce insanı çekmiş Maryam Şahinyan'ın arşivinden bir seçki yer alıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Eyüp Tatlıpınar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şahinyanlar vaktiyle işlerini Sivas'ın pek çok köyünde sürdüren etkili ailelerden biridir. Değirmenleri, fabrikaları vardır, hayvan ticaretiyle ilgilenirler. Agop Şahinyan 1877'de Meclis-i Mebusan'ın Sivas temsilcisidir. Aile bu nüfuzu nedeniyle 1915 olaylarını kayıpsız atlatır. Cumhuriyet kurulduğundaysa Sivas'ta yaşamalarının koşulları zorlaştığı için İstanbul'a göç ederler. Sivas'taki mülklerinin büyük kısmını satıp Harbiye'de bir apartman dairesine taşınmış, ekonomik zorluklarla karşılaşmışlardır. Mihran Şahinyan dokuz kişilik ailesini geçindirmek için, hobi olarak ilgilendiği fotoğrafçılığı profesyonel biçimde sürdürmenin iyi bir yol olabileceğini düşünür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray'da, yerinde bugün '50. Yıl Anıtı'nın bulunduğu Galatasaray Pasajı'nın en üst katında Foto Galatasaray stüdyosu vardır. 1920'lerin ilk yıllarında iki Balkan göçmeni kardeş tarafından kurulan stüdyonun ortaklarından biri ayrılmak isteyince yerine Şahinyan geçer. Birkaç yıl sonra diğer kardeş de hisselerini Şahinyan'a satar. Mihran Şahinyan ise yine birkaç yıl sonra, 1937'de stüdyoyu kızı Maryam Şahinyan'a bırakır. O sırada Sainte Pulcherie Fransız Lisesi'nde okuyan 1911 doğumlu Mayram Şahinyan böylece okuldan ayrılıp ailesini geçindirmek için, bir daha bırakmayacağı bu işe başlar. 'Kimseyi beğenmediği için' hiç evlenmez. Hayatı boyunca, Birinci Dünya Savaşı yıllarından kalma körüklü makinesiyle fotoğraflar çeker. Müşterisini oturttuğu koltuğu da, stüdyonun halısını da hiç değiştirmez. Yalnızca dört tane vesikalık çektirmek dışında bütün hayatını makinenin arkasında geçirir. Çektiği bütün fotoğrafları, tarihlerini not düşerek özenle arşivler. 1985 yılında stüdyoyu devretmesine kadar... Stüdyo devredilirken arşiv Aras Yayıncılık'ın sahibi Yetvart Tomasyan'ın deposuna taşınır ve 25 yıl kadar sonra, sanatçı ve araştırmacı Tayfun Serttaş kendisini bu 200 bine yakın, tamamı siyah beyaz karenin içinde bulur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serttaş'ın, ekibiyle birlikte yürüttüğü iki yıllık çalışmanın ardından düzenlediği arşivden önemli bir seçki bugünlerde Karaköy'deki Salt Galata'da sergileniyor. Benzersiz bir belgesel niteliğindeki arşiv Beyoğlu'nun ve İstanbul'un, buradaki insan çeşitliliğinin zaman içindeki değişimini oldukça iyi yansıtıyor. Rum, Yahudi ve Ermenilerin zamanla azalırken Anadolu'dan göç edenlerin artması gibi... 22 Ocak'a kadar gezilebilecek sergi 2012'de online olarak kamusal katılıma açılacak ve Foto Galatasaray'da fotoğraf çektirmiş on binlerce kişinin kimliklendirilmesine başlanılacak.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;Fotoğraf hala gerçeği mi söylüyor?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Fotoğrafta, hiç kimsenin gerçekte  ustası olamayacağı bir yöntem vardır...' Bu gizemli cümle bugünlerde Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan 'Fotoğraftan Sonra' adlı kitaptan... Analog fotoğraftan dijital devrime geçişe uzanan 50 yıllık bir dönemi anlatan kitabı Fransa'daki Georges Pompidou Modern Sanat Müzesi'nin Fotoğraf Koleksiyonu Başkanı Quentin Bajac yazmış. Kitabın tanıtımından bir alıntı; '1960'lı yıllarda Instamatic Kodak ve Polaroid'in gelişiyle fotoğraf amatörlerin eline geçer. Aynı dönemde basın fotoğrafı, televizyonun  yükselen hükümdarlığı ve fotoğraf hakları sıkıntılarının karşısında, yayın kuralları yeniden belirlenir: Yeni ajanslar kurulur, yeni bir 'auteur' röportaj tarzı ortaya çıkar. Fotoğrafa ayrılan müzeler ve büyük bienallerin oluşturulmasıyla, fotoğraf kendi adını sanat tarihine kesin olarak yazdırır. 'Fotoğrafın estetik ve sosyal gelişimini inceleyen Bajac, görüntülere doymuş 21.yüzyılda aracın otoritesini sorguluyor: 'Fotoğraf hala gerçeği mi söylüyor?'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: AKŞAM / Eyüp Tatlıpınar - 3 Aralık 2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-KHb8m07POcQ/TtzYQCbUpUI/AAAAAAAADaE/HTD6NuiO8sk/s1600/AKSAM%2B-%2BFOTO%2BGALATASARAY.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 160px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-KHb8m07POcQ/TtzYQCbUpUI/AAAAAAAADaE/HTD6NuiO8sk/s400/AKSAM%2B-%2BFOTO%2BGALATASARAY.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682654599875700034" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-8607171001095426460?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/8607171001095426460/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/galatasarayn-butun-insanlar-bu-sergide.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/8607171001095426460'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/8607171001095426460'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/galatasarayn-butun-insanlar-bu-sergide.html' title='Galatasaray&apos;ın bütün insanları bu sergide / AKŞAM - Eyüp Tatlıpınar'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/--oYwQXBUS2U/TtpvlFkXzGI/AAAAAAAADZg/uETxLKKHkm8/s72-c/87597.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-5601670591372046314</id><published>2011-12-03T20:47:00.002+02:00</published><updated>2011-12-03T20:50:07.951+02:00</updated><title type='text'>Pisa</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-iO6S8YqHt_8/Ttpu_uyuF0I/AAAAAAAADZU/L0Oq-7ruAeY/s1600/DSC_3273.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 378px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-iO6S8YqHt_8/Ttpu_uyuF0I/AAAAAAAADZU/L0Oq-7ruAeY/s400/DSC_3273.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5681975921052882754" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-5601670591372046314?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/5601670591372046314/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/pisa.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/5601670591372046314'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/5601670591372046314'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/pisa.html' title='Pisa'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-iO6S8YqHt_8/Ttpu_uyuF0I/AAAAAAAADZU/L0Oq-7ruAeY/s72-c/DSC_3273.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-1585346394091168282</id><published>2011-12-02T18:11:00.007+02:00</published><updated>2011-12-02T18:29:42.671+02:00</updated><title type='text'>SENTIERI URBANI</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-ZS_jyE2IclI/Ttj41ipO6UI/AAAAAAAADYw/foRKg9Xt18M/s1600/-3.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-ZS_jyE2IclI/Ttj41ipO6UI/AAAAAAAADYw/foRKg9Xt18M/s400/-3.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5681564528644385090" /&gt;&lt;/a&gt;Un progetto della Fondazione Teseco per l’Arte e del Comune di Pisa e promosso dalla Regione Toscana, dalla Provincia di Pisa, in collaborazione con SAT Aeroporto Galileo Galilei Pisa, mcm&amp;partners, con il patrocinio della Fondazione Bevilacqua La Masa. L’iniziativa rientra nel Progetto Locale 2011 sulle culture contemporanee presentato dalla Provincia di Pisa e finanziato dalla Regione Toscana. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;A project of Fondazione Teseco per l’Arte together with the Municipality of Pisa, promoted by Regione Toscana and Provincia di Pisa, in collaboration with SAT Galileo Galilei Pisa Airport, mcm&amp;partners, with the patronage of Fondazione Bevilacqua La Masa. This event is included in the Local Project 2011 on contemporary cultures, presented by Provincia di Pisa and sponsored by Regione Toscana.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Il progetto Sentieri urbani prosegue le iniziative della Fondazione Teseco per l’Arte e del Comune di Pisa, curate da Stefano Coletto, che prevedono il coinvolgimento di giovani artisti in residenza provenienti dall’area del Mediterraneo orientale nello spazio urbano della città.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I “sentieri urbani” sono le vie di comunicazione che dal centro cittadino conducono alle zone più periferiche, allo spazio ibrido costituito da aree industriali o in trasformazione, ai porti, agli spazi coltivati o marginali. Si tratta di superare le mura, metaforicamente e materialmente, superare la condizione che ci permette di stare attorno ad un luogo caratterizzato da una identità culturale che appare stabile. Agli artisti invitati Ahmed Badry, Hasan Salih Ay, Tayfun Serttaş si chiede di provare ad esplorare questi spazi, ideando dei progetti che siano forme di connessione e apertura culturale e sociale per immaginare possibili direzioni di sviluppo e trasformazione. Il Mediterraneo è oltre le mura. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oltre a questi artisti illustrerà il suo lavoro e la sua ricerca Randa Mirza, fotografa e videomaker libanese selezionata per il progetto di residenze d’artista RESIDENZAITALIA 2011 reso possibile grazie al contributo di FARE che ha offerto un grant destinato alle residenze italiane appartenenti alla rete www.artinresidence.it piattaforma dedicata ai programmi di residenza in Italia e all’estero per artisti e curatori, nata da un’idea di FARE in collaborazione con Open Care e con il contributo di Fondazione Cariplo, NABA - Nuova Accademia di Belle Arti, GAI - Associazione Circuito Giovani Artisti Italiani. Il progetto di Randa Mirza verrà realizzato (2012) in collaborazione con la Fondazione Bevilacqua La Masa di Venezia. Randa Mirza declinerà la metafora dei sentieri urbani tra Pisa e Venezia.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;The project Urban Paths, curator Stefano Coletto, continues the initiatives of Fondazione Teseco per l’Arte together with the Municipality of Pisa. Urban Paths includes the involvement of young artists in temporary residency coming from the eastern Mediterranean area to the urban space of the city. “Urban paths” are the roads that link the city centre to the suburban areas, to the hybrid space of the industrial outskirts and areas on the making, to ports, to fields and outer spaces. The aim is to rise above the city walls, metaphorically and physically speaking, in order to get over the condition that allows us to be around a place with a cultural identity that seems basically stable.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The artists here in residency, Ahmed Badry, Hasan Salih Ay, Tayfun Serttaş are asked to explore these spaces, creating projects that can be seen as forms of connection and cultural and social openness in order to imagine possible directions of development and transformation. The Mediterranean is beyond the walls.