28 Nisan 2022 Perşembe

Yukarı Bak / Sınırlı Coğrafyanın Yıldızlı Ufukları

 


“Yukarı Bak / Sınırlı Coğrafyanın Yıldızlı Ufukları” sergisi, 14 Mayıs - 31 Temmuz tarihleri arasında sanatseverlerle buluşuyor. 6 farklı mekanda, 27 sanatçının çalışmalarına yer veren serginin küratörlüğünü Yekhan Pınarlıgil üstleniyor. Sergi, politik konulara umut dolu, pozitif bir perspektiften yaklaşıyor.

Sergi Mekanları: Nazım Hikmet Kültür Merkezi, Pancar Deposu, Balat Kültürevi, Edebiyat Müzesi, Fotoğraf Müzesi, Gölyazı Kültürevi.

24 Şubat 2022 Perşembe

İSTANBUL ROTARY SANAT FONU

 


Sanat dünyamıza yeni bir nefes

İSTANBUL ROTARY SANAT FONU

İstanbul Rotary Kulübü, 2010-2011 döneminde başlattığı “İstanbul Rotary Sanat Ödülü Yarışması ve Sergisi” programını, geçtiğimiz yıl itibarıyla, yeni bir yaklaşımla, “İstanbul Rotary Sanat Fonu”na dönüştürmüştü.

Yaşadığımız küresel salgının ağırlaştırdığı yaşam koşullarında daha da anlam kazanan bu girişim, ilk yılında farklı disiplinlerden 8 sanatçıya üretimleri için destek verdi. 

Fondan destek alan sanatçılar Tayfun Serttaş, Mehmet Ali Boran, Eda Sütunç, Esra Oskay, İrem Tok, Ömer Paker, Zeynep Merve Çiçek ve Kıvılcım Güngörün oldu.

Bu yıl da, 25-40 yaş arası (1 Ocak 1982’den sonra ve 1 Ocak 1997’dan önce doğmuş̧ olan) sanatçılarımıza, projelerini hayata geçirebilmeleri için destek sağlamayı hedefleyen İstanbul Rotary Sanat Fonu eserlerin malzeme ve üretim yöntemleri kısıtlanmaksızın güncel sanatın her disiplininde üretime açıktır.

Fon için İstanbul Rotary Kulübü’ne başvuracak sanatçılardan, çalışmalarını örnekleyen yapıtların yer aldığı bir portfolyo ve fon projelerini anlatan bir başvuru dosyası istenecek. 

Başvurular; Aydın Harezi, Ayda Elgiz Güreli, Ayşe Umur, Başak Şenova, Fatoş İrwen, Hera Büyüktaşçıyan, Işın Önol, İpek Duben, Murad Ardaç, Nural Denker ve M. Özalp Birol’dan oluşan İstanbul Rotary Sanat Fonu Seçici Kurulu tarafından değerlendirilecek. 

Başvuruların, 20 Nisan 2022 tarihine kadar İstanbul Rotary Kulübü’ne iletilmesi gerekiyor. 

Ayrıntılı bilgi için: https://www.istrotarysanat.com/basvuru.html

21 Kasım 2020 Cumartesi

"Zoonoses"

"Zoonoses", 2020
resin / resin
80h x 50w x 45d cm

2 Ekim 2020 Cuma

coming soon ☆.¸¸.•´¯`♡


Açılış akşamı düzenlenecek nikah törenimizde sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyacağız. Sosyal mesafe kuralları ve alınacak tedbirler gereğince nikah törenimize sınırlı sayıda kişi katılabilecektir.

LCV için: lcv@pilevneli.com


* * * 


We request the pleasure of your company on our special day. Participation will be limited due to social distance rules and precautions.

