22 Mayıs 2010 Cumartesi

lütfen Osep Minasoğlu'nu arayınız..
























Konu sen olduğunda "kitap hep yazılmakta" sevgili Osep. Bugün yeni bir hayata başladın... Bomonti'ye taşındın. Yeni evin artık orası. Fransız Huzurevi'nin o güzel binasındaki bol güneşli odanda sana rahibeler eşlik edecekler. Anlata anlata bitiremediğin, hayatının ilk eğitimini aldığın Samatya İtalyan Rahibe Anaokulundaki anıların geldi aklıma bu akşam. Çocuk gözlerinle tanıdığın rahibelerin şefkati ne kadar sıcak kalmış meğer. Şimdi yeniden onlar var hayatında, o çok sevdiğin, sevgi ile andığın şeker kadınlar. İşte görüyorsun hayat, hem başından, hem sonundan yazılmakta. Bazen başa sarmakta..

Orada sana hergün taze ve sıcak yemekler hazırlayacaklar. Yanında tatlın ve meyven olacak. Hem de üç öğün! Giysilerini özenle temizleyecekler. Yatak çarşafın hergün değiştirilecek. Gün içerisinde istediğin kadar Beyoğlu'na gidip gelebileceksin. Her akşam odan kontrol edilecek. Hepsinden önemlisi, çok güvende olacaksın... Hiçbirimizin aklı sende kalmayacak artık. Gece yatağa başımı koyduğumda, senin ne halde olduğunu sormayacağım kendime. Bu yanlızca beni değil, seni, bizleri, hepimizi rahatlatan bir karar.

Aylarca çok fazla tereddüt ettin. Biliyorum, özgür ruhlar için zordur. Hele ki yaşlılık gibi bir nedenle... Yaşamları boyunca mücadelesini verdikleri o biricik özgürlüklerinden bir nebze olsun feragat etmek. Özgür kuşlar, biçilmiş altın kafeslerden ise çatı aralarındaki yuvalarında kalmayı her koşulda tercih ederler. Bunun için direnirler. Fakat artık gözlerin iyiden iyiye göremiyor, kulakların neredeyse hiç duymuyordu... Son operasyonlardan sonra yapabileceğimiz çok az şey kalmıştı ve sen bazen evde kaybettiğin gözlüğünü dahi altı gün arayıp bulamazken, o evin merdivenleri, o merdivenlerin karanlığı, o karanlığın soğukluğu.. Düşündükçe içimi ürpertiyordu. Şimdi düşündükçe içim ısınıyor. Şimdi oradasın. Şimdi yeniden kucaklardasın.

Lütfen Osep Minasoğlu'nu arayınız. İnatla arayınız ve onu yanlız bırakmayınız, lütfen. O ilk başta duymuyor olacak, ses gelmiyor diyecek, defalarca kez kim olduğunuzu soracak, sonra aniden yakınmaya başlayacak, derken Paris'ten bir anısını anlatacak ya da o günkü döviz kurunun ne kadar olduğunu soracak ama emin olun, aslında o herşeyi duyuyor, sizi çok yakından tanıyor olacak.. Emin olun, sizlerden o telefonu bekliyor olacak.

Lütfen Osep Minasoğlu'nu arayınız; 05353146097

2 yorum:

Sinem Bas dedi ki...

Tayfun merhaba, Osep amca ile beni bir araya getirdiğin için çok teşekkür ederim, kendisi ile Müjde Protestan Kilisesi'nde çok keyifli pazarlar geçirmiştik. Blogu yazdığın tarih oldukça eski, acaba hala yaşıyor mu? Bir süre önce kiliseye gelmeyi bırakmıştı, sonra da ben gitmemeye başladım. Böylelikle tüm bağlantım koptu. Eğer yaşıyorsa sevgilerimi, saygılarımı ilet lütfen. İsmimden beni hatırlamayabilir, bir hayranınmış, der misin? :) sevgiler

YaseminGndz dedi ki...

acaba Osep Minasoğlu na hala ulaşabilmem mümkün mü ?