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;In addition to these artists, Randa Mirza, photographer and video maker from Lebanon will present her work and research. Randa Mirza has been selected for the project artists in residency RESIDENZAITALIA 2011, thanks to the contribution of FARE, which has offered a grant for the residencies included in the network www.artinresidence.it, a platform dedicated to the residency programmes in Italy and abroad for artists and curators. It is a creation of FARE, in collaboration with Open Care and with the contribution of Cariplo, NABA Nuova Accademia di Belle Arti, GAI- Associazione circuito Giovani Artisti Italiani. Randa Mirza’s project will be carried out in collaboration with Fondazione Bevilacqua La Masa, Venice (2012). Randa Mirza will explore the metaphor of urban paths between Pisa and Venice.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-vlO416tsXcc/Ttj6UltKLVI/AAAAAAAADY8/RrjZ30KCCcU/s1600/artiststalks_POST.1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 105px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-vlO416tsXcc/Ttj6UltKLVI/AAAAAAAADY8/RrjZ30KCCcU/s400/artiststalks_POST.1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5681566161553730898" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-6whsfQCn15k/Ttj6U9a3JPI/AAAAAAAADZI/KUFR_L46N2I/s1600/artiststalks_POST.2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 105px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-6whsfQCn15k/Ttj6U9a3JPI/AAAAAAAADZI/KUFR_L46N2I/s400/artiststalks_POST.2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5681566167919437042" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-1585346394091168282?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/1585346394091168282/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/seniteri-urbani.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/1585346394091168282'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/1585346394091168282'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/12/seniteri-urbani.html' title='SENTIERI URBANI'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-ZS_jyE2IclI/Ttj41ipO6UI/AAAAAAAADYw/foRKg9Xt18M/s72-c/-3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-5575370438008244673</id><published>2011-11-29T22:34:00.006+02:00</published><updated>2011-11-30T18:33:59.456+02:00</updated><title type='text'>Archive presents a half-century of Istanbul's faces / Hurriyet Daily News - Hatice Utkan</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-ehh1MY-J460/TtVC-QCy3NI/AAAAAAAADW0/Rbh8ozOFPdM/s1600/DSC_3199.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 225px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-ehh1MY-J460/TtVC-QCy3NI/AAAAAAAADW0/Rbh8ozOFPdM/s400/DSC_3199.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5680520142223760594" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Salt Galata is currently hosting a project by artist and researcher Tayfun Serttaş. The artist is aiming to discover the cultural heritage of Istanbul via the photographic archive of Armenian photographer Maryam Şahinyan. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Hatice Utkan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A great lover of heritage and history, artist Tayfun Serttaş is shedding light on Istanbul’s demographic past with a new project at Salt Galata focusing on long-time photographer Maryam Şahinyan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The project is based on the revisualization of the complete professional archive of Şahinyan, who was born in the Central Anatolian province of Sivas in 1911 and died in Istanbul in 1996. Şahinyan worked as a photographer at her modest studio called Foto Galatasaray uninterruptedly from 1935 until 1985. The archive is a unique inventory of the demographic transformations that occurred in the socio-cultural map of Istanbul after the declaration of the Republic and the historical period it witnessed; it is also a chronological record of an Istanbul-based female studio photographer’s professional career.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serttaş told the Hürriyet Daily News that he did not find Şahinyan, but that she found him. “I knew that there was an archive like this. I knew that the person who bought the Studio Galatasaray after Maryam moved to Üsküdar. Then he left the city and left the archive. My publisher, Yetvart Tomasyan, told me that there was a closed archive.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The archive waited for a long time before Serttaş found it. “I took the archive in 2009,” he said.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serttaş is also a researcher who works on visual archives. “During my education, which focused on cultural anthropology, I worked with lots of archives. My&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dissertation was called ‘Photographs and Minorities in Istanbul as a Means of Cultural Representation in the Process of Modernism,’” he said.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Making art out of such research and images is Serttaş’s latest project. Because there are close to 200,000 images in Şahinyan’s archive, the task of presenting them is difficult, he said.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;Who was Maryam Şahinyan?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyond the fact that she was a photographer and owned a studio, there is little information about Şahinyan. “We know that she went to the studio every single day, we know that she ate one apple every day at noon and that she returned home,” Serttaş said.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şahinyan, an Ottoman Armenian, was born in 1911 at Şahinyan Konağı (Camlı Köşk), one of the most impressive civil structures in Sivas. Her grandfather, Agop Şahinyan Paşa, represented Sivas in the first Ottoman Parliament (Meclis-i Mebusan), which was established in 1877. Born with the social privilege inherent to a grandchild of a member of parliament, Şahinyan’s life took an unexpected turn when, as a child, she witnessed the historical events of 1915.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Armed with the wooden bellows camera her father originally took over from a family that immigrated from the Balkans in the aftermath of World War I and the black-and-white sheet film she continued to use until 1985, Şahinyan, in a sense, arrested time – both against the technological advancements photography was experiencing and contemporary trends. In the end, she created an unparalleled visual coherence without compromising her technical and aesthetic principles. Throughout her professional life, Şahinyan wore a white coat and black over-sleeves to protect her clothing, according to Serttaş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“When she retired from the studio in 1985, Şahinyan left behind a unique visual archive made up of approximately 200,000 images. She passed away at&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her home on Hanımefendi Sokak in Şişli in 1996 and is buried in the Şişli Armenian Cemetery,” said Serttaş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Women in the studio&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The photography archive features many photographs of women, according to Serttaş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“This was because of Maryam,” said Serttaş, adding that women went to her for pictures with their nice dresses or with their swimsuits. Priests or nuns, meanwhile, went had pictures taken with their crosses.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;It is very important to have an archive like Şahinyan’s, said Serttaş. “For example, these photographs also provide a cultural and historical heritage because we have always had problems in terms of having an archive in Turkey … on cultural issues.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şahiyan’s photographs, however, now provide such an archive, the artist said. “It shows us the lifestyle of people; we can discover how these minority people lived during that era.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Noting that most people always thought Armenians or minorities in Istanbul lived a rich life, Serttaş said, “The photos lead us to learn more about the lives of minorities; there were lots of people who had damaged clothes and so on.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The photographs mostly depict Greeks. “These photos show what we have lost,” he said.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Discovering Foto Galatasaray&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Foto Galatasaray was never as visible as some of the more elite photography studios that have been famous since the 19th century, such as Phebus, Andriomenos or Sabah, Serttaş said.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The studio, however, survived because it appealed to the lower and middle classes.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şahinyan was a devout woman, and her identity created a closely-knit circle that determined the sociological basis of Foto Galatasaray’s clientele, setting it apart from Istanbul’s other studios.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Except for four understated passport photos, no photographs exist of Şahinyan herself, who throughout her life remained behind the camera, scrupulously taking hundreds of thousands of photographs, retouching them, and painstakingly numbering and dating each film she developed. Spanning half a century, her work impartially traces the ethnic, social, cultural, religious and economic transformations taking place at the center of the city.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;After the present exhibition, the archive will be opened to everyone via the Internet, said Serttaş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A new period will start for the archive. “People will be able to tell if they know these people, and every photo will assume a [new] identity,” he added.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-2fSVXKehmpU/TtZa3z-2OSI/AAAAAAAADXk/lDKh-f-1-tw/s1600/HurriyetDailyNews29KasFotoGalatasaray.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 384px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-2fSVXKehmpU/TtZa3z-2OSI/AAAAAAAADXk/lDKh-f-1-tw/s400/HurriyetDailyNews29KasFotoGalatasaray.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5680827894867573026" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: Hurriyet Daily News / Hatice Utkan - 29 November 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-5575370438008244673?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/5575370438008244673/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/archive-presents-half-century-of.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/5575370438008244673'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/5575370438008244673'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/archive-presents-half-century-of.html' title='Archive presents a half-century of Istanbul&apos;s faces / Hurriyet Daily News - Hatice Utkan'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-ehh1MY-J460/TtVC-QCy3NI/AAAAAAAADW0/Rbh8ozOFPdM/s72-c/DSC_3199.