1990 yılı Eurovision gecesi Azúcar Moreno kardeşler Zagreb’te yalnızca şarkı söylemediler, Latin efsanesinin gelmiş geçmiş en kuvvetli performanslarından ve yorumlarından birini ortaya koydular. Üstelik bunu bir gitar ve Madrid’in alelade butiklerinden alınmış son derece naif siyah kostümleriyle, topuklarını yere vurup kollarını havaya kaldırarak yaptılar. Flamenko’nun gücü; reji kaynaklı arızanın, senkron sorunlarının, son anda fermuarları patlayan kostümlerin ve siyasi polemiklerin önündeydi milyonlar için.
Eurovision tarihinin tartışmasız en iyi şarkısı olan Bandido’nun o gece tüm dünyanın gözleri önünde hakkı yenecek, son derece siyasi sebeplerle Avrupa Birliği övgüsüne adanmış ve bugün kimsenin hatırlamadığı Toto Cutugno’nun berbat şarkısına birincilik verilirken, Azúcar Moreno kardeşlerin Bandido’su ilk üçe bile giremeyecekti. O gece Zagreb’te müzik kaybedecek, siyaset kazanacaktı. Günümüzde bürokrasi çöplüğüne dönüşen Avrupa Birliği bugünkü halini o yıllarda almaya başlayacaktı.
Dünyanın bu kahreden adaletsizliğe tepkisi gecikmedi, Bandido adeta bir jenerasyonun aşk çığlığına dönüşerek hemen hemen tüm dillerde coverlandı. Türkçesinin hakkını bir yıl sonra sevgili Aşkın Nur Yengi verecekti. “Zehir Gibisin” muhteşem olacaktı. İlerleyen yıllar boyunca dillerden düşmeyecek bu ateşli melodi, dünyanın en bilinen ve sevilen şarkısı olarak bir kuşağın hafızasıdır.
İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonları nedeniyle İspanya, yakın bir tarihte 2026 Eurovision Şarkı Yarışması'ndan resmen çekildiğini açıkladı. İspanyol Hükümeti bu kararı destekleyerek, İsrail'in yer aldığı bir organizasyonda bulunmayacaklarını teyit etti. İspanyol kamuoyu boykot kararını memnuniyetle karşıladı. İspanya’nın kararının ardından beş ülkenin daha çekilme kararı aldığı Eurovision’un 2026 yılında nasıl bir atmosferde gerçekleşeceği bilinmiyor.
Engizisyon öncesi İspanya’da doğan Judeo-Espanyol (Yahudi İspanyolcası), bizde bilinen adıyla Ladino, 600 yıl boyunca Türkiye topraklarında korundu. Sefarad toplumunun İspanya’dan taşıdıkları bu özgün dil, Cervantes Enstitüsü’nün de katkılarıyla akademik olarak çalışılmaya devam ediyor. Malum savaş her ne kadar iki ülkeyi israil karşıtlığında birleştirse de, meselenin halklarla ilgili olmadığının belki de en muazzam kanıtı Ladino, ne ironidir ki bugün en çok müzikal alanda direniyor. Şarkıların hakkının yenmediği bir dünya olsun.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder