29 Kasım 2011 Salı

Armenian photographer Maryam Şahinyan’s works displayed in Istanbul / PanARMENIAN


PanARMENIAN.Net - Salt Galata, Istanbul, is currently hosting a project by artist and researcher Tayfun Serttaş, Hurriyet Daily News reports.

The artist is aiming to discover the cultural heritage of Istanbul via the photographic archive of Armenian photographer Maryam Şahinyan.

The project is based on the revisualization of the complete professional archive of Şahinyan, who was born in the Central Anatolian province of Sivas in 1911 and died in Istanbul in 1996.

Şahinyan worked as a photographer at her modest studio called Foto Galatasaray uninterruptedly from 1935 until 1985. The archive is a unique inventory of the demographic transformations that occurred in the socio-cultural map of Istanbul after the declaration of the Republic and the historical period it witnessed; it is also a chronological record of an Istanbul-based female studio photographer’s professional career.

Beyond the fact that she was a photographer and owned a studio, there is little information about Şahinyan.

“When she retired from the studio in 1985, Şahinyan left behind a unique visual archive made up of approximately 200,000 images. She passed away at her home on Hanımefendi Sokak in Şişli in 1996 and is buried in the Şişli Armenian Cemetery,” said Serttaş.

Link: http://www.panarmenian.net/eng/news/85142/

28 Kasım 2011 Pazartesi

Galata'nın gizli fotoğrafçısı SALT Galata'da / ZAMAN - Saliha Cüvelek


Garanti Bankası kültür kurumu Salt, ikinci binası Salt Galata 3 sergiyle 22 Kasım'da açıldı. Bunlardan biri 1935-1985 yılları arasında Beyoğlu'ndaki bir fotoğraf stüdyosunun sahibi olan Maryam Şahinyan'ın arşivinden oluşuyor. Hayatı boyunca 4 vesikalık dışında hiç fotoğrafı olmayan Şahinyan'ın arşivi, kültürel değişimi yansıtıyor.

Saliha Cüvelek

Eski Osmanlı Bankası Müze-si'nde, Garanti Bankası'nın kültür kurumu Salt'ın yeni binasında bir fotoğraf sergisi... Adı Foto Galatasaray. Siyah perdeler arasına yansıtılmış tamamı siyah-beyaz fotoğraflar... Fotoğraftakilerin hiçbirinin yüzü aşina değil. Kim oldukları hakkında da fikrimiz yok. Sadece 1935-1985 yılları arasında bir zamanda Ermeni fotoğrafçı Maryam Şahinyan'a poz verdiklerini öğrenerek giriyoruz siyah perdelerin arasına. Karşımızda din adamları, rahibeler, azınlıklar, etek döpiyesli bayanlar, aileler, askerler, hastalar, sünnet törenleri... Hayatın her evresi Şahinyan'ın objektifinde.

Maryam Şahinyan, 1935'ten 1985'e kadar Beyoğlu Galatasaray'daki mütevazı stüdyosunda kesintisiz olarak stüdyo fotoğrafçılığı yapmış Ermeni bir kadın. Foto Galatasaray sergisinin tamamında onun 60 yıl boyunca çektiği fotoğraflar görülüyor. Babasının Balkanlar'dan göç eden bir aileden devraldığı körüklü ahşap fotoğraf makinesini Şahinyan, 1985 yılına kadar kullanarak fotoğrafın geçirdiği tüm teknolojik dönüşümlere ve popüler gereksinimlere karşın zamanı askıya almış, teknik ve estetik prensiplerini hiç değiştirmemiş. Foto Galatasaray'ın, tamamı siyah-beyaz negatif ve cam negatiflerden meydana gelen fiziksel arşivi, İstanbul'un yakın dönem klasik fotoğraf stüdyolarından bugüne eksiksiz şekilde ulaşabilmiş en nadir örneklerden. Foto Galatasaray; Phebus, Andriomenos ya da Sabah gibi 19. yüzyıldan beri tanınan seçkin fotoğraf stüdyoları kadar görünür olmamakla birlikte, stüdyonun sürekliliğini sağlayan orta ve alt sınıfların temsili açısından önemli.