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-7514428259485567547</id><published>2011-11-29T22:16:00.002+02:00</published><updated>2011-11-29T22:34:17.437+02:00</updated><title type='text'>Armenian photographer Maryam Şahinyan’s works displayed in Istanbul / PanARMENIAN</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-o2VP_NXebkk/TtVBsdkBRWI/AAAAAAAADWo/JTQi0dxeyXM/s1600/05.1961.10X15cm.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 262px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-o2VP_NXebkk/TtVBsdkBRWI/AAAAAAAADWo/JTQi0dxeyXM/s400/05.1961.10X15cm.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5680518737103504738" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;PanARMENIAN.Net - Salt Galata, Istanbul, is currently hosting a project by artist and researcher Tayfun Serttaş, Hurriyet Daily News reports.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The artist is aiming to discover the cultural heritage of Istanbul via the photographic archive of Armenian photographer Maryam Şahinyan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The project is based on the revisualization of the complete professional archive of Şahinyan, who was born in the Central Anatolian province of Sivas in 1911 and died in Istanbul in 1996.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şahinyan worked as a photographer at her modest studio called Foto Galatasaray uninterruptedly from 1935 until 1985. The archive is a unique inventory of the demographic transformations that occurred in the socio-cultural map of Istanbul after the declaration of the Republic and the historical period it witnessed; it is also a chronological record of an Istanbul-based female studio photographer’s professional career.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyond the fact that she was a photographer and owned a studio, there is little information about Şahinyan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“When she retired from the studio in 1985, Şahinyan left behind a unique visual archive made up of approximately 200,000 images. She passed away at her home on Hanımefendi Sokak in Şişli in 1996 and is buried in the Şişli Armenian Cemetery,” said Serttaş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Link: http://www.panarmenian.net/eng/news/85142/&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-7514428259485567547?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/7514428259485567547/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/armenian-photographer-maryam-sahinyans.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/7514428259485567547'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/7514428259485567547'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/armenian-photographer-maryam-sahinyans.html' title='Armenian photographer Maryam Şahinyan’s works displayed in Istanbul / PanARMENIAN'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-o2VP_NXebkk/TtVBsdkBRWI/AAAAAAAADWo/JTQi0dxeyXM/s72-c/05.1961.10X15cm.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-2466509484115594871</id><published>2011-11-28T02:48:00.011+02:00</published><updated>2011-11-29T23:20:57.323+02:00</updated><title type='text'>Galata'nın gizli fotoğrafçısı SALT Galata'da / ZAMAN - Saliha Cüvelek</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-hCcwPrVa6Js/TtVJb-EbylI/AAAAAAAADXM/Z2YAFQWXE_M/s1600/ZAMAN%2BGAZETESI.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-hCcwPrVa6Js/TtVJb-EbylI/AAAAAAAADXM/Z2YAFQWXE_M/s400/ZAMAN%2BGAZETESI.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5680527249864641106" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Garanti Bankası kültür kurumu Salt, ikinci binası Salt Galata 3 sergiyle 22 Kasım'da açıldı. Bunlardan biri 1935-1985 yılları arasında Beyoğlu'ndaki bir fotoğraf stüdyosunun sahibi olan Maryam Şahinyan'ın arşivinden oluşuyor. Hayatı boyunca 4 vesikalık dışında hiç fotoğrafı olmayan Şahinyan'ın arşivi, kültürel değişimi yansıtıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Saliha Cüvelek&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eski Osmanlı Bankası Müze-si'nde, Garanti Bankası'nın kültür kurumu Salt'ın yeni binasında bir fotoğraf sergisi... Adı Foto Galatasaray. Siyah perdeler arasına yansıtılmış tamamı siyah-beyaz fotoğraflar... Fotoğraftakilerin hiçbirinin yüzü aşina değil. Kim oldukları hakkında da fikrimiz yok. Sadece 1935-1985 yılları arasında bir zamanda Ermeni fotoğrafçı Maryam Şahinyan'a poz verdiklerini öğrenerek giriyoruz siyah perdelerin arasına. Karşımızda din adamları, rahibeler, azınlıklar, etek döpiyesli bayanlar, aileler, askerler, hastalar, sünnet törenleri... Hayatın her evresi Şahinyan'ın objektifinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maryam Şahinyan, 1935'ten 1985'e kadar Beyoğlu Galatasaray'daki mütevazı stüdyosunda kesintisiz olarak stüdyo fotoğrafçılığı yapmış Ermeni bir kadın. Foto Galatasaray sergisinin tamamında onun 60 yıl boyunca çektiği fotoğraflar görülüyor. Babasının Balkanlar'dan göç eden bir aileden devraldığı körüklü ahşap fotoğraf makinesini Şahinyan, 1985 yılına kadar kullanarak fotoğrafın geçirdiği tüm teknolojik dönüşümlere ve popüler gereksinimlere karşın zamanı askıya almış, teknik ve estetik prensiplerini hiç değiştirmemiş. Foto Galatasaray'ın, tamamı siyah-beyaz negatif ve cam negatiflerden meydana gelen fiziksel arşivi, İstanbul'un yakın dönem klasik fotoğraf stüdyolarından bugüne eksiksiz şekilde ulaşabilmiş en nadir örneklerden. Foto Galatasaray; Phebus, Andriomenos ya da Sabah gibi 19. yüzyıldan beri tanınan seçkin fotoğraf stüdyoları kadar görünür olmamakla birlikte, stüdyonun sürekliliğini sağlayan orta ve alt sınıfların temsili açısından önemli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şahinyan'ın 200 bin imajlık arşiviyle kültürel bir dönüşüme tanıklık ediyorsunuz. 1970 sonrası iç göç stüdyoda da kendini hissettiriyor. 1980'lerle birlikte 40'ların kentli Foto Galatasaray'ı, bir taşra stüdyosuna dönüşüyor. Haçlı kolyelerin yerini beşibiryerdeler, breton şapkaların yerini başörtüleri, döpiyeslerin yerini şalvarlar alıyor. Ailelerdeki çocuk sayısı bir anda katlanıyor, kadınlar arka planda ayakta, erkekleri önde otururken izliyoruz artık.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;"Arşive önyargıyla yaklaştım"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Foto Galatasaray'ın 200 bine yakın negatifi sanatçı/araştırmacı Tayfun Serttaş tarafından kurulan bir ekiple tasnif, temizlik, sayısallaştırma, sayısal restorasyon ve kategorizasyon çalışmalarının ardından sergi için hazır hale getirilmiş. "Ben arşive ulaşmadım, aslında arşiv bana ulaştı." diyen Serttaş, Şahinyan'ın arşiviyle nasıl karşılaştığını anlatıyor: "Maryam Şahinyan'ın 1985 senesinde stüdyoyu devretmesiyle birlikte arşiv yeni işletmeci tarafından Üsküdar'da bir fotoğrafhaneye taşınmış. Yeni işletmeci İstanbul'dan ayrılınca arşivi terk etmiş. Zannediyorum sokakta bir gece beklemiş. Kıl payı kurtuldu. Konu Yetvart Tomasyan tarafından çalıştığım yayınevinin sahibine ulaşınca 2009 senesinde tüm arşivi Garanti Han'a taşıdım. 2009'dan beri üzerinde bir gün aksatmadan çalıştığımız bir proje oldu Foto Galatasaray."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tayfun Serttaş'ın araştırmacılığı, Yetvart Tomasyan'ın Foto Galatasaray'a dair anıları ve araştırma sürecine katılan asistanların projeye ilişkin hikâyelerini anlatan videolar da sergide yer alıyor. Settaş'ın başta belli önyargıları varmış arşive karşı: "Film kutularından nasıl bir malzeme çıkacağını hiçbirimiz bilmiyorduk. Kadın fotoğrafçı, Ermeni, Galatasaray civarındaki hanların üst katlarında faaliyet gösteriyor, sokakla direkt ilişkisi olmayan bir mekân."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-6Qk58mLly60/TtLact1ngLI/AAAAAAAADWQ/vMNsPBfX4uc/s1600/galata.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 222px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-6Qk58mLly60/TtLact1ngLI/AAAAAAAADWQ/vMNsPBfX4uc/s400/galata.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5679842266943291570" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;"Kadın olması, stüdyonun kimliğini belirliyor"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maryam Şahinyan, hiç evlenmemiş bir kadın. Yarım asır boyunca bir gün dahi aksatmadan Şişli'deki evinden yürüyerek stüdyosuna gidiyor. Tayfun Serttaş, onun titizliğinden ve arşiv sayesinde tarihselliğin görsel olarak bu kadar açık okunabiliyor olmasından çok etkilenmiş. Şahinyan'ın son dönem çektiği fotoğrafları çok ilginç bulduğunu söylüyor Serttaş: "Eğitim yıllarımda kent antropolojisi üzerine çalışma fırsatı buldum, "göç ve değişme" konusu ilgi alanımdı. Seneler sonra, başka bir biçimde bu konuya geri döndüğümü hissettim. Bizim o yıllarda üzerine çalıştığımız hiçbir veritabanı, kültürel transformasyonu bu kadar açık ifade etmiyordu. Türkiye gibi kültürel ve tarihsel kesintilerin derinden hissedildiği coğrafyalarda, stüdyo fotoğrafı başka bir misyon daha edinir. Kültürel tarihin görsel aktarımına aracılık eder ve de bunu en demokratik yollarla yapar. Aslında bize bir önceki dönemde neye benzediğimizi, neleri yitirip, yerine neleri koyduğumuzu haritalandırır."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şahinyan'ın arşivinden aslında en çok Cumhuriyet sonrası orta sınıf gayrimüslim kadınların İstanbul'u izleniyor. Maryam'ın stüdyosuna girince kazaklarının altında sakladıkları haçlı kolyelerini göğüslerinin üzerine çıkartıyor, saçlarını döküyor, omuzlarını açıyor bu kadınlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Girişlerin ücretsiz olduğu sergi, salıdan cumartesiye 12.00-20.00, pazar günleri ise 10.30-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-E_jkrYuss6Q/TtOE2Xk_AmI/AAAAAAAADWc/kp7rTaVxSys/s1600/-3.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 251px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-E_jkrYuss6Q/TtOE2Xk_AmI/AAAAAAAADWc/kp7rTaVxSys/s400/-3.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5680029624621269602" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: ZAMAN Pazar / Saliha Cüvelek - 27 Kasım 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-2466509484115594871?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/2466509484115594871/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/galatann-gizli-fotografcs-salt-galatada.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/2466509484115594871'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/2466509484115594871'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/galatann-gizli-fotografcs-salt-galatada.html' title='Galata&apos;nın gizli fotoğrafçısı SALT Galata&apos;da / ZAMAN - Saliha Cüvelek'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-hCcwPrVa6Js/TtVJb-EbylI/AAAAAAAADXM/Z2YAFQWXE_M/s72-c/ZAMAN%2BGAZETESI.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-623355248273503498</id><published>2011-11-26T14:37:00.009+02:00</published><updated>2011-11-26T15:46:12.098+02:00</updated><title type='text'>Foto Galatasaray - Studio Practice by Maryam Şahinyan</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-jVPHeeu2V94/TtDdl_n8LSI/AAAAAAAADVs/rVmZ_C_1aQ8/s1600/Picture%2B1.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 355px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-jVPHeeu2V94/TtDdl_n8LSI/AAAAAAAADVs/rVmZ_C_1aQ8/s400/Picture%2B1.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5679282774918049058" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Basım Bilgisi: &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Aras Yayınclık / Kasım 2011&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Çevirmen Adı: &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;(İngilizceye) Merve Ünsal&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kitap Dili: &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Türkçe-İngilizce&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kitap Özellikleri: &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;328 sayfa, 22x25 cm.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;ISBN: &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;978-605-5753-25-2 &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Foto Galatasaray, Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan ve 1985’e kesintisiz hizmet veren Foto Galatasaray’ın tarihine ışık tutuyor. Meslek hayatı boyunca 1942 Varlık Vergisi, 6-7 Eylül 1955 olayları, 1974 Kıbrıs Savaşı başta olmak üzere, köyden kente göçün en şiddetli yaşandığı yıllara ve ülkenin geçirdiği demografik ve sosyolojik değişimlere kamerasıyla tanıklık eden Maryam Şahinyan, geride bıraktığı 200 bin imajlık arşiviyle, bizlere bütün bir Cumhuriyet tarihinin görsel izdüşümünü sunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanatçı/Araştırmacı Tayfun Serttaş’ın editörlüğünde hazırlanan eserde, İstanbul’un yakın dönem klasik fotoğraf stüdyolarından bugüne ulaşabilmiş Foto Galatasaray arşivinden seçilen bine yakın fotoğraf yer alıyor. SALT Araştırma ve Programlar direktörü Vasıf Kortun ve yazar Karin Karakaşlı’nın sunuş yazılarıyla zenginleşen kitapta arşiv fotoğrafları, “Kültürel Temsiliyet”, “Toplumsal Cinsiyet”, “Göç ve Değişme”, “İdealize Edilmiş Çocuk Bedenleri” ve “Moda Yansımaları” gibi çeşitli başlıklar altında inceleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimler gelip geçmiyor ki elli yıl boyunca Maryam Şahinyan’ın I. Dünya Savaşı’ndan kalma körüklü kamerasından... Birkaç on yıl içinde şehrin demografik haritasından silinecek olan Katolik din görevlileri, Ermeni rahibeler, bar mitsva’ya giren Musevi çocuklar, hatıra fotoğrafı çektiren Rum kızlar, Bolşevik Devrimi’nden kaçıp İstanbul’a sığınan Ruslar, opera sanatçıları, müzisyenler,  göçlerle İstanbul’u mesken tutan taşralılar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Foto Galatasaray, çehresi günbegün değişen İstanbul’un tarihini bir kez daha yazmaya çağrı niteliğinde. Türkiye’nin ilk kadın stüdyo fotoğrafçılarından, Maryam Şahinyan’ın objektifinden akıp giden İstanbul’un tarihi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Foto Galatasaray sergisi, 22 Kasım 2011-22 Ocak 2012 tarihleri arasında SALT Galata’da izlenebilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-bQxF-2o-uk8/TtDfwMzJx-I/AAAAAAAADWE/XvZextz9Ahk/s1600/Fotogalatasaray.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 102px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-bQxF-2o-uk8/TtDfwMzJx-I/AAAAAAAADWE/XvZextz9Ahk/s400/Fotogalatasaray.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5679285149276686306" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Maryam Şahinyan Kimdir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maryam Şahinyan, 1911 yılında Sivas’ın en görkemli sivil yapılarından Şahinyan Konağı’nda doğdu. Dedesi Agop Şahinyan Paşa, 1877’de kurulan ilk Osmanlı Parlamentosu Meclis-i Mebusan’da Sivas mebusuydu. Milletvekili torunu olmanın sınıfsal ayrıcalıklarıyla dünyaya gelen Şahinyan’ın yaşamı, henüz küçük bir çocukken tanıklık ettiği 1915’in akabinde aniden değişti. Sivas’ın nüfuzlu ailelerinden olan Şahinyanlar kenti terk ederek İstanbul’a göç ettiler. Harbiye’de mütevazı bir apartman dairesine taşınan Şahinyanlar için, Cumhuriyet döneminin getirdiği yeni koşullar altında bambaşka bir süreç başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gençlik yıllarında amatör olarak fotoğrafla ilgilenen baba Mihran Şahinyan, ailenin geçimini sağlayabilmek için 1933 senesinde, Beyoğlu’nda Yugoslav muhaciri iki kardeş tarafından işletilen Foto Galatasaray’a ortak oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlkokulu Beyoğlu’ndaki Esayan Ermeni Okulu’nda tamamlayan Maryam Şahinyan, orta öğrenimine devam ettiği Sainte Pulchérie Fransız Lisesi’nden maddi imkânsızlıklar nedeniyle ayrılarak babasına işlerinde yardım etmeye başladı. Maryam Şahinyan, 1937 itibariyle tüm ailenin ekonomik yükünü omuzlayarak stüdyoyu tek başına işletmeye karar verdi. Bu durum, dönemin muhafazakâr koşulları altında İstanbullu birçok kadın açısından tercih nedeni sayılarak stüdyoya çeşitli avantajlar sağlayacaktı. Yaşamı boyunca hiç evlenmeyen ve çocuk sahibi olmayan Maryam Şahinyan, yarım asırlık meslek hayatı boyunca stüdyosunda kesintisiz olarak üretmeye devam etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkçe ve Ermenicenin dışında iyi derecede Fransızca ve İtalyanca bilir, iş hayatında bu dillerin tümünü kullanırdı. Foto Galatasaray’ı 1985 yılında devreden Maryam Şahinyan 1996 yılında hayata gözlerini yumdu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-623355248273503498?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/623355248273503498/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/foto-galatasaray-studio-practice-by.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/623355248273503498'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/623355248273503498'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/foto-galatasaray-studio-practice-by.html' title='Foto Galatasaray - Studio Practice by Maryam Şahinyan'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-jVPHeeu2V94/TtDdl_n8LSI/AAAAAAAADVs/rVmZ_C_1aQ8/s72-c/Picture%2B1.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-4334766543834670742</id><published>2011-11-25T18:24:00.011+02:00</published><updated>2011-11-25T18:49:01.704+02:00</updated><title type='text'>NOR MARMARA / Maryam Şahinyan Arşivi Tarihi Osmanlı Bankasında Sergileniyor</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Kapak&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-eyz8-w-pdnY/Ts_EmG6MWkI/AAAAAAAADVI/dKU8xfSVhIk/s1600/img040.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 276px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-eyz8-w-pdnY/Ts_EmG6MWkI/AAAAAAAADVI/dKU8xfSVhIk/s400/img040.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5678973814106249794" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Sayfa: 4&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-5r8lGDep9C0/Ts_FdHH0lqI/AAAAAAAADVU/yzFL-qEBLl8/s1600/img041.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 198px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-5r8lGDep9C0/Ts_FdHH0lqI/AAAAAAAADVU/yzFL-qEBLl8/s400/img041.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5678974759056217762" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: Nor Marmara / Yıl:71 Sayı:19127 / 32.Kasım.2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-4334766543834670742?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/4334766543834670742/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/nor-marmara-maryam-sahinyan-arsivi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/4334766543834670742'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/4334766543834670742'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/nor-marmara-maryam-sahinyan-arsivi.html' title='NOR MARMARA / Maryam Şahinyan Arşivi Tarihi Osmanlı Bankasında Sergileniyor'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-eyz8-w-pdnY/Ts_EmG6MWkI/AAAAAAAADVI/dKU8xfSVhIk/s72-c/img040.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-4191605699420810159</id><published>2011-11-24T14:02:00.007+02:00</published><updated>2011-11-24T17:04:30.117+02:00</updated><title type='text'>Foto Galatasaray'ın 60 yılı / AGOS - Ararat Şekeryan</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-C_374kfDxPI/Ts40ZVMst7I/AAAAAAAADUY/5H-x8jGp7_M/s1600/img039.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 252px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-C_374kfDxPI/Ts40ZVMst7I/AAAAAAAADUY/5H-x8jGp7_M/s400/img039.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5678533789952554930" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;Foto Galatasaray'ın 60 Yılı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Ararat Şekeryan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;SALT Araştırma ve Aras Yayıncılık işbirliğiyle üç yıldır sanatçı Tayfun Serttaş tarafından hazırlanan Foto Galatasaray Açık Arşiv projesi ve aynı adlı kitap 22 Kasım günü sanatseverlerle buluşacak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Foto Galatasaray’ın altmış yıllık tarihini ve stüdyoya can veren Maryam Şahinyan'ın elli yıllık fotoğrafçılık tarihini farklı şekillerde yazmak mümkün. Bu, bir yandan çok kolay, bir diğer yandan ise epey meşakkatli bir iş. Çaba sarf etmekten çok, yüzleşme; daha doğrusu, kaybedilmiş olanla yüzleşebilme cesareti gerektiren bir iş…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Agop Şahinyan, 1877 Osmanlı Meclis-i Mebusan'ında Sivas mebusudur. Sivas'ın nüfuzlu ailelerinden Şahinyanların bölgede otuza yakın köye, önemli değirmen ve fabrikalara sahip oldukları, büyükbaş hayvan ticaretiyle uğraştıkları biliniyor. Mihran Şahinyan, Paşa'nın on çocuğundan biridir, Dikranuhi Abacıyan'la evlenir, ilki Maryam Şahinyan olmak üzere yedi çocukları olur. Şahinyanlar bölgedeki güçlü pozisyonları sayesinde 1915'i kayıpsız atlatmıştır, ne var ki Cumhuriyetle birlikte Sivas'ta yaşamaya devam etme ihtimalinin zayıfladığını gören Mihran Şahinyan 1924'te sahip olduğu mal mülkten bir kısımını satarak eşi ve yedi çocuğuyla İstanbul'a göç eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Ve Foto Galatasaray&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Harbiye'de bir apartman dairesine yerleşen dokuz kişilik bu göçmen aile ve ailenin reisi Mihran Şahinyan için Sivas'taki bolluk içinde geçirdikleri yıllar arkada kalmış, ekonomik sıkıntılar baş göstemeye başlamıştır. Birdenbire kendini Cumhuriyet İstanbul'unda bulan Mihran Şahinyan, gençlik yıllarında bir hobi olarak ilgilendiği fotoğrafı kendine meslek edinmeyi, ailesinin geçimini bu yolla sağlamayı kararlaştırır.