RSVP: lcv@pilevneli.com


25 Eylül 2020 Cuma

“Undetectable / Saptanamayan”



TAYFUN SERTTAŞ
“Undetectable / Saptanamayan”
PİLEVNELİ Gallery
8 Ekim – 22 Kasım 2020

PİLEVNELİ, 8 Ekim – 22 Kasım tarihleri arasında Tayfun Serttaş’ın “Undetectable / Saptanamayan” başlıklı son sergisine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

Bir kişinin özgür olabilmesi için en az iki kişi gerekir. Bu bağlamda özgürlük; ne salt bir ideoloji, ne de salt önermedir. Bireyselleşme tek başına özgürlükle mükâfatlandırılamaz. Özgürlüğün çekirdeği, topluma rağmen toplumsal ilişkideki asimetriye dayanır.

Undetectable (Saptanamayan) mikrobiyoloji literatüründe karşımıza çıkan bir olgunun, toplumsal alana çekilmesiyle şekillenen bir dizi olasılığa işaret eder. Veriler, istatistikler, rakamlar ve polemikler arasında geçirdiğimiz dönem, sanatçı açısından kamusal katmanlar arasındaki saptanamamazlığın iz düşümüdür. Virüs kamu düzeniyle oyun oynamaktadır ve ortaya çıkan tablo, öznesi birey olan sosyal bilimlerin süregelen krizini alabildiğine derinleştirmiştir. Salgın zorunlu bir bireyselleşmeyi beraberinde getirirken, aynı zamanda insanlığı hiç olmadığı kadar ortak kaygılarda buluşturur. Kamu güvenliği, özgürlük-otorite dengesi ve olağanüstü hal’e dair kavramsal çerçevenin yeniden çizilmekte olduğu günümüzde, birey kültü yeni bir yapıbozum ile karşı karşıyadır.

Modern birey, daimi bir aylak, evrensel yabancıdır. Ortak davranış reçetelerine uymaz. Bundan dolayı onu hiçbir sistem bağrına basmaz ve tam olarak temsil edemez. Öngörülemez özellikleriyle diğer toplumsal katmanlardan ayrılan bireyler, konumlandıkları sisteme itaat vadetmezler. Bu bağlamda birey tanımı gereği tekinsizdir. Onaylanmış kabileler vadetmekten başka seçeneği kalmayan günümüz popülist baskı rejimleri, bireyselleşmeye karşı tarihte izlenmemiş bir yumuşak baskının öncüleridir.

Baskı rejimlerinde sanatçılar ‘süresiz tatil’ dönemine girerler. Müphemleşirler. Türkiye’de sanatçıların salt pratiklerini icra edip çekilmek gibi bir konforları hiç olmadı. Sanatın neden olduğu, nasıl uygulanacağı, sunumun incelikleri ve temsilin sorumluluğuna değin birçok görünmez misyonu üzerlerinde taşıdılar. Bu bağlamda sanatçıların üretimden ziyade, üretimin doğurduğu/doğuracağı problemlerle yüzleşmek gibi coğrafyaya özel bir yorgunluğu oluştu. Halbuki sanat, tüm bu prosedürlerin kurumsal olarak aşıldığı noktada bir miktar gerçek anlamına yaklaşabilirdi... Pratiğimizin yarın ne anlam ifade edeceğini hala tam olarak kestiremiyoruz. Bildiğimiz, bir direniş metodu olarak sanatın varlığına dair bütün pozisyonlarımızı sürdürmemiz ve hakikat arayışında ısrarcı olmamız gerektiğidir.

Covid-19, LGBT+ bireyler yüzünden ortaya çıkmadı. İnsanoğlunun doğal yaşama haddinden fazla müdahale etmesinin sonucu olarak Çin’in Vuhan kentindeki bir egzotik pazarda ortaya çıktı. 21.yüzyıl Türkiye’sinde bu denli evrensel bir kabulün saptanamıyor olması düşündürücüdür. Undetectable; geçirdiğimiz aylar boyunca sistematik nefret kampanyalarına maruz kalan Türkiye LGBT+ topluluğuna ithaf edilmiştir.