Şahinyan'ın 200 bin imajlık arşiviyle kültürel bir dönüşüme tanıklık ediyorsunuz. 1970 sonrası iç göç stüdyoda da kendini hissettiriyor. 1980'lerle birlikte 40'ların kentli Foto Galatasaray'ı, bir taşra stüdyosuna dönüşüyor. Haçlı kolyelerin yerini beşibiryerdeler, breton şapkaların yerini başörtüleri, döpiyeslerin yerini şalvarlar alıyor. Ailelerdeki çocuk sayısı bir anda katlanıyor, kadınlar arka planda ayakta, erkekleri önde otururken izliyoruz artık.

"Arşive önyargıyla yaklaştım"


Foto Galatasaray'ın 200 bine yakın negatifi sanatçı/araştırmacı Tayfun Serttaş tarafından kurulan bir ekiple tasnif, temizlik, sayısallaştırma, sayısal restorasyon ve kategorizasyon çalışmalarının ardından sergi için hazır hale getirilmiş. "Ben arşive ulaşmadım, aslında arşiv bana ulaştı." diyen Serttaş, Şahinyan'ın arşiviyle nasıl karşılaştığını anlatıyor: "Maryam Şahinyan'ın 1985 senesinde stüdyoyu devretmesiyle birlikte arşiv yeni işletmeci tarafından Üsküdar'da bir fotoğrafhaneye taşınmış. Yeni işletmeci İstanbul'dan ayrılınca arşivi terk etmiş. Zannediyorum sokakta bir gece beklemiş. Kıl payı kurtuldu. Konu Yetvart Tomasyan tarafından çalıştığım yayınevinin sahibine ulaşınca 2009 senesinde tüm arşivi Garanti Han'a taşıdım. 2009'dan beri üzerinde bir gün aksatmadan çalıştığımız bir proje oldu Foto Galatasaray."

Tayfun Serttaş'ın araştırmacılığı, Yetvart Tomasyan'ın Foto Galatasaray'a dair anıları ve araştırma sürecine katılan asistanların projeye ilişkin hikâyelerini anlatan videolar da sergide yer alıyor. Settaş'ın başta belli önyargıları varmış arşive karşı: "Film kutularından nasıl bir malzeme çıkacağını hiçbirimiz bilmiyorduk. Kadın fotoğrafçı, Ermeni, Galatasaray civarındaki hanların üst katlarında faaliyet gösteriyor, sokakla direkt ilişkisi olmayan bir mekân."


"Kadın olması, stüdyonun kimliğini belirliyor"

Maryam Şahinyan, hiç evlenmemiş bir kadın. Yarım asır boyunca bir gün dahi aksatmadan Şişli'deki evinden yürüyerek stüdyosuna gidiyor. Tayfun Serttaş, onun titizliğinden ve arşiv sayesinde tarihselliğin görsel olarak bu kadar açık okunabiliyor olmasından çok etkilenmiş. Şahinyan'ın son dönem çektiği fotoğrafları çok ilginç bulduğunu söylüyor Serttaş: "Eğitim yıllarımda kent antropolojisi üzerine çalışma fırsatı buldum, "göç ve değişme" konusu ilgi alanımdı. Seneler sonra, başka bir biçimde bu konuya geri döndüğümü hissettim. Bizim o yıllarda üzerine çalıştığımız hiçbir veritabanı, kültürel transformasyonu bu kadar açık ifade etmiyordu. Türkiye gibi kültürel ve tarihsel kesintilerin derinden hissedildiği coğrafyalarda, stüdyo fotoğrafı başka bir misyon daha edinir. Kültürel tarihin görsel aktarımına aracılık eder ve de bunu en demokratik yollarla yapar. Aslında bize bir önceki dönemde neye benzediğimizi, neleri yitirip, yerine neleri koyduğumuzu haritalandırır."

Şahinyan'ın arşivinden aslında en çok Cumhuriyet sonrası orta sınıf gayrimüslim kadınların İstanbul'u izleniyor. Maryam'ın stüdyosuna girince kazaklarının altında sakladıkları haçlı kolyelerini göğüslerinin üzerine çıkartıyor, saçlarını döküyor, omuzlarını açıyor bu kadınlar.

Girişlerin ücretsiz olduğu sergi, salıdan cumartesiye 12.00-20.00, pazar günleri ise 10.30-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.


Kaynak: ZAMAN Pazar / Saliha Cüvelek - 27 Kasım 2011

26 Kasım 2011 Cumartesi

Foto Galatasaray - Studio Practice by Maryam Şahinyan


Basım Bilgisi: Aras Yayınclık / Kasım 2011
Çevirmen Adı: (İngilizceye) Merve Ünsal
Kitap Dili: Türkçe-İngilizce
Kitap Özellikleri: 328 sayfa, 22x25 cm.
ISBN: 978-605-5753-25-2

Foto Galatasaray, Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan ve 1985’e kesintisiz hizmet veren Foto Galatasaray’ın tarihine ışık tutuyor. Meslek hayatı boyunca 1942 Varlık Vergisi, 6-7 Eylül 1955 olayları, 1974 Kıbrıs Savaşı başta olmak üzere, köyden kente göçün en şiddetli yaşandığı yıllara ve ülkenin geçirdiği demografik ve sosyolojik değişimlere kamerasıyla tanıklık eden Maryam Şahinyan, geride bıraktığı 200 bin imajlık arşiviyle, bizlere bütün bir Cumhuriyet tarihinin görsel izdüşümünü sunuyor.

Sanatçı/Araştırmacı Tayfun Serttaş’ın editörlüğünde hazırlanan eserde, İstanbul’un yakın dönem klasik fotoğraf stüdyolarından bugüne ulaşabilmiş Foto Galatasaray arşivinden seçilen bine yakın fotoğraf yer alıyor. SALT Araştırma ve Programlar direktörü Vasıf Kortun ve yazar Karin Karakaşlı’nın sunuş yazılarıyla zenginleşen kitapta arşiv fotoğrafları, “Kültürel Temsiliyet”, “Toplumsal Cinsiyet”, “Göç ve Değişme”, “İdealize Edilmiş Çocuk Bedenleri” ve “Moda Yansımaları” gibi çeşitli başlıklar altında inceleniyor.

Kimler gelip geçmiyor ki elli yıl boyunca Maryam Şahinyan’ın I. Dünya Savaşı’ndan kalma körüklü kamerasından... Birkaç on yıl içinde şehrin demografik haritasından silinecek olan Katolik din görevlileri, Ermeni rahibeler, bar mitsva’ya giren Musevi çocuklar, hatıra fotoğrafı çektiren Rum kızlar, Bolşevik Devrimi’nden kaçıp İstanbul’a sığınan Ruslar, opera sanatçıları, müzisyenler, göçlerle İstanbul’u mesken tutan taşralılar...

Foto Galatasaray, çehresi günbegün değişen İstanbul’un tarihini bir kez daha yazmaya çağrı niteliğinde. Türkiye’nin ilk kadın stüdyo fotoğrafçılarından, Maryam Şahinyan’ın objektifinden akıp giden İstanbul’un tarihi...

Foto Galatasaray sergisi, 22 Kasım 2011-22 Ocak 2012 tarihleri arasında SALT Galata’da izlenebilir.

Maryam Şahinyan Kimdir?

Maryam Şahinyan, 1911 yılında Sivas’ın en görkemli sivil yapılarından Şahinyan Konağı’nda doğdu. Dedesi Agop Şahinyan Paşa, 1877’de kurulan ilk Osmanlı Parlamentosu Meclis-i Mebusan’da Sivas mebusuydu. Milletvekili torunu olmanın sınıfsal ayrıcalıklarıyla dünyaya gelen Şahinyan’ın yaşamı, henüz küçük bir çocukken tanıklık ettiği 1915’in akabinde aniden değişti. Sivas’ın nüfuzlu ailelerinden olan Şahinyanlar kenti terk ederek İstanbul’a göç ettiler. Harbiye’de mütevazı bir apartman dairesine taşınan Şahinyanlar için, Cumhuriyet döneminin getirdiği yeni koşullar altında bambaşka bir süreç başladı.

Gençlik yıllarında amatör olarak fotoğrafla ilgilenen baba Mihran Şahinyan, ailenin geçimini sağlayabilmek için 1933 senesinde, Beyoğlu’nda Yugoslav muhaciri iki kardeş tarafından işletilen Foto Galatasaray’a ortak oldu.


İlkokulu Beyoğlu’ndaki Esayan Ermeni Okulu’nda tamamlayan Maryam Şahinyan, orta öğrenimine devam ettiği Sainte Pulchérie Fransız Lisesi’nden maddi imkânsızlıklar nedeniyle ayrılarak babasına işlerinde yardım etmeye başladı. Maryam Şahinyan, 1937 itibariyle tüm ailenin ekonomik yükünü omuzlayarak stüdyoyu tek başına işletmeye karar verdi. Bu durum, dönemin muhafazakâr koşulları altında İstanbullu birçok kadın açısından tercih nedeni sayılarak stüdyoya çeşitli avantajlar sağlayacaktı. Yaşamı boyunca hiç evlenmeyen ve çocuk sahibi olmayan Maryam Şahinyan, yarım asırlık meslek hayatı boyunca stüdyosunda kesintisiz olarak üretmeye devam etti.