&lt;br /&gt;Foto Galatasaray, bugün yerinde Şadi Çalık'ın Cumhuriyet'in 50 yılını temsilen ürettiği '50. Yıl Anıtı'nın bulunduğu Galatasaray Pasajı'nın en üst katında, iki Yugoslav muhaciri kardeş tarafından 1920'lerin başında kurulur. Kardeşlerden birinin ortaklıktan ayrılmak istediğini öğrenen Mihran Şahinyan, elindeki küçük sermayeyle Foto Galatasaray'a ortak olur. Birkaç yıl sonra, diğer ortağın da stüdyodaki hisselerini satın alan Mihran Şahinyan, 1935'ten itibaren stüdyonun tek sahibidir. Foto Galatasaray Sivaslı bu paşa ailesinin ekmek teknesidir artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1911 doğumlu Maryam Şahinyan'ın kendinden küçük altı kardeşi var. Zabel (1914), Zıvart (1915), Araksi (1916), Keğam (1917), Sebuh (1920) ve Vruyr (1922). Maryam ilkokulu Esayan Ermeni Okulu’nda bitirir, orta öğrenimine Sainte Pulcherie Fransız Lisesi’nde devam ederken maddi sıkıntıya düşen babasına yardım edebilmek için okulu bırakır. Yıllar içinde, fotoğraf çekmekten cam negatifler üretmeye, stüdyo fotoğrafçılığının inceliklerini kavrayan Maryam Şahinyan, 1937’de Foto Galatasaray’ın idaresini babasından devralır. Teknenin dümeni Maryamdadır…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Maryam Şahinyan’ın elli fotoğraçılık yılı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zorunlu olarak fotoğrafçılık yapmaya başlayan Maryam Şahinyan’ın kendisini aileyi ayakta tutmak uğruna feda etmiş olduğunu söylemek abartı olmaz. Maryam Şahinyan, “kimseyi beğenmediği” için evlenmez, hayatının sonuna dek yanlız yaşar zira.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırklı yılların başında, Foto Galatasaray eski bir Beyoğlu stüdyosu, Maryam Şahinyan ise bir İstanbul fotoğrafçısıdır. Mütevazı stüdyosunda elli yıl boşunca fotoğraf üreten Şahinyan, 1942 Varlık Vergisi’ne, 1948’de İsrail’in kurulmasına, 6-7 Eylül 1955’e, 1974 Kıbrıs Savaşı’na, köyden kente göçün en şiddetli yaşandığı yıllara ve tüm bunlara bağlı olarak Beyoğlu’nun ve İstanbul’un zorunlu olarak geçirdiği demografik ve sosyolojik evrelere tanıklık etmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maryam Şahinyan’ın özenle sınıflandırdığı arşiv kutularında otuzlu-kırklı yıllara ait fotoğraflarda art arda rastladığınız katolik rahiplere, musevi çocuklarının bar mitsva hatıralarına, Anarat Hığutyun’un Ermeni kuyrlarına, çok değil, yirmi yıl sonra rastlama şansınız kalmamıştır artık. Birkaç on yıl içinde, bambaşka bir tarih yazmaya başlar Maryam Şahinyan’ın objektifi: günbegün fakirleşen İstanbul’un tarihidir okuduğunuz artık. İstanbul’dan göçüp gidenleri, İstanbul’a göçüp gelenleri, severek terk edenleri izlemeye başlarsınız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatı boyunca, yalnız ve sakin bir yaşam süren Maryam Şahinyan, stüdyosunu devrettiği güne dek I. Dünya Savaşı yıllarından kalma körüklü makinesiyle siyaz-beyaz fotoğraflar üretmeye devam eder. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kamerasını değiştirir, ne müşterilerini oturttuğu koltuğu, ne de halısını. Dünya tarihinin en hızlı yüzyılına meydan okur Şahinyan. Bu yönüyle, değişen kente, değişen ülkeye, değişen dünyaya dur deme çabasıdır Foto Galatasaray.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlarca farklı tarihi yazılabilir Foto Galatasaray ve Maryam Şahinyan’ın. İş ki nostaljik ağıtlar yakmadan yitip gidenle yüzleşebilme cesareti gösterilsin. İşte SALT Araştırma, Aras Yayıncılık ve Tayfun Serttaş’ın üç yıllık yoğun emeğinin sonucu hazırlanan ‘Foto Galatasaray’ sergisi ve aynı adlı kitap bu cesareti göstermeye kuvvetli bir çağrı niteliğinde.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;‘Foto Galatasaray’ Açık Arşiv, Sanatçı/Araştırmacı Tayfun Serttaş.&lt;br /&gt;22 Kasım 2011 – 22 Ocak 2012, Salt Galata.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-V-W7OKc4sf8/Ts40Z_AisOI/AAAAAAAADUk/FHRS2OkwKmM/s1600/img038.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 284px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-V-W7OKc4sf8/Ts40Z_AisOI/AAAAAAAADUk/FHRS2OkwKmM/s400/img038.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5678533801175855330" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: AGOS / Ararat Şekeryan / Sayı: 814 - 18 Kasım 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-4191605699420810159?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/4191605699420810159/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/foto-galatasarayn-60-yl-agos-ararat.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/4191605699420810159'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/4191605699420810159'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/foto-galatasarayn-60-yl-agos-ararat.html' title='Foto Galatasaray&apos;ın 60 yılı / AGOS - Ararat Şekeryan'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-C_374kfDxPI/Ts40ZVMst7I/AAAAAAAADUY/5H-x8jGp7_M/s72-c/img039.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-4359273317636568107</id><published>2011-11-24T01:54:00.004+02:00</published><updated>2011-11-24T20:03:42.228+02:00</updated><title type='text'>akabinde uyku.</title><content type='html'>Şimdi derin bir uyku. Sabah uyandığımda ne yapacağımı bilmeyeli, iyi bir film izlemeyeli, Splendid Otel'de bir gece geçirmeyeli, doya doya resim yapmayalı, eski dostların kapısını çalmayalı ve de bit pazarı dolaşmayalı ne kadar olmuş? Çok olmuş. O halde herşeyin akabinde derin bir uyku. Sonra yeniden hayat. En özlediğim gündelik kaygılar, gündelik mutluluklar, gündelik dertler, gündelik sürprizler şimdi. Koca koca takvimlerden çıkıp günün tasasına dönmek, mümkün mü? Çok mümkün.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-4359273317636568107?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/4359273317636568107/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/akabinde-uyku.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/4359273317636568107'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/4359273317636568107'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/akabinde-uyku.html' title='akabinde uyku.'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-6411801783400447215</id><published>2011-11-24T01:52:00.000+02:00</published><updated>2011-11-24T01:53:35.792+02:00</updated><title type='text'>finally!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-7CpmqQNGjYU/Ts2HdkMismI/AAAAAAAADUM/f3anH7AD7ME/s1600/DSC_3100.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 255px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-7CpmqQNGjYU/Ts2HdkMismI/AAAAAAAADUM/f3anH7AD7ME/s400/DSC_3100.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5678343647186301538" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-6411801783400447215?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/6411801783400447215/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/finally.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/6411801783400447215'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/6411801783400447215'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/finally.html' title='finally!'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-7CpmqQNGjYU/Ts2HdkMismI/AAAAAAAADUM/f3anH7AD7ME/s72-c/DSC_3100.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-6675691376692926657</id><published>2011-11-21T03:30:00.022+02:00</published><updated>2011-11-21T16:20:27.715+02:00</updated><title type='text'>Making of Foto Galatasaray / SALT Galata</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-hmCwZQxmCjQ/TsmrqS_xjyI/AAAAAAAADT0/-_WUBwg7u2A/s1600/DSC_2935.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 265px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-hmCwZQxmCjQ/TsmrqS_xjyI/AAAAAAAADT0/-_WUBwg7u2A/s400/DSC_2935.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5677257548419403554" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-xpTLBomx_pY/TsmrqELx3nI/AAAAAAAADTk/o-nazDb9gUg/s1600/DSC_2939.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-xpTLBomx_pY/TsmrqELx3nI/AAAAAAAADTk/o-nazDb9gUg/s400/DSC_2939.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5677257544443223666" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-oPRwc_OAFDE/TsmrqJ9JrtI/AAAAAAAADTc/_4Bk1ZpWzpo/s1600/DSC_2943.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-oPRwc_OAFDE/TsmrqJ9JrtI/AAAAAAAADTc/_4Bk1ZpWzpo/s400/DSC_2943.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5677257545992482514" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;special thanks; &lt;br /&gt;Director of exhibition: &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Merve Elveren&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Director of architecture design: &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Mehmet Can Anbarlılar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Director of installation: &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Sani Karamustafa&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-3egarXMxiQg/TsmrfL8Jg5I/AAAAAAAADTQ/CoWQ5u9MnSY/s1600/DSC_2920.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 269px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-3egarXMxiQg/TsmrfL8Jg5I/AAAAAAAADTQ/CoWQ5u9MnSY/s400/DSC_2920.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5677257357546587026" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-jVZdwRmLmMc/TsmreSU0FqI/AAAAAAAADTI/KGjchgHN5jI/s1600/DSC_2922.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 265px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-jVZdwRmLmMc/TsmreSU0FqI/AAAAAAAADTI/KGjchgHN5jI/s400/DSC_2922.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5677257342080784034" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-07BCun0Jugw/TsmreHVVb2I/AAAAAAAADS0/XMgEQqey79s/s1600/DSC_2923.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-07BCun0Jugw/TsmreHVVb2I/AAAAAAAADS0/XMgEQqey79s/s400/DSC_2923.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5677257339130179426" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-1USo8Puwr00/TsmreM8BHQI/AAAAAAAADSs/0yIsa03r2fk/s1600/DSC_2925.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-1USo8Puwr00/TsmreM8BHQI/AAAAAAAADSs/0yIsa03r2fk/s400/DSC_2925.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5677257340634602754" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-Axx_TVnaQdw/TsmrPcLisdI/AAAAAAAADSg/U4AQxar08hs/s1600/DSC_2926.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-Axx_TVnaQdw/TsmrPcLisdI/AAAAAAAADSg/U4AQxar08hs/s400/DSC_2926.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5677257087028212178" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-FWt3oYUPRD8/TsmrOqOiTjI/AAAAAAAADSY/hDHgvLMpAUo/s1600/DSC_2927.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-FWt3oYUPRD8/TsmrOqOiTjI/AAAAAAAADSY/hDHgvLMpAUo/s400/DSC_2927.