TAYFUN SERTTAŞ HAKKINDA:

Tayfun Serttaş’ın enstalasyon odaklı çalışmaları görsel arşivler, bulunmuş objeler, heykel, video, fotoğraf, sanatçı kitapları ve belgesel temalara dayalı çizimler gibi farklı tekniklerin çok katmanlı birleşiminden oluşur. Çalışmalarında sosyal bilimler ve disiplinlerarası sanat metodolojileri arasındaki deneysel öykünmeden yararlanan sanatçı; yakın tarihin kesintileri ve bunun birey, kültür ve kimlik denklemi üzerinde yarattığı karmaşık etkiyi araştıran yeni bir görsel dil inşa etmek üzere çalışır.

Çalışmakta ve üretmekte olduğu konular arasında; kent antropolojisi, toplumsal cinsiyet, ötekinin kültürel mirası, gündelik yaşam sosyolojisi, azınlıklar, post-kolonyalizm, kentsel dönüşüm, göç ve kültürel transformasyon ve minör politika yer almaktadır. Sanatçı, yazar ve araştırmacı Tayfun Serttaş (1982), İstanbul ve Bodrum’da yaşıyor.

* Sergi, PİLEVNELİ Dolapdere’de izlenebilir.
Daha fazla bilgi için: nazyildiz@pilevneli.com

* * * 

TAYFUN SERTTAŞ

PİLEVNELİ Gallery

October 8 - November 22, 2020


PİLEVNELİ is pleased to present “Undetectable” - a new solo exhibition by Tayfun Serttaş between October 8 – November 22, 2020.


At least two people are required for one person to be free. In this context, freedom is neither an ideology nor a proposition. Individualization cannot be rewarded solely with freedom. The core of freedom is based on the asymmetry in social relations despite society itself.


Undetectable refers to a series of possibilities that are shaped by the reinterpretation of a phenomenon in microbiology in a social context. From the artist’s point of view, the period we spend between data, statistics, figures and polemics is the projection of the undetectability between the public strata. The virus plays a trick on the public order and the result has extensively deepened the ongoing crisis of social sciences that focus on the individual. While the pandemic brings along an obligatory individualization, it also brings together humanity with more common concerns than ever before. In today's world where the conceptual framework of public security, the freedom-authority balance and the state of emergency is being redrawn, the cult of personality is faced with a new deconstruction.


The modern individual is a permanent idler, a universal stranger. It does not follow the recipes of common behavior. Therefore, no system embraces it and cannot completely represent it. Individuals who differ from other social strata with their unpredictable characteristics do not promise obedience to the system in which they are positioned in. In this context, the individual is uncanny by definition. Today's populist oppressive regimes that have no choice but to promise sanctioned tribes, are the forerunners of an unprecedented soft oppression against individualization.


In oppressive regimes, artists go on an "indefinite vacation" period. They become ambiguous.  Artists in Turkey never had the comfort of performing their practice and then retreating. They carried many invisible missions, including what art leads to, how to apply it, the subtleties of presentation and the responsibility of representation. In this context, there was the geography-specific fatigue of the artists, such as facing the problems caused / to be caused by production rather than production itself. Whereas, art could have approached its real meaning if all these procedures were overcome institutionally... We still do not know exactly what our practice will mean tomorrow. What we know is that as a method of resistance, we must maintain all our positions regarding the existence of art and persist in the search for truth.


Covid-19 was not caused by LGBT+ individuals. It emerged in an exotic market in Wuhan, China, as a result of man's excessive interference with natural life. It is thought provoking that in the 21st century Turkey, such a universal acceptance is not detectable. This is so engrossing that the universal adoption is not detected. Undetectable is dedicated to Turkey’s LGBT+ community, which has been subjected to systematic hate campaigns over the past months.


* The exhibition is on view at PİLEVNELİ Dolapdere.

For further information: nazyildiz@pilevneli.com