Türkçe ve Ermenicenin dışında iyi derecede Fransızca ve İtalyanca bilir, iş hayatında bu dillerin tümünü kullanırdı. Foto Galatasaray’ı 1985 yılında devreden Maryam Şahinyan 1996 yılında hayata gözlerini yumdu.

25 Kasım 2011 Cuma

NOR MARMARA / Maryam Şahinyan Arşivi Tarihi Osmanlı Bankasında Sergileniyor

Kapak

Sayfa: 4

Kaynak: Nor Marmara / Yıl:71 Sayı:19127 / 32.Kasım.2011

24 Kasım 2011 Perşembe

Foto Galatasaray'ın 60 yılı / AGOS - Ararat Şekeryan


Foto Galatasaray'ın 60 Yılı


Ararat Şekeryan

SALT Araştırma ve Aras Yayıncılık işbirliğiyle üç yıldır sanatçı Tayfun Serttaş tarafından hazırlanan Foto Galatasaray Açık Arşiv projesi ve aynı adlı kitap 22 Kasım günü sanatseverlerle buluşacak.

Foto Galatasaray’ın altmış yıllık tarihini ve stüdyoya can veren Maryam Şahinyan'ın elli yıllık fotoğrafçılık tarihini farklı şekillerde yazmak mümkün. Bu, bir yandan çok kolay, bir diğer yandan ise epey meşakkatli bir iş. Çaba sarf etmekten çok, yüzleşme; daha doğrusu, kaybedilmiş olanla yüzleşebilme cesareti gerektiren bir iş…

Agop Şahinyan, 1877 Osmanlı Meclis-i Mebusan'ında Sivas mebusudur. Sivas'ın nüfuzlu ailelerinden Şahinyanların bölgede otuza yakın köye, önemli değirmen ve fabrikalara sahip oldukları, büyükbaş hayvan ticaretiyle uğraştıkları biliniyor. Mihran Şahinyan, Paşa'nın on çocuğundan biridir, Dikranuhi Abacıyan'la evlenir, ilki Maryam Şahinyan olmak üzere yedi çocukları olur. Şahinyanlar bölgedeki güçlü pozisyonları sayesinde 1915'i kayıpsız atlatmıştır, ne var ki Cumhuriyetle birlikte Sivas'ta yaşamaya devam etme ihtimalinin zayıfladığını gören Mihran Şahinyan 1924'te sahip olduğu mal mülkten bir kısımını satarak eşi ve yedi çocuğuyla İstanbul'a göç eder.

Ve Foto Galatasaray

Harbiye'de bir apartman dairesine yerleşen dokuz kişilik bu göçmen aile ve ailenin reisi Mihran Şahinyan için Sivas'taki bolluk içinde geçirdikleri yıllar arkada kalmış, ekonomik sıkıntılar baş göstemeye başlamıştır. Birdenbire kendini Cumhuriyet İstanbul'unda bulan Mihran Şahinyan, gençlik yıllarında bir hobi olarak ilgilendiği fotoğrafı kendine meslek edinmeyi, ailesinin geçimini bu yolla sağlamayı kararlaştırır.
Foto Galatasaray, bugün yerinde Şadi Çalık'ın Cumhuriyet'in 50 yılını temsilen ürettiği '50. Yıl Anıtı'nın bulunduğu Galatasaray Pasajı'nın en üst katında, iki Yugoslav muhaciri kardeş tarafından 1920'lerin başında kurulur. Kardeşlerden birinin ortaklıktan ayrılmak istediğini öğrenen Mihran Şahinyan, elindeki küçük sermayeyle Foto Galatasaray'a ortak olur. Birkaç yıl sonra, diğer ortağın da stüdyodaki hisselerini satın alan Mihran Şahinyan, 1935'ten itibaren stüdyonun tek sahibidir. Foto Galatasaray Sivaslı bu paşa ailesinin ekmek teknesidir artık.