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5677257073618996786" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-THCyMgDcdLM/TsmrOqQuAoI/AAAAAAAADSI/ZaJ-6xu40dU/s1600/DSC_2929.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-THCyMgDcdLM/TsmrOqQuAoI/AAAAAAAADSI/ZaJ-6xu40dU/s400/DSC_2929.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5677257073628152450" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-sZdCLvPOOCY/TsmrCVmaENI/AAAAAAAADR8/_E944aSgtCw/s1600/DSC_2931.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-sZdCLvPOOCY/TsmrCVmaENI/AAAAAAAADR8/_E944aSgtCw/s400/DSC_2931.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5677256861923545298" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-rLc4v2IKNiQ/Tsmq6RUPviI/AAAAAAAADRw/3axEwksB2vo/s1600/DSC_2945.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-rLc4v2IKNiQ/Tsmq6RUPviI/AAAAAAAADRw/3axEwksB2vo/s400/DSC_2945.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5677256723334676002" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-BVH01VrJU_M/Tsmq0UI2eBI/AAAAAAAADRk/aCBqxhkoz5s/s1600/DSC_2956.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 262px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-BVH01VrJU_M/Tsmq0UI2eBI/AAAAAAAADRk/aCBqxhkoz5s/s400/DSC_2956.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5677256621012973586" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-VI0Ds9TnUk4/TsmqvmO61aI/AAAAAAAADRY/yasaco8juDs/s1600/DSC_2947.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 254px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-VI0Ds9TnUk4/TsmqvmO61aI/AAAAAAAADRY/yasaco8juDs/s400/DSC_2947.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5677256539970917794" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-7a_b2b1vJZI/TsmqpVkLR3I/AAAAAAAADRM/OPtS6Vkg0Jk/s1600/DSC_2952.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-7a_b2b1vJZI/TsmqpVkLR3I/AAAAAAAADRM/OPtS6Vkg0Jk/s400/DSC_2952.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5677256432417458034" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-8SZfvE14lq8/TsmqpeE-8lI/AAAAAAAADQ8/3IThEulZ8bg/s1600/DSC_2955.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-8SZfvE14lq8/TsmqpeE-8lI/AAAAAAAADQ8/3IThEulZ8bg/s400/DSC_2955.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5677256434702545490" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-ETuASc6TC9o/TsmqpPtFbMI/AAAAAAAADQ0/HnpjEcvB0MY/s1600/DSC_2950.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-ETuASc6TC9o/TsmqpPtFbMI/AAAAAAAADQ0/HnpjEcvB0MY/s400/DSC_2950.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5677256430844210370" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-M9hdwPwSRI8/TsmqYUzLCQI/AAAAAAAADQs/_FEe1goBkzM/s1600/DSC_2962.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-M9hdwPwSRI8/TsmqYUzLCQI/AAAAAAAADQs/_FEe1goBkzM/s400/DSC_2962.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5677256140154145026" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-SNy594bnHpw/TsmqYBZhoMI/AAAAAAAADQc/6GEDdfrPpOw/s1600/DSC_2960.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 272px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-SNy594bnHpw/TsmqYBZhoMI/AAAAAAAADQc/6GEDdfrPpOw/s400/DSC_2960.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5677256134946300098" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-q_Mh7_JCQr0/TsmqX6kjm8I/AAAAAAAADQQ/RDb_b-Sfp6s/s1600/DSC_2957.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-q_Mh7_JCQr0/TsmqX6kjm8I/AAAAAAAADQQ/RDb_b-Sfp6s/s400/DSC_2957.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5677256133113519042" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/--QgwK5c4dHA/TsmqMAyEx2I/AAAAAAAADQE/RItg8aJuuPk/s1600/DSC_2964.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 265px;" src="http://4.bp.blogspot.com/--QgwK5c4dHA/TsmqMAyEx2I/AAAAAAAADQE/RItg8aJuuPk/s400/DSC_2964.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5677255928622401378" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-u4LJVWlESnc/TsmqL9jVhWI/AAAAAAAADP4/pPwmWB5SODs/s1600/DSC_2965.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-u4LJVWlESnc/TsmqL9jVhWI/AAAAAAAADP4/pPwmWB5SODs/s400/DSC_2965.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5677255927755277666" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-KsiiFuWVT14/Tsmp_ofmoLI/AAAAAAAADPs/BN5Pf7ghMSs/s1600/DSC_2987.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 276px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-KsiiFuWVT14/Tsmp_ofmoLI/AAAAAAAADPs/BN5Pf7ghMSs/s400/DSC_2987.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5677255715944046770" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-ANcG_hr2kG8/TsmsgnIU4wI/AAAAAAAADUA/bEt7RSPojbI/s1600/DSC_2977.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 260px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-ANcG_hr2kG8/TsmsgnIU4wI/AAAAAAAADUA/bEt7RSPojbI/s400/DSC_2977.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5677258481536918274" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-6675691376692926657?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/6675691376692926657/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/making-of-foto-galatasaray.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/6675691376692926657'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/6675691376692926657'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/making-of-foto-galatasaray.html' title='Making of Foto Galatasaray / SALT Galata'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-hmCwZQxmCjQ/TsmrqS_xjyI/AAAAAAAADT0/-_WUBwg7u2A/s72-c/DSC_2935.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-9168690448733578115</id><published>2011-11-18T22:58:00.008+02:00</published><updated>2011-11-19T00:37:02.973+02:00</updated><title type='text'>Hrair Sarkissian "Istory" &amp; Tayfun Serttaş "Foto Galatasaray" INTERPRETATION PACK</title><content type='html'>&lt;a href="http://saltonline.org/en/#!/en/90/acik-arsiv-1-foto-galatasaray/"&gt;CLICK HERE&lt;/a&gt; to download the original file&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Click on the image to read further:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-o2H74l9lLyg/TsbIMCqTblI/AAAAAAAADPQ/FDO5Zj8Q8eE/s1600/Picture%2B1.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 281px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-o2H74l9lLyg/TsbIMCqTblI/AAAAAAAADPQ/FDO5Zj8Q8eE/s400/Picture%2B1.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5676444489545379410" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-CZBeFR59voY/TsbILmzmJzI/AAAAAAAADPI/xy2bL-M_DZ4/s1600/Picture%2B3.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 281px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-CZBeFR59voY/TsbILmzmJzI/AAAAAAAADPI/xy2bL-M_DZ4/s400/Picture%2B3.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5676444482068162354" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-0bkEYqGp4-Q/TsbILUeNd5I/AAAAAAAADO8/9by4LSrNZIg/s1600/Picture%2B4.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 281px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-0bkEYqGp4-Q/TsbILUeNd5I/AAAAAAAADO8/9by4LSrNZIg/s400/Picture%2B4.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5676444477146625938" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-WNRB-4uSEDg/TsbIKwuS-1I/AAAAAAAADOw/fz4T7edwX1Y/s1600/Picture%2B5.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 281px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-WNRB-4uSEDg/TsbIKwuS-1I/AAAAAAAADOw/fz4T7edwX1Y/s400/Picture%2B5.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5676444467550419794" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-kGA8vTmuLkk/TsbIKrFr51I/AAAAAAAADOk/BOTWsxXtWEg/s1600/Picture%2B6.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 281px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-kGA8vTmuLkk/TsbIKrFr51I/AAAAAAAADOk/BOTWsxXtWEg/s400/Picture%2B6.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5676444466037909330" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-r_hwqFq4eds/TsbHgzJfKXI/AAAAAAAADOU/hgEjnXe7-D4/s1600/Picture%2B7.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 281px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-r_hwqFq4eds/TsbHgzJfKXI/AAAAAAAADOU/hgEjnXe7-D4/s400/Picture%2B7.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5676443746646829426" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-0rZ_VhsXjhc/TsbHgR6CUYI/AAAAAAAADOM/5aXGBpexBF8/s1600/Picture%2B8.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 281px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-0rZ_VhsXjhc/TsbHgR6CUYI/AAAAAAAADOM/5aXGBpexBF8/s400/Picture%2B8.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5676443737723654530" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-FHdKVac2slU/TsbHgCzde1I/AAAAAAAADOA/PiBItUl6T2g/s1600/Picture%2B9.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 281px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-FHdKVac2slU/TsbHgCzde1I/AAAAAAAADOA/PiBItUl6T2g/s400/Picture%2B9.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5676443733669542738" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-er2aE9gY2Uw/TsbHfhofh2I/AAAAAAAADN4/tVGwhaBB58o/s1600/Picture%2B10.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 281px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-er2aE9gY2Uw/TsbHfhofh2I/AAAAAAAADN4/tVGwhaBB58o/s400/Picture%2B10.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5676443724765169506" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-v1HkE5qOlEY/TsbHfRUMmWI/AAAAAAAADNo/E3eA91d_8js/s1600/Picture%2B11.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 282px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-v1HkE5qOlEY/TsbHfRUMmWI/AAAAAAAADNo/E3eA91d_8js/s400/Picture%2B11.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5676443720385075554" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-9168690448733578115?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/9168690448733578115/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/hrair-sarkissian-istory-tayfun-serttas_18.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/9168690448733578115'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/9168690448733578115'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/hrair-sarkissian-istory-tayfun-serttas_18.html' title='Hrair Sarkissian &quot;Istory&quot; &amp; Tayfun Serttaş &quot;Foto Galatasaray&quot; INTERPRETATION PACK'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-o2H74l9lLyg/TsbIMCqTblI/AAAAAAAADPQ/FDO5Zj8Q8eE/s72-c/Picture%2B1.png' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-3879884523289375895</id><published>2011-11-18T22:40:00.007+02:00</published><updated>2011-11-18T23:44:34.340+02:00</updated><title type='text'>Hrair Sarkissian "Istory" &amp; Tayfun Serttaş "Foto Galatasaray" YORUMLAMA REHBERİ</title><content type='html'>Orjinal dosyayı indirmek için &lt;a href="http://saltonline.org/tr/#!/tr/90/acik-arsiv-1-foto-galatasaray/"&gt;TIKLAYINIZ&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;br /&gt;Okumak için imajın üzerine tıklayın:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-7GM4zEXTrCo/TsbEC70LQwI/AAAAAAAADNY/DrtaLiXFizY/s1600/Picture%2B1.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 281px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-7GM4zEXTrCo/TsbEC70LQwI/AAAAAAAADNY/DrtaLiXFizY/s400/Picture%2B1.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5676439935042405122" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-E4BoWtWuW4M/TsbECBBMXnI/AAAAAAAADNM/THRQvRopsfQ/s1600/Picture%2B3.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 281px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-E4BoWtWuW4M/TsbECBBMXnI/AAAAAAAADNM/THRQvRopsfQ/s400/Picture%2B3.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5676439919259311730" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-TGsJ3oqSkwA/TsbEB53lyAI/AAAAAAAADNA/uY9HiVA4hD0/s1600/Picture%2B4.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 282px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-TGsJ3oqSkwA/TsbEB53lyAI/AAAAAAAADNA/uY9HiVA4hD0/s400/Picture%2B4.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5676439917339985922" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-0hfjIgVipko/TsbEBZmST6I/AAAAAAAADM4/ZZkZXbJPoA8/s1600/Picture%2B5.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 281px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-0hfjIgVipko/TsbEBZmST6I/AAAAAAAADM4/ZZkZXbJPoA8/s400/Picture%2B5.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5676439908677472162" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-QUBo_MY9J2o/TsbEBE5AW0I/AAAAAAAADMo/7KUHOuLg138/s1600/Picture%2B6.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 281px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-QUBo_MY9J2o/TsbEBE5AW0I/AAAAAAAADMo/7KUHOuLg138/s400/Picture%2B6.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5676439903118842690" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-IR0XCujY1n4/TsbDW6SEy_I/AAAAAAAADMc/7Mtjju1G_fw/s1600/Picture%2B7.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 281px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-IR0XCujY1n4/TsbDW6SEy_I/AAAAAAAADMc/7Mtjju1G_fw/s400/Picture%2B7.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5676439178716695538" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-CcJnsj-7KU8/TsbDWOsHYCI/AAAAAAAADMQ/OjruGHJcQcI/s1600/Picture%2B8.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 281px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-CcJnsj-7KU8/TsbDWOsHYCI/AAAAAAAADMQ/OjruGHJcQcI/s400/Picture%2B8.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5676439167014756386" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-_gTE2qSvLOc/TsbDV2aIgtI/AAAAAAAADME/AZAt3ROjmpM/s1600/Picture%2B9.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 281px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-_gTE2qSvLOc/TsbDV2aIgtI/AAAAAAAADME/AZAt3ROjmpM/s400/Picture%2B9.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5676439160496882386" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-emZUW-JyWt0/TsbDVXSmTuI/AAAAAAAADL8/tr28zz7tn-w/s1600/Picture%2B10.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 281px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-emZUW-JyWt0/TsbDVXSmTuI/AAAAAAAADL8/tr28zz7tn-w/s400/Picture%2B10.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5676439152143781602" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-kEtBgvz7usM/TsbDVGg5dJI/AAAAAAAADLs/lwAd_fZD39I/s1600/Picture%2B11.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 282px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-kEtBgvz7usM/TsbDVGg5dJI/AAAAAAAADLs/lwAd_fZD39I/s400/Picture%2B11.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5676439147640353938" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-3879884523289375895?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/3879884523289375895/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/hrair-sarkissian-istory-tayfun-serttas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/3879884523289375895'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/3879884523289375895'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/hrair-sarkissian-istory-tayfun-serttas.html' title='Hrair Sarkissian &quot;Istory&quot; &amp; Tayfun Serttaş &quot;Foto Galatasaray&quot; YORUMLAMA REHBERİ'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-7GM4zEXTrCo/TsbEC70LQwI/AAAAAAAADNY/DrtaLiXFizY/s72-c/Picture%2B1.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-5454074737376340803</id><published>2011-11-17T13:52:00.002+02:00</published><updated>2011-11-17T13:58:46.081+02:00</updated><title type='text'>Artists take on Istanbul’s urbanization / Hatice Utkan - Hürriyet Daily News</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Istanbul experiences a period of massive urbanization. While the goal of new development is to ameliorate the quality of life, urbanization brings hardships. The subject is now the focus of many artists in their works. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-run-qEjiSug/TsT18nck-RI/AAAAAAAADLc/Ni4aWlWMRc4/s1600/artists-take-on-istanbul8217s-urbanization-2011-11-16_l.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 290px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-run-qEjiSug/TsT18nck-RI/AAAAAAAADLc/Ni4aWlWMRc4/s400/artists-take-on-istanbul8217s-urbanization-2011-11-16_l.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5675931852123470098" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;The urbanization and its effects to the city can be seen in everypart of the city. Artists focus on the difficulties and the effects f the consequences of urbanization. Rıfat Şahiner, Tayfun Serttaş and Ali Taptık are among those artists who can refletc the effects of urbanization in their works.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Istanbul is witnessing a construction boom that has gladdened those in the real estate sector but many others have been left out in the rush to gentrify the city. Now, this feeling of alienation is providing inspiration to a number of artists seeking to question this urbanization.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“When I think about the urbanization dynamic of Istanbul, I should speak about a city that has been ever-developing and expanding for 2,000 years,” Tayfun Serttaş, a contemporary artist, writer and researcher on urbanization issues, recently told the Hürriyet Daily News. Serttaş is an artist who is well aware of the destruction, heritage and history of Istanbul. Because of this, he usually focuses on urbanization issues in his art works.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;In his art work “Notalgia, I left,” Serttaş hangs T-shirts with a clothesline between two different apartments. “Because of gentrification, it is forbidden to hang clothing between apartments in Istanbul,” he said.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The project was made on Serdar-ı Ekrem Street in Istanbul. “This is a street that has been experiencing gentrification [but used to] welcome migrants. The streets where you can see clotheslines hanging outside windows are the places which have welcomed many migrants,” Serttaş said.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serttaş said he was the last person to hang clothes on the street and added that he wrote “I LEFT” on the shirts to symbolize how all the others who used to hang their laundry out to dry had vacated the area.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Istanbul is a city where people who want to live in it cannot live as they always wanted to. And that’s what makes the city,” he said.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;According to Rıfat Şahiner, an artist and scholar who mainly focuses on urbanization issues, the pattern of consumption reflects the city’s dynamics.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“It’s not just the museums, shops, exhibitions … all parts of the city are represented as an object of consumption to people. This is what Istanbul is like,” Şahiner told the Daily News.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The biennials, large museum projects and festivals are part of the urban transformation period, Şahiner said.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;As an artist, Şahiner focuses on such issues and reflects the processes of migration and urbanization in Istanbul in his works.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şahiner’s work “un-settlement” suggests how a city is an unsettled “venue” for its locals and immigrants and borrows from the work “Capitalism and Schizophrenia,” by celebrated French philosophers Gilles Deleuze and Félix Guattari. One of the French pair’s ideas was that of the process of “deterritorialization,” whereby unsettlement destroys cultural associations leaving a gap that only the capitalist system can fill. Another artist who occasionally focuses on urbanization issues is Ali Taptık. As an artist, Taptık likes to showcase the city and the individual in the urban context through his photographs.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Although I have no artistic project focusing on urban redevelopment/regeneration, I have lots of pictures from urban regeneration areas in my projects,” he told the Daily News.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trained as an architect, Taptık has certain desires to document the transformation of the city as an organism.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“I deploy some of these images along with others that are off-topic to create a narrative – or a sort of visual fiction. [Urbanization is] a part of my work, but just a part of it. I find works that are just a direct critique of urban redevelopment mostly shallow, as this doesn’t actually help anything,” Taptık said.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Istanbul is not a city where urbanization is controllable as in many other rapidly growing cities, said Taptık. “What makes it more interesting is that it changes and redefines itself completely as it did many times before. One should look at the peripheralization during the 19th century. So this will happen again, history is mere repetition.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Street art&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Istanbul is also a city that contains many works of art in the streets. As an example of this, a work by Sevil Tunaboylu at Tatar Bey Sok. No. 11, Galata, Istanbul, proves that the city is full of surprises.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tunaboylu’s installation is revolutionary as it brings art to the streets and makes criticisms. For her work, Tunaboylu put arms from models on damaged walls.