1911 doğumlu Maryam Şahinyan'ın kendinden küçük altı kardeşi var. Zabel (1914), Zıvart (1915), Araksi (1916), Keğam (1917), Sebuh (1920) ve Vruyr (1922). Maryam ilkokulu Esayan Ermeni Okulu’nda bitirir, orta öğrenimine Sainte Pulcherie Fransız Lisesi’nde devam ederken maddi sıkıntıya düşen babasına yardım edebilmek için okulu bırakır. Yıllar içinde, fotoğraf çekmekten cam negatifler üretmeye, stüdyo fotoğrafçılığının inceliklerini kavrayan Maryam Şahinyan, 1937’de Foto Galatasaray’ın idaresini babasından devralır. Teknenin dümeni Maryamdadır…

Maryam Şahinyan’ın elli fotoğraçılık yılı

Zorunlu olarak fotoğrafçılık yapmaya başlayan Maryam Şahinyan’ın kendisini aileyi ayakta tutmak uğruna feda etmiş olduğunu söylemek abartı olmaz. Maryam Şahinyan, “kimseyi beğenmediği” için evlenmez, hayatının sonuna dek yanlız yaşar zira.

Kırklı yılların başında, Foto Galatasaray eski bir Beyoğlu stüdyosu, Maryam Şahinyan ise bir İstanbul fotoğrafçısıdır. Mütevazı stüdyosunda elli yıl boşunca fotoğraf üreten Şahinyan, 1942 Varlık Vergisi’ne, 1948’de İsrail’in kurulmasına, 6-7 Eylül 1955’e, 1974 Kıbrıs Savaşı’na, köyden kente göçün en şiddetli yaşandığı yıllara ve tüm bunlara bağlı olarak Beyoğlu’nun ve İstanbul’un zorunlu olarak geçirdiği demografik ve sosyolojik evrelere tanıklık etmiştir.

Maryam Şahinyan’ın özenle sınıflandırdığı arşiv kutularında otuzlu-kırklı yıllara ait fotoğraflarda art arda rastladığınız katolik rahiplere, musevi çocuklarının bar mitsva hatıralarına, Anarat Hığutyun’un Ermeni kuyrlarına, çok değil, yirmi yıl sonra rastlama şansınız kalmamıştır artık. Birkaç on yıl içinde, bambaşka bir tarih yazmaya başlar Maryam Şahinyan’ın objektifi: günbegün fakirleşen İstanbul’un tarihidir okuduğunuz artık. İstanbul’dan göçüp gidenleri, İstanbul’a göçüp gelenleri, severek terk edenleri izlemeye başlarsınız...

Hayatı boyunca, yalnız ve sakin bir yaşam süren Maryam Şahinyan, stüdyosunu devrettiği güne dek I. Dünya Savaşı yıllarından kalma körüklü makinesiyle siyaz-beyaz fotoğraflar üretmeye devam eder.

Ne kamerasını değiştirir, ne müşterilerini oturttuğu koltuğu, ne de halısını. Dünya tarihinin en hızlı yüzyılına meydan okur Şahinyan. Bu yönüyle, değişen kente, değişen ülkeye, değişen dünyaya dur deme çabasıdır Foto Galatasaray.

Onlarca farklı tarihi yazılabilir Foto Galatasaray ve Maryam Şahinyan’ın. İş ki nostaljik ağıtlar yakmadan yitip gidenle yüzleşebilme cesareti gösterilsin. İşte SALT Araştırma, Aras Yayıncılık ve Tayfun Serttaş’ın üç yıllık yoğun emeğinin sonucu hazırlanan ‘Foto Galatasaray’ sergisi ve aynı adlı kitap bu cesareti göstermeye kuvvetli bir çağrı niteliğinde.

‘Foto Galatasaray’ Açık Arşiv, Sanatçı/Araştırmacı Tayfun Serttaş.
22 Kasım 2011 – 22 Ocak 2012, Salt Galata.



Kaynak: AGOS / Ararat Şekeryan / Sayı: 814 - 18 Kasım 2011

akabinde uyku.

Şimdi derin bir uyku. Sabah uyandığımda ne yapacağımı bilmeyeli, iyi bir film izlemeyeli, Splendid Otel'de bir gece geçirmeyeli, doya doya resim yapmayalı, eski dostların kapısını çalmayalı ve de bit pazarı dolaşmayalı ne kadar olmuş? Çok olmuş. O halde herşeyin akabinde derin bir uyku. Sonra yeniden hayat. En özlediğim gündelik kaygılar, gündelik mutluluklar, gündelik dertler, gündelik sürprizler şimdi. Koca koca takvimlerden çıkıp günün tasasına dönmek, mümkün mü? Çok mümkün.

finally!