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“I made that work for the Soft City exhibition. As far as I’ve heard, that work is still there and protected by the shop owners and locals who live there,” she told the Daily News.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;What she has experienced may be a good example of the urbanization and the ties between artistic approaches. The street is still there, and the art installation on the damaged wall creates an aesthetic area in the middle of the city.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hürriyet Daily News / Hatice Utkan - Wednesday, November 16, 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-5454074737376340803?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/5454074737376340803/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/artists-take-on-istanbuls-urbanization.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/5454074737376340803'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/5454074737376340803'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/artists-take-on-istanbuls-urbanization.html' title='Artists take on Istanbul’s urbanization / Hatice Utkan - Hürriyet Daily News'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-run-qEjiSug/TsT18nck-RI/AAAAAAAADLc/Ni4aWlWMRc4/s72-c/artists-take-on-istanbul8217s-urbanization-2011-11-16_l.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-8274120363380634241</id><published>2011-11-17T02:32:00.002+02:00</published><updated>2011-11-17T02:34:55.024+02:00</updated><title type='text'>The Bosphorus 1964</title><content type='html'>&lt;object width="400" height="300"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true" /&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always" /&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=4250035" /&gt;&lt;embed src="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=4250035" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" menu="false" scale="noScale" width="400" height="300" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-8274120363380634241?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/8274120363380634241/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/bosphore-1964.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/8274120363380634241'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/8274120363380634241'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/bosphore-1964.html' title='The Bosphorus 1964'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-1822211831508711618</id><published>2011-11-16T21:17:00.004+02:00</published><updated>2011-11-16T21:22:53.363+02:00</updated><title type='text'>Istanbul’s Urban Landscape Reimagined / Mashallah News</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-7Azpuo9Xvko/TsQNP57UA7I/AAAAAAAADLQ/GMnxaXdDn1g/s1600/Picture%2B6.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 230px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-7Azpuo9Xvko/TsQNP57UA7I/AAAAAAAADLQ/GMnxaXdDn1g/s400/Picture%2B6.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5675675997292463026" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Link: http://mashallahnews.com/?p=5901&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-1822211831508711618?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/1822211831508711618/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/istanbuls-urban-landscape-reimagined.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/1822211831508711618'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/1822211831508711618'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/istanbuls-urban-landscape-reimagined.html' title='Istanbul’s Urban Landscape Reimagined / Mashallah News'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-7Azpuo9Xvko/TsQNP57UA7I/AAAAAAAADLQ/GMnxaXdDn1g/s72-c/Picture%2B6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-1168091437659651262</id><published>2011-11-16T18:56:00.004+02:00</published><updated>2011-11-16T19:00:53.159+02:00</updated><title type='text'>Foto Galatasaray at m-est</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-NSBFir7-0mQ/TsPrSuRWyuI/AAAAAAAADLE/wwjJN4yK0Gk/s1600/Picture%2B3.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 236px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-NSBFir7-0mQ/TsPrSuRWyuI/AAAAAAAADLE/wwjJN4yK0Gk/s400/Picture%2B3.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5675638662307957474" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;link: http://m-est.org/2011/11/16/tayfun-serttas-foto-galatasaray-salt-galata-istanbul/&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-1168091437659651262?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/1168091437659651262/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/foto-galatasaray-at-m-est.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/1168091437659651262'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/1168091437659651262'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/foto-galatasaray-at-m-est.html' title='Foto Galatasaray at m-est'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-NSBFir7-0mQ/TsPrSuRWyuI/AAAAAAAADLE/wwjJN4yK0Gk/s72-c/Picture%2B3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-6374078826885386860</id><published>2011-11-15T18:11:00.000+02:00</published><updated>2011-11-15T18:13:10.850+02:00</updated><title type='text'>SALT Galata Opening!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-P06aBa9XT6E/TsKPXDt5sgI/AAAAAAAADK4/dLVyA2m9-nY/s1600/SALT_galata_acilis_22_kasim.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 283px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-P06aBa9XT6E/TsKPXDt5sgI/AAAAAAAADK4/dLVyA2m9-nY/s400/SALT_galata_acilis_22_kasim.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5675256106737840642" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-6374078826885386860?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/6374078826885386860/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/salt-galata-opening.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/6374078826885386860'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/6374078826885386860'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/salt-galata-opening.html' title='SALT Galata Opening!'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-P06aBa9XT6E/TsKPXDt5sgI/AAAAAAAADK4/dLVyA2m9-nY/s72-c/SALT_galata_acilis_22_kasim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-6205994279964022600</id><published>2011-11-15T16:54:00.001+02:00</published><updated>2011-11-15T16:55:40.091+02:00</updated><title type='text'>SALT Galata</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-fnyygymD_kc/TsJ9YtLrByI/AAAAAAAADKs/zQotuy7c6tc/s1600/DSC_2967.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 293px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-fnyygymD_kc/TsJ9YtLrByI/AAAAAAAADKs/zQotuy7c6tc/s400/DSC_2967.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5675236343839131426" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/294701465741486945-6205994279964022600?l=tayfunserttas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/feeds/6205994279964022600/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/salt-galata.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/6205994279964022600'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/294701465741486945/posts/default/6205994279964022600'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/11/salt-galata.html' title='SALT Galata'/><author><name>Tayfun Serttaş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09970113044721884049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PcrxO58z0q4/ShBK2FECGgI/AAAAAAAAAMs/6ieNvUtHxdo/S220/JPEG.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-fnyygymD_kc/TsJ9YtLrByI/AAAAAAAADKs/zQotuy7c6tc/s72-c/DSC_2967.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-294701465741486945.post-2166614949493993342</id><published>2011-11-13T14:38:00.001+02:00</published><updated>2011-11-13T14:54:48.936+02:00</updated><title type='text'>Istanbul's SALT Adds Second Space / Chiara Zampetti (Art in America)</title><content type='html'>SALT, the Istanbul-based nonprofit that launched in April 2011 with the mission to "explore critical and timely issues in visual and material culture," will open a second space in the city on Nov. 1. Located in the central commercial Galata neighborhood, the new space will have a library and hold the archives of art, architecture, design, urbanism, social and economic history maintained by SALT. It will also include almost 11,000 square feet for temporary exhibitions, an auditorium, and rooms for workshops and conferences, plus revenue-generating amenities.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-Y2UgzpyS-Vw/Tr-6UNfBpQI/AAAAAAAADKc/SHlsw7yEAUk/s1600/img-galata_161620944082.jpg_standalone.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 267px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-Y2UgzpyS-Vw/Tr-6UNfBpQI/AAAAAAAADKc/SHlsw7yEAUk/s400/img-galata_161620944082.jpg_standalone.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5674458911890056450" /&gt;&lt;/a&gt;PHOTO, COURTESY OF SALT&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SALT Galata will open with three exhibitions: "Scramble for the Past: A Story of Archaeology in the Ottoman Empire, 1750–1914," "Researcher and Artist: Tayfun Serttaş" and "Modern Essays 3, Modernity Unveiled / Interweaving Histories, Gülsün Karamustafa." The first is a historical exhibition with contemporary commissions. The 29-year-old Turkish atist and writer Serttaş's show comprises images of Istanbul from 1935–1985 by Maryam Şahinyan. The third project is an installation by Karamustafa, and reflects on the story of Margaret Schütte-Lihotzky, the Austrian architect who relocated to Turkey in 1938, in exlile from fascism.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The 19th-century building, owned by Garanti Bank, was designed by the French architect Alexandre Vallaury to house an Ottoman bank that was later incorporated into Garanti—which founded and funds SALT.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The building has facades in two architectural styles-the one facing west is, appropriately, Neoclassical, while the one facing east has Byzantine features. Refurbishment of the building, which has been subject to numerous architectural interventions since the 19th century, is being undertaken by Mimarlar Tasarım Danismanlik Ltd, the studio of the architect Han Tümertekin, who received the Aga Khan Award for Architecture in 2010. The new design aims to eliminate those parts added after 1862, bringing back the original character of the building with its Neoclassical staircase, white columns, big wooden